Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-6891- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 217
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>لوا بلى) 5) Hak Teala insanlardan çok evvel onların ruhlarınr yaratmış ve sormuş, “Ben sizin Rabb'iniz değil miyim?” (Elestü bi-Rebbiküm) Onlar da “Evet öyledir,” demişler (kala belâ) (Araf Suresi, 172). Böylece Allah'la kulları arasında bir sözleşme yapılmış; kullar Allah'a ahit ve söz vermişlerdir. Buna bezm-i elest, ezeldeki meclis ve ahit denir. “Ne zamandan beri Müslümansın?” sorusunun cevabi “Kala belâ'dan beri"dir. Aşk için saf eyle gel süfi derün-i kalbi kim Zeyneder kâşânesin elbette mihmân isteyen Hanif Ayine-i idrâkını pâk eyle sivâdan Sultan mı gelir hâne-i nâ-pâka hicâb et 5 Nabi Kam! Nefsin hevâ ve hevesinin kökünü kazımak.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6274- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 217
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>لوا بلى) 5) Hak Teala insanlardan çok evvel onların ruhlarınr yaratmış ve sormuş, “Ben sizin Rabb'iniz değil miyim?” (Elestü bi-Rebbiküm) Onlar da “Evet öyledir,” demişler (kala belâ) (Araf Suresi, 172). Böylece Allah'la kulları arasında bir sözleşme yapılmış; kullar Allah'a ahit ve söz vermişlerdir. Buna bezm-i elest, ezeldeki meclis ve ahit denir. “Ne zamandan beri Müslümansın?” sorusunun cevabi “Kala belâ'dan beri"dir. Aşk için saf eyle gel süfi derün-i kalbi kim Zeyneder kâşânesin elbette mihmân isteyen Hanif Ayine-i idrâkını pâk eyle sivâdan Sultan mı gelir hâne-i nâ-pâka hicâb et 5 Nabi Kam! Nefsin hevâ ve hevesinin kökünü kazımak.</p>
لوا بلى
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
لوا بلى) 5) Hak Teala insanlardan çok evvel onların ruhlarınr yaratmış ve sormuş, “Ben sizin Rabb'iniz değil miyim?” (Elestü bi-Rebbiküm) Onlar da “Evet öyledir,” demişler (kala belâ) (Araf Suresi, 172). Böylece Allah'la kulları arasında bir sözleşme yapılmış; kullar Allah'a ahit ve söz vermişlerdir. Buna bezm-i elest, ezeldeki meclis ve ahit denir. “Ne zamandan beri Müslümansın?” sorusunun cevabi “Kala belâ'dan beri"dir. Aşk için saf eyle gel süfi derün-i kalbi kim Zeyneder kâşânesin elbette mihmân isteyen Hanif Ayine-i idrâkını pâk eyle sivâdan Sultan mı gelir hâne-i nâ-pâka hicâb et 5 Nabi Kam! Nefsin hevâ ve hevesinin kökünü kazımak.