HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
Tarih notu: Vefat yılı kaynaklarda 1457, 1460, 1463 ve 1464 olarak farklı biçimlerde verilir; site kronolojisinde 1464 kullanılır.
SEYYİD YAHYA-YI ŞİRVA.Ni HAZRETLERİ
Sahibü'l-keşf ve't-tahkik bir zat-ı ali-kadrdir. Müntesibin-i Halvetiyye'nin el yevm okuyageldikleri meşhfir-ı alem Vird-i Settar'ın müellifidir. Tarik-ı Halveti'de pir-i sanidir. Mevlidleri Şirvan mülhakatından Şemah kasabası olup, peder-i alilerinin ismi Bahaeddin'dir. Seyyid-i sahihü'n-nesebdir. Ecdad-ı ızamları nakibü'l-eşraf olagelmiş tir. Valid-i macidlerinin silsile-i nesebi İmam Musa el-Kazım hazretlerine müntehi dir. Beşeresi gayet sahih bir şeyh-i melih imiş.
Nice vasf eyleye bu zı1M şerifi Vassaf Zatı zahirde vü batında maanı keşşaf Neseb-i silsilesi Haydar-ı Kerrô.r 'a çıkar Irk-ı tahirle odur ibııu naklbi'l-eşraf Şeyh Sadreddin-i Hıyavi'nin hem damadı, hem halifesidir. Sonraları icab-ı hali ile Şemah'dan Bakü'ye hicret edip, burada şöhretleri şayi' olmağla, onbin kadar uşşak-ı ilahi bey'at etmiştir. Sultan-ı Şirvan olan Halil Bey, Cenab-ı Pir'in uluvv-i kadrini takdir ederek arz-ı hıdmette kusur etmemiştir. Şakaik-ı Nu'maniyye'de muharrerdir ki: "Seyyid Sultan Yahya, bir mürşid-i dilir ve kamil-i bi-nazirdir.
Kuva-yı nefsiyye vü kalbiyye vü akliyyeleri gaşy-i ma-sivadan pak ü müberra ve mir'at- ı kalb-i cihan-nü maları nazar-gah-ı Huda olmağla feyz-i Rahmani'den ve tecelli-i Rabbani'den bir an dur olmadılar. Seyyid Yahya hazretleri, Şirvan havalisi halkını irşad sırasında, di yar-ı Rum'da da telkin ü irşada isti'dad sahibi çok kimseler olduğunu, ilham-ı Rab bani ile keşf ederek, bu havaliyi teşrif ile, ragıb-ı ma'rifetu'llah birçok zevatı şem'-i cem'-i urefanın meclis-i erkanlarında pervane ettiler." Meşahir-i hulefasından Ömer-i Ruşeni ve Pir Muhammed- i Erzincan!
ve mah dumları Şeyh Yusuf hazeratından turuk-ı aliyye-i Halvetiyye teşe'ub etmiştir. Seyyid Ruşeniler 1 39 Yahya hazretleri umumun silsile-i tarikatında merkez-i ictima'dır. Oiyar-ı Rum'a rağ betlerinde kırk zata hilafet vermişlerdir. Ahir vakitlerinde, altı ay kadar eki ü şurb ve sair avarız-ı beşeriyyeden arı bir hayata mazhar oldukları menkuldür. Kendilerine intisab edenler dörtyüzbini müte caviz imiş. "Ca-nişin-i cennet" ( l>.-) ( 867/ 1 463 ) tarlh-i irtihalleridir. Türbe-i şerl feleri Bahr-i Hazer sahilinde Bakü kasabasındadır.
Bakü ahalisi, bu şeyh-i muazzamı, kemalar-ı arifanesi nisbetinde bilmiyorlar imiş.
Urefa-yı muharririnden Mehmed Ali Ayni Beyefendi, iki sene evvel Bakü'ye azimetinde halkın bu nisyanına muttali' ol ması üzerine, ahall-i mahalliyyeye, Plr-i müşarünileyh hakkında bir konferans vere rek izahatta bulunmuş ve memleketlerinin ağuş-ı nisyanında nasıl bir gevher-i giran baha-yı urefanın gunude-i hak-i gufran olduğunu ve elyevm umum memalik-i lsla miyye'de münteşir-i tarlkları mülabesesiyle icazet-namelerin onun nam-ı bülendiyle müvaşşah bulunduğunu anlatmalarıyla, halkta hicab ile memzuc bir intibah husule geldiğini beyan buyurmuşlardır. Cenab-ı Hak, kendilerinden ve cümlemizden razı ol sun. Amin.
Asar-ı Aliyyeleri: ı . Meratib-i Esriir-ı Kalb, 2. Esriiru'l-Vudu', 3. Rumuzu'l-İşarat, 4. Etvaru'l-Kalb, 5 . İlm-i Ledün, 6. Beyanu Esrari't-Talibin, 7. Gencine-i Esrar, 8. Kitabu'l-Usul, 9. Menazilü 'l-Arifin, 1 0. Şerh-i Esma-yı Semaniyye, 1 ı . Şerh-i Muvalat-ı Gülşen-i Raz, 1 2. Şifaü'l-Esriir, 1 3. Esrarü'l-Vahy, 1 4. Keşfü'l-Kulub, 1 5 . Vird-i Yahya. Esrarü't-Tiilibin nam eser-i alilerini mütalaa nasib olmuş idi. Bir bahsi teberrü ken nakl ediyorum: 1 40 Set'ine-i Evliya . Jt)al l .!.l _,L. J I J _,:l 4 .}o l:l l ö Jl+k J _r.11 .)\_;".
