ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
26 sonuç · toplam 26 · “Şerbet” · 1/2
01Şerbet
İlahi feyz, ilâhî muhabbet, aşk şarabı. Bize ask şerbetinden sun a sakt Bize uçmakta kevser gerekmez Yünus | 327 | Seriat Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah Şol kudret denizini geçtik elhamdilillah Yünus Şerh-i sadr (a (شرح +. Gönül…
Şerbetçi Mehmed Efendi
Şerbetçi Mehmed Efendi (ö. 1052/1642), Ramazan Mahfî'nin halifesi; Fenâyî Mahallesi'ndeki mescid-tekkeyi irşad merkezi hâline getiren ve Bursa Karaağaç Şeyhi Ya‘kūb'u yetiştiren Halvetî şeyhidir.
Şerbetlemek
Yılan ve zehirli hayvanların zararından korunmak üzere, ocak adı verilen kişinin okuyup üfürdüğü şerbeti içirmesi olayına şerbetleme adı verilir. Bu işi daha ziyade Rifaî Şeyhlerinin yaptığı kaydedilir.
Şerbetli
Şerbetlenen kişiye şerbetli denir.
Şerbet Vermek
Bedeviye tasavvuf okulu ıstılahındandır. Bey’at töreni yapılırken, mürşidin yaptığı telkin ve içirdiği şerbet için, şerbet vermek tabiri kullanılır. Şerbet, yedi şeyle birlikte verilirdi. Müridin çok cezbeli olması istenirse şerbet, nefes v…
Şerbetdâr
İstanbul · Türkiye · Yer ve ad Şerbetdâr Tekkesi kaynaklarda Mollagürani-Fındıkzade çevresinde gösterilir; Risâle-i Rifâiyye semt karşılığı olarak Taşkasap adını verir. Yakın çevreyi anlatan bu yer kayıtları birlikte korunmuştur. Rızâeddin…
Şerbet-dâr Dergâhı
Ahmed el-Lihâs kolundaki yeri Şerbet-dâr Dergâhı, Sefîne-i Evliyâ’nın Rifâiyye içinde verdiği Ahmed el-Lihâs kolu bağlamında anılır. Kaynak, dergâh şeyhi Abdullah Efendi’yi Ahmed el-Lihâs’ın halifesi olarak gösterir. Devam halkası Abdullah…
Kırklar Şerbeti
Bektaşîlikte, “Nasib Gecesi” içilen şerbete “Kırklar Şerbeti denir. Beyaz bir kase içinde hazırlanan şerbetten önce, baba bir yudum içer, ardından diğer canlar kıdem sırasına göre bu işi devam ettirirlerdi. Bu şerbet, cennetteki Kevser’in t…
Şeyh Rızâeddin Remzi Efendi
Ziyâ Molla'dan Rifâî hilâfeti alan Rızâeddin Remzi Efendi, Mollagürani-Fındıkzade'deki Şerbetdâr ile Şehremini Hulvî tekkelerinin meşihatlarında bulundu.
