Ara
Menü

Hasan Burhâneddin Cihângîrî

Hasan Burhâneddin Cihangîrî (Harput – Rebîülâhir 1074 / Kasım 1663, İstanbul); Halvetiyye-Ramazâniyye şeyhi, Cihangîriyye kolunun kurucusu . Cihangir Camii'ndeki tekkesinde elli iki yıl irşad etti; “Cihangir usulü tevhid” zikrini bir gemi tayfasının sesinden çıkarmıştır.

Doğum
1592
Vefat
1664
Unvan
Halvetî şeyhi ve Cihangir Tekkesi kurucusu

Harput'tan Bursa'ya

Harput'ta doğdu. Uzun yıllar İstanbul'un Cihangir semtindeki tekkesinde faaliyet gösterdiği için Cihangîrî lakabıyla anılır.

Halifesi Seyyid Mustafa Nehcî'nin Tuhfetü's-sâlikîn ve hediyyetü'l-mürşidîn adlı eserinde bizzat kendisinden dinlediğini belirterek verdiği bilgiye göre Celâlî isyanları sebebiyle Bursa'ya hicret etmek zorunda kaldı.

On sekiz yaşlarında Halvetiyye-Ramazâniyye şeyhlerinden Yâkub Fânî Efendi'ye intisap etti.

İstanbul'a geliş

Celâlî isyanları Bursa'yı da tehdit etmeye başlayınca şeyhiyle birlikte İstanbul'a giderek Eyüp'te Baba Haydar Tekkesi'ne yerleşti.

Bu yıllarda mürşidinin şeyhi Şerbetçi Mehmed Efendi ile onun şeyhi ve Halvetiyye'nin Ramazâniyye kolunun pîri olan Mahfî Ramazan Efendi'nin sohbetlerine katılma fırsatını buldu.

Sekiz yıl hizmetinde bulunduğu Ramazan Efendi tarafından kendisine 1020 (1611) yılında hilâfet verildi ve Cihangir Camii'ne meşihat konularak buraya şeyh tayin edildi. Bu bilgilere göre Hasan Burhâneddin yirmi beş otuz yaşlarında hilâfet almış olmalıdır.

Kaynakların çelişkisi

Diğer kaynaklarda yer alan Hasan Burhâneddin'le ilgili bilgiler oldukça çelişkilidir.

Şeyhî onun İstanbul'a 1068 (1658) yılında geldiğini söyler. Aynı tarihi veren Ayvansarâyî ise 970'te (1562-63) dünyaya geldiğini, 1000 (1591-92) yılında Yâkub Fânî'den hilâfet aldığını kaydeder. Bu bilgiler daha sonraki bazı kaynaklarda da tekrarlanmıştır.

Hüseyin Vassâf'a göre ise 1000 (1591-92) yılında doğmuş, bulûğ çağına erince İstanbul'a gelmiştir.

Elli iki yıllık irşad

Hasan Burhâneddin Efendi Cihangir Camii'ne şeyh tayin edildikten sonra caminin yanına yaptırdığı tekkede vefatına kadar elli iki yıl irşad faaliyetini sürdürmüş, bu uzun süre içinde birçok halife yetiştirmiştir.

Halifeleri İstanbul ve civarıyla Gebze, Safranbolu, İznik, Edirne, Bolu, Bursa, Gelibolu, Tavşanlı, İsmail (Tuna nehrinin kuzey kolu üzerinde bir şehir), Kili, Akkirman, Malatya ve Şam'da faaliyet göstermiş, kendisine nisbet edilen Cihangîriyye tarikatının geniş bir sahada yayılmasını sağlamışlardır.

Mustafa Nehcî onun, aralarında devlet erkânı ve medrese mensuplarının da bulunduğu birçok halifesinin adını verir.

