Ara
Menü
ذ

Sadr

صفوة

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-970
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
333
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<ol><li>Göğüs, sine.</li><li>tas. Ruh (sr). Kalbin mertebelerinden biri.</li></ol><blockquote>Safa—Safvet i. ar. صفوة) — lie) 1. Temizlik, duruluk, anhk, zevk, keyf. 2. tas. Hiçbir<br>şey süfiyi kederlendirmez (bulandırmaz); her şey onunla safa bulur, durulur (KR<br>127, SL 296). Safa ve keder (duruluk-bulanıklık) ruhi haz ve elem anlamına gelir.<br>Safi ruhi neşe ve zevk içinde olup elem ve ısdıraptan uzaktır. “Huz mâ safa, de'mâ<br>keder.” Tasavvuf, uzaklık bulanıklığından sonraki yakınlık safvetidir (duruluk).</blockquote><blockquote>Cefâyı çekmeyen âşık, safânın kadrini bilmez<br>Lâedri<br>Gah safa buldu gönül ayinesi gah keder<br>Böyledir hâb-ı cihân böyle gelir böyle gider<br>Kâtibi</blockquote><blockquote>Sahib-i zaman<br>Envâr-ı feyze mazhar olur kalbi saf olan<br>Almakta, mah, mihr-i cihân-tâbdan fura<br>Ayni</blockquote><p>Safa-i hal Saf hal.</p><p>Safa-i ilim Saf ilim.</p><p>Safa-i ittisal Saf ittisal,</p><blockquote>Safa-i zihn (5lü) Zihin temizliği; nefsin, zahmet çekmeden maksada ulaşmayı<br>sağlayan yeteneği (cr). Tasavvufta mücâhede ve riyazetle ruh ve zihin temizliği<br>kazanılır, sonra kirlenmemiş bu saf zihinle manevi ve ulvi hakikatler idrak edilir.</blockquote>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6688
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
333
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<ol><li>Göğüs, sine.</li><li>tas. Ruh (sr). Kalbin mertebelerinden biri.</li></ol><blockquote>Safa—Safvet i. ar. صفوة) — lie) 1. Temizlik, duruluk, anhk, zevk, keyf. 2. tas. Hiçbir<br>şey süfiyi kederlendirmez (bulandırmaz); her şey onunla safa bulur, durulur (KR<br>127, SL 296). Safa ve keder (duruluk-bulanıklık) ruhi haz ve elem anlamına gelir.<br>Safi ruhi neşe ve zevk içinde olup elem ve ısdıraptan uzaktır. “Huz mâ safa, de'mâ<br>keder.” Tasavvuf, uzaklık bulanıklığından sonraki yakınlık safvetidir (duruluk).</blockquote><blockquote>Cefâyı çekmeyen âşık, safânın kadrini bilmez<br>Lâedri<br>Gah safa buldu gönül ayinesi gah keder<br>Böyledir hâb-ı cihân böyle gelir böyle gider<br>Kâtibi</blockquote><blockquote>Sahib-i zaman<br>Envâr-ı feyze mazhar olur kalbi saf olan<br>Almakta, mah, mihr-i cihân-tâbdan fura<br>Ayni</blockquote><p>Safa-i hal Saf hal.</p><p>Safa-i ilim Saf ilim.</p><p>Safa-i ittisal Saf ittisal,</p><blockquote>Safa-i zihn (5lü) Zihin temizliği; nefsin, zahmet çekmeden maksada ulaşmayı<br>sağlayan yeteneği (cr). Tasavvufta mücâhede ve riyazetle ruh ve zihin temizliği<br>kazanılır, sonra kirlenmemiş bu saf zihinle manevi ve ulvi hakikatler idrak edilir.</blockquote>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-2376
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
580
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<ol class="term-meanings"><li>“Baş, göğüs.” anlamında bu söz, başka kelime ve terkiplerle yeni terimler oluşturur.</li><li>tas. Tasavvuf inancında, Uâhî bilginin kaynağı olan kalbin yedi mertebesinden birini ifade etmektedir. § tam. sadru’l-evvel a. (Jj^l jj^) Hadis büimi tarihinde, hayırla anılan ilk üç nesü. Bunlar: sahabeler, tâbiîler, tebe-i tâbiîn</li></ol>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-12742
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Arapça, göğüs anlamına gelen bir kelime. Ruh, kalbin bir mertebesi, Şerh-i sadr: 1. Hz. Peygamber (s)’in göğsünün yarılması olayı, 2. Gönlünde, ilâhî marifet pırıltıları zuhur eden sufînin durumu. Kalbin her türlü pislikten temizlenmesine, selâmet-i sadr denir. Burada pislikten kastedilen şey, Kur’ân ve Sünnete aykırı düşen, her türlü düşünce ve hâtıralardır.</p>

Köken ve kullanım

i. ar.

صفوة

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

  1. Göğüs, sine.
  2. tas. Ruh (sr). Kalbin mertebelerinden biri.
Safa—Safvet i. ar. صفوة) — lie) 1. Temizlik, duruluk, anhk, zevk, keyf. 2. tas. Hiçbir
şey süfiyi kederlendirmez (bulandırmaz); her şey onunla safa bulur, durulur (KR
127, SL 296). Safa ve keder (duruluk-bulanıklık) ruhi haz ve elem anlamına gelir.
Safi ruhi neşe ve zevk içinde olup elem ve ısdıraptan uzaktır. “Huz mâ safa, de'mâ
keder.” Tasavvuf, uzaklık bulanıklığından sonraki yakınlık safvetidir (duruluk).
Cefâyı çekmeyen âşık, safânın kadrini bilmez
Lâedri
Gah safa buldu gönül ayinesi gah keder
Böyledir hâb-ı cihân böyle gelir böyle gider
Kâtibi
Sahib-i zaman
Envâr-ı feyze mazhar olur kalbi saf olan
Almakta, mah, mihr-i cihân-tâbdan fura
Ayni

Safa-i hal Saf hal.

Safa-i ilim Saf ilim.

Safa-i ittisal Saf ittisal,

Safa-i zihn (5lü) Zihin temizliği; nefsin, zahmet çekmeden maksada ulaşmayı
sağlayan yeteneği (cr). Tasavvufta mücâhede ve riyazetle ruh ve zihin temizliği
kazanılır, sonra kirlenmemiş bu saf zihinle manevi ve ulvi hakikatler idrak edilir.

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

  1. “Baş, göğüs.” anlamında bu söz, başka kelime ve terkiplerle yeni terimler oluşturur.
  2. tas. Tasavvuf inancında, Uâhî bilginin kaynağı olan kalbin yedi mertebesinden birini ifade etmektedir. § tam. sadru’l-evvel a. (Jj^l jj^) Hadis büimi tarihinde, hayırla anılan ilk üç nesü. Bunlar: sahabeler, tâbiîler, tebe-i tâbiîn

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça, göğüs anlamına gelen bir kelime. Ruh, kalbin bir mertebesi, Şerh-i sadr: 1. Hz. Peygamber (s)’in göğsünün yarılması olayı, 2. Gönlünde, ilâhî marifet pırıltıları zuhur eden sufînin durumu. Kalbin her türlü pislikten temizlenmesine, selâmet-i sadr denir. Burada pislikten kastedilen şey, Kur’ân ve Sünnete aykırı düşen, her türlü düşünce ve hâtıralardır.

Sözlüğe dön ←