Ara
Menü
ذ

İdrak

١

Köken ve kullanım

i. ar.

١

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

  1. Kavramak, algılamak.
  2. tas. Basit ve mürekkep idrak olmak üzere iki türlü idrak söz konusudur. İlkinde Hakk'ın varlığını idrak etmekle bera-

١

İhtibar
e ik 0 e 0
ber bu idrakin ve idrak edilen Hakk'ın şuurunda olunmaz. İkincisinde ise Hakk'ın
varlığını idrak etmekle birlikte bu idrakin ve idrak edilen Hakk'ın şuurunda
olunur. /

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Bir şeyin aslını, mâhiyetini, hakîkatini bilmek, anlamak.

Kur'ân-ı kerîmde, meâlen buyruldu ki:

O'nu ( Allahü teâlâyı ) gözler ( dünyâda ) idrâk edemez. O ise, gözleri bilir anlar. O, ihsân sâhibi bilicidir. (En'âm sûresi: 103)

İnsanı hayvandan ayıran, ilim ve idrâktir (Hâdimî)

İnsanların hâlet-i rûhiyeleri (rûhî durumları) farklı oduklarından, idrâk ve fehmleri (anlamaları) da farklı olmaktadır. (İmâm-ı Gazâlî)

Şükür, şükürden âciz kalındığını idrâk etmektir. (Ebû Osman Mağribî)

Allahü teâlânın zâtı idrâk edilemez. Dünyâ yurdunda gözle görülmez. Kalb, O'nun varlığını tastîk eder. Âhirette gözler O'nu görecektir. İnsanlar, Allahü teâlâyı âyet ve delîllerle bilmektedir. Kalbler O'nu tanır, fakat akıllar O'nu idrâk edemez. (Sehl bin Abdullah)

Sözlüğe dön