Silsilesi ve zikir usulü

Hasan Burhâneddin Cihangîrî'nin tarikat silsilesi Şeyh Yâkub Fânî, Şerbetçi Mehmed Efendi vasıtasıyla Halvetiyye-Ramazâniyye'nin kurucusu Ramazan Mahfî'ye ulaşır.

Silsile Ramazan Efendi'den sonra Muhyiddin Karahisârî, Şeyh Kasım Efendi, Şeyh İzzeddin Karamânî şeklinde devam ederek Halvetiyye'nin ana kollarından Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin'e (ö. 910/1504) nisbet edilen Ahmediyye ile birleşir.

Cihangîriyye tarikatında Hasan Burhâneddin Efendi tarafından tertip edilen ve “Cihangir usulü tevhid” diye bilinen zikir usulü uygulanmaktadır.

Diz üzerinde oturarak icra edilen bu zikri Hasan Burhâneddin ilk olarak, hareket etmek üzere olan bir gemideki tayfaların zinciri çekerken çıkardıkları âhenkli sesleri işitip vecde gelerek uygulamış, daha sonra bu tarz zikir devam ettirilmiştir.

Vefatı ve tekkenin sonu

Halvetiyye'nin seyrüsülûk âdâbına ve atvâr-ı seb'aya dair iki risâlesi ve bazı ilâhileri olduğu bildirilen Hasan Burhâneddin Efendi Rebîülâhir 1074'te (Kasım 1663) vefat etmiş ve Cihangir Camii'nin hazîresine defnedilmiştir.

Hasan Efendi'den sonra makamına halifesi ve damadı Şeyh Fethullah Efendi geçmiştir (ö. 1113/1701).

Şeyh Seyyid Hâfız Resmî Efendi ve sonrasındaki şeyhlerin Halvetiyye'nin Sünbüliyye koluna mensup olmaları, tekkenin XIX. yüzyılın sonlarına doğru Sünbülîler'in kontrolüne geçtiğini göstermektedir.

COĞRAFÎ HAFIZA8 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi8 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç3 doğrudan bağlantıAğda gör →
ÇOKLU İRŞAD GÜZERGÂHI2 ayrı bağlamda görünüyorHer bağlantı ayrı açılır; ortak gövde, kol aidiyeti anlamına gelmez.

Menkıbeler

İlk 2 kayıt gösteriliyor

GELENEK İÇİ ANLATI

Bursa'da tazelenen bey'at

Pîrinin vefatının ardından Bursa'ya giden Hasan Burhâneddîn, Şeyh Ya'kûb-ı Fânî'ye başvurup bey'atini tazelemiş ve hilâfetini ondan almıştır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Sefîne'nin verdiği sıraya göre Hasan Burhâneddîn'in seyri, pîrinin vefatıyla bir kere kesintiye uğrar. Vassâf bu ânı ihtiyatlı bir kayıtla verir: pîr irtihâl ettiğinde Hasan Efendi “alâ-rivâyetin”, yani bir rivayete göre, yirmi beş yaşındadır.

Bunun üzerine Bursa'ya gider, Şeyh Ya'kûb-ı Fânî'ye mürâcaat ederek bey'atini yeniler. Sefîne onun bu şeyhten “müstahlef” olduğunu, yani hilâfet aldığını belirtir; Vassâf'ın alışılmış deyişiyle böylece “katâr-ı evliyâya dâhil” olmuştur.

Çerçeve. Tecdîd-i bey'at, mürşidini erken kaybeden bir sâlikin seyrini başka bir şeyhin elinde tamamlaması demektir; tarîkat biyografilerinde bu bir kopuş değil, silsilenin sürekliliğini sağlayan olağan bir çözümdür. Buradaki asıl ayrım kaynağın kendi diline sinmiştir: Vassâf yaş bilgisini “alâ-rivâyetin” kaydıyla, yani gelenek anlatısı olarak verir; hilâfet bağını ise tereddütsüz, tarîkat kaydı olarak aktarır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
GELENEK İÇİ ANLATI

