Köken ve kullanım
i. ar.
صفوة
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Göğüs, sine.
- tas. Ruh (sr). Kalbin mertebelerinden biri.
Safa—Safvet i. ar. صفوة) — lie) 1. Temizlik, duruluk, anhk, zevk, keyf. 2. tas. Hiçbir
şey süfiyi kederlendirmez (bulandırmaz); her şey onunla safa bulur, durulur (KR
127, SL 296). Safa ve keder (duruluk-bulanıklık) ruhi haz ve elem anlamına gelir.
Safi ruhi neşe ve zevk içinde olup elem ve ısdıraptan uzaktır. “Huz mâ safa, de'mâ
keder.” Tasavvuf, uzaklık bulanıklığından sonraki yakınlık safvetidir (duruluk).
Cefâyı çekmeyen âşık, safânın kadrini bilmez
Lâedri
Gah safa buldu gönül ayinesi gah keder
Böyledir hâb-ı cihân böyle gelir böyle gider
Kâtibi
Sahib-i zaman
Envâr-ı feyze mazhar olur kalbi saf olan
Almakta, mah, mihr-i cihân-tâbdan fura
Ayni
Safa-i hal Saf hal.
Safa-i ilim Saf ilim.
Safa-i ittisal Saf ittisal,
Safa-i zihn (5lü) Zihin temizliği; nefsin, zahmet çekmeden maksada ulaşmayı
sağlayan yeteneği (cr). Tasavvufta mücâhede ve riyazetle ruh ve zihin temizliği
kazanılır, sonra kirlenmemiş bu saf zihinle manevi ve ulvi hakikatler idrak edilir.
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- “Baş, göğüs.” anlamında bu söz, başka kelime ve terkiplerle yeni terimler oluşturur.
- tas. Tasavvuf inancında, Uâhî bilginin kaynağı olan kalbin yedi mertebesinden birini ifade etmektedir. § tam. sadru’l-evvel a. (Jj^l jj^) Hadis büimi tarihinde, hayırla anılan ilk üç nesü. Bunlar: sahabeler, tâbiîler, tebe-i tâbiîn
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, göğüs anlamına gelen bir kelime. Ruh, kalbin bir mertebesi, Şerh-i sadr: 1. Hz. Peygamber (s)’in göğsünün yarılması olayı, 2. Gönlünde, ilâhî marifet pırıltıları zuhur eden sufînin durumu. Kalbin her türlü pislikten temizlenmesine, selâmet-i sadr denir. Burada pislikten kastedilen şey, Kur’ân ve Sünnete aykırı düşen, her türlü düşünce ve hâtıralardır.