HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Tarihî çerçeve ve rivayetler
Virânî’nin doğum ve ölüm tarihleri kesin değildir. Şah Abbas ile görüştüğüne dair kayıtlar dikkate alınarak XVI. yüzyılın ikinci yarısı ile XVII. yüzyılın ilk çeyreği arasında yaşadığı kabul edilir. Eğriboz’da doğduğu, Necef’te Hz. Ali Türbesi’nde türbedarlık yaptığı, Anadolu ve Balkanlar’ı dolaştığı yolundaki bilgiler sonraki Bektaşî kaynaklarında aktarılır.
İcâzet ve yol çevresi
Bulgaristan’da Demir Baba Tekkesi’nin postnişininden icâzet aldığı ve başka Bektaşî tekkelerini ziyaret ettiği rivayet edilir. Balım Sultan’ın halifelerinden Seyyid Ali Sultan’a yazdığı methiye, Balım Sultan çevresiyle bağını destekler. Bununla birlikte bu kayıtlar tek ve kesintisiz bir post silsilesi kurmaya yetmediğinden, Virânî tarihî bağlantıları ile gelenek içi nispetler birbirinden ayrılarak gösterilmelidir.
Vefat ve “sır olma” hafızası
Otman Baba’yı ziyaret etmek üzere giderken Karlıova’da vefat edip Hâfızzâde Türbesi yakınına defnedildiği anlatılır. Başka bir Bektaşî rivayetinde ise ölmediği, Necef’te “sır olduğu” kabul edilen bir mekânın onunla ilişkilendirildiği söylenir. Bu iki anlatı tarihî kesinlik iddiası taşımadan menkıbe ve ziyaret hafızası olarak kaydedilir.
Şiiri
Virânî, Alevî-Bektaşî geleneğinin yedi büyük şairi arasında anılır. Yaklaşık üç yüz şiirinde Hz. Ali, Ehl-i beyt, On İki İmam, tarikat uluları, vahdet ve insan anlayışı öne çıkar. Şiirlerinin çoğu aruzla ve kasideyi andıran uzun biçimlerde yazılmıştır; az sayıdaki şiirinde koşma ve dörtlük düzeni görülür. Eserleri, dinî-tasavvufî bilgisinin yanı sıra Hurûfî sembolizme ilgisini de yansıtır.
İlm-i Câvidân
İlm-i Câvidân, Virânî Baba Risâlesi, Buyruk ve Fakrnâme adlarıyla da tanınır. Fâtiha sûresinin yorumu, Ehl-i beyt, dört kapı kırk makam, âdâb ve erkân, ibadet ve ahlâk konularını ele alır. Soru-cevap ve benzetmelerle talibin yalnız bilgi edinmesini değil, duygu ve davranışlarını tanıyarak nefsânî zaaflarıyla yüzleşmesini hedefler.