Ara
Menü
ذ

Şerbet

شرح

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-1020
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
361
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>İlahi feyz, ilâhî muhabbet, aşk şarabı. Bize ask şerbetinden sun a sakt Bize uçmakta kevser gerekmez Yünus | 327 |</p><p>Seriat Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah Şol kudret denizini geçtik elhamdilillah Yünus Şerh-i sadr (a (شرح +. Gönül rahatlığı, kalbin açılışı, inşirâh-ı Sadr. 2. taş, Kalbi ilâhî marifet nuruyla aydınlanan kâmil arifin hali ve كد Başta akıl nuru, ortada ilim Duru, sonda irfan nuruyla aydınlanmak Serh-i sadr âlametidir (sr). AL lah'ın kulunun Böğsünü açması, dilini açması ve iç hallerini güzel bir üslupta açıklamaya muktedir kılmasıdır, 3. Hz. Peygamber'in &amp;öğsünün açılması Mucizesi,</p><aside class="term-source-note"><strong>Kaynak işaretleri</strong><p>Basılı sözlükte bu açıklama için EKU 218 kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.</p></aside><p>Şeriat — Ser’ i, ar. (ya Mr Yol; su kanalı, ark. b Develerin Su içmek için tuttukları yol. 2. tas. a Zahiri hükümler, fıkıh kaideleri, hukuki kurallar, insanın bedeni ve dünyasıyla ilgili dini hususlar, p Peygamberler aracılığıyla Allah tarafından konulan kanunlar. ç Mükellefin, dünya ve ahiret hayatını düzene koyması için konulan cüzi hükümler (ExU 312). d Bir tarife göre Şeriat ister zahiri, ister</p><p>bâtıni olsun bütün dini hükümleri kapsar. Süfiler, beden ve dünyayla ilgili zahiri</p><p>ve şer'i hükümlere şeriat veya fıkıh, kalp (ruh) ve ahiretle ilgili batini ve sırri</p><p>hükümlere hakikat ve tasavvuf derler. İlkine ameli fıkıh, ikincisine</p><p>vicdani fikıh (ahlak) dendiği de olur. Eğer Şeriat, “Allah'tan gelen ve sar! (pey-</p><p>gamber) tarafından tebliğ edilen bütün dini hükümler,» şeklinde tarif edilirse Şeriatla hakikat (tasavvuf) birbirinden ayrı ve başka şeyler değildir. 9 yüzden de aralarında çelişki ve uyumsuzluk olmaz, Ama Islam dininin zahiri hükümlerine şeriat (fikih), bâtıni hükümlerine hakikat (tasavvuf) denilecek olursa bu ikisi farkh Şeyler olur. Bazı hallerde bunlar, hiç değilse görünüş itibariyle birbirine aykırı da düşebilir. Hz. Musa ile Hz. Hızır'ın bilgileri arasındaki fark gibi (Kehf Suresi 60-82). Hz. Musa'nın bildiği hükümler şeriat, Hz, Hızır'ın bildikleri hakikat (marifet, ledün ilmi, tasavvuf) idi, Şeriatın hükümleri geneldir, herkesi bağlar. Hakikatin hükümleri özeldir, yalnızca aydınları ve seçkinleri bağlar, Şeriate uymak zorunludur, hakikate tabi olmak ihtiyaridir. Şeriat kulluğun gereğini yerine getirmektir, hakikat uluhiyeti temaşa etmektir. Hakikatin desteklenmediği ve tasdik etmediği hiçbir Şeriat makbul değildir, şeriatla bağlı olmayan hiçbir hakikat verimli olmaz. Şeriat hakikatin dış yüzü (kışr, kabuk), hakikat şeriatın iç yüzüdür, Bu ikisi bir Paranın iki yüzü gibidir, farklı şeylerdir, ama biri olmadan ٠ diğeri olmaz, Hz. Peygamber'in Sözü şeriat, davranışları tarikat, yaşantısı hakikattir. Şeriat niyaz, hakikat hazdır, şeriat bend (bağ), hakikat Penddir (öğüd). Şeriat meşale, hakikat ışıktır, Şeriat ağaç, hakikat onun meyvesidir ( HK</p><blockquote>a Şey'en lillâh<br>m————..... Şeyenlida<br>491; NM 94; İFH 300).</blockquote><p>Seriatta seninki senin, benimki benim</p><blockquote>Tarikatte seninki senin benimki de senin<br>! Hakikatte ne seninki senin ne de benimki benim<br>4 Hepsi mdliku’l-milk olan Hakk'ın<br>2<br>Şeriat, tarikat yoldur varana</blockquote><p>Hakikat, marifet andan içeru</p><p>Yünus</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6783
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
361
