Ara
Menü
ذ

İşrâf

شر

Köken ve kullanım

i. ar.

شر

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

Bilmek, haberdar olmak ve vâkıf olmak. Tasavvuf dilinde insanların iç hâllerini ve gönüllerinden geçenleri sürekli biçimde sezme yetisi için kullanılır.

Kaynaklarda geçici bir seziş sayılan firâsetten daha kalıcı kabul edilir; bu hâle sahip kişiye müşrif-i zamâir veya müşrif-i bevâtın denir.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Malı, İslâmiyet'in ve mürüvvetin uygun görmediği yâni lüzumsuz, fâidesiz yerlere dağıtmak.

Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:

Ekini hasat ettiğiniz zaman fakirlerin hakkını verin ve isrâf etmeyin. Allahü teâlâ isrâf edenleri elbette sevmez. (En'âm sûresi: 141)

İstediğini ye, istediğini giyin! İnsanı yanlış yola götüren, isrâf ve tekebbürdür ( büyüklenmedir ). (Hadîs-i şerîf-Buhârî)

İsrâf, malı telef etmek, faydasız hâle getirmek, dîne ve dünyânın mübâh olan işlerine faydalı olmayacak şekilde sarf etmektir. Malı denize, kuyuya, ateşe ve elden çıkmasına sebeb olan yerlere atmak onu helâk etmektir ve isrâftır. (İmâm-ı Birgivî)

Başkasının malını telef etmek zulüm olur. Ödemek lâzım olur. Kendi malını helâk etmek, isrâf olur. Günâh işlemek için ve günâh işlenilmesi için verilen mal ve paralar da isrâf olur. (Abdülganî Nablüsî)

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, bir şeyin yüce olması, yüksek yere çıkmak, bir şeye yüksekten bakıp muttali olmak vs. gibi anlamları bulunan bir kelime. İnsanların ruh hallerini ve kalplerinden geçirdiği şeyleri bilmek, firâset geçici, israf kalıcıdır.

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, haddi aşmak, yanılmak, hata etmek, gafil ve cahil olmak anlamına gelir. Harcamalarda orta yoldan sapmak. İsraf; ifrat olarak görülürken, cimrilik; tefrit olarak değerlendirilir, itidal dediğimiz orta yol ise cömertliktir.

Sözlüğe dön