Nakşî zâviyesinden Cihangir'e

İstanbul'a döndükten sonra dört yıl kadar Eyüp'teki Baba Haydar Nakşibendî zâviyesinde oturan Hasan Efendi, ardından Tophane'de Cihangir Camii civarına geçip kendi zâviyesini kurmuştur.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Sefîne, Hasan Burhâneddîn'in İstanbul'a dönüşünde doğrudan Cihangir'e yerleşmediğini kaydeder. Önce Eyüp'te Baba Haydar'ın Nakşibendî zâviyesinde dört yıl kadar zâviye-nişîn olarak oturmuş, ancak bundan sonra Tophane tarafına, Cihangir Câmi-i şerîfine nakletmiştir.

Metne göre asıl zâviyesini bu caminin civarında kendisi inşa ettirmiş ve irşâd-ı ibâda orada başlamıştır. Yani Cihangir'deki uzun postnişinlik devri hazır bir tekkenin devralınmasıyla değil, yeni bir yapının kurulmasıyla açılmıştır.

Çerçeve. Bir Halvetî şeyhinin yıllarca bir Nakşibendî zâviyesinde oturması, XVII. yüzyıl İstanbul'unda tarîkat sınırlarının mekân düzeyinde ne kadar geçirgen olduğunu gösterir; zâviye-nişînlik çoğu zaman aidiyetten çok, boşalan bir vakıf görevinin doldurulmasıdır. Bu bölüm kerâmet değil idarî ve mekânsal bir seyir anlatır; menkıbe değil kayıt niteliğindedir. Metinde bu geçiş için verilen yıl rakamının mîlâdî karşılığı bozuk olduğundan burada yıl verilmemiş, yalnız sıralama korunmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.

Hayatından kayıtlar

İlk 6 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Gemi zincirinden doğan zikir

“Cihangir usulü tevhid.”

Metni gösterMetni daralt

Cihangîriyye tarikatında Hasan Burhâneddin Efendi tarafından tertip edilen ve “Cihangir usulü tevhid” diye bilinen zikir usulü uygulanmaktadır.

Diz üzerinde oturarak icra edilen bu zikri Hasan Burhâneddin ilk olarak, hareket etmek üzere olan bir gemideki tayfaların zinciri çekerken çıkardıkları âhenkli sesleri işitip vecde gelerek uygulamış, daha sonra bu tarz zikir devam ettirilmiştir.

Çerçeve. Tekkesi Boğaz'a bakan Cihangir yamacındadır; zikrin kaynağı da o manzaradır. Bir kolu diğerlerinden ayıran alâmet çoğu zaman böyle tek bir ayrıntıdır — Sünbüliyye'de tâcın terk sayısı, Cihangîriyye'de tevhidin âhengi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hasan Burhâneddin Cihangîrî”, c. 16.
BİYOGRAFİK KAYIT

Celâlî isyanlarının sürüklediği hayat

Harput'tan Bursa'ya, Bursa'dan İstanbul'a.

Metni gösterMetni daralt

Halifesi Seyyid Mustafa Nehcî'nin bizzat kendisinden dinlediğini belirterek verdiği bilgiye göre Celâlî isyanları sebebiyle Bursa'ya hicret etmek zorunda kaldı.

On sekiz yaşlarında Halvetiyye-Ramazâniyye şeyhlerinden Yâkub Fânî Efendi'ye intisap etti.

Celâlî isyanları Bursa'yı da tehdit etmeye başlayınca şeyhiyle birlikte İstanbul'a giderek Eyüp'te Baba Haydar Tekkesi'ne yerleşti.

Çerçeve. Bir tarikat kolunun İstanbul'da doğması, Anadolu'yu boşaltan Celâlî isyanlarının dolaylı sonucudur. Kaynağın güvenilirliği de yüksektir: bilgi, halifesinin bizzat şeyhinden dinleyip kaydettiği şekliyle gelir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Mustafa Nehcî, Tuhfetü's-sâlikîn.
BİYOGRAFİK KAYIT

Kaynakların birbirini tutmaması

Doğum ve geliş tarihindeki çelişki.

Metni gösterMetni daralt

Diğer kaynaklarda yer alan Hasan Burhâneddin'le ilgili bilgiler oldukça çelişkilidir.

Şeyhî onun İstanbul'a 1068 (1658) yılında geldiğini söyler. Aynı tarihi veren Ayvansarâyî ise 970'te (1562-63) dünyaya geldiğini, 1000 (1591-92) yılında Yâkub Fânî'den hilâfet aldığını kaydeder.

Hüseyin Vassâf'a göre ise 1000 (1591-92) yılında doğmuş, bulûğ çağına erince İstanbul'a gelmiştir.

Çerçeve. Çelişki kolayca görülür: 1068'de İstanbul'a gelen biri, 1020'de Cihangir'e şeyh tayin edilmiş olamaz. Kaynağın tercihi, halifesinin birinci elden kaydına dayanan silsiledir; buna göre yirmi beş otuz yaşlarında hilâfet almış olmalıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hasan Burhâneddin Cihangîrî”, c. 16.
BİYOGRAFİK KAYIT

Elli iki yıl aynı postta

1611'den 1663'e.

Metni gösterMetni daralt

Sekiz yıl hizmetinde bulunduğu Ramazan Efendi tarafından kendisine 1020 (1611) yılında hilâfet verildi ve Cihangir Camii'ne meşihat konularak buraya şeyh tayin edildi.

Cihangir Camii'ne şeyh tayin edildikten sonra caminin yanına yaptırdığı tekkede vefatına kadar elli iki yıl irşad faaliyetini sürdürmüş, bu uzun süre içinde birçok halife yetiştirmiştir.

Çerçeve. Camiye meşihat konulması, tekkenin camiden sonra kurulduğunu gösterir: önce şeyh tayin edilmiş, tekkeyi sonra kendisi yaptırmıştır. Elli iki yıl, Osmanlı tekke tarihinin en uzun postnişinliklerindendir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hasan Burhâneddin Cihangîrî”, c. 16.
BİYOGRAFİK KAYIT

Tuna boyuna uzanan halifeler

Cihangîriyye'nin coğrafyası.

Metni gösterMetni daralt

Halifeleri İstanbul ve civarıyla Gebze, Safranbolu, İznik, Edirne, Bolu, Bursa, Gelibolu, Tavşanlı, İsmail (Tuna nehrinin kuzey kolu üzerinde bir şehir), Kili, Akkirman, Malatya ve Şam'da faaliyet göstermiş, kendisine nisbet edilen Cihangîriyye tarikatının geniş bir sahada yayılmasını sağlamışlardır.

Mustafa Nehcî onun, aralarında devlet erkânı ve medrese mensuplarının da bulunduğu birçok halifesinin adını verir.

Çerçeve. İsmail, Kili ve Akkirman bugün Ukrayna sınırları içindedir; Şam ile birlikte düşünülünce kolun imparatorluğun iki ucuna birden ulaştığı görülür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hasan Burhâneddin Cihangîrî”, c. 16.
BİYOGRAFİK KAYIT

Yangınla kesilen altı yıl

1822 Tophane yangını.

Metni gösterMetni daralt

Şeyh Mehmed Zâhid Efendi ile Şeyh Rızâ Efendi arasındaki altı yıllık (1822-1828) boşluk, 1822'de vuku bulan büyük Tophane yangını sırasında cami ve çevresinin yanması sebebiyle meydana gelmiş olmalıdır.

Nitekim caminin son cemaat yeri girişinde bulunan 1307 (1889) tarihli ihya kitâbesinde ilk inşa edildiği 967'den (1559-60) sonra caminin birçok yangın geçirdiği kaydedilmiştir.

Çerçeve. Postnişin listesindeki bir boşluk, bir şehir yangınının izini taşır. Cihangir Camii'ni Kanûnî, oğlu Şehzade Cihangir'in hâtırasına yaptırmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hasan Burhâneddin Cihangîrî”, c. 16.

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

İki risâle ve ilâhiler

Bilinen telifleri.

Metni gösterMetni daralt

Halvetiyye'nin seyrüsülûk âdâbına ve atvâr-ı seb'aya dair iki risâlesi ve bazı ilâhileri olduğu bildirilmektedir.

Çerçeve. Kaynak “bildirilmektedir” kaydını kullanır; risâlelerin nüsha bilgisi verilmez. Elli iki yıllık bir irşadın yazılı mahsulünün bu kadar az olması, Cihangîriyye'nin sözlü aktarıma dayandığını gösterir — nitekim ayırt edici alâmeti de bir metin değil bir zikir usulüdür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hasan Burhâneddin Cihangîrî”, c. 16.
ESER / METİN

Tuhfetü's-sâlikîn ve hediyyetü'l-mürşidîn

Hakkındaki ana kaynak.

Metni gösterMetni daralt

Hayatına dair en güvenilir bilgiler, halifesi Seyyid Mustafa Nehcî'nin Tuhfetü's-sâlikîn ve hediyyetü'l-mürşidîn adlı eserinde bizzat kendisinden dinlediğini belirterek verdiği kayıtlardan gelir.

Mustafa Nehcî onun, aralarında devlet erkânı ve medrese mensuplarının da bulunduğu birçok halifesinin adını verir (vr. 14a-40b).

Çerçeve. Yirmi altı varaklık bir halife listesi, kolun yaygınlığının en somut belgesidir. Hüseyin Vassâf da Sefîne'sinde (V, 30-31) bu listeyi kullanır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Seyyid Mustafa Nehcî, Tuhfetü's-sâlikîn.

Kavram dünyası

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Cihangîriyye

Ramazâniyye'nin bir kolu.

Metni gösterMetni daralt

Kendisine nisbet edilen Cihangîriyye tarikatı, Halvetiyye'nin Ramazâniyye kolundan doğmuştur.

Ayırt edici alâmeti “Cihangir usulü tevhid” denen, diz üzerinde oturularak icra edilen zikirdir.

Çerçeve. Halvetiyye'nin kol yapısı iç içedir: Ahmediyye → Ramazâniyye → Cihangîriyye. Her kol bir öncekinin âdâbını sürdürür, kendi alâmetini ekler.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hasan Burhâneddin Cihangîrî”, c. 16.
TARİHÎ KAYIT

Silsilenin Yiğitbaşı'na ulaşması

Ahmediyye ile birleşme.

Metni gösterMetni daralt

Tarikat silsilesi Şeyh Yâkub Fânî, Şerbetçi Mehmed Efendi vasıtasıyla Halvetiyye-Ramazâniyye'nin kurucusu Ramazan Mahfî'ye ulaşır.

Silsile Ramazan Efendi'den sonra Muhyiddin Karahisârî, Şeyh Kasım Efendi, Şeyh İzzeddin Karamânî şeklinde devam ederek Halvetiyye'nin ana kollarından Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin'e (ö. 910/1504) nisbet edilen Ahmediyye ile birleşir.

Çerçeve. Yiğitbaşı Velî Ahmed Şemseddin, Halvetiyye'nin dört ana kolundan Ahmediyye'nin pîridir; Manisa merkezlidir. Cihangîriyye, o koldan İstanbul'a uzanan en batı ucudur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hasan Burhâneddin Cihangîrî”, c. 16.
TARİHÎ KAYIT

Atvâr-ı seb'a

Risâlelerinin konusu.

Metni gösterMetni daralt

Halvetiyye'nin seyrüsülûk âdâbına ve atvâr-ı seb'aya dair iki risâlesi ve bazı ilâhileri olduğu bildirilmektedir.

Atvâr-ı seb'a, nefsin emmâre'den kâmile'ye yedi mertebesidir ve Halvetiyye'nin esmâ-i seb'a zikriyle birebir eşleşir.

Çerçeve. Halvetî şeyhlerinin neredeyse tamamı bu konuda risâle yazmıştır — Sünbül Sinân'ın Risâletü etvâri's-seb'a'sı gibi. Metin, tarikatın müfredatıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hasan Burhâneddin Cihangîrî”, c. 16.
KAVRAM

Tekkenin el değiştirmesi

Sünbülîler'in kontrolüne geçiş.

Metni gösterMetni daralt

Şeyh Seyyid Hâfız Resmî Efendi ve sonrasındaki şeyhlerin Halvetiyye'nin Sünbüliyye koluna mensup olmaları, tekkenin XIX. yüzyılın sonlarına doğru Sünbülîler'in kontrolüne geçtiğini göstermektedir.

Çerçeve. Bir tekkenin kurucusunun kolundan çıkıp başka bir kola geçmesi, o kolun tükendiğini gösterir. Cihangîriyye böylece kendi merkezinde son bulmuş, tekke 1925'te tekkelerin kapatılmasına kadar Sünbülî şeyhlerle devam etmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hasan Burhâneddin Cihangîrî”, c. 16.
KAVRAM

Damada geçen post

Fethullah Efendi ve sonrası.

Metni gösterMetni daralt

Hasan Efendi'den sonra makamına halifesi ve damadı Şeyh Fethullah Efendi geçmiştir (ö. 1113/1701).

Onu izleyen postnişinler: Şeyh Mahmud Efendi (1701-1705), Şeyh Ali Efendi mahdumu (1705-1727), Şeyh Mahmud Efendi (1727-1785), Şeyh İbrâhim Hakkı Efendi mahdumu (1785-1792), Şeyh Hacı Mehmed Zâhid Efendi (1792-1822), Şeyh Rızâ Efendi (1828-1830), Şeyh Hâfız Ahmed Efendi (1830-1847), Şeyh Ahmed Rızâ Efendi b. Seyyid Mustafa (1847-1889), Şeyh Seyyid Hâfız Resmî Efendi (1889-1900), Şeyh Hâfız Mehmed Cemâleddin Efendi (1900-?), Şeyh Eşref Efendi (?-1919), Şeyh Hâfız İhsan Efendi (1919-1925).