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>İlahi feyz, ilâhî muhabbet, aşk şarabı. Bize ask şerbetinden sun a sakt Bize uçmakta kevser gerekmez Yünus | 327 |</p><p>Seriat Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah Şol kudret denizini geçtik elhamdilillah Yünus Şerh-i sadr (a (شرح +. Gönül rahatlığı, kalbin açılışı, inşirâh-ı Sadr. 2. taş, Kalbi ilâhî marifet nuruyla aydınlanan kâmil arifin hali ve كد Başta akıl nuru, ortada ilim Duru, sonda irfan nuruyla aydınlanmak Serh-i sadr âlametidir (sr). AL lah'ın kulunun Böğsünü açması, dilini açması ve iç hallerini güzel bir üslupta açıklamaya muktedir kılmasıdır, 3. Hz. Peygamber'in &amp;öğsünün açılması Mucizesi,</p><aside class="term-source-note"><strong>Kaynak işaretleri</strong><p>Basılı sözlükte bu açıklama için EKU 218 kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.</p></aside><p>Şeriat — Ser’ i, ar. (ya Mr Yol; su kanalı, ark. b Develerin Su içmek için tuttukları yol. 2. tas. a Zahiri hükümler, fıkıh kaideleri, hukuki kurallar, insanın bedeni ve dünyasıyla ilgili dini hususlar, p Peygamberler aracılığıyla Allah tarafından konulan kanunlar. ç Mükellefin, dünya ve ahiret hayatını düzene koyması için konulan cüzi hükümler (ExU 312). d Bir tarife göre Şeriat ister zahiri, ister</p><p>bâtıni olsun bütün dini hükümleri kapsar. Süfiler, beden ve dünyayla ilgili zahiri</p><p>ve şer'i hükümlere şeriat veya fıkıh, kalp (ruh) ve ahiretle ilgili batini ve sırri</p><p>hükümlere hakikat ve tasavvuf derler. İlkine ameli fıkıh, ikincisine</p><p>vicdani fikıh (ahlak) dendiği de olur. Eğer Şeriat, “Allah'tan gelen ve sar! (pey-</p><p>gamber) tarafından tebliğ edilen bütün dini hükümler,» şeklinde tarif edilirse Şeriatla hakikat (tasavvuf) birbirinden ayrı ve başka şeyler değildir. 9 yüzden de aralarında çelişki ve uyumsuzluk olmaz, Ama Islam dininin zahiri hükümlerine şeriat (fikih), bâtıni hükümlerine hakikat (tasavvuf) denilecek olursa bu ikisi farkh Şeyler olur. Bazı hallerde bunlar, hiç değilse görünüş itibariyle birbirine aykırı da düşebilir. Hz. Musa ile Hz. Hızır'ın bilgileri arasındaki fark gibi (Kehf Suresi 60-82). Hz. Musa'nın bildiği hükümler şeriat, Hz, Hızır'ın bildikleri hakikat (marifet, ledün ilmi, tasavvuf) idi, Şeriatın hükümleri geneldir, herkesi bağlar. Hakikatin hükümleri özeldir, yalnızca aydınları ve seçkinleri bağlar, Şeriate uymak zorunludur, hakikate tabi olmak ihtiyaridir. Şeriat kulluğun gereğini yerine getirmektir, hakikat uluhiyeti temaşa etmektir. Hakikatin desteklenmediği ve tasdik etmediği hiçbir Şeriat makbul değildir, şeriatla bağlı olmayan hiçbir hakikat verimli olmaz. Şeriat hakikatin dış yüzü (kışr, kabuk), hakikat şeriatın iç yüzüdür, Bu ikisi bir Paranın iki yüzü gibidir, farklı şeylerdir, ama biri olmadan ٠ diğeri olmaz, Hz. Peygamber'in Sözü şeriat, davranışları tarikat, yaşantısı hakikattir. Şeriat niyaz, hakikat hazdır, şeriat bend (bağ), hakikat Penddir (öğüd). Şeriat meşale, hakikat ışıktır, Şeriat ağaç, hakikat onun meyvesidir ( HK</p><blockquote>a Şey'en lillâh<br>m————..... Şeyenlida<br>491; NM 94; İFH 300).</blockquote><p>Seriatta seninki senin, benimki benim</p><blockquote>Tarikatte seninki senin benimki de senin<br>! Hakikatte ne seninki senin ne de benimki benim<br>4 Hepsi mdliku’l-milk olan Hakk'ın<br>2<br>Şeriat, tarikat yoldur varana</blockquote><p>Hakikat, marifet andan içeru</p><p>Yünus</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-13022
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Arapça, içecek demektir. İlâhî, feyz, ilâhî sevgi, aşk şarabı.Hak’tan gelen şerbeti içdik Elhamdülillah, Şol kudret denizini geçdik Elhamdülillah.Yunus Emre</p>

Köken ve kullanım

i. ar.

