Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

262 sonuç · toplam 297 · “mertebe” · 5/11

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sadr

Göğüs, sine. tas. Ruh (sr). Kalbin mertebelerinden biri. Safa—Safvet i. ar. صفوة) — lie) 1. Temizlik, duruluk, anhk, zevk, keyf. 2. tas. Hiçbir şey süfiyi kederlendirmez (bulandırmaz); her şey onunla safa bulur, durulur (KR 127, SL 296). Sa…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Samt

+. Killet-ı kelâm, Süküt, susmak, hamüş olmak. 2. tas. Tasavvufta süküt etmek ve bir mecburiyet olmadıkça konuşmamak, konuşunca da gerektiği kadar konuşmak esastir. Samt iki türlüdür: zahiri sükat, lisanın konuşmamasıdır; batini süküt, zihn…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Seb'ul-mesâni

&)1. Fatiha Suresi, 2. tas, Ayn ve ilim mertebelerindeki yedi çeşit zuhuru itibariyle Hakk'ın Zatı (CİK 1:109). Sebzi (5 5x) Yeşillik. 2. tas. Hakiki vahdetle birleşen mutlak kemal (115; sr). Seccade (+ > te) 1. Üç yol. 2. Üzerinde namaz kı…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sefer

Yolculuk, mesafe katetme, yolda yürüme. tas. Hakk’a yönelmeye başlayan kalbin zikirle seyretmesi ve manevi yolculuk yapması. Dört çeşit sefer vardır: Seyr ile'llâh, yani Allah’a doğru yolculuk. Nefs menzillerinden başlar, ufuk-i mübine kada…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sereyân-ı vücüt Ose

يان و dr. Varlığın sirayeti. 2. tas. Rahmani nefes ve mukaddes feyz ki, âlem ve insan 0 tecellinin panlulandir (sr). Serir 1. Taht, padişahların üzerine kuruldukları taht. 2. tas. Mekânet-i ilahiyedeki rahmani mertebe, ilâhî meşhed. Hakk'ın…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Seyr

veya Seyir Yürümek, yolda gitmek, seyyahat. tas. Hakk’a ermek üzere manevi yolculuk yapmak. Seyr iki türlüdür: Seyr ila’llah, Hakk’a doğru yürümek; sâlik Hakk'ı tanıyınca bu yolculuk biter. Seyr filâh, Hak'ta yürümek; birinci seyr bittikten…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sıddık

x, Dürüst, dosdoğru 2. tas, a Derunu hem aydın, hem de aralarında sıkı bir münasebet bulunması sebebiyle Hz, Peygamber'in derununa yakın olduğundan bilgi, söz ve davranışlarıyla Hz. Peygamber'in her getirdiğini tasdikte kemal mertebesinde b…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Sırr-ı tecelliyat

سرتجليا ت) +. Tecellilerin sırrı, 2. tas. Her şeyin her şeyde temaşa edilmesi, Bu da ilk tecellinin kalbe görünmesi, böylece bütün isimler arasında müşterek olan ahadiyetin seyr edilmesiyle olur. İsim öbür isimlerin hepsinin özelliklerini t…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Şuhüd ehli

Müşahede eden, gören. 2. tas. Hak talipleri üç kısımdır: Suhad ehli, ashab-ı kulüb. Bunlar Hakk'ı şuhüd ve zevkle tanır, onu her mazhar ve meclâda görür ve her surette kabul eder, hep Hak'la birlikte bulunur, onu her meşhedde me A CEE m (ma…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Taayyün

Belirme, belirlenme, belli olma, ortaya çıkma. 2. tas. Müşahhas hale gelme, birbirinden seçilme, ayırt edilme, ayn olarak ortaya çıkma. Ilk taayyün, vahdet mertebesi; ikinci taayyün ise vahidiyet mertebesidir. Süfilere göre Hakk'ın zatında…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tecelli

Aşikâr olmak, açığa çıkmak, görünmek, zuhur etmek. tas. Gaybten gelen va kalpte zahir olan nurlar. Görünmeyenin (guyab) kalplerde görünür hale gelmesi. Her ilâhî ismin, tecelli ettiği yere ve yöne göre türlü türlü şekilleri vardır. İçinden,…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tevhit

Birlik. tas. a Allah'ın zatını, aklen tasavvur edilen ve zihnen tahayyül edilen her şeyden tecrit etmek (cr). “Allah'ı zihninizde dilediğiniz gibi tasavvur edin, ama bilin ki bu tasavvur Allah değildir.” b Tevhit üç türlüdür: Hakk'ın Hak iç…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tezkiye

Temizlenme. tas. Nefsi, ona bulasan kir ve pastan temizleyerek onu nefs-i emmâre mertebesinden nefs-i mutmainne mertebesine çıkarmak, ruhu manevi kirlerden arındırmak. “Nefsini kirleten hüsrana uğrar, tezkiye eden felâh bulur” (Şems Suresi,…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Tuğra

Özel bir biçimi olan padişah imzası ve mührü. 2. tas. a Faaliyet halindeki âşıkın vasıflarında görülen aşkın hükümleri (11s). b Padişah gibi, şeyhler adına düzenlenen özel yazı şekli (sm 516). Şeyhin isminin tuğra şeklinde yazılması. 1 Tül-…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Türrehât

1, Patika, çıkmaz yol, bâtıl ve boş laf, herze, saçma 562. 2. tas. Bazı mutasavvıfların ipe sapa gelmeyen anlamsız sözleri, Ruveym öğüt isteyen birine, “Bu yolda katlanılacak en aşağı fedakârlık, can feda etmek, bu yola baş koymaktır. Bu şa…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ümmü’l-kitâb

Kitabın aslı ve anası. Kur’ân’da muhkem âyetler için kullanılan bir ifade olup gelenekte Fâtiha sûresinin adlarından biri olarak da yaygınlaşmıştır. Tasavvufî ve kozmolojik metinlerde bütün hakikatlerin aslı, ilâhî ilimdeki temel veya varlı…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Uns

!( Ülfet etmek, cana yakı olmak, ahbap canlı olmak, sıcak ilgi, candan sevgi. tas, a Reca ve bast halinin üstünde ve onlardan daha güçlü bir neşe hali. Nitekim heybet de havf ve kabz halinden daha yüksek bir kaygı halidir. Üns makamında bul…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Vav

لت Ey oğul! İlim, edep öğren, her zaman takva üzere bulun, atalarının ardından Sit, sünnilikten ayrılma, Jikih, hadis oku, câhil süfiden uzak dur. (KRE 27; GEV; MV) Süfilerin, vefat etmek üzereyken verdikleri öğürlere de vasiyet denilir. Va…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Vatan

Yurt, yerleşilen ve dönülen yer. Tasavvuf dilinde sâlikin hâlinin yerleşip istikrar kazandığı mânevî mertebe için kullanılır. Geçici olarak doğup sönen hâtır ın aksine vatan, mânanın gönülde kökleşmesini anlatır. Şiirde ruhlar âlemi insanın…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Verâ-i lübs

Karışıklığın ve şekillenişin ötesi, tas, Vahidiyetten önce ahadiyet mertebesinde bulunan Hak. Bu, hakkın birinci mertebesidir; ikinci mertebede vahidiyet gelir. Sonra Hak üçüncü mertebede isimlerin manası ve al'yânın hakikatleriyle karışır,…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Yâd-kerd

Zikretmek, hatırlamak. tas. a Murakabe mertebesine ulaştıktan sonra sâlikin lisanla belli sayıda nefy ve ispatı (La ilahe nefy, illallah ispat kısmıdır) zikretmesi. Bu yolla kalbin pası silineceğinden müşahede mertebesine ulaşılır. b Zakir…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Yedân

1. tkiel. 2. tas. a Allah'ın faile ve kâbile (etkileyen ve etkiyi kabul edip etkilenen) mütekabil isimleri. Celal ve Cemal isimleri. b Zorunluluk ve zorunsuzluk (vücüp — imkân mertebesi) fakat tekabül daha genel bir kavramdır: Zira bazen fa…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zaman

. Sultan. 2. Indiye mertebesine izafe ve nispet edilen an-1 “Rabb'in indinde akşam ve sabah yoktur” (kı). Bkz. An-ı daim. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Zılla ilah

Tanrı'nın gölgesi. tas. Vahidiyet mertebesini kendi gerçeği haline getiren insan-ı kâmil.

↗