ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
52 sonuç · “Şâm”
01Abdüsselâmiyye / Selâmiyye
Abdüsselâm eş-Şeybânî'nin Şam-İstanbul irşad ve aile post hattı.
Cendeliyye
Cendel b. Muhammed'in Menîn ve Şam çevresinde geliştirdiği Rifâî kolu.
Hânî Hattı
Muhammed el-Hânî'nin Şam, İstanbul, Bursa ve Anadolu'ya gönderdiği halifelerle gelişen Hâlidî irşad ağı.
İstanbul-Balkan İzzeddînî Hattı
Yeşil Tulumba Âsitânesi'nden Mûsâ Muslihiddin aracılığıyla Yakova, Prizren ve Berat'a uzanan Rifâî-İzzeddînî irşad hattı.
Kādiriyye-i Nakşibendiyye
Şeyh Ahmed Hatîb Sambasî’nin XIX. yüzyıl Mekke’sinde Kādirî cehrî zikir ile Nakşibendî hafî zikir, râbıta ve murakabe usullerini müşterek bir terbiye düzeninde buluşturduğu; halifeleriyle Nusantara’ya yayılan çoklu nispetli yol.
Kâsâniyye / Dehbîdiyye
Ahmed Kâsânî Mahdûm-ı A‘zam’ın Fergana, Semerkant ve Buhara çevresinde kurduğu; Dehbîd merkezinden halifeleri ve evlâtları vasıtasıyla Orta Asya, Doğu Türkistan, Kuzey Hindistan, Belh, Şam ve İstanbul’a yayılan Nakşibendî kolu.
Kassâriyye Melâmîliği
9-10. yüzyıl Nişâbur çevresinde belirginleşen; ihlâs, ameli gizleme, nefsi itham ve çalışıp kazanma ilkelerini öne çıkaran Melâmetî çevre.
Ma‘sûmiyye
İmâm-ı Rabbânî'nin oğlu Muhammed Ma‘sûm'a nispet edilen; Sirhind'den Afganistan, Orta Asya, Hicaz, Şam ve İstanbul'a geniş halife ağıyla yayılan Müceddidî kol.
Mevleviyye
Mevlânâ'nın ilim, sohbet, şiir ve semâ çevresinden doğan; Hüsâmeddin Çelebi, Sultan Veled ve Ulu Ârif Çelebi eliyle Konya merkezli teşkilata dönüşen; matbah, hizmet, Mesnevî, mûsikî ve mukabele geleneğini birleştiren tasavvuf yolu.
Meymûniyye / Havâtıriyye
Ali b. Meymûn'un Şâzelî-Medyenî ve Şam-Anadolu bağlantılı irşad çevresi.
Murâdiyye
Muhammed Ma‘sûm'un halifesi Murad Buhârî'ye nispet edilen; Şam Berrâniyye ve İstanbul-Eyüp merkezlerinde gelişen Ma‘sûmî-Müceddidî kol.
Sumâdiyye
Şam ve Kudüs civarında yayılan Kādirî kol.
Samsûnîzâde Ahmed Efendi
Samsûnîzâde Ahmed Efendi (ö. 978/1570), köklü bir ilmiye ailesinden yetişmiş; Bursa, Edirne, İstanbul ve Halep kadılıklarıyla geniş teftiş görevlerinde bulunmuş Osmanlı âlimidir.
Şâmî Yahyâ Efendi
Şâmî Yahyâ Efendi (ö. 1040/1630-31), Şam’ın Sâlihiyye mahallesinden yetişip Kadirî şeyhi Ahmed es-Simâtî’nin yanında terbiye görmüş; Tırhala ve Yenişehir’de irşad yürütmüş şeyhtir.
Şamlı Fethullah Efendi
Şamlı Fethullah Efendi (ö. 969/1561-62), Şam'da Şeyh Üveys-i Halvetî'nin hizmetinde yetişip Kanûnî devrinde İstanbul'a gelen Halvetî şeyhidir.
Şamlı Şeyh Mehmed Efendi
Şamlı Şeyh Mehmed Efendi (ö. 1726), Şam'daki tahsilinden sonra İstanbul'a gelen, Galata Sarayı'nda öğretmenlik ve medresede müderrislik yapan Arap dili âlimidir.
A‘rec Şeyhî Çelebi
A‘rec Şeyhî Çelebi (ö. 971/1563-64), Celâlzâde Sâlih Efendi’nin yanında yetişen; Nişancı Mehmed Paşa hanesiyle akrabalık kuran ve Bursa Mollâ Yegân Medresesi’nde ders veren Tosyalı Osmanlı âlimidir.
