Ara
Menü

Sayfalar 364–372

1.698 kelime

İrşad II · kaynak sayfaları 364–372

Ey Hz. Ömer'in aleyhinde konuşan! Senin iyman ile göçecegin şüpheli iken, bu iltifatı nebiyye mazhar olan Hz. Omer kadıyallahu anh hakkında ne cesaretle ilerı gerı konuşabılırsin? İste onun mertebesi iyi oku, ögren ve iymana, insata gel..

Surası gelmiş iken şunu da açıklayayım: Cenabı Resûl Sallallahu aleyhi vesellemin, Ravzai-Şerifine imamı Hasan'ın defin edilmesine ümmül-müminin cenabı Ayşe radiyallahu anhanın müsaadesi olmadı deyip, cenabı peygamberin sevgili zevcesine dil uzatan münafıklar ve o münafıkların sözüne uyan ve kananlar şunu iyi bilmelidir ki, bir kimse Hz. Ebu Bekir'in aleyhinde bulunsa, delâlette kalmış olur. Hz. Ayşe'nin aleyhinde bulunanlar da «ashâbı ifk» den olup, kâfir olurlar. Dünya ve âhirette Allahın lânetine uğrarlar.

Cenabı Resülüllahın, defin olduğu hücre, Hz. Ayşe annemize aittir. O höcrede, cenabı-hakkın sevgili mahbûbu, âlemlere rahmet olan, sultan-1 enbiya efendimiz Hz. Ayşe annemizin göğsünde, sevgili Rabbine mülâki olmuşlar ve oraya, Rabbine mülâki olduğu yere defin olmuşlardır. Sonra bu höcreye;

efendimizin muhterem zevcesi Ayşe radiyellahü anhâ'nın pederi âlileri olan Hz. Eba Bekir defin olmuştur.

Eba Bekir radiyellahu anh, dolayısı ile, cenabı Resûlüllahın kayın pederidir. Sonra, aynı yere yine Hz. Ayşe'nin izni ile cenabı Resûlüllahın ve imamı Ali'nin damadı olan Ömer ibni Hattap defin olmuştur. Eğer, cenabı Hasan da, Ravzaya defn edilse idi Ravzai-Mutahhara, Ehli-beyt kabristanı olurdu Dikkat edilirse; cenabı Ayşe radiyallahu anhâ bile Ravza'ya değil Cennetül-Bâkî'ye defin olunmuştur.

Keza üçüncü halife Osman Zinnûreyn de cennetül-Bâkîye defin olunmuştur.

Hz. Ayşe ve cenabı Osman Ravzai mutahharaya defin olup, da cenabı Hasanı müçteba Cennetül-Bâkî'ye defin olunsa idi, Şia'ya biz de hak verebilirdik.

Efendimizden sonra, Hz. Eba Bekir ve Ömer radiyellahu anhüma'dan başka hiçbir kimse Ravzaya defin olmamıştır.

Hazreti Hasanı-müçteba, Cennetül Baki'ye gömülmekle, orada cüz-ü Muhammedinin bulunmasına sebep olmuştur.

Bir rivayete göre, Fatıma hayrunnisa da, pederi, Rahmetellil âlemin olan cenabı peygamberin höcresinde medfundur.

Bir rivayete göre cennetül-baki kabristanındadır.

Ehli-beyti Mustafâ, Ali Muhammed nûrdur, nûr Böyle kabile kavgalarına, isimlerini karıştırıp, onları rahatsız etmemeliyiz! Cenabı peygamberi sev! Ehli-beytine, ezvacına ve evlâdına muhabbet et! Ashabina hürmet eyle ki, iki cihanda aziz olup şefaatlerine eresin!

Allahı unutma, Allahı zikr eyle! Kişi sevdiğini çok zikr eder! Allahı zikr eden zarar etmez, mahrum olmaz. Kalplerin itminânı zikrullahtır. Zikrullah büyüktür. Zikr eden muhakkak ki felâh buldu.

Yarabbi! Bizleri, zikrinden ve fikrinden ayırma! Bize.

zikri-ilâhînin tadını duyur, Zira, seni zikr edeni sen zikredersin.. Bizleri, Habibin Muhammedden ayırma! En büyük zikrin olan Kur'anı-Kerimi okumak ve onunla âmil olmak, her amelimizi ihlâs ile yapmak nasib ve müyesser eyle! Lisanımızı zikrullah ile süsle, kalbimizi zikri Kur'an ve kelimei-tevhidin nuru ile nurlandır. Yüzümüzü ak, göynümüzü pâk, cesedimizi ve kalıbımızı tathir eyle!

Son nefeste son kelâmımızı Kur'anı-Mecid ve Kelimevitevhid eyle! Âhir kelâmı «tevhid» olanın, cennete dâhil olduğunu habibin haber vermede: Bizden, bu nimeti esirgeme!