Çerçeve. Posta damat geçmesi Halvetî geleneğinde sık görülür — Sünbül Sinân da şeyhi Cemâl-i Halvetî'nin dâmadıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hasan Burhâneddin Cihangîrî”, c. 16.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeCihangir Camii ve Tekkesi1020/1611'de meşihatına tayin edildiği ve yanına tekke yaptırdığı cami; elli iki yıl burada irşad etmiş, Rebîülâhir 1074'te (Kasım 1663) vefatında hazîresine defnedilmiştir. Tekke 1925'e kadar faaliyetini sürdürmüştür.Elazığ · TürkiyeHarputDoğduğu şehir; Celâlî isyanları sebebiyle buradan Bursa'ya hicret etmek zorunda kalmıştır. İlişkili kişi dosyası Hasan Burhâneddin Cihângîrî : Hasan Burhâneddin Cihângîrî (yaklaşık 1592–Kasım 1663), Perçenç’ten Bursa’ya giderek Ya‘kūb-ı Fânî’den hilâfet alan; İstanbul Cihangir Camii yanında tekke kuran Halvetî şeyhidir.İstanbul · TürkiyeBaba Haydar Tekkesi, EyüpCelâlî tehdidi Bursa'ya ulaşınca şeyhi Yâkub Fânî ile birlikte gelip yerleştikleri tekke; Ramazan Mahfî ve Şerbetçi Mehmed Efendi'nin sohbetlerine bu yıllarda katılmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hasan Burhâneddin Cihângîrî : Hasan Burhâneddin Cihângîrî (yaklaşık 1592–Kasım 1663), Perçenç’ten Bursa’ya giderek Ya‘kūb-ı Fânî’den hilâfet alan; İstanbul Cihangir Camii yanında tekke kuran Halvetî şeyhidir.Bursa · TürkiyeBursaCelâlî isyanları sebebiyle hicret ettiği ve on sekiz yaşlarında Yâkub Fânî Efendi'ye intisap ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Hasan Burhâneddin Cihângîrî : Hasan Burhâneddin Cihângîrî (yaklaşık 1592–Kasım 1663), Perçenç’ten Bursa’ya giderek Ya‘kūb-ı Fânî’den hilâfet alan; İstanbul Cihangir Camii yanında tekke kuran Halvetî şeyhidir.Bilhorod · UkraynaAkkirmanHalifelerinin faaliyet gösterdiği en kuzey merkezlerden; İsmail ve Kili ile birlikte Tuna boyundaki Cihangîriyye kollarını teşkil eder. İlişkili kişi dosyası Hasan Burhâneddin Cihângîrî : Hasan Burhâneddin Cihângîrî (yaklaşık 1592–Kasım 1663), Perçenç’ten Bursa’ya giderek Ya‘kūb-ı Fânî’den hilâfet alan; İstanbul Cihangir Camii yanında tekke kuran Halvetî şeyhidir.Dımaşk · SuriyeŞamHalifelerinin ulaştığı en güney merkez; kolun imparatorluk çapında yayıldığını gösterir. İlişkili kişi dosyası Hasan Burhâneddin Cihângîrî : Hasan Burhâneddin Cihângîrî (yaklaşık 1592–Kasım 1663), Perçenç’ten Bursa’ya giderek Ya‘kūb-ı Fânî’den hilâfet alan; İstanbul Cihangir Camii yanında tekke kuran Halvetî şeyhidir.Manisa · TürkiyeManisa (Yiğitbaşı Velî)Silsilenin birleştiği Ahmediyye kolunun pîri Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin'in (ö. 910/1504) merkezi. İlişkili kişi dosyası Hasan Burhâneddin Cihângîrî : Hasan Burhâneddin Cihângîrî (yaklaşık 1592–Kasım 1663), Perçenç’ten Bursa’ya giderek Ya‘kūb-ı Fânî’den hilâfet alan; İstanbul Cihangir Camii yanında tekke kuran Halvetî şeyhidir.İstanbul · TürkiyeŞeyh Hasan Burhâneddîn-i Cihângîrî TürbesiZiyaretgâh kaydı Kaynakta “HZ. PİR EŞ-ŞEYH HASAN BURHANEDDİN CİHANGİRİ” adıyla, CİHANGİRİYYE çevresinde, BEYOĞLU/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi CİHANGİR CAMİİ'NİN HAZİRESİ'NDE TÜRBESİ BULUNMAKTA. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 23 REBİÜLAHİR 1074 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
  2. [2]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Hasan Burhâneddin Cihangîrî”, c. 16
  3. [3]Mustafa Nehcî, Tuhfetü's-sâlikîn
  4. [4]Seyyid Mustafa Nehcî, Tuhfetü's-sâlikîn
  5. [5]TDV İslâm Ansiklopedisi, Hasan Burhâneddin Cihângîrî ve Cihangir Camii maddeleri
  6. [6]Şeyhî, Vekāyi‘u'l-Fuzalâ, c. 1, s. 302-303; Uşşâkīzâde, Zeyl-i Şakāik, s. 355-359
  7. [7]Kişi kartı kaynak paketi — Hasan Burhâneddin Cihângîrî
  8. [8]Kişi coğrafyası kaynağı — archive.org
  9. [9]Hatırat / İstanbul Ziyaretgâhları uygulaması, sürüm 1.0.5 — çıkarılmış veri kümesi
Ortak kaynak kataloğunu aç →