Abalı Şeyh Hüsâmeddin-i Sânî
Abalı Şeyh Hüsâmeddin-i Sânî (ö. 1150/1737-38), Bosnalı Mustafa Efendi’nin oğlu; Kasımpaşa Uşşâkî Âsitânesi’nin şeyhi ve türbedarı, Ahmed Hüsâmî Efendi’nin kayınpederidir.
Abdal Mûsâ
Abdal Mûsâ; menkıbeleri Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla ilgili rivayetlere karışan ve Bektaşî an'anesinde önemli bir yeri olan Anadolu abdallarından biri . Kaynak, gerçek şahsiyetinin “çok müphem” olduğunu belirtir.
Abdî Dedezâde Seyyid Halil Efendi
Abdî Dedezâde Seyyid Halil Efendi (1024/1615–21 Zilhicce 1088/1678), Kasımpaşa Mevlevîhânesi’nin kurucusu Sırrî Abdî Dede’nin oğlu; ilim tahsiliyle Mevlevî terbiyesini birleştirerek zâviyenin postunu yaklaşık kırk altı yıl sürdüren şeyhtir.
Abdülfettah Çelebi
Abdülfettah Çelebi (ö. 977/1569), Şeyh Nasreddin’in oğlu ve Ebüssuûd Efendi’nin yeğenidir. Amcasından mülâzemet almış; Hacı Hasan ve Pîrî Paşa medreselerinde ders vererek hâric derecesine yükselmiştir.
Abdülfettah Efendi Tennûrî
Abdülfettah Efendi Tennûrî (ö. 984/1577), Zeynelibâd Efendi’nin küçük kardeşidir. İstanbul, Dimetoka, Kastamonu ve Ankara medreselerindeki görevlerinden sonra Şam müftülüğüne yükselmiştir.
Abdülkerîm el-Cîlî
Abdülkerîm el-Cîlî (1365/66-1428), Yemen’de Şerefüddin el-Cebertî’nin terbiyesinde yetişen; Kādirî aidiyetini İbnü’l-Arabî’nin metafizik mirasıyla buluşturan ve insan-ı kâmil öğretisini kapsamlı bir sistem halinde açıklayan âlim, şair ve mutasavvıftır.
Abdüssamed el-Câvî el-Pelimbânî
Abdüssamed el-Câvî el-Pelimbânî, Palembang ile Hicaz arasında kurduğu ilim ve irşad bağı; Gazzâlî'nin eserlerini Malayca yeniden işleyen Hidâyetü's-sâlikîn ve Seyrü's-sâlikîn'i; Semmânî evrâdı ve Nasîhatü'l-müslimîn'iyle XVIII. yüzyıl Güneydoğu Asya tasavvufunun başlıca müelliflerindendir.
Şâm
Akşam. tas. Taayyün perdeleri kesret (sr). Bkz. Şeb.
Rükn-İ Şâmî
Kâbe'nin Şam'a karşı olan köşesi.
Trablusşam
Trablusşam · Lübnan · 1135 Şâban'ının 21. günü Sadreddinzâde Ni'metullah Efendi'nin yerine Trablus-ı Şâm kazâsı verildi; aynı yılın Zilhicce'sinin 18'inde vefat edip “kazâ-yı mezbûrda”, yani bu şehirde defnedildi. İlişkili kişi dosyası Dâvudzâde Ahmed Efendi : Dâvudzâde Ahmed Efendi (ö. 18 Zilhicce 1135/1723), ulemâ ailesinden gelerek İstanbul ve İznik medreselerinde yükselen, Trablusşam kadılığına tayin edildikten kısa süre sonra orada vefat eden Osmanlı âlimidir.
Miyatlı köyü (Çerkay)
Çerkay, Dağıstan · Rusya · Kuzey Kafkasya'da Koysu nehri kıyısındaki Çerkay kasabasına bağlı köy. Ömer Ziyâeddin burada, sekiz çocuklu bir ailenin yedincisi olarak dünyaya geldi; babası Avar Türkleri'nden Abdullah Dağıstânî'dir. Babasından Arapça ve çeşitli Kafkas dillerini öğrendi, ayrıca medreseye devam ederek dinî ilimleri tahsil etti. Sitedeki mevcut biyografide köyün adı “Mırtay” biçiminde kayıtlıdır; kaynak “Miyatlı” yazmaktadır.
Muhammed Sâmî Efendi Dergâhı, Akmezarlık
Erzincan · Türkiye · Selüke'deki mal varlığını satarak Keçioğulları'ndan aldığı altmış dönümlük arazi üzerine kurduğu dergâh; 1330/1912'de vefatında buraya defnedilmiştir. Eski Erzincan'da Terzi Baba Mezarlığı'na giden yol üzerindedir. Konum yaklaşıktır.
Selmânıpâk (türbesi)
Medâin · Irak · Vali olduğu ve vefat ettiği Medâin yakınında, kabri etrafında oluştuğu belirtilen kasaba. Türbesi IV. Murad tarafından yeniden yaptırılmıştır. İlişkili kişi dosyası Selmân-ı Fârisî : Selmân-ı Fârisî (ö. 36/656 [?]), hakikat arayışı İran’dan Hicaz’a uzanan, Hendek Gazvesi’ndeki teklifi ve Medâin valiliğindeki zâhid yaşayışıyla tanınan sahâbîdir.
Gimri
Gimri · Dağıstan (Rusya) · Doğduğu köy. 1832'de burada yapılan savaşta Molla Muhammed şehid düştü, Şâmil ağır yaralı kurtuldu; köy sonradan General Lanskoy tarafından tahrip edildi. İlişkili kişi dosyası Şeyh Şâmil : Şeyh Şâmil (1797–1871), Nakşibendî-Hâlidî terbiyesi almış Dağıstanlı âlim ve imam; Rus işgaline karşı Kuzey Kafkasya direnişini yaklaşık yirmi beş yıl yöneten liderdir.
Ahulgoh
Ahulgoh · Dağıstan (Rusya) · 1839'da seksen gün savunulan kale; 4000 kişiyle direnildi, Ruslar binlerce kayıp verdi. Kafkasya direnişinin dönüm noktası. İlişkili kişi dosyası Şeyh Şâmil : Şeyh Şâmil (1797–1871), Nakşibendî-Hâlidî terbiyesi almış Dağıstanlı âlim ve imam; Rus işgaline karşı Kuzey Kafkasya direnişini yaklaşık yirmi beş yıl yöneten liderdir.
Selüke köyü
Erzincan · Türkiye · 1264/1848'de doğduğu ve ilk tahsilini yaptığı köy; dergâhı kurmak için buradaki mal varlığını satmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Şâmî Efendi : Muhammed Şâmî Efendi, Sefîne-i Evliyâ'da Akşemseddin'in halifeleri arasında adı kaydedilen erken Bayramî-Şemsî şahsiyettir.
Râmhürmüz
Râmhürmüz · İran · Doğduğu ve ilk çocukluk yıllarını geçirdiği şehir; babası burada köyün reisiydi. İlişkili kişi dosyası Selmân-ı Fârisî : Selmân-ı Fârisî (ö. 36/656 [?]), hakikat arayışı İran’dan Hicaz’a uzanan, Hendek Gazvesi’ndeki teklifi ve Medâin valiliğindeki zâhid yaşayışıyla tanınan sahâbîdir.
Gümüşhânevî Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Ömer Ziyâeddin, şeyhi Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî'ye burada bağlanan halkanın mensubudur. 1919'da İsmâil Necati Efendi'nin vefatı üzerine boşalan dergâhın meşihatına getirildi ve bu görevi 1921'deki vefatına kadar sürdürdü.
Trablusşam
Trablusşam · Lübnan · 1131 Rebîülâhir'inde Trablus-ı Şâm kazâsına tayin edildi, 1132 Şevval'inde azledildi. İlişkili kişi dosyası Has Ahur Hocası Hasan Efendi : Has Ahur Hocası Hasan Efendi (ö. 1723), İstanbul medreselerinde hâric ve dâhil derecelerinde ilerledikten sonra Trablusşam ve Lefkoşa kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Nurşin (Güroymak)
Bitlis · Türkiye · Abdurrahmân Tâgî'nin tekkesinde iki yıl tasavvuf tahsil edip Kürtçe öğrendiği ve icâzet aldığı merkez. İlişkili kişi dosyası Muhammed Şâmî Efendi : Muhammed Şâmî Efendi, Sefîne-i Evliyâ'da Akşemseddin'in halifeleri arasında adı kaydedilen erken Bayramî-Şemsî şahsiyettir.
