ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
733 sonuç · toplam 733 · “Olmak” · 4/31
01Harâbât
1, Harap yerler, viraneler. 2. mec. Meyhane. 3. tas. a Tekke, b Gönül. e Beşeri vücudu ve bedeni tahrip (ifna) etme, maddi mevcudiyetten fani Nefsani arzuları tahrip, süfli duyguları imha, hayvani eğilimleri harap et- mek; kötü huyları yıkm…
Hatre
(e (خطر + Hatârât Kalbe gelen şeyler. tas. Reddedilmesi imkânsız biçimde kulu Hakk’a davet eden his (daiye). Manevi yolculuk ve ruhi hallerle ilgili olmak üzere kalbe gelen şeyler.
Hayat
Yaşama, zindegi. 2. tas. Sâliki dünya bağlarından ve nefsani arzulardan koparan kutsal ve ilâhî nurun tecelli etmesi, “Hayat, ölümdedir” (sr 489), yani kalbin hayatta olması için nefsin ölmesi gerekir. Cüneyd, tasavvufu “Hakk'ın seni senden…
Hazm
Sindirme, katlanma. tas. Ufak tefek hataları mesele yapmamak, basit hususları yakınma ve sızlanma vesilesi yapmamak, alıngan olmamak, gönlü geniş olmak (sia-1 sadr). Hazre (e (حضر Şazeliye tarikatinde semâ ve zikir ayini (hazre, hazret). Ha…
Hevâcim
زمر! جم) & Hücum Hücumlar. tas. Kulun tesiri olmaksızın aniden kalbe gelen tecelliler. Bunun sebebi vaktin kuvveti, yani içinde bulunulan halin güçlü olmasıdır (xr). Muradına kavuşmak için özlemi artan ve dayanma gücü tükenen sâlikin muradı…
Heyamân
Şaşkınlık, hayret. tas. Coşkun varlık denizinde ve ilâhî tecelli nurlarının pırıltılarında hayrete düşmek, kendinden geçmek ve mahvolmak, cem makamında istiğrak halinde olmak.
Hız
Koruma. tas. a Evliyanın günah işlemekten ve hatada ısrar etmekten korunma hali. Peygamberlerin ismet sıfatına karşılık, ermişlerin hıfz sifatı vardır. Peygamberler masum, veliler mahfuzdur. Allah peygamberi günah işlemekten, veliyi günahta…
Hıfz-ı ahd
7, Sözde durma, vaadi yerine getirme. 2. tas. Sâlikin, Allah'ın kulları için belirlediği sınırda durması, hiçbir zaman yasaklanan sahada görülmemesi, daima emredilen hususların yanında olması (kn). Hıfz-ı ahd-i rububiyet ve ubüdiyet r. İlah…
Hilm
Yumuşak huylu olmak. tas. Ofke ve hiddet zamanında gösteri- | len sükunet, hiddet gerektiren halde sakin ve serinkanlı olmak. Haksızlık yapana karşılık vermeyi ertelemek (cr). Tahammüllü ve hazımlı olma, öfkeyi yutma, halkın eza ve cefasına…
Hizip
veya Hizb Bölük, cemaat, taife tas. Belli zamanlarda, belli | miktarda ama devamlı olarak okunan dua; vird, zikir. | Ma 007 الس 0 ıç ب يي veya Hidmet Süfilere ve fakirlere hizmet etmek, onların maddi (خد مة) Hizmet i. ar, ihtiyaçlarını karş…
Hort
ör. Zillet, meskenet. 2. tas. a Tevazu, alçak gönülü olmak. b Ulu Allah'ın huzurunda zelil olan aziz olur. Nefsini zelil bilen Hakk'ın izzetiyle izzetlenir (sr). “Allah kendini aşağı göreni yükseltir, yüksek göreni alçaltır” (ax 11:242). Bk…
Humul
(J (خمو Namsız, nişansız, ve sönük olmak; ismi, cismi, adı, sanı bilinmemek; şan ve şöhretten kaçmak. Zelil ve miskin görünmek (Gi 11:270).
Hurke
Yanma. tas. Ask ateşiyle sâlikin içinin yanması. Biri nârın, diğeri nurun yakışı olmak üzere iki türlüdür. Nurla yananlar bir meşale haline gelir, kendileri yanar ama etrafindakileri aydınlatırlar (sr). “Tasavvuf hurka idi hırka haline geld…
Husus
(ye (خصو Hak Teala'nın kendilerine hakikatler, haller, makamlar tahsis | ettiği müminler zümresi. Bunlara ehl-i husus ve havas da denir. Hususu'l-husus veya hassu'l-havas ise mücerret tevhit ve tefrit ehlidir. Bunlar halleri aşmışlar, makam…
Hürriyet
Özgürlük, azât olmak; kul köle, esir ve mahküm olmamak. tas. başkalarının kulu ve kölesi olmamak, azât olmak, serbest ve hür olmak. a Avam ve halk nefsin arzusuna Hakk'ın iradesinde fani olan aydınlar kendi şahsi iradelerine, nurların nurun…
Hüsn
Güzellik. tas. Zattaki kemal ki, Hak'tan başkasında bulunmaz. İlâhî güzellik. Alemdeki bütün güzellikler ve güzeller O'nun güzelliğindendir. Güzel de âşık da O'dur. Kendi hüsnün hüblar şeklinde peydâ eyledi Çeşm-i âşıktan dönüp sonra temaşâ…
İdrak
Kavramak, algılamak. tas. Basit ve mürekkep idrak olmak üzere iki türlü idrak söz konusudur. İlkinde Hakk'ın varlığını idrak etmekle bera- ١ İhtibar e ik 0 e 0 ber bu idrakin ve idrak edilen Hakk'ın şuurunda olunmaz. İkincisinde ise Hakk'ın…
İhvan
(0! (ا خو Kardeşler. 2. tas. Belli bir tarikate ve şeyhe bağlı olanlar birbirinin kardeşi (ihvan), bunun dışında kalanlar ecnebi, ağyâr; diğerandır (başkaları). Bazı hallerde yabancıların tarikat ayinlerine alınmaları, şeyhin özel sohbetine…
İmtihan
( متحا f) 1, Sinamak, denemek. tas. Hakk'ın denemek için kullarını | birtakım bela ve musibetlere düçar etmesi. Bkz. Mekr. Inabe iar..ع )| نابه) Dönmek, pişman olmak. tas, a Tevbe etme; işlenen günahlar- | dan pismanhk duyup Allah'a dönme.…
Inniyet
Benlik, tas. Öz mertebesi itibariyle ayni varlığın gerçekleşmesi (kı). Sâlik, Hak ile arasında inniyet (benlik) bulunduğu sürece onu idrak | edemez, ona eremez. Benlik perdesi kalkınca hakikat aşikâr bir surette idrak edi- | Sâlikin ben ve…
İrade
x. Istek, arzu, talep. 2. tas. a Hakikatin çağrısına olumlu cevap vermeyi gerektiren kalpteki sevgi ateşi.. b Nefsi, onun arzularından çevirip Hakk ın rızasına yöneltmek. c Nefsin isteğini değil, Hakk'ın emrini yerine getirmek. Bu anlamda t…
İşrâf
Bilmek, haberdar olmak ve vâkıf olmak. Tasavvuf dilinde insanların iç hâllerini ve gönüllerinden geçenleri sürekli biçimde sezme yetisi için kullanılır. Kaynaklarda geçici bir seziş sayılan firâsetten daha kalıcı kabul edilir; bu hâle sahip…
İstiğnâ
!) Zengin olmak, zenginlik istemek, ihtiyaç duymamak, tenezzül etmemek. tas. Allah'la istiğna: Sâlikin Allah'ın kendisine kâfi olduğuna inanarak ondan başkasına ihtiyaç duymaması ve tenezzül etmemesi. İstiğnabillah ile iftikârbillah birbiri…
İstiğrâk
!) Gark olmak, batmak. tas. Sâlikin ilâhî sevginin istilası altında sevgiliyi temaşa ederken, maddi âlem ve mâsivâ hakkında hiçbir his, idrak ve şuura sahip olmaması. Bu halde bulunana müstağrak denir. Istigrak halin- deki bir sâlik, suya a…