Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-6847- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 179
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>زمر! جم) & Hücum</p><ol><li>Hücumlar.</li><li>tas. Kulun tesiri olmaksızın aniden kalbe gelen tecelliler. Bunun sebebi vaktin kuvveti, yani içinde bulunulan halin güçlü olmasıdır (xr). Muradına kavuşmak için özlemi artan ve dayanma gücü tükenen sâlikin muradına ermek için her şeyi göze alması ve bu yolda hiç tereddüt etmeden teşebbüse geçmesi. Deseler ki muradın denizin ötesindedir, derhal denize dalar. Bkz. Bevâdih.</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6107- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 179
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>زمر! جم) & Hücum</p><ol><li>Hücumlar.</li><li>tas. Kulun tesiri olmaksızın aniden kalbe gelen tecelliler. Bunun sebebi vaktin kuvveti, yani içinde bulunulan halin güçlü olmasıdır (xr). Muradına kavuşmak için özlemi artan ve dayanma gücü tükenen sâlikin muradına ermek için her şeyi göze alması ve bu yolda hiç tereddüt etmeden teşebbüse geçmesi. Deseler ki muradın denizin ötesindedir, derhal denize dalar. Bkz. Bevâdih.</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-11698- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Arapça, hücum kelimesinin çoğulu olup saldırılar, hücumlar anlamına gelir. Kulun çabası söz konusu olmadan, vaktin (içinde bulunulan halin) kuvveti sebebiyle kalbe gelen şeye, hevâcim denir. Bkz. Hücum.</p>
زمر
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
زمر! جم) & Hücum
- Hücumlar.
- tas. Kulun tesiri olmaksızın aniden kalbe gelen tecelliler. Bunun sebebi vaktin kuvveti, yani içinde bulunulan halin güçlü olmasıdır (xr). Muradına kavuşmak için özlemi artan ve dayanma gücü tükenen sâlikin muradına ermek için her şeyi göze alması ve bu yolda hiç tereddüt etmeden teşebbüse geçmesi. Deseler ki muradın denizin ötesindedir, derhal denize dalar. Bkz. Bevâdih.
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, hücum kelimesinin çoğulu olup saldırılar, hücumlar anlamına gelir. Kulun çabası söz konusu olmadan, vaktin (içinde bulunulan halin) kuvveti sebebiyle kalbe gelen şeye, hevâcim denir. Bkz. Hücum.