Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-2585- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 408
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Kemale erme, olgunlaşma, sonsuzluğa ulaşma anlamlarmda kullanılan ve kutsal kabul edilen kırk sayısı için kullanılan kıs terim. Bu sayı, Kur’ân-ı Kerîm’de dört ayette geçmekte olup hadislerde de sıkça kullanıldığı söz konusudur. Bundan dolayı da kırk ayet ya da hadisin kıs derlendiği, öğretirdiği ve yorumlandığı eserlerin meydana getirilmesi bir gelenek hâlini almıştır.</p><p>Ayrıca, özellikle tasavvuf ehli arasmda bu sayı çok yaygmdır; nitekim tekkeye intisap eden sûfîlerin kırk günlük perhiz süresi çok önemlidir. Öte yanda Hz. Ali’nin kırklar meclisinin sakisi sayılması, dünyaya nizam veren erenlerin sayısının kırk olması, Bektaşîlikteki kırklar meydanı, kırklar şerbeti, kırk budak ve kırk makam, insan mayasmın kırk gün boyunca rahmet yağmurlarıyla yıkanması geleneği hep “kırk” sayısmm kutsal değerini ifade etmektedir.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-1477- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 408
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Kemale erme, olgunlaşma, sonsuzluğa ulaşma anlamlarmda kullanılan ve kutsal kabul edilen kırk sayısı için kullanılan kıs terim. Bu sayı, Kur’ân-ı Kerîm’de dört ayette geçmekte olup hadislerde de sıkça kullanıldığı söz konusudur. Bundan dolayı da kırk ayet ya da hadisin kıs derlendiği, öğretirdiği ve yorumlandığı eserlerin meydana getirilmesi bir gelenek hâlini almıştır.</p><p>Ayrıca, özellikle tasavvuf ehli arasmda bu sayı çok yaygmdır; nitekim tekkeye intisap eden sûfîlerin kırk günlük perhiz süresi çok önemlidir. Öte yanda Hz. Ali’nin kırklar meclisinin sakisi sayılması, dünyaya nizam veren erenlerin sayısının kırk olması, Bektaşîlikteki kırklar meydanı, kırklar şerbeti, kırk budak ve kırk makam, insan mayasmın kırk gün boyunca rahmet yağmurlarıyla yıkanması geleneği hep “kırk” sayısmm kutsal değerini ifade etmektedir.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-10221- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Dinî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Ayrı soyda olan, ayrı dilde konuşan değişik kültüre sâhip, şeklî özellikleri bulunan insan topluluğu, millet.</p><p>Irkçılık yapan da, ırkçılık için savaşan da ve ırkçılık uğrunda ölen de, bizden değildir. (Hadîs-i şerîf-Ebû Dâvûd)</p><p>Hiç bozulmamış, değiştirilmemiş biricik din olan İslâm dîninin güzel ahlâkı ile bezenmiş, birbirlerini seven, yardımlaşan, çeşitli ırklardan, büyük insan topluluklarının, birleştiklerini biliyoruz. Bu topluluğu ayakta tutan temel, Hak teâlânın emrettiği çalışkanlık, adâlet, iyilik, saygı gibi din esasları idi. Osmanlı Türklerini de, Sakarya kenarından, kısa bir zamanda, Viyana kapılarına götüren kuvvet, Sultan Osman'ın ve çocuklarının sımsıkı sarıldıkları İslâm dîninin rûhu ve bedeni tekâmül ettirerek geliştiren ışıklı yolu idi. Çünkü İslâmiyet'te ırkçılık yoktur. Her müslüman kardeştir. (M. Sıddîk bin Saîd)</p>
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kemale erme, olgunlaşma, sonsuzluğa ulaşma anlamlarmda kullanılan ve kutsal kabul edilen kırk sayısı için kullanılan kıs terim. Bu sayı, Kur’ân-ı Kerîm’de dört ayette geçmekte olup hadislerde de sıkça kullanıldığı söz konusudur. Bundan dolayı da kırk ayet ya da hadisin kıs derlendiği, öğretirdiği ve yorumlandığı eserlerin meydana getirilmesi bir gelenek hâlini almıştır.
Ayrıca, özellikle tasavvuf ehli arasmda bu sayı çok yaygmdır; nitekim tekkeye intisap eden sûfîlerin kırk günlük perhiz süresi çok önemlidir. Öte yanda Hz. Ali’nin kırklar meclisinin sakisi sayılması, dünyaya nizam veren erenlerin sayısının kırk olması, Bektaşîlikteki kırklar meydanı, kırklar şerbeti, kırk budak ve kırk makam, insan mayasmın kırk gün boyunca rahmet yağmurlarıyla yıkanması geleneği hep “kırk” sayısmm kutsal değerini ifade etmektedir.
Dinî Terimler Sözlüğü
Ayrı soyda olan, ayrı dilde konuşan değişik kültüre sâhip, şeklî özellikleri bulunan insan topluluğu, millet.
Irkçılık yapan da, ırkçılık için savaşan da ve ırkçılık uğrunda ölen de, bizden değildir. (Hadîs-i şerîf-Ebû Dâvûd)
Hiç bozulmamış, değiştirilmemiş biricik din olan İslâm dîninin güzel ahlâkı ile bezenmiş, birbirlerini seven, yardımlaşan, çeşitli ırklardan, büyük insan topluluklarının, birleştiklerini biliyoruz. Bu topluluğu ayakta tutan temel, Hak teâlânın emrettiği çalışkanlık, adâlet, iyilik, saygı gibi din esasları idi. Osmanlı Türklerini de, Sakarya kenarından, kısa bir zamanda, Viyana kapılarına götüren kuvvet, Sultan Osman'ın ve çocuklarının sımsıkı sarıldıkları İslâm dîninin rûhu ve bedeni tekâmül ettirerek geliştiren ışıklı yolu idi. Çünkü İslâmiyet'te ırkçılık yoktur. Her müslüman kardeştir. (M. Sıddîk bin Saîd)