Ara
Menü
ذ

Vav

لت

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-7115
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
402
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>لت Ey oğul! İlim, edep öğren, her zaman takva üzere bulun, atalarının ardından Sit, sünnilikten ayrılma, Jikih, hadis oku, câhil süfiden uzak dur. (KRE 27; GEV; MV) Süfilerin, vefat etmek üzereyken verdikleri öğürlere de vasiyet denilir. Vasl — Vuslat — Visal — Vusüli. ar. (4,2, - وصلة - وساك - İs)</p><ol><li>Vasl, gâib olana (Hakk’a) ermek; fasl, sevgiliden ayrı düşmektir (sı, 433; KI; Gİ 1:78; İFM). 2. Visal, Sıkıntıda ve rahatken Hak'la birlikte (vahdette) olma makamıdır (115). 3. Ruhen Hak'la ittisal halinde olup kendinden geçmek. Sevgiliye kavuşmaya, ona ermeye, onunla olmaya vasl, vuslat, visâl, vusal, ondan ayrı kalmaya hicran, firkat, firak, fas, infisal ve inkita denir. Vaslu’l-vas] Gidişten sonraki dönüş, inişten sonraki çıkış. Her insan en yüce mertebeden en aşağı varlık alanına, madde âlemine düşmüştür (hubüt); sonra bazıları Allah’a giden yolu tutarak cem ve Ayn-ı cem makamına dönmüş ve ona vâsıl olmuştur (kı). “En güzel surette yaratılan insan en aşağı âleme atılmıştır.” Bu bir firkat ve hicrandır. Buradan geri dönenler tekrar ona ermişlerdir. Tıpkı denizden ayrılan suyun ona dönüşü gibi</li><li>Visal, Sıkıntıda ve rahatken Hak'la birlikte (vahdette) olma makamıdır (115). 3. Ruhen Hak'la ittisal halinde olup kendinden geçmek. Sevgiliye kavuşmaya, ona ermeye, onunla olmaya vasl, vuslat, visâl, vusal, ondan ayrı kalmaya hicran, firkat, firak, fas, infisal ve inkita denir. Vaslu’l-vas] Gidişten sonraki dönüş, inişten sonraki çıkış. