ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
903 sonuç · toplam 903 · “Tâbi” · 8/38
01Mey
Eğilim. tas. Esas ye maksattan habersiz gayr-i ihtiyari olarak her şeyin tabii bir halde kendi aslına dönmesi, Maddelerin tabiatlara (kuruluğa, yaşlığa, sıcaklığa, soğukluğa) dönüşmesi, tabiatların da iradesiz olarak kendi asıllarina dönmel…
Müsâmere
Sözlük anlamı: Gece sohbeti. Tasavvufî kullanımları Hakk'ın kul ile onun sırrında, yani gönlünün derinliğinde konuşması. Hakk'ın esrar ve gayb âleminde âriflere hitabı. Hatırlanmanın unutulmaya yüz tuttuğu sırada ruha gelen mânevî serzeniş.…
Marg
Kuş. tas. Ruh. Süfiler bedeni kafese, ruhu kuşa benzetir. Kuşun yükselmesi için ya tabii veya ihtiyari ölümle beden kafesinden kurtulması, böylece kutsiler âlemine doğru kanat açması lazımdır (sp). Ederdim mürğ-i dille yârâ irsâl-i peyâm am…
Nergis
UF )1. Bir süs bitkisi. 2. tas. Ilmin neticesi ki, amelde daha fazla neşe ve ferahlık şeklinde ortaya çıkar. Nesepi.ar. Soy. tas. Müridin kendisini manevi olarak şeyhinin soyundan bilmesi ve onun evladı sayması; şeyhin de kendisini manen on…
Nevruz
Yeni gün; baharın ve eski takvimde yılın başlangıcı. Tasavvuf şiirinde diriliş, yenilenme ve tabiatta görünen cemâl tecellisinin sembolüdür. Bazı remiz sözlüklerinde çokluğun açıldığı tefrika âlemiyle ilişkilendirilir.
Hue Ge ing Ölüm
Mevt, tas, Tasavvufta tabii ve ihtiyari, yani iradi EE ae olmak üzere iki ölüm vardır, “Ölmeden evvel ölmek,” VRE VE cee By deyimi, iradi ölümü ifade eder. Bkz, Mevt. Mi in Ten fanidir, cân ölmez, gidenler geri gelmez LE ae Ölür ise ten ölü…
Piyale
Kadeh. tas. Sevgili, yâr. Âlemdeki her zerre bir piyale olup arif kişi bu piyalelerden marifet şarabını içer. Zahir ve bâtın safası (TK 1:15 54). Çeken piyâleyi pâ-der-rikâb olup gider Gelen bu meclise mest ü harab olup gider Ş. Galib Bulur…
Ruünet
(رعونة) I. Bönlük, ahmaklık, bencillik. 2. tas. Kişinin tabiatıyla beraber olması (iFM; Kı). Nefsani zevkler ve bunun gereğiyle birlikte bulunmak (cr; SL 90). Sâlikin aşağı arzuların esiri olması hep benliğini öne çıkarması. Kendisinden ben…
Rüya
ع Düş, uyku halinde zihinde beliren düşünceler ve olaylar. 2. Rüya üç çeşittir. Allah'tan olan rüya, melekten olan rüya, Şeytan'dan olan rüya. Birincisi açık olduğundan yoruma ihtiyaç göstermez, ikincisi rüya-yı sadıka olup yoruma muhtaçtır…
Safi
T. Saf ve aba giyen. 2. tas. a Eren, ermiş. Gönlü saf (saf derün) ki- Şİ. b Mâlik ve memlük olmayan ¢ Nefsinden fani, Hak ile baki. d Zahirde halk ile bâtında Hak ile olan. e Sukat ettiği halde muhatabın sırrını okuyan. Nefsinde ölen, Hak i…
Suhte
1, Yanmış, bağrı yanik, süzgân. 2. tas, Kullukta kemal makamı, Hak ile hakikatlenme hali, “Çiğ idim, Piştim, yandım”. Dilde kim saz ola ney gibi nefesten bilinir. Hânenin şenliği içindeki sesten bilinir Aftabi Halilim, saz-i aşkı âteş-i aşk…
Şerbet
İlahi feyz, ilâhî muhabbet, aşk şarabı. Bize ask şerbetinden sun a sakt Bize uçmakta kevser gerekmez Yünus | 327 | Seriat Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah Şol kudret denizini geçtik elhamdilillah Yünus Şerh-i sadr (a (شرح +. Gönül…
Şuhüd ehli
Müşahede eden, gören. 2. tas. Hak talipleri üç kısımdır: Suhad ehli, ashab-ı kulüb. Bunlar Hakk'ı şuhüd ve zevkle tanır, onu her mazhar ve meclâda görür ve her surette kabul eder, hep Hak'la birlikte bulunur, onu her meşhedde me A CEE m (ma…
Taayyün
Belirme, belirlenme, belli olma, ortaya çıkma. 2. tas. Müşahhas hale gelme, birbirinden seçilme, ayırt edilme, ayn olarak ortaya çıkma. Ilk taayyün, vahdet mertebesi; ikinci taayyün ise vahidiyet mertebesidir. Süfilere göre Hakk'ın zatında…
Tecelli
Aşikâr olmak, açığa çıkmak, görünmek, zuhur etmek. tas. Gaybten gelen va kalpte zahir olan nurlar. Görünmeyenin (guyab) kalplerde görünür hale gelmesi. Her ilâhî ismin, tecelli ettiği yere ve yöne göre türlü türlü şekilleri vardır. İçinden,…
Tehzib
(تهذ يب) Düzeltme, halis hale getirme, islah etme. tas. İlmi ve ameli, bunlara yakışmayan şeylerden arındırmak, hem bilgi, hem davranış yönünden temiz ve pak olmak; ilmi cehaletten, ameli riyadan arındırmak. Adetle ibadet olmaz. Âdet ikinci…
Terceman
1. Çevirmen.2. tas. a Dil kalbin tercemanıdır. Hak, kalbine sığdığı için de insan Allah'ın tercemanıdır. b Hak'tan kalbine gelen manaları ve işaretleri halkın anlayabileceği kalıplara dökebilen veli. ء Hakk'ın hitabını hal- ka tebliğ eden e…
Tesbih
a Hakk'ı takdis ve tenzih etmek, onun her türlü kusurdan arınmış olduğunu dile getirmek, b Bu maksatla sübhânallah (Allah'ım, seni tenzih ve takdis ediyorum) demek, ¢ Tarikat ehlinin belli sayıda sübhânallah deme. d Tevâcüd Misbâha da denil…
Tuğra
Özel bir biçimi olan padişah imzası ve mührü. 2. tas. a Faaliyet halindeki âşıkın vasıflarında görülen aşkın hükümleri (11s). b Padişah gibi, şeyhler adına düzenlenen özel yazı şekli (sm 516). Şeyhin isminin tuğra şeklinde yazılması. 1 Tül-…
Tar
Sina çölünde Hz. Musa'nın ilâhî hitabı işittiği dag. 2. tas. Nefs; “Tarun sag yanindan ona seslenmistik,” (Meryem Suresi 80) mealindeki ayet “Ona nefs yönünden seslenmiştik,” anlamına gelir. Hz. Musa Allah’a ibadet ederken üzerinde bulunduğ…
Umena
Emin ve güvenilir kişiler. tas. Melamet ehli. İçlerinde olandan dışlarında eser görülmeyen Melamiler (kn). İçlerine tevdi edilen ilâhî sırı ve hakikati, ehlinden başkasına kesinlikle ifşa etmediklerinden bunlara ümena denilmiştir. Melamiler…
Ümmü’l-kitâb
Kitabın aslı ve anası. Kur’ân’da muhkem âyetler için kullanılan bir ifade olup gelenekte Fâtiha sûresinin adlarından biri olarak da yaygınlaşmıştır. Tasavvufî ve kozmolojik metinlerde bütün hakikatlerin aslı, ilâhî ilimdeki temel veya varlı…
Vahiy
Hakk'ın hitabı, süfilere gelen ilham. Mesnevi'nin okunması bitince: In ne necmest u ne remlest u ne hab Vahy-i Hak Allahu a'lem bi's-savab denir. İbn Arabi, “Sözlerimiz vahy-i kelam değildir, ama vahy-i ilhamdır” der .
Veladet
(65 (ولاد >. Doğum. 2. tas. Talibin mürşide intisap etmesi ve tarikate girmesi. Buna çoğu zaman velâdet-i sâniye, velâdet-i maneviye, velâdet-i ruhiye (ikinci doğum, manevi doğum, ruhun doğuşu) gibi isimler verilir. Şeyh ile müridi arasında…