شرح

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

İlahi feyz, ilâhî muhabbet, aşk şarabı. Bize ask şerbetinden sun a sakt Bize uçmakta kevser gerekmez Yünus | 327 |

Seriat Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah Şol kudret denizini geçtik elhamdilillah Yünus Şerh-i sadr (a (شرح +. Gönül rahatlığı, kalbin açılışı, inşirâh-ı Sadr. 2. taş, Kalbi ilâhî marifet nuruyla aydınlanan kâmil arifin hali ve كد Başta akıl nuru, ortada ilim Duru, sonda irfan nuruyla aydınlanmak Serh-i sadr âlametidir (sr). AL lah'ın kulunun Böğsünü açması, dilini açması ve iç hallerini güzel bir üslupta açıklamaya muktedir kılmasıdır, 3. Hz. Peygamber'in &öğsünün açılması Mucizesi,

Kaynak işaretleri

Basılı sözlükte bu açıklama için EKU 218 kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.

Şeriat — Ser’ i, ar. (ya Mr Yol; su kanalı, ark. b Develerin Su içmek için tuttukları yol. 2. tas. a Zahiri hükümler, fıkıh kaideleri, hukuki kurallar, insanın bedeni ve dünyasıyla ilgili dini hususlar, p Peygamberler aracılığıyla Allah tarafından konulan kanunlar. ç Mükellefin, dünya ve ahiret hayatını düzene koyması için konulan cüzi hükümler (ExU 312). d Bir tarife göre Şeriat ister zahiri, ister

bâtıni olsun bütün dini hükümleri kapsar. Süfiler, beden ve dünyayla ilgili zahiri

ve şer'i hükümlere şeriat veya fıkıh, kalp (ruh) ve ahiretle ilgili batini ve sırri

hükümlere hakikat ve tasavvuf derler. İlkine ameli fıkıh, ikincisine

vicdani fikıh (ahlak) dendiği de olur. Eğer Şeriat, “Allah'tan gelen ve sar! (pey-

gamber) tarafından tebliğ edilen bütün dini hükümler,» şeklinde tarif edilirse Şeriatla hakikat (tasavvuf) birbirinden ayrı ve başka şeyler değildir. 9 yüzden de aralarında çelişki ve uyumsuzluk olmaz, Ama Islam dininin zahiri hükümlerine şeriat (fikih), bâtıni hükümlerine hakikat (tasavvuf) denilecek olursa bu ikisi farkh Şeyler olur. Bazı hallerde bunlar, hiç değilse görünüş itibariyle birbirine aykırı da düşebilir. Hz. Musa ile Hz. Hızır'ın bilgileri arasındaki fark gibi (Kehf Suresi 60-82). Hz. Musa'nın bildiği hükümler şeriat, Hz, Hızır'ın bildikleri hakikat (marifet, ledün ilmi, tasavvuf) idi, Şeriatın hükümleri geneldir, herkesi bağlar. Hakikatin hükümleri özeldir, yalnızca aydınları ve seçkinleri bağlar, Şeriate uymak zorunludur, hakikate tabi olmak ihtiyaridir. Şeriat kulluğun gereğini yerine getirmektir, hakikat uluhiyeti temaşa etmektir. Hakikatin desteklenmediği ve tasdik etmediği hiçbir Şeriat makbul değildir, şeriatla bağlı olmayan hiçbir hakikat verimli olmaz. Şeriat hakikatin dış yüzü (kışr, kabuk), hakikat şeriatın iç yüzüdür, Bu ikisi bir Paranın iki yüzü gibidir, farklı şeylerdir, ama biri olmadan ٠ diğeri olmaz, Hz. Peygamber'in Sözü şeriat, davranışları tarikat, yaşantısı hakikattir. Şeriat niyaz, hakikat hazdır, şeriat bend (bağ), hakikat Penddir (öğüd). Şeriat meşale, hakikat ışıktır, Şeriat ağaç, hakikat onun meyvesidir ( HK

a Şey'en lillâh
m————..... Şeyenlida
491; NM 94; İFH 300).

Seriatta seninki senin, benimki benim

Tarikatte seninki senin benimki de senin
! Hakikatte ne seninki senin ne de benimki benim
4 Hepsi mdliku’l-milk olan Hakk'ın
2
Şeriat, tarikat yoldur varana

Hakikat, marifet andan içeru

Yünus

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, içecek demektir. İlâhî, feyz, ilâhî sevgi, aşk şarabı.Hak’tan gelen şerbeti içdik Elhamdülillah, Şol kudret denizini geçdik Elhamdülillah.Yunus Emre

Sözlüğe dön ←