Ara
Menü
ذ

Nevruz

Köken ve kullanım

i. fars.

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

Yeni gün; baharın ve eski takvimde yılın başlangıcı. Tasavvuf şiirinde diriliş, yenilenme ve tabiatta görünen cemâl tecellisinin sembolüdür. Bazı remiz sözlüklerinde çokluğun açıldığı tefrika âlemiyle ilişkilendirilir.

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Farsça, yeni gün demektir. Eski Türk ve İranlılarda yılbaşı. Güneşin koç burcuna girdiği Mart’ın 22. günüdür. O gün yenilmek üzere yapılan macuna, tatlıya veya Nevruz için yazılan kasidelere “Nevrûziyye” denir. Alevî ve bektaşîler Hz. Ali’nin Nevruz’da doğduğu inancındadırlar. Güneşin koç burcuna girmesine az kala, bektaşîler, meydanda toplanırlar. Baba, Salavatnâme (12 İmam’a salavat)’yi okur. Saki, içinde, lohusa şekeri eritilmiş sütü dağıtır. Sütü kaselere koyarken “Ya Muhavvile’l-havli ve’l ahvâl” (Ey seneyi ve halleri çevirip döndüren Allah) der. Sütü içen kişiler de, cemaat hâlinde “havvil hâlenâ ilâ ahseni’l-hal” (Allah’ım, halimizi en güzel hale çevir) diye duada bulunurlar. Sonunda gülbang çekilir, bayramlaşılır.Tasavvufta ayrılık (tefrika) ve çokluk (kesret) âlemini ifâde eder.Karlı ve soğuk geçen Nevruz için, “böyle kışın, böyle olur Nevruzu” denir. Bu atasözü, başı olumsuz olan işin, sonu da olumsuz olduğunda kullanılır.Irişdi bakar oldu yine hemdem-i Nevruz, Şad itse n’ola dilleri câm-ı cem-i Nevruz.Nef’î

Sözlüğe dön