Son kelâmımızı kelimei-tevhid ile tamâm eyle! O anda bizi ölüm korkusu ile ve ölümün acısı ile kıvrandırma! Gözümüzden perdeyi kaldır, cemâlin ve habibinin cemâli ile müşerref kıl! Müjdeci meleklerin bize cenneti tebşir etsin.

Cennetine ve cemâline hayran olarak, çenemizi kapa! Kabir korkularından emîn kıl! Kerîm olan iki meleği, bize güler yüzle gönder «Rabbin kimdir? Nebîn kimdir?.. Dînin nedir?..»

suallerine cevabımızı kolay ve âsân eyle.

Kabrimizi, cennet bahçelerinden bir bahçe eyle! Cehennem çukurlarından eyleme! A'mâli-sâlihamızı kendimize yoldaş eyle. İltifatı Resûlüllaha ve Ehli-beyti Mustafaya, biz âsileri affedip, sâil eyle.

Kabirden kalktığımızda, bizlere cennet burakları gönder.

Cennet taamları ve cennet içeceklerini bize ikram ettir. Kâfirlerin ve zâlimlerin çıplak kaldığı o demde bizlere cennet libasları giydir. Zâkirlerle, âşıklarla habibinin livâsı altında cem'eyle. Arşın gölgesinde bizleri gölgelendir. Habîbinin, Haseneyn'inin ve Haydarı Kerrarının ellerinden Abı-Kevserlerle bizleri sula. Mîzânda defteri âmâlimizi sağ tarafımızdan âtâ

eyle.. Suçlarımızı meydana koyup, bizi ehli-mahşere rüsvây etme! Evliyaullah ve enbiyaullah huzurunda bizleri utandırma!

Suçlarımızı ört ve affeyle! Adlinle bize muamele eyleme, affınla muamele eyle! Nârından âzâd eyle. Lütfunla kereminle cennatu âliyatına dâhil eyle! Sıratı yıldırım gibi geçerek, Abu hayattan içerek, firdevsiâlâda, civârı Mustafada iskân eyle!

Ümmeti Muhammedin âsilerini islâm eyle, kalplerini dini islâm üzerine çevir!

Hükûmeti cumhuriyetimizi adl ile payidâr eyle! Hükûmeti cumhuriyetimizi dini islâma hâdim eyle! Türk büyüklerinin kalplerini nuru Kur'an, nuru tevhid ile tezyin eyle! Onları nigâhı-iltifatı-Ahmediyyene nâil eyle! Dinü devlet, vatanü millet uğruna çalışanları iki cihanda azîz eyle! Ordularımızı daima mansûr ve muzaffer eyle! Ehli-islâmı kâfir üzerine galip eyle! Vatanımıza bereketler âtâ eyle. Vatanımız âfât-1-semaviyeden ve araziyyeden, zelzeleden, su istilasından ve şerirlerin istilâsından, kâfirden ve zâlimden hıfz eyle.

Bizi zalemeye payımal etme. Iffet, ırz ve mukaddesatımızi düşmanın pis çizmeleri ile ezdirme! Cemi islâm ve ehli-iymâna selâmet ver. Kalplerimizi tevhîd eyle!

Bi-hürmeti Seyyidil-Mürselin.

Sübhane rabbike rabbil izzeti ammâ yasifûn ve selâmün alel mürselîn. Velhamdülillâhi rabbil âlemin. El Fâtiha...

İRŞAD YİRMİNCi DeRS MUNDERECAT:

Rebi'ul-evvel'in on ikinci gecesi, Leyle-i-Mevlûd. Resû lü Ekrem efendimizin velâdeti, bu gece olan hâdisat, Nûşirevan'ın rüyasmın Sâtıh tarafmdan tefsiri, Eba Leheb'e azabta yapılan ikram ve sebebi, Peygamber efendimiz hakkında medh ve kıssaları havi mühim bir risaledir.

= l Sallû alâ şefii-zünûbina Muhammed, Sallû alâ tabibi-kulûbina Muhammed, Sallû alâ nûr-il-hüda Muhammed.

Sübhaneke lâ ilme lenâ illâ ma allemtena inneke entel alîmülhakim.

Sübhaneke lâ fehme lena illâ ma fehhemtena inneke entel cevvâdül-kerim.

Sübhaneke ma abednâke hakka ibadetike yâ Ma'bûd!

Sübhaneke ma arafnâke hakka ma'rifetike yâ Mâ'ruf!

Sübhaneke ma zekernâke Makka zikrike yâ Mezkûr!

Sübhaneke ma şekernâke hakka şükrike yâ Meşkûr!