__,.,.l,W ı ö Jl+k : .p-f Js- ö J4J.Jli >r'>}I .) r ')LJ I ....,4- Jli W' . >ll 4 >r'>}I _ı; I CJ .f"'-! _r.1 1 >r'> J l.)1i ..u.ı.ı J .ı...J. ı J 'J lS' .) )1 J ')I.>. \ııJ .uı J w\14 .;.1.:11 _;_,..., J ._;.;:, 1.)1i t.c.ı ill i .) . 01,,.i j 0l:,,.J I J .:,ıı.i) \ıı_, .:.cL:- )1_, ı.f-.,Y I_, .:,o.JI ;.;ı,,,:. j!.- ;.;l,şl ı J y.i5J I_, 0 1 IJ I J .}ol:ll .y J!A.:..!. )' 1_, J )' I_, r.il4 li)'I _ı; J ..::. l...l..Al l o.lı .y- pi U"" ')I.>. .)..c,.İ _,; ı : Jl.ü ill ı Jli w- \:.. li L>l.o 0 ş...t ..::. t;'Jı o.lı .y -.:.ıi 0 i ....; J wı -' ...
$ • ., , .}o l:ll > r'> _,il J ö _,LP ı.r>- J r J!. ..:..; }I ö_,.L..J I J .l'lW I Jr'> j . l _,I 64 • o _,w> ;. 1i "Vird-i Yahya", "Virdü's-Settir" namlarıyla zeban-zed olan vird-i şerifleri, vakt-i seherde umum turuk-ı Halvetiyye müntesibleri tarafından okunageldiğinden, "Virdü's-Seher" namını da haizdir. "Virdü's-Subh" da derler. Gayet arifane ve iişıka ne tertib olunmuş vird-i şerifdir.· Vakt-i seherde, ya münferiden okunur, yahud müri dan ictima' halinde ise, biri okur, umumu dinler. Kemal-i huşu' u huda' ile kıraat ve istimaında zevk-ı ma'na tecelli eyler. Kalbe, lisana zinet verir.
Şedidü't-te'sir bir vird i celildir. Kalilü'l-lafz, kesiru'l-ma'nadır. Ed'ıyye-i me'sfüe ve salavat-ı mebrureyi ci mi'dir. Cevamiu'l-kelimdir. Bunun sebeb-i tertibi hakkında mervidir ki: Hz. Pir efendimize erbab-ı i'tizal, "Rafizı ve mülhiddir." diye iftira eylediler. Bi-ha sebi'l-beşeriyye melal oldular. Bu sırada Server-i alem (salla'llaJıu aleyhi ve sellem) efendimiz hazretlerini şeref-i ru'yete mazhar olup, bu vird-i şerifi ta'lim ve ba'de sala ti's-subh kıraatına emr ü tefhim buyurdular. Vird-i şerifin şuyfiuyla münkirler ve müf teriler mahcub oldular. Ba'zı erbab-ı hal, Hz.
Pir efendimizi menamda görüp, (.Jı ill i JJ \.. )6 5 diye sual de bulundular. "Hak tealfi zıll-ı arşda ferş-i bisôt emr edip, üzerine oturmaklığımı ferman 64. "Taharet iki çeşittir: Birincisi, şeriatın istediği şekilde zahiri temizlik; ikincisi batıni temizlik. Bu ikincisi tarikate sülukla, tevbe ve kalp tasfiyesiyle elde edilir. Dinin emrettiği abdest, herhangi bir necesetin çıkmasıyla bozulursa su ile yenilenmesi gerekir. Nitekim, Hz.
Peygamber, bu konuda şöy le buyurmuştur: "Abdesti yenileyenin Allah imanını tazelesin." Eğer batıni abdesti; kibir, ucub, ha sed, kin, gıybet, dedi-kodu, iftira, yalan ve gözlerin, ellerin, ayakların, kulakların ihanetine benzer hıyanet gibi zemmedilmiş her türlü fiille ve ahlakla bozulacak olursa, samimi bir tevbe ile, insanı fesada götüren bu amellerden uzaklaşmak için batıni abdestini yenile. Tevbenin yenilenmesi kötü lükleri yok eder. Bu da kötülükleri zemmederek ve istiğfar ederek olur. Arif olan kişinin bu afetler den korunması gerekir. Böyle olursa namazı da tamam olur. Cenab-ı Hak, 50. KM suresi, 32.
ayet te şöyle buyuruyor: "işte bu cennet Allah'a yönelenlere va'dedilen yerdir." Zıihiri abdesti, batın te mizliğinin aksine, bir gündeki farz olan beş vakit namazın her biri için geçerlidir. Batın temizliği ise müebbed olup, ömür boyu geçerlidir." (H) 65. "Allah sana nasıl muamele etti." ( H )