Şeyh Yâkub Fânî Efendi
Şeyh Yâkub Fânî Efendi (ö. 13 Ağustos 1642), İstanbul’da yetişip Şerbetî Mehmed Efendi’den hilâfet aldıktan sonra Bursa’ya gönderilen; Karaağaç mescidini imamlık, kıraat, hitabet ve Halvetî-Ramazânî irşadın birleştiği bir zâviyeye dönüştüre…
Segaf
+. Kalbin üzerini kaplayan ince zar, 2, tas, Aşk, sevda, Beş derecesi vardır: sevgilinin arzusunu Yerine getirme; içinde ondan başkasına yer vermeme; düşmanına düşman olma; dostuna dost olma; âşıkla maşuk arasındaki halleri giz- li tutma. B…
Terceman
1. Çevirmen.2. tas. a Dil kalbin tercemanıdır. Hak, kalbine sığdığı için de insan Allah'ın tercemanıdır. b Hak'tan kalbine gelen manaları ve işaretleri halkın anlayabileceği kalıplara dökebilen veli. ء Hakk'ın hitabını hal- ka tebliğ eden e…
ahidnâme
Hükümdarlarm veya sultanlann bazı devlet, cemaat veya şahıslara özel hak ve imkân tanımak amacıyla düzenlenmiş olan belge, muahede-nâme, musâlaha-nâme. İslâm devletleri içinde ilk ahid-nâme, Hz. Muhammed tarafından H. 9. yıldan sonra verilm…
bayram
Dinî ve millî değerler bakımmdan kutsal ve özel önemi olan, ayrıca bu değerlerin topluca kutlandığı gün. Dinî bayramlar yılda iki defa kutlanmaktadır. Birincisi Ramazan Bayramı olup “ıyd-1 fıtr” olarak da adlandırılmaktadır. Bu bayram halk…
ırk
Kemale erme, olgunlaşma, sonsuzluğa ulaşma anlamlarmda kullanılan ve kutsal kabul edilen kırk sayısı için kullanılan kıs terim. Bu sayı, Kur’ân-ı Kerîm’de dört ayette geçmekte olup hadislerde de sıkça kullanıldığı söz konusudur. Bundan dola…
Gayret-İ İlâhiyye
Allahü teâlânın kullarından beğenmediği hallerin ayrılmasını istemesi, böyle şeylere rızâ göstermemesi. Önceki ümmetlerde kibir sâhibi birisi, eteklerini yerde sürüyerek yürürdü. Gayret-i ilâhiyyeye dokunarak, yer bunu yuttu. (Hadîs-i şerîf…
Cur’a-Dan
Cur’a Arapça’da yudum anlamına gelir, Farsça “dan” ekiyle birlikte “yudumluk” manasınadır. XIV-XVI. yüzyıllarda abdalların ve Bektaşîlerin esrara düşkün oldukları, sunulan esrar kabağından herkesin tek nefes çektiği kaydedilir. Bektaşîlerin…
Meydan Taşı
Bektaşî tâbiridir. Meydandaki makamlardan biridir. Yeni talib (derviş) buraya gelince, rehber, ona şu tanımı yapardı: “Buna meydan taşı derler. Hazret-i Pîr Efendimizin meydan celladı diye nasb buyurdukları, elinde kudret kılıcıyla duran Ha…
Nasib Almak
Arapça’da nasib, pay demektir. Özellikle Bektaşîlerde, tarikata girmek isteyen kişiye bir tören uygulanır ve buna nasib almak denir. Tasavvufa girene de nasibli denir. Şeyhin, istekliye tasavvuf dersi vermesi de, “nasib vermek” şeklinde dey…
Şed Bağlamak
Uğraştığı sanat dalında başarılı olan ve maharet kazanan çıraklara, fütüvvet geleneğince, ustaları tarafından bir törenle kuşak kuşandırılır. Usta çırağına kendisine ilk şed’in kim tarafından bağlandığını (kuşak kuşandığını) anlatırdı. Her…
Baba Haydar Tekkesi, Eyüp
İstanbul · Türkiye · Celâlî tehdidi Bursa'ya ulaşınca şeyhi Yâkub Fânî ile birlikte gelip yerleştikleri tekke; Ramazan Mahfî ve Şerbetçi Mehmed Efendi'nin sohbetlerine bu yıllarda katılmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hasan…
Sayfalar 652–659
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hakikat şerbeti içen âşika, Başı açık, teni uryan gerektir; Âşık YUNUS bu sırrı anlayanın, Ciğeri püryân, gözü giryân gerektir... O Nebiyyi muhteremin, ayağının tozuna yüzlerimizi
Sayfalar 320–325
Muzaffer Ozak Külliyatı · yapmış olduğu halde alacaklının kendisine teşekkür etmesi lâzımdır ve insanlık icabıdır. Su halde, seni yoktan var eden Rabbine gerçekten insan isen nasıl teşekkür etmezsin? Sana,
Sayfalar 379–384
Muzaffer Ozak Külliyatı · dül-Muttalip, Kâbe'yi tavafa gitmişti. Acaip mehuf bir şey bana göründü. Bir seda işittim ve korktum. Bir beyaz kuş zuhur edip, benim gögsümü sıvadı. Korku benden zail oldu. Bende