ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
97 sonuç · toplam 97 · “İdrak” · 1/5
01İdrak
Kavramak, algılamak. tas. Basit ve mürekkep idrak olmak üzere iki türlü idrak söz konusudur. İlkinde Hakk'ın varlığını idrak etmekle bera- ١ İhtibar e ik 0 e 0 ber bu idrakin ve idrak edilen Hakk'ın şuurunda olunmaz. İkincisinde ise Hakk'ın…
İdrâk-İ Basît
Tasavvuf yolcusunun kendini müşâhedede (görmede) fâni (yok) olması.
Ehl-i idrâk
Anlayış, kavrayış ve muhakeme sahibi kimseler. Tasavvufî metinlerde işaret ve mânaları sezebilen kişiler için de kullanılır.
Letâif-i Hamse
İnsanın mânevî idrak merkezlerini kalp, ruh, sır, hafî ve ahfâ şeklinde beş latîfe halinde açıklayan tasavvuf tasnifidir. Etvâr-ı Seb‘a nefsin mertebelerini ve tezkiyesini öne çıkarırken Letâif-i Hamse kalbin ve ruhânî merkezlerin tasfiyesi…
Âkil
Akıllı, ölçülü ve düşünerek hareket eden kimse. Tasavvuf ahlâkında âkil kişi geçici dünya arzularının tuzağına düşmeyen, sözünü ölçülü söyleyen ve âhiret yurdunu gözetendir. Emaneti, doğruluğu, iyi dostluğu ve sırrı korumak âkilin alametler…
Akit
Kulun, Allah'la kendisi arasında kalmak üzere kalben bir taahhütte bulunması, bir akit yapması ve niyet etmesidir. Aynı şey dille olursa buna ahit veya ahdetme (söz verme) denir. Avam (alım satım vs. işlerinde) dille yaptıkları akitlere bağ…
Ashab-ı suffe
1. Medine'de Hz. Peygamber'in mescidinin sofasında Oturan ve tasavvufta süfilerin ilk temsilcileri kabul edilen fakir sahabeler. tbn Mesud, Bilâl Habeşi, Selman Fârisi, Ebu Hureyre, Ebu Zer suffa ehlindendir. Ashab-ı şekavet Cehennemlikler,…
Aşk
Sevginin insanın bütün varlığını kuşatan en ileri derecesi. Tasavvuf dilinde aşk, sâliki benlik iddiasından çıkarıp sevgilinin iradesine yönelten güçlü muhabbeti; varlığın yaratılışındaki sevgi sırrını ve Hakk’a kavuşma arzusunu anlatır. Se…
Burcu'l-evliya
= en-i evi i 3 evliya (برج الاوليا) Medfen-i evliya, evliyası ve yatırı çok olan yer. Bürhan-ı Hak (5> le») Hakk’ı ran gi Öpme, Öpücük. 2. as. a Baunda feyz ve cezbe. b Alınan müjde (Sr). Burhan halkın, cezbe ise nebi v ee bans meee e Bilgi…
Bit
لل لل لل ل ل ا ل haz. Dest-bas: Şeyhin elini öpme. Damen-bas: Şeyhin eteğini öpmek, Zemin-büs: Şeyhin önünde yer öpmek, yer öpen. Bkz. Secde.» Güzelsin bi-bedelsin ndz-perversin dilârâsın Değilsin bt-vefa amma ki gayet bt-mahabbasin Ne mânl…
Büt
Put, sanem. tas. a Nefs, nefs-i, emmare. Herkesin putu kendi nefsidir. Hakikati idrak etmek için Hz. İbrahim'in putu kırması Büt vahdet Ye me ———.. N gibi nefs putunu kırmak gerekir. Fütüvvet ehli fetâyı (yiğit), put kıncı (biit-siken) olar…
Fakr
Yoksulluk. tas. a Dervişlik, sâlikin hiçbir şeye malik ve sahip olmadığının şuurunda olması, her şeyin gerçek malik ve sahibinin Allah olduğunu idrak etmesi. İnsan Allah'ın kulu olduğundan; insan da, ona nispet edilen diger şeyler de hakika…
Fark-ı sani
İkinci fark. tas, a Halkın Hak sayesinde var olduklarını ve varlıklarını muhafaza ettiklerini idrak etmek; birlikte çokluğu, çoklukta birliği gör- Bunlardan birinin görülmesi diğerinin görülmesine engel olmaz. b Sekr ve cem halinden sonra s…
Fehm
Anlama ve kavrayış. Tasavvufta ilâhî hitabı anlamak ve bu anlayışın gereğini davranışta yerine getirmek için kullanılır. Yalnız zihnî çözümleme değil, keşf ve zevkle derinleşen idrak de fehm kapsamında değerlendirilir.
Fevâit
Faydalar, feyzler, bereketler, marifetler. tas, a Sırrın (Ruhun) kendisi için lüzumlu olan şeyi idrak etmesi. Sırra gelen feyz ve bereketler. b Hakk'ın muamele ehli olanlara, anlayışları daha da artsın diye hizmet vakti (ve huzurda bulunduk…
Gamze
a Güzel gözde, özellikle gözün kuyruğunda görülen insanı mest eden hareket; yan bakış, göz süzme. b Çene ve yanaktaki hafif çukur. tas, Idrak edilen işaretler (115). Gamzen cefâsı âşıka ayn-vefâ gelir Bimâre iltifatı tabibin devâ gelir Yaki…
Gurâb
Karga. Bazı tasavvufî ve vahdet-i vücûd metinlerinde idrak ve nurdan uzaklığı sebebiyle küllî cismin, yoğun maddî âlemin sembolü olarak kullanılır.
Inniyet
Benlik, tas. Öz mertebesi itibariyle ayni varlığın gerçekleşmesi (kı). Sâlik, Hak ile arasında inniyet (benlik) bulunduğu sürece onu idrak | edemez, ona eremez. Benlik perdesi kalkınca hakikat aşikâr bir surette idrak edi- | Sâlikin ben ve…
İstilâm
Koparmak ve söküp almak. Tasavvufta güçlü bir tecellinin kalbi bütünüyle kuşatması, alışılmış idrak ve benlik hâkimiyetini geçici olarak ortadan kaldırması anlamında kullanılır. Tecellinin istilâmı Kalbi etkisi altına alarak olağan işleyişi…
İstiğrâk
!) Gark olmak, batmak. tas. Sâlikin ilâhî sevginin istilası altında sevgiliyi temaşa ederken, maddi âlem ve mâsivâ hakkında hiçbir his, idrak ve şuura sahip olmaması. Bu halde bulunana müstağrak denir. Istigrak halin- deki bir sâlik, suya a…
İyd
Bayram, şenlik, ihtifal, 2. tas. a Amellerin tekrarlanmasıyla kalbe tekrar gelen (âdet eden) tecelliler (İFM; KI). b Cem makamı (1s), İzin a zin Bu nice perhiz eyleyip savm-ı visâl etmek nedir İyd-i ekber eyleyip evliyaya vuslattir garaz 1.…
Kalb-i selîm
Arınmış, sağlam ve temiz kalp. Şuarâ sûresinin 89. âyetinde, Allah’ın huzuruna selîm bir kalple gelmenin kurtuluş ölçüsü olduğu bildirilir. Tasavvuf ahlâkında şirk, kin, kibir, riya ve aşırı dünya bağından temizlenmiş; iman, ihlâs, merhamet…
Kalp
Gönül; insanın mânevî idrak merkezi. Kelimenin kökündeki dönme ve değişme anlamı, kalbin hâlden hâle geçmesiyle ilişkilendirilir. Tasavvufî anlamı Kalp ilâhî hitabın muhatabı, marifet ve irfanın mahalli kabul edilir. Nefis terbiyesi ve ziki…
Kala belâ
لوا بلى) 5) Hak Teala insanlardan çok evvel onların ruhlarınr yaratmış ve sormuş, “Ben sizin Rabb'iniz değil miyim?” (Elestü bi-Rebbiküm) Onlar da “Evet öyledir,” demişler (kala belâ) (Araf Suresi, 172). Böylece Allah'la kulları arasında bi…