Rabbiş-rahlî-sadrî ve yessirlî-emri vahlül-ukdeten minlisani-yefkahü kavli ve üfevvidü-emrî-ilâllah-innallâhe basîrun-bil-ibâd.

Ya ilâhel-âlemin! Leyle-i-mevlûd hürmetine, Resûli Haşimî izzetine, dinin olan dini-islâm devletine; biz ümmeti Muhammedi gaflet uykusundan uyandır! Bizleri, tevhid nuru ile nurlandır! Bu gece ki; Habibinin, mahbubunun, mergubunun doğduğu gecedir, bizim günah ile kararan kalplerimizi nur-u Muhammedi ile tezyinü tenvir eyle! Bizi; zilletten, illetten kurtar, aziz eyle! Cehlimiz ile yuvarlandığımız delâlet çukurundan hidayete, zulmetten nûra, zulümden adle, eriştir! Bizi;

günahtan, mâsiyet ve isyandan kurtar! Bizi, râzı olduğun yerlerde kullan, bizi kâfirlere zebûn etme, zâlimlere çiğnetme, uz, iffet ve namusumuzu düşmanlara çiğnetip kirletme!

Yarab! Zâtı-uluhiyyetin hakkı için, Adem'in sâfiyeti, Nûh'un necâtı, İbrahim'in haliliyyeti, Musa'nın kelimiyyeti, İsa'nın rahimiyyeti, Muhamed'in risâleti hakkı için bizlerin, üzerine olan gazabını kaldır! Bize gazab eyledin, Habibin bizlere dargın, dualarımız kabul olmuyor. Biz, zâtı-ecelli âlândan ümidimizi kesmedik. Ne yaparsan yap; kapından vazgeçmeyeceğiz. Rahîmsin, Rahmânsin, Gafûrsun, Kerimsin, Raufsun, Hakimsin. Azizsin. Sen, bizi yoktan var edensin. Biz, senin Irgad, cilt 2 — F: 24

kullarınız; âsiyiz, gânahkârız ve mücrim iz. Affina güvenip isyan ettik, Rahmaniyyetine dayandık. Tâtında kusür ettik.

Yarabbi! Çektigimiz bunca cefalar, belâlar kâfi degil mi?

Dünyada ve ukbada biz hep azab mı göreceğiz? Ilâhi! Yeter artık; azâb edersen biz senin kullarınız, af edersen, sen gâfur, gaffar, ve kerimsin.

Ilâhi! Bu gece, Resûlün dünyaya teşrif etti. Bizi de, bu gece hürmetine af eyle! Bizleri, habibine bahş eyle! Nârından azad eyle!

Ilâhi! Bizlere, affın ile nazar eyle! Gufrâna nail olalım!

Ilâhi! Bizleri Habibin ile buluştur da, ihsana nail olalım! Nigâhı-Habibine mazhar kıl da, iki cihanda sultan olalım!

Yarab! Nefs elinde esir, düşman ayağı altında zelîl olduk.

Nerede o şevketli günlerimiz; O şanlı anlarımız, o vakarlı ecdadımız? Biz, şimdi cehl, isyan içindeyiz. Hep işlerimiz isyan Bizde, zâtı-uluhiyyetine takdim edilecek bir amel yok; sofumuz u'cubdan, riyâdan; sefihimiz gazabtan, hasedden kendini kurtaramıyor. Âciz kaldık. Sen bizleri kurtar!

Ya Rab! Her ne kadar, bizde irade var ise de, senin iraden yanında bizim irademiz ne yapabilir? Sen; istediğini azîz, istediğini zelil edersin. Bizleri, bu zilletten halâs eyle, aziz kıl!

Ilâhi! Evliyaullah hürmetine, geceleri gözlerine uyku girmeyen müttakiyler izzetine, senin yolunda sinesi uryan, kefensiz yatan şüheda izzetine bizleri bu zilletten kurtar, ve Habibine bağışla! Haticetül-kübrâ, Fatıma hayrun-nisânın namusu izzetine; Hüseyn'ü şehidi-Kerbelâ, Hasan hulkurrida hürmetine yârı-garı-refik seyyidinâ Eba Bekirin sadakatine Ömer'in adaleti, heybeti ve devletine, Osman'ı zinnureynin hâyâsı hürmetine, Gariki bahri belâ Aliyyibni Ebi-Tâlip esedullahın salladığı kılıç hürmetine, Esedürresûl Hamza'nın şehadeti izzetine bizleri affın ile memnun kıl!

Veysel Karâni, Hasan-ül-Basri, Habibi-acemi, Ma'rûfi- Kerhi, Cüneydi-Bağdadi, Bayezidi-Bistami, Sureyri-Sakâti hürmetine bizleri affın ile dilşâd eyle! Göz yaşımızı dindir, düşmanlarımızı makhur et, bizleri sevindir! Hüznümüzü sürûra, kederimizi feraha tebdil eyle!

