Ara
Menü

Şeyh Muslihuddin-i Karamâni

Pir-i Sani-i Tarik-i Uşşaki Muhammed Cemaleddin 42 1 Şiirde Bursavi tahallus eder. Bunısevi gel itme zarı Musa' ya dindi len tercini Görünmez dostun cemali Silimneyince gubar&ı yolunda şiirleri varmış. /253/ ŞEYH MUSLİHUDDIN-İ KARAMANI Şuabat-ı Uşş§.kıyye'den Muslıhiyye kolunun müessisidir. Karaman'dan Edime'ye gelmiş, şu'be-i cahidiyye'den münşaab olmak…

Yol
Halvetiyye
Unvan
Tasavvuf şahsiyeti

Hayatı ve irşad çevresi

Pir-i Sani-i Tarik-i Uşşaki Muhammed Cemaleddin 42 1 Şiirde Bursavi tahallus eder. Bunısevi gel itme zarı Musa' ya dindi len tercini Görünmez dostun cemali Silimneyince gubar&ı yolunda şiirleri varmış. /253/ ŞEYH MUSLİHUDDIN-İ KARAMANI Şuabat-ı Uşş§.kıyye'den Muslıhiyye kolunun müessisidir. Karaman'dan Edime'ye gelmiş, şu'be-i cahidiyye'den münşaab olmak üzere Muslıhiyye şu'besini te'sis eyle miştir. Tibyan da okuduğum vechile bu iki şu'be elyevqı munkarızdır. Kıllet-i men ' subininden değil, sonraki müntesiblerde ve meşayıhta la-übalilik ve gitgide mübahi lik zuhUr ederek adab-ı süluk-ı tarikat kayıp ve o müntesib ve şeyhlerde rah-ı na hemvar-ı iyş u nuşta hasir ü haib olmuş, bu haller şu'be-i Cahidiyye'nin de Muslıhiy ye kolunun da inkırazına sebebiyet vermiştir. * * * İstidrad kabilinden arz edeyim: Çanakkale havalisinde Kıla'-ı Müstahkeme Teşki lacı'nda senelerce bulunmuş Said Paşa namında ahibbadan bir zat ile bir gece hem-soh bet olurken söz tarikata intikal etmesiyle o zat hangi tarikata müntesib olduğumu sordu.

Lehü'l-hamd tarik-ı feyz-i refı:k-ı Uşşaki'ye arz-ı nisbet ile müftehir bulunduğumu söyle dim. Halinde tagayyür vaz'ında tefekkür husule geldi. Sebebini sordum; "Aman azizim! Ben Gelibolu Kilitbahir ve o havalfde bulunduğum müddetçe Uşşakilerin Bektaşiliğini, 1.1-uba liliğini iyş u işretle me'luf olduklarını işitir ve gözilmle de görürdüm. Namaz niyazdan fariğ ol muşlar. Siz ııasd oldu da bunların dam-ı iğfaline düştünüz, /ıalbUki sizi Muhammediyyü'l-meş reb görüyorum. Ashilb-ı salattan bulunuyorsunuz. O haller karşı sizin bu ııisbetiııizi havsalam bir türlü almadı. Sizi yakınışlar, ben de sizin bu felaketinize teessüfler içinde kaldım, bir uçuru ma gidiyorsunuz. Yakında onlar gibi olmayasınız. Hafız-ı hakiki sizi muhafaza buyursun." de dikte duçar-ı büht ü hayret oldum. Derhal Cahidiler, Muslıhiler hatırıma geldi. Ona Uşş§.kilik hakkında mebdeinden müntehasına kadar izahat verdim, "Biz Uş şak.ileri o heriflerle birleştinneyiniz.

Bizim onlarla kat'a müniisebetimiz yoktur. Biz Hasan Hüsfüneddin-i Uşşakı, Cenın!eddin ve SaWuuld1n- i Uşşilkl ınezheb ve meşrebinde ehl-i sün net ve'l-cenu1attanız. Seyr ü sülilkumuz adab u usillümüz vardır. Rehberimiz Kur'an, yo lumuz sünnet-i Peygamber-i zl-şfüıdrr," dedim. Ariz u amik anlattım. Ta'dil ü tashih-i fikr etti. Ama gözü o adamlardan ne kadar korkmuş ki biz Uşşakilere bir türlü ısına madı ve asitanemize bir kerre gelmekten korktu. 422 Seflne-i Evliya Yine bir gece Tahir Ağa Dergahı'nda Şeyh Behcet Efendi yanında hem-sohbet olan bir zat sözü Uşşakiliğe intikal ettirerek, "Bunlar Bektiişf-meşreb, laubttli-mezheb aılamlardır. Bir çok kimseleri dnliil.e te düşünnüşler." diye tefevvuhatta bulunmuş. Şeyh Behcet Efendi pederim tebyin-i hakikat vadisinde icale-i efkar ile o adamın tashih-i zehabına çalışıp, misal olarak bu abd-i ahkar-i kem-bidaayı misal getirmiştir. Çünkü o zatın fakire çok teveccühü olduğundan, "Hüseyin Vasslifı nasıl görüyorsunuz o Uş şdkf'dir.

Onda kuvve-i temyfziyye vardır. /254/ Senelerce uırlk.at aleminde bulunuyor. Onun aklı ennemiş olsa hiç Uşşakı uırlkma sülak eder miydi. " dedikte o zat, hakk-ı kem teranemde tasavvurun fevkında hüsn-i zann u şehadette bulunup, "Eğer Uşşak.ilik Hü seyin Vassafın tneşrebi, ınezhebi gibi ise ona diyeceğim yoktur. Zehabımı tashih ettim ve bu mesleğin ulviyyetine ıınan eyledim." demiştir. Bu bahsi iraddan maksad-ı kem-teranem bu kara yüzlü günahkar, mücrim, mah n1m-ı isti'dad, kabiliyyetsiz, kıtmir-i tarikatı tezkiye değildir.

Uşşakilik kisvesi altında tarik-ı na-hemvare salik olan bi-namaz ve bi-niyaz, ayyaş, kallaş-ı emilin efkar-ı nas ta ne fena intiba'lar husule getirdiğini serd ü izah eylemekten ibarettir. Peyrevan-ı reh-i irfaıı-ı Hüsaıneddin'iz Bende-i halka-begUşaıı-ı Hüsli1neddbı'iz Aşık-ı nur-ı dırahşan Hüslitneddin'iz Müstenlr-i ıneh-i taban Hüsli1neddin'iz Bülbül-i gül-şen-i Sultan Hüsliıneddin'iz P"ırimiz virdi şeref alem-i ehlu'llaha Cümle iişıklan bend itdi ulu dergaha Rabt-ı kalb eyledik ol mürşid-i dil-agaha Arz-ı şükran-ı [iravaıı ider Allah ' a Bülbül-i gül-şen-i Sultan Hüsliıneddin'iz Aşıkız aşk ile devran ideriz.

her daim Gönlümüz aşk u muhabbetle doludur daim Zikr ü fikr oldu bize üns-i hakiki daim Nail-i rütbe-i ihsliıı oluruz her daim Bülbül-i gül-şen-i Sultan Hüslimeddiıı'iz Farz u sünnet yoludur tnesleğimiz bi'llahi Levh-i dilden sileriz aşk ile gayru' llahı Bilmeyiz başka yolu zikr ideriz Allah'ı Reh-nü1na eylemişiz nur-ı ceınalu'llahı Bülbül-i gül-şeıı-i Sultan Hüsli1neddiıı'iz Pir-i Sani-i Tarik-i Uşşi\ki Muhammed Cemaleddin 423 Şeyhimiz mürşidimiz Mustafa Hilmi Slifı Yazılır sine-i Uşşak'a onun evsafı Düşürür acze luıkikaula nice Vassftf ı Feyz ü ikram-ı Huda pirimizin eltilfı Bülbül-i gü.l-şeıı-i Sultiln Hüsameddin'iz Adah u Usôl-i Uşşakıyye: Uşşakiliğin neden ibaret olduğunu beyan mecbfiriyyetinde kaldım.

Fatih'te Millet Kütüphanesi'nde Ulum-ı Şer'iyye kısmında 238/420 numarada birkaç resiiili cami' bir ki tap vardır. Şeyh Abdullah Salahi diye fihristinde mukayyeddir. Bu resail meyanında ya Hz. Salahi veya o asır rical-i Uşşakıyye'sinden bir zat tarafından yazılmış olduğuna şüb he olunmayan adab u usul-i Uşşakıyye'ye dair bir risale-i mühimme vardır. Mezkfir kü tüphanede tasavvuf kısmında Emiri Efendi kitaplarından 789 numaralı kitap dahi usul-i Uşşakıyye'ye dair olup, Hz. Salahi'ye nisbede mukayyeddir. Ondan hülasa edeceğim: Sabah Namazı: Sünnet-i şerife edadan sonra üç ihlas-ı şerif okunur.

Farzdan sonra üç salavat bir fatiha, Fahr-ı alem Efendimiz hazretlerine ihda olunur. Sonra bir fatiha-i şerife, aye tü'l-kürsi ve J-:U ı ! ı ?ı ;. ! :J! u wii ı ijJtJ ' ;. ! :J! :iıı 2 1 8 :;.,. \ Jı ı ,, ... , ,,. , ,.. ... ... ' ... . .. ,..,,.. ... ,. •> • . .. ... . ... :li , $ .. J .,.L!J ıY J .,.L!J ..:.ıwı tfJ .,.L!J ıY ..:.ıwı ı.i_J 1 ı.. rf1! 1 .. ,_, .. ,.. .. .,.L!J ıY J .li ._.... . ... • .. • .... .,$ .. ,,. $ , ,.., .... .. e:ti , .. . .. " ' .. ..... $ .. .... . ... ... \ .:r: \ erJ \ J_ Jl+:Jl _,;J !4-:JI J_ J:l'I _,; .1- = JS' ..!.l;! \ .!.l , , " ... • ... $,, ..

, .1-..U JS' J 219 • \ .:r: ..:..,.l l er J • ,,.. • 1 Sübhana'llah - 33 defa 2 Elhamdü li'llah - 33 defa 3 Allahu ekber - 33 defa 2 1 8. "Allah, melekler ve ilim sahipleri, O'ndan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler.

O'ndan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir; hüküm ve hikmet sahibidir .. Şübhesiz Allah katında din l slam'dır . . . " 3. A t-i lmran suresi, 1 8, 19. ( H ) 2 1 9. "De ki: Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şübhesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin. Geceyi gündüze katarsın, gündüzü geceye katarsın. Ölüden diriyi çıkarır· sın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin." 3. A l-i l mran suresi, 26, 27. ( H ) J! \1 . .JJ ı ...L.>.,. .JJ ı \li JJ \1 . .JJ ı ...L.>.,. .JJ ı \li J! \1 . .JJ ı J _,... ) ...L.>.,. .JJ ı \lJ J! \1 . fl..u y J ..:..,c_J , ..l.J... ı J J ..:.lll t J , J ..:.-lt.r!- \1 o..l> J .JJ ı \fi denilip, dua (ve) Fatiha'dan sonra sekiz defa "La i/Lihe iUa'lllih" , sonunda "Muhamme dün RasUlu'lllih" hakkan ve sıdka; üç defa Hu, ba'dehu Fatiha, üç defa salat u selam.

İşrak namazı, İstihare namazı: Tulu' -ı şemsten kırk yedi dakika mürurunda ikiden altı rek'ata kadar işrak...nama- ... .... «,,. ... $ $ zı, işrak namazından sonra iki rek'at istihare namazı ba'de's-selam, ( \' ...!.lıJ 0:!.ill .:ıJ 0 J :JJ ..; :;, 0 J)ııo deyip secde eder. Ber-minval-i sabık, 'ke li : me-i Tevhid, ism-i I-fo, ba'dehu bir müddet uyku. Bu sırada görülen rü'yaya dikkat la zımdır. Duha Namazı: Kuşluk vakti hululünde on iki rek'at sala.t-ı duha, ber-minval-i sabık ayat-ı keri me okunarak dua, tevhid . . . Öğle Namazı: Dört rek'at sünnet, üç ihlas-ı şerif, üç salavat-ı şerife, dört rek'at farzı ba'de'l-eda son sünnet dört rek'at olarak eda. Sonra sabah namazının akabindeki gibi ayat-ı ke rime, sı1re-i Mülk, tilavet-i tesbih, dua, tevhid, salavat-ı şerife. İkindi Namazı: Dört rek'at sünnet terk olunmayacak, ale'd-devam kılınacak. Farzdan sonra ber minval-i sabık hareket. Ba'dehu sure-i Nebe kıraat, tevhid, salavat.

Akşam Namazı: Gurubtan evvel kıbleye müteveccihen oturup tevhid ile iştigal olunur. Sure-i Haşr'in nihayeti okunur. Yine tevhid, ism-i Hu, üç salavat. Farzı ba'de'l-eda selamı müteakib üç salavat, bir Fatiha, sünnete şum' ile dört rek'at eda. Ba'de's-selam üç sa lavat ber-minval-i sabık hareket. Sonra iki rek'at munis-i kabr namazı eda olunduk tan sonra dört rek'at evvabin namazı eda edilir. Secde ayeti okunur, secde olunur. Bir Fatiha, üç salavat. 220. "Şübhesiz Rabbin katındaki (melek) ler O'na ibadet etmekten büyüklenmeıler. O'nu tesb!h eder ler ve yalnız O'na secde ederler." 7. A'raf suresi, 206. ( H ) Pir-i Silni-i Tarik-i Uşşilki Muhammed Cemaleddin 425 Yatsı Namazı: Dört rek'at sünneti terk etmemeli. Üç İhlas, farzı eda, üç salavat bir Fatiha. Son sünnet dört rek'at olarak eda. Salat-ı vitr, teheccüdle eda için te'hir. Salat-ı Mi'rac ve Usul-i evrad: İki rek'at salat-ı ış3.dan sonra eda olunur.

Üç İhlas bir Fatiha Hz. Pir Efendimize ihda ile yüz bir kere estağfiru'llah çekilir. Üç İhlas, bir Fatiha Hz. Adem aleyhissela mın ruhuna gönderilir. Yüz bir defa salat u selam. Sonra üç İhlas bir Fatiha. Ruh-ı a'zam (salla ' /lahu aleyhi ve sellem) efendimiz hazretlerinin mübarek, mufahham n1h-ı saadetlerine ihda edilir. Sfire-i Mülk ve nihayet-i sure-i Haşr'den üç ayet okunur. "Destur Ya P"ır! Destur Ya Riciile ' L-gayb!" denilerek maa'l-huzfir yüz birden noksan ol mamak üzere tevhid sürülür. Salik hangi ism-i şerifde ise evvelkileri /256/ yüz birer defa okur. Dersi olan ism-i şerifi çekebildiği kadar çeker. Ba'dehu dua eder, Fatiha kılar. Üç salavat-ı şerife getirir. Gecenin Sülüs-i Ahiri Adabı: Uykudan uyanır, abdest alır. İki rek'at şükr-i vuzu' namazı kılar. Sonra on iki rek'at teheccüd ve eğer vitr-i vacibi kılmadıysa onu kılar. Ba'dehu her şeyden fera ğatla murakabede bulunur.

Uyku galebe ederse namaz vaktine kadar yatar. Rüya-yı sadıka vaktidir, gaflet olunmaya. Her nakd-i vuzu' akabinde tecdid-i vuzu' lazımdır. Devam-ı vuzu'da çok terakki vardır. Evliyau'llahın bu işleri işlemesinden kinayedir. Meratib-i aliyeyi bununla kat' etmişlerdir. Birisinin noksanı salikin tenezzülüne sebebdir. Evliyayı taklid, fukaranın kat' -ı mertebe eylemesini badidir. Oruç: Pazartesi, Perşembe günleri özrü yoksa sa.im olmak lazımdır. Özrü varsa onu ev liya-yı ızam afv buyurmuşlardır. Gayet ihtimam gerektir. Az yemek, az içmek, az söylemek, az uyumak. Ekser zamanda tenha-nişin olmak, cümle-i adab-ı tarikattandır. Yatsıdan sonra su içmemelidir. Müşahedat-ı nevmiyye, adğas u ahlam olmasın. Adaba riayette, usule tevessülde ihtimam icab eder. Evrad u usulünü terk eylemeye. "Bir gü11 terki11de kırk gü11 sülüku geri kalır." demişlerdir. Adabın biri budur ki, esma vü evraddan her ne okuyorsa mahrem, na-mahrem kimseye söylememektir. 426 Sef'ine-i Evliya Usul-i kebir: Hankahta yevm-i mahsustaki tertib-i zikrden ibarettir. * * * Hulasaten yazdım.

Tafsiline agah olmak için bu ameliyyata devam etmek lazım dır. İşte tarik-i feyz-refik-ı Uşşaki'nin usul ve adabı budur. Bu yolda ayyaşlık, kalleş lik, sahtekarlık, mürayilik yoktur. Li'llah, fi'llah yoludur. Kıyamazsan baş u cana uzak dur ginne meydana Bu meydanda nice başlar kesilir hiç sorar olmaz Birkaç edebsizin Uşşakilik kisvesi altında, iltizam-ı rezalet etmesi, Uşşakiliğin fe na bir yol olmasını istilzam etmez. Her yerde, her meslek erbabı arasında birtakım na revalar vardır. Cenab-ı Hak onları ıslah ve bizleri de gururdan, vesavis-i şeytaniyye den muhafaza buyursun, amin. llaveten şunu arz edeceğim ki, mürşidin-i müteahhirin bi-hasebi'z-zaman salikler arasında zuhGr eden kesalet ve atalet hasebiyle onları melalete sevk etmemek için ba lada tafsil ettiğim usul u adabı ihtisar-ı taraf-dar! olmuşlar ve pek ziyade isabet eyle mişlerdir. Tarik-ı aşkta neş'e-i tevhide vasıl olmuş olan erler o adabı tafsilen cami'dir ler.

Tarik-ı Uşşakı atalet, meskenet yolu değildir. Ölmeyecek /25 7/ gibi çalışmak, ev lad ü iyalinin maişetini te'min etmek ve kimseye bar olmayıp herkese yar olmak, he men ölecek imiş gibi ibadet etmek meslek-i esasidir. "Dest be-kar, dil be-yar" kfüde i külliyedir. Zikr-i daim, maye-i vücuddur.

Hulasa-i kelam, hakiki Uşşakilerde: Beden ağyar ile gönül yar ile Kulak sadii ile gönül Huda ile Göz rak'ilxle gönül habllxle Lisan güftiir ile gönül dil-dar ile El san'atda gönül hazretde Ayak gitmede gönül zikr etmede Beden post ile naim Gönül dost ile kaim Beden rahatla mekanda Gönül seyiihatla cevliinda Plr- i Sani· i Tarik-i Uşşaki Muhammed Cemaleddin 427 Beden esbab ile kavgada Gönül muti.ak üns,i Mevla'dadzr221 "Söz uzamr ger kalamn der isem" diyerek manzume-i atiyeyi yazıyorum.

Ve asıl bahse rücu' ediyorum: Zikr u tevhld ederek aşk ile devran ideriz Cezbe,i aşk ile ez can u dil efgan ideriz Arş,ı esrarı ıemaşamıza burhan ideriz Zevk,i irfam gönül alemine can ideriz Hak,i pak,i kadem,i Hazreı-i Uşşak'iy iz AsitiiıM kerem,i Pir'de mücellayız biz NuM vahdet ile püVievk u muallayız biz Vech,i tiibiıH ilahiye müvellayız biz Dü,cihan dagdagasmdan da muarrayız biz Hak,i pak,i kadem,i Hazret,i Uşşak'iyiz Halveti gülşeninin bülbül,i püHşvakı Meslek,i ehl,i dilin peyrev,i püHzvakı Tutdu ezkaM Huda gulgulemiz afakı SırM Hak' dır özUmüz mesleğimiz Uşşakı Hak,i pak,i kadem,i Hazret,i Uşşak'iyiz Nail olmak dileriz feyz,i Salahaddin ' e Baglıdır silsilemiz nfıM Cemaleddın' e Oest ber,sfne,i ta'zimiz Hüsiimeddın'e Ruz u şeb can atarız Hazret,i Muhyidd'in ' e Hak,i pak,i kadem,i Hazret,i Uşşaklyiz Neş'emizden görünür çeşm,i dile Hazret,i Pir Feyzi olsun bize dergah,ı keremden takdrr Bülbül,i ravzası Vassaf mı eyler tesrlr Lutfı mahsfıs ile kalbimi eyler tenvir Hak,i pak,i kadem,i Hazret,i Uşşaklyiz 22 !

.

Bu sözler Erzurumi İ brahim Hakki hazretlerinindir.

Halvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASIHalvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi

Yeşil kubbeli, dört terkli ve yirmi dallı tâc. Kubbe merkezinde beyaz düğme, lengerinde siyah destar ve üstten sarkıtılmış taylasan bulunur.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Şeyh Abdullah Salahi diye fihristinde mukayyeddir. Salahi veya o asır rical-i Uşşakıyye'sinden bir zat tarafından yazılmış olduğuna şüb­ he olunmayan adab u usul-i Uşşakıyye'ye dair bir risale-i mühimme vardır. Mezkfir kü­ tüphanede tasavvuf kısmında Emiri Efendi kitaplarından 789 numaralı kitap dahi usul-i Uşşakıyye'ye dair olup, Hz.

Metni gösterMetni daralt

Şeyh Abdullah Salahi diye fihristinde mukayyeddir. Salahi veya o asır rical-i Uşşakıyye'sinden bir zat tarafından yazılmış olduğuna şüb­ he olunmayan adab u usul-i Uşşakıyye'ye dair bir risale-i mühimme vardır. Mezkfir kü­ tüphanede tasavvuf kısmında Emiri Efendi kitaplarından 789 numaralı kitap dahi usul-i Uşşakıyye'ye dair olup, Hz.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Öğütleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Söz ve öğüt

" dedikte o zat, hakk-ı kem­ teranemde tasavvurun fevkında hüsn-i zann u şehadette bulunup, "Eğer Uşşak.ilik Hü­ seyin Vassafın tneşrebi, ınezhebi gibi ise ona diyeceğim yoktur. Zehabımı tashih ettim ve bu mesleğin ulviyyetine ıınan eyledim." demiştir. Bu bahsi iraddan maksad-ı kem-teranem bu kara yüzlü günahkar, mücrim, mah­ n1m-ı isti'dad, kabiliyyetsiz, kıtmir-i tarikatı tezkiye değildir.

Metni gösterMetni daralt

" dedikte o zat, hakk-ı kem­ teranemde tasavvurun fevkında hüsn-i zann u şehadette bulunup, "Eğer Uşşak.ilik Hü­ seyin Vassafın tneşrebi, ınezhebi gibi ise ona diyeceğim yoktur. Zehabımı tashih ettim ve bu mesleğin ulviyyetine ıınan eyledim." demiştir. Bu bahsi iraddan maksad-ı kem-teranem bu kara yüzlü günahkar, mücrim, mah­ n1m-ı isti'dad, kabiliyyetsiz, kıtmir-i tarikatı tezkiye değildir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.