Ceyy (İsfahan)
İsfahan · İran · Küçük yaşta ailesiyle göç ettiği köy; âteşkededeki görevi ve din arayışının başlangıcı buradadır. Hz. Ömer devrinde buraya dönmüştür. İlişkili kişi dosyası Selmân-ı Fârisî : Selmân-ı Fârisî (ö. 36/656 [?]), hakikat arayışı İran’dan Hicaz’a uzanan, Hendek Gazvesi’ndeki teklifi ve Medâin valiliğindeki zâhid yaşayışıyla tanınan sahâbîdir.
XIX. Yüzyıl Anadolu Tasavvuf Haritası
On dokuzuncu yüzyıl Anadolu tasavvufunu yalnız tekke sayılarıyla değil; tarikat kolları, şehir ağları, göçler, cami ve hâne tekkeleri, Meclis-i Meşâyih, ulema, mûsiki ve gündelik hizmet kurumları üzerinden okuyan kapsamlı dönem dosyası.
Hâlidiyye'nin Halife Ağı: Irak'tan Kafkasya ve İstanbul'a
Mevlânâ Hâlid'in halifelerini Ervâdî-Gümüşhânevî, Nehrî, Sebtî-Palu, Şirvânî-Kafkasya, Hânî, Tavîlî ve Cezerî hatlarıyla karşılaştıran ana ağ dosyası.
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
Sayfalar 19–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · çimleri dar, vakitleri dar, ömürleri acı bir zarar içinde geçer. Onlar, daha burada hamiym suyundan içer. Her ne ka dar zâhiren, yani dış görünüşleri itibariyle rahat ve huzur için
Sayfalar 44–51
Muzaffer Ozak Külliyatı · at eden kimse, Allahu azim-üş-şânın ve Resûl-ü zişânın sevdiklerini sevmekle mükelleftir. Allah ve Resûlünü seven, kıyamet gününe inanan kişi âhir zaman peygamberinin bütün yakınla
Sayfalar 130–136
Muzaffer Ozak Külliyatı · dan eyleye.. Sâliblere yoldaş ve âriflere sırdaş eyleye.. Nârdan azat edilen, arşın gölgesinde gölgelenen, rahmetine eren, cennetine giren, cemalini gören ehl-i saadete bizleri de
Sayfalar 156–165
Muzaffer Ozak Külliyatı · gözleriyle görerek (El'aman yâ Rab!..) feryadına başlamış, ellerini ısıran, göğüslerini döven, şefaatten mahrum kalan, hüsran ve nedamet içinde bulunan (Vâ hasretâ... Vâ esefâ...)
Sayfalar 166–172
Muzaffer Ozak Külliyatı · lâ'nın fazl-ü keremiyle bunca ni'met ve devlete, ihsan ve inayete mazhar oldum. O halde, sen de babanın meslek ve meşrebine gir, dinine, peygamberine, Allahına sıkı sıkıya bağlan k
Sayfalar 189–195
Muzaffer Ozak Külliyatı · lem efendimizin amcası olup ESED-IR-RESUL (Resûl'ün arslanı) olarak ün yapmış mert, yiğit ve kahraman bir zat olan Hz. Hamza radıyallahu anh şehid olmuş ve Habib-i edib-i Kibriyâ'n
Sayfalar 248–262
Muzaffer Ozak Külliyatı · illâ hüver-Rahman-ür-Rahiym.. Hüvallahüllezi lâ ilâhe illâ hüvel-melik-ül kuddüs-üs selâm-ül mü'min-ül müheymin-ül aziz-ül cebbâr-ül mütekebbirü hüvallahül-hâlik-ül bâri-ül musavvi
Sayfalar 221–227
Muzaffer Ozak Külliyatı · Yapılan tövbelerin kabul olunup olunmadığı da şöyle anlaşılır. Evvelce, yani tövbe ve nedametinden önce nefsinin hoşlanarak işlediği kötülükleri ve günahları hatırladığında bunları
Sayfalar 225–232
Muzaffer Ozak Külliyatı · tinit mi? Hak, mağlûp olur mu? Bu şartlara dikkat ve riayet eden erlere yardımını esirger mi? Hak celle ve alâ, zât-ı ülühiyyetini zikreden kullarını aslâ yalnız bırakmaz ve onlarl
Sayfalar 233–240
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Ey iyman edenler!.. Sizi elim bir azaptan kurtaracak bir ticaret salık vereyim mi? Allahu tealâ'ya ve Resûl-ü müctebâ'ya iyman edersiniz, Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla
Sayfalar 319–326
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah yolunda çekilen zahmet, mü'minler için ayn-ı rahmettir. Allahu teâlâ'ya yapılan hizmetler, indallah zâyi olmaz. Ufacık bir amel, küçücük fiil, büyük büyük sevaplara, âli dere