Son nefeste cemâlinle şâd eyle! İyman ile göçür, salihlere ilhâk eyle! Dünyamızı mamur, âhiretimizi pür-nûr eyle! Hamelet-ül-arş hakkı için, semâda ve yerde bulunan ve sana ibâ-

daatu-tâat eyleyen melekler hakkı için, yüz suhuf, Zebûr, Tevrat, Incil ve Kur'an için; evlâdı, ahfadı, ahlâfı- Muhammed ve mâsum imamiar, ondört masum için, Imamı Azam, Imamı Şâfii, Imamı Ahmed, Imamı Hanbel ve bu mezheblere sâlik olan ülema, fukaha hürmeti için bizi affınla şâd eyle!

Esteizü billah. «Bismillâhirrahmanirrahiym. Lekâd caeküm resülün min enfüsiküm.

Aziyzün aleyhi mâ anittüm hariysun aleyküm bil mü'miniyne raûfun rahiyın.»

Tövbe süresi: 128 Mânayı şerifi: Sizin en enfesiniz olan Muhammed Aleyhisselâm size Peygamber olarak tarafı ilâhiden muhalikak geldi. Hem de sizin kavminizden sizin nefsinizden o nebiyyi âhir zaman sizin mesakkate ugramanız ona azır gelir zira o azizdir, o hidayetinize haristir. Hepinizin iyman etmenizi arzu ediyor. O mü'minler hakkında esirgeyici ve bağışlayıcıdır, Kauftur. Rahmdir, ry habibim onlar sana iyman etmeyip senden yüz çevirirlerse Allah bana kafiydir. Ondan başka ibadete lâyık yoktur. Ancak ona mütevekkil oldum de, o azimüşsân o büyük arşın ve her şeyin sahibidir dersin.

Gecelerin en yücesi bu gecedir. Leyle-i-Kâdîrden de yüksek ve âlâ bu gecedir. Zira; bu gece olmasa, bu geceyi şereflendiren zât vücud bulmasa, ne arz, ne kürsi ne levhi-mahfuz, ne sidre, ne cennet, ne cehennem, ne gökler ve ne yer, ne arz, ne de insan vücuda gelirdi. Bu gece gelen zat hürmetine bunlar

yaratıldı. Herşey, onun için var oldu. Zira, o mahbubu-ilâhi, o mergubu-rahmani, o habibullah, o tabibullah, o Resûlüllah, o Muhammed, O Ahmed, Resüllerin seyyidi, o Nebiyler serveri, o insü-cin peygamberi, o nûr, o siraci-münir, o dertlere tabip, o melcei-fukara, o enisidduafa, o Mustafa, o Müçteba, o rahmetellil-âlemin, o şefiâl-müznibin, o resûlü-rabbil-âlemindir.

Işte, onun indi-ilâhideki derecatını gösteren binlerce âyetten bir âyet:

Ved-Duhu vel-leyli izâ secâ..

Duhâ sûresi: 1-2 «Duhâya yemiu ederim...»

Dikkat edin; Ey Muhammedi sevenler! Bu yemin edenı kim?

Yerin, gögün hâliki, herşeye kadir olan Allah! Hangi duha vaktine yemin ediyor biliyor musun? İşte, bu gecenin duha vakti ki, bu duha vaktinde habibi Muhammed zuhura gelmiş, âlem onun vücudu ile nûra, sürüra gark olmuştu.

İşte, Allah, Habibinin zuhura ve tulûa geldiği bu gecenin sabahına yemin ediyor. Nuru evvel; bâ'sı sonra olan Nur-u- Münir.

Fil senesi ki Ebrehe'nin Kâbeyi yıkmak için gelip, kendinin ve ordusunun yıkıldığı tarih! O mühim olaydan elli iki gün sonra. Rebfül-evvelin onikinci gecesi, rûmi nisan ayının yirmiikinci pazartesi gecesi, duha vakti...

Sultan Âmine radiyellahu anhâ, Resûlü müctebayı, sultanı-enbiyyayı ağrısız, sızısız işte bu vakit dünyaya getirmişlerdi.

Habibi-hüda efendimiz sünnetli ve göbeği kesik olarak, tulû etmiş, mübarek gözleri sürmeli olarak doğmuş ve doğduğu anda, derakap secdeye kapanıp ümmetini Rabbinden dilemişti ve o gece dünyada mühim hâdiseler olmuştu.

Kira'nın sarayının ondört burcu ansızın yıkılmıştı.

Save gölü kurumuştu.

Mecûsi'lerin bin seneden beri mabedlerinde yanan ateşleri sönüvermişti.

Sayfalar 364–372 · İrşad II — tarikat.org