ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
948 sonuç · toplam 948 · “dânâ” · 2/40
01Küçük Tâceddin İbrahim el-Hamîdî
Küçük Tâceddin İbrahim (ö. Rebîülevvel 973/Eylül-Ekim 1565), Başçı İbrahim Medresesi'nden Sahn ve Ayasofya'ya uzanan bir medrese kariyerinin ardından Amasya'da müderrislik ve müftülük yapmıştır.
Molla Câfer Çelebi el-İskilibî
Molla Câfer Çelebi el-İskilibî (ö. 978/1570), Amasya’dan Şam’a uzanan ilmiye görevlerinin ardından Anadolu kazaskerliğine yükselen, II. Selim’e hocalık eden, Muslihuddîn-i Sirozî’ye bağlanan ve İskilip’te cami, medrese ve vakıflar kuran Osm…
Muhammed Emîn-i Tokadî
Muhammed Emîn-i Tokadî, 18. yüzyıl İstanbul’unda Nakşibendî-Müceddidî irşadını temsil eden; ilim, sohbet ve halife ağıyla etkili olmuş sûfîdir.
Muslihuddin-i Karamânî
Muslihuddin-i Karamânî, Karaman’dan Edirne’ye gelerek Uşşâkıyye’nin Câhidiyye hattından Muslihiyye şubesini meydana getiren Halvetî-Uşşâkî şeyhidir.
Mustafa Fenâî Efendi
Mustafa Fenâî Efendi (ö. 1711), Odabaşı lakabıyla tanınan; Selâmî Ali Efendi’nin ardından âsitâne meşîhatinde bulunan, Şehzade Camii’nde vaaz eden Celvetî şeyhidir.
Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi
Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi (1000/1591-92, Eğridere – 1065/1655, İstanbul); Bayramî-Melâmî (Hamzavî) mürşidi, güçlü bir tasavvuf şairi. Takibat sebebiyle zâhiren Halvetî şeyhi olarak faaliyet göstermiştir . 294 beyitlik “Dil-i Dânâ Kasides…
Seyyid Emîr Külâl
Seyyid Emîr Külâl (683/1284, Sûhârî – 8 Cemâziyelevvel 772 / 28 Kasım 1370, Sûhârî); Hâcegân şeyhi, Bahâeddin Nakşibend'in ilk ve en önemli mürşidi . Çömlekçi (külâl) ve seyyid; güreş meydanından alınıp yola girmiştir.
Sinan Efendizâde Ali Efendi
Sinan Efendizâde Ali Efendi (1536-1597), Muhaşşî Sinan Efendi'nin oğlu; Halep, Şam, Kahire, Bursa ve İstanbul kadılıklarından Anadolu ve Rumeli kazaskerliğine yükselmiş Osmanlı âlimidir.
Şeyh Abdülhay Celvetî
Şeyh Abdülhay Celvetî (ö. 1705), Edirneli Saçlı İbrahim Efendi'nin oğlu; Kızanlık ve Edirne'den İstanbul'a uzanan irşad ve vaaz hizmetlerinin ardından Aziz Mahmud Hüdâyî Âsitânesi postuna geçen Celvetî şeyhidir.
Şeyh Ali Kâmil Efendi
Şeyh Ali Kâmil Efendi (d. 1878), Rumelihisarı Nalburî Mehmed Efendi Dergâhı’nda Nakşibendî erkânını sürdüren; Rifâî eğitim kaydı da bulunan postnişindir.
Şeyh Hamidüdin-i Aksarâyi
Hamîdüddin-i Aksarâyî, Somuncu Baba adıyla tanınmış; Bursa’dan Aksaray’a uzanan irşad çevresi ve Hacı Bayrâm-ı Velî üzerindeki tesiriyle Bayramiyye tarihinin kurucu şahsiyetlerindendir.
Şeyh Saîdâ en-Nakşibendî
Şeyh Saîdâ (ö. 1092/1681-82 civarı), Buhara'da Nakşibendî terbiyesi alan; İstanbul Eyüp'te bir süre kalan, Basra'da vefat eden âlim ve Farsça divan sahibidir.
Tosyevî Mustafa Efendi
Tosyevî Mustafa Efendi (1640-1723), İstanbul, Kahire ve Medine'de tahsil gören; Tokat, Bağdat, Kudüs, Mısır, Edirne ve İstanbul kadılıklarının ardından Anadolu kazaskerliğine yükselen Osmanlı âlimidir.
Vâhib Ümmî
Asıl adı Abdülvehhâb olan Vâhib Ümmî, Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Marmaravî'nin terbiyesinde yetişmiş, Elmalı'da irşad faaliyetinde bulunmuş ve Türkçe ilâhileriyle güçlü bir tasavvuf çevresi meydana getirmiştir.
Virânî Baba
Virânî Baba, hayatının ayrıntıları rivayetlerle çevrili; Ehl-i beyt ve On İki İmam sevgisini, tasavvuf ve Hurûfî kavramlarla işleyen divanı ve İlm-i Câvidân adlı risalesiyle Alevî-Bektaşî edebiyatında belirginleşen şairdir.
Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Marmaravî
Ahmediyye'nin teşekkülü Pîr Muhammed Erzincânî, Tâceddin İbrahim Kayserî ve Alâeddin Uşşâkî hattından gelen Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Marmaravî, Halvetiyye'nin dört ana kolundan Ahmediyye'nin pîri kabul edilir. Geniş alt kol ağı Sinâniyye,…
Zervâ Tâceddin İbrahim el-Manavî
Zervâ Tâceddin İbrahim el-Manavî (ö. 974/1566), Alâiye'den yetişmiş; Adana, Bursa, Rodos, Manisa, Şam ve Sahn medreselerinde görev yapmış, güçlü hafızasıyla “Hâfız-ı Muhît” diye anılmış Osmanlı âlimidir.
Vesîletü’n-necât’ın nazmı ve düzeni
MEVLİDÎ SÜLEYMÂN ÇELEBİ HAZRETLERİ · 812 (1409) yılında Bursa’da tamamlanan, aruzun “fâilâtün fâilâtün fâilün” kalıbıyla yazılmış, on altı babdan meydana gelen 768 beyitlik eseri.
Sefîne'de anılan üç eser
Seyyid Muhammed Bahşî el-Halebî · Sefîne'nin bu bölümünde Şâfiye, Nazmü'l-Kâfiye ve Şerh ale'l-Bürde eserleri arasında sayılır; ancak liste metnin koptuğu yerde başladığından atıf teyide muhtaçtır.
Divanda hece ile aruzun bir arada kullanımı
Gülâboğlu Muhammed Askerî · Muhtelif divan şiiri şekilleri ve ilâhilerden meydana gelen şiirlerinin yaklaşık üçte biri hece vezniyle, geri kalanı aruzla yazılmıştır.
Eser ve metin izi
Mevlânâ Ya‘kūb-i Çerhî · “Şâh-ı Nakşbend bize Alâeddîn Attâr’ın sohbetine katılmamızı emretmişti. Şâh-ı Nakşbend’in vefatından sonra uzunca bir süre Bedehşan’da kaldım. Hâce Alâeddîn Attâr ise o sırada Çağâniyan’da imamet etmekteydi. Bu fak…
Zâyirçenin yapısı ve etrafındaki kasidenin aidiyeti
Ebü’l-Abbâs Ahmed b. Ca‘fer es-Sebtî · Adına nisbet edilen cetvel, on iki burç sayısınca bölünmüş paralel dairelerden ve arkasındaki 55x131 hânelik bir tablodan meydana gelir; etrafındaki “Kasîde-i Lâmiyye” ise Mâlik b. Vüheyb'e aittir.
Salâtü’l-azîmiyye ve evrâd
Seyyid Ahmed b. İdrîs el-Fâsî · İdrîsî çevrede aktarılan salavat ve hizipler Hicaz’dan Afrika ve Güneydoğu Asya’ya uzanan geniş bir okuma geleneği oluşturdu.
Harflerin ve noktaların yorumu
Sa‘deddin Hammûye · Harf ilmine dair müstakil risâleleri vardır; Câmî eserlerinin keşif nuru olmadan anlaşılamayacağını söyler.