HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
Marmaralıdır ki, Aydın vilayetinde Manisa sancağında Akhisar kazasına mülhak Gölmarmarası nam karyedendir. "Marmaracık" ve sade "Marmara" da denilir. "Mar maravi Ahmed Şemseddin Efendi" diye yad olunması bundan kinayettir. lsm-i alileri, "Şems Ahmed et-Tavil" olarak meşhurdur. Şakayık'ta hakk-ı alile rinde şöyle denilir: "Müşarünileyh hazretleri Aydın taraflarında yetişmiş, ol diyarın ulemasından isti aze-i lemean, ilm Ü irfan ve gurre-i isti'dadını mihr-i ...dırahşan-ı fezailden bedr-i dırahşan ..- ...... • ... J ' eyledi. Sonra fena-yı dehr-i na-payidarı iz'an ve ( .:.ı li ,y j5') 1 04 mazmGn-ı şerifine nazar-gah-ı çeşm-i can edip, Hz. Sünbül Sinan'n hademat-ı aliyyelerinde istinşak-ı nesemat-ı tahkik ve Hz. Merkez'in asitane-i feyz-§şiyanesinde tekmil-i tarik eyledi." İstidrad Tedkikat-ı acizaneme göre müş§rünileyh hazretleri vakıa Hz. Sünbül'ün zaman-ı alilerini idrak etmişler ise de, Hz.
Sünbül'den yirmialtı ve ala rivayetin otuzaltı sene mukaddem intikallerine bakılırsa ve asıl şeyhlei kibar-ı meşayıh-ı Halvetiyye'den Alaeddin-i Uşşaki olduğu nazar-ı dikkate alınırsa Hz. Sünbül ile sohbetlerinden ki naye olarak o yolda yazıldığı zahir olur. * ** Ahmed Şemseddin Efendi hazretleri Şeyh Alaeddin'den müstahlef olunca Ma nisa'da irş§d-ı nasa me'mGr oldular. Manisa'da seccade-nişin ve feyz-bahş-ı salikin olup va'z u nasihatla halkı irş§da hasr-ı himmet buyurdular. Zikr-i cehri ihtiyar eyle diler. Ba'zan esna-yı va'z u zikirde galebe-i vecd ü hal ile galeyan eden aşka taham mül edemeyip sayha eder ve nice zaman bi-tab oliırlardı. Huzzara haşyet gelirdi. Sultan Selim-i evvel Manisa'da vali iken çok kerre ziyaret-i aliyyelerine şitab edip dualarına mazhar olmuşlardı. Şeref-i kudGmları için İzmir'de bir zaviye yaptır mışlardır. Halaka-i zikirde cehr ve devran ve tasfik ile ızhar-ı vecd mu'tadları oldu ğundan ba'zı ehl-i zahirin dahline uğradılar.
Fakat o kimselere bed-dua etmekle ba'zı ları füc'eten vefat etti. Ba'zısı attan düşüp helak oldu. Izhar-ı nedamet ile istimdad edenler güç-hal kendini kurtardı. "Yiğitbaşı" denilmesinin sebebi: Zamanının kutbu olup, min tarafi'llah umGm-ı meşayıhın terbiyesine me'mGr bu yurulmasından kinayedir. Tomar-ı Turuk-ı Aliyye'nin nakline göre, bir aralık lstan- 1 04. "Her şey yok olacaktır." 55. Rahman suresi , 26. ( H ) bul meşayıhı arasında tekevvüne başlayan bir mes'elenin halline me'mfir ve hüsn-i faslına muvaffak olduğundan o lakab kendilerine verilmiş ve bununla iştihar etmiştir. Bu lakab Arabça'ya nakl olunurken "Fete'l-fityan, Ebu'l-fityan" olmuştur. lstanbul'da bir müddet bulunarak Manisa'ya avdet ve yine irşad-ı nas ile iştiğal buyurdular. Veladetleri 839/( 1 435-36), müddet-i ömürleri 6 1 , irtihalleri 900/( 1 495 )'dür. Bir eserde ise 9 1 1/( 1 505-06) gösterilmiştir105• Manisa'da nam-ı alilerine mensub dergah ta medfûndur. (Kaddesa'll1ihu esrı1rahum) Ulema-yı sGfiyyeden idi.
Pek mühim eserleri vardır: ı . Manzı1me-i Camiu'l-Esrar, 2. Risaletü't-Tevhid, 3. Ravzatü'l-Vasılin, 4. Mu kaddimetü's-Saliha, 5. Keşfü'l-Esrar, 6. A'malü't-Talibin, 7. Bahreynü'l-Aşk, 8. Ah valü'l-Ebrar ve'l-Mukarrebin namında eserleri vardır. Gayr-i matbG'dur. Camiu'l-Esrar mukaddimesinden: İbtidii kıldık kitilba fazl-ı Bi' smi'll1ih ile Zikr olunsun hem dııh i tevhfd-i zatu'll1ih ile Tomar-ı Turuk-ı Aliyye 'de müşarünileyhten inşiab eden tarikatlar ne güzel cem' olmuştur: Şuabat-ı Ahmediyye: Ramazaniyye, Sinaniyye, Uşşakıyye, Mısrıyye. Şuabat-ı Ramazaniyye: Cihangiriyye, Buhuriyye, RaGfiyye, Cerrahiyye, Hayatiyye. Şuabat-ı Sinaniyye: Muslihiyye, Zühriyye. Şuabat-ı Uşşakıyye: Cemaliyye, Salahiyye, Cahidiyye, lrşadiyye, Muslihiyye. Müstakim-zade'nin Şerh-i Divan-ı Ali'den: Tar'ik-ı Halvetl'nin kahramanı Yiğitbaşı Efeııdi'dir bil anı Dahi Hacı Karamanı Efendi Gönül ka'besinin rind-i yamanı Cihad-ı ekber itdi müctehid bil Rels-i iişıkan-ı Ümmi Sinihı'ı 105.
Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Efendi'nin vefat tarihi 9 10'dur. ( H )
