لت
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
لت Ey oğul! İlim, edep öğren, her zaman takva üzere bulun, atalarının ardından Sit, sünnilikten ayrılma, Jikih, hadis oku, câhil süfiden uzak dur. (KRE 27; GEV; MV) Süfilerin, vefat etmek üzereyken verdikleri öğürlere de vasiyet denilir. Vasl — Vuslat — Visal — Vusüli. ar. (4,2, - وصلة - وساك - İs)
- Vasl, gâib olana (Hakk’a) ermek; fasl, sevgiliden ayrı düşmektir (sı, 433; KI; Gİ 1:78; İFM). 2. Visal, Sıkıntıda ve rahatken Hak'la birlikte (vahdette) olma makamıdır (115). 3. Ruhen Hak'la ittisal halinde olup kendinden geçmek. Sevgiliye kavuşmaya, ona ermeye, onunla olmaya vasl, vuslat, visâl, vusal, ondan ayrı kalmaya hicran, firkat, firak, fas, infisal ve inkita denir. Vaslu’l-vas] Gidişten sonraki dönüş, inişten sonraki çıkış. Her insan en yüce mertebeden en aşağı varlık alanına, madde âlemine düşmüştür (hubüt); sonra bazıları Allah’a giden yolu tutarak cem ve Ayn-ı cem makamına dönmüş ve ona vâsıl olmuştur (kı). “En güzel surette yaratılan insan en aşağı âleme atılmıştır.” Bu bir firkat ve hicrandır. Buradan geri dönenler tekrar ona ermişlerdir. Tıpkı denizden ayrılan suyun ona dönüşü gibi
- Visal, Sıkıntıda ve rahatken Hak'la birlikte (vahdette) olma makamıdır (115). 3. Ruhen Hak'la ittisal halinde olup kendinden geçmek. Sevgiliye kavuşmaya, ona ermeye, onunla olmaya vasl, vuslat, visâl, vusal, ondan ayrı kalmaya hicran, firkat, firak, fas, infisal ve inkita denir. Vaslu’l-vas] Gidişten sonraki dönüş, inişten sonraki çıkış. Her insan en yüce mertebeden en aşağı varlık alanına, madde âlemine düşmüştür (hubüt); sonra bazıları Allah’a giden yolu tutarak cem ve Ayn-ı cem makamına dönmüş ve ona vâsıl olmuştur (kı). “En güzel surette yaratılan insan en aşağı âleme atılmıştır.” Bu bir firkat ve hicrandır. Buradan geri dönenler tekrar ona ermişlerdir. Tıpkı denizden ayrılan suyun ona dönüşü gibi
- Ruhen Hak'la ittisal halinde olup kendinden geçmek. Sevgiliye kavuşmaya, ona ermeye, onunla olmaya vasl, vuslat, visâl, vusal, ondan ayrı kalmaya hicran, firkat, firak, fas, infisal ve inkita denir. Vaslu’l-vas] Gidişten sonraki dönüş, inişten sonraki çıkış. Her insan en yüce mertebeden en aşağı varlık alanına, madde âlemine düşmüştür (hubüt); sonra bazıları Allah’a giden yolu tutarak cem ve Ayn-ı cem makamına dönmüş ve ona vâsıl olmuştur (kı). “En güzel surette yaratılan insan en aşağı âleme atılmıştır.” Bu bir firkat ve hicrandır. Buradan geri dönenler tekrar ona ermişlerdir. Tıpkı denizden ayrılan suyun ona dönüşü gibi
Tasavvuf Sözlüğü
Arap alfabesindeki son harflerden biri. Kaşanî, tümel (küll) deki mutlak yöne vav denir, şeklinde tarif yapar. “Nereye yönelirseniz, Allah’ın vechi (yüzü, yönü) oradadır” (Bakara/115). Eb-ced hesabında vav harfinin değeri, altıdır. Bu altı sayısının altı yöne işaret ettiği söylenir.