Köken ve kullanım
i. ar.
شرح
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
İlahi feyz, ilâhî muhabbet, aşk şarabı. Bize ask şerbetinden sun a sakt Bize uçmakta kevser gerekmez Yünus | 327 |
Seriat Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah Şol kudret denizini geçtik elhamdilillah Yünus Şerh-i sadr (a (شرح +. Gönül rahatlığı, kalbin açılışı, inşirâh-ı Sadr. 2. taş, Kalbi ilâhî marifet nuruyla aydınlanan kâmil arifin hali ve كد Başta akıl nuru, ortada ilim Duru, sonda irfan nuruyla aydınlanmak Serh-i sadr âlametidir (sr). AL lah'ın kulunun Böğsünü açması, dilini açması ve iç hallerini güzel bir üslupta açıklamaya muktedir kılmasıdır, 3. Hz. Peygamber'in &öğsünün açılması Mucizesi,
Şeriat — Ser’ i, ar. (ya Mr Yol; su kanalı, ark. b Develerin Su içmek için tuttukları yol. 2. tas. a Zahiri hükümler, fıkıh kaideleri, hukuki kurallar, insanın bedeni ve dünyasıyla ilgili dini hususlar, p Peygamberler aracılığıyla Allah tarafından konulan kanunlar. ç Mükellefin, dünya ve ahiret hayatını düzene koyması için konulan cüzi hükümler (ExU 312). d Bir tarife göre Şeriat ister zahiri, ister
bâtıni olsun bütün dini hükümleri kapsar. Süfiler, beden ve dünyayla ilgili zahiri
ve şer'i hükümlere şeriat veya fıkıh, kalp (ruh) ve ahiretle ilgili batini ve sırri
hükümlere hakikat ve tasavvuf derler. İlkine ameli fıkıh, ikincisine
vicdani fikıh (ahlak) dendiği de olur. Eğer Şeriat, “Allah'tan gelen ve sar! (pey-
gamber) tarafından tebliğ edilen bütün dini hükümler,» şeklinde tarif edilirse Şeriatla hakikat (tasavvuf) birbirinden ayrı ve başka şeyler değildir. 9 yüzden de aralarında çelişki ve uyumsuzluk olmaz, Ama Islam dininin zahiri hükümlerine şeriat (fikih), bâtıni hükümlerine hakikat (tasavvuf) denilecek olursa bu ikisi farkh Şeyler olur. Bazı hallerde bunlar, hiç değilse görünüş itibariyle birbirine aykırı da düşebilir. Hz. Musa ile Hz. Hızır'ın bilgileri arasındaki fark gibi (Kehf Suresi 60-82). Hz. Musa'nın bildiği hükümler şeriat, Hz, Hızır'ın bildikleri hakikat (marifet, ledün ilmi, tasavvuf) idi, Şeriatın hükümleri geneldir, herkesi bağlar. Hakikatin hükümleri özeldir, yalnızca aydınları ve seçkinleri bağlar, Şeriate uymak zorunludur, hakikate tabi olmak ihtiyaridir. Şeriat kulluğun gereğini yerine getirmektir, hakikat uluhiyeti temaşa etmektir. Hakikatin desteklenmediği ve tasdik etmediği hiçbir Şeriat makbul değildir, şeriatla bağlı olmayan hiçbir hakikat verimli olmaz. Şeriat hakikatin dış yüzü (kışr, kabuk), hakikat şeriatın iç yüzüdür, Bu ikisi bir Paranın iki yüzü gibidir, farklı şeylerdir, ama biri olmadan ٠ diğeri olmaz, Hz. Peygamber'in Sözü şeriat, davranışları tarikat, yaşantısı hakikattir. Şeriat niyaz, hakikat hazdır, şeriat bend (bağ), hakikat Penddir (öğüd). Şeriat meşale, hakikat ışıktır, Şeriat ağaç, hakikat onun meyvesidir ( HK
a Şey'en lillâh
m————..... Şeyenlida
491; NM 94; İFH 300).
Seriatta seninki senin, benimki benim
Tarikatte seninki senin benimki de senin
! Hakikatte ne seninki senin ne de benimki benim
4 Hepsi mdliku’l-milk olan Hakk'ın
2
Şeriat, tarikat yoldur varana
Hakikat, marifet andan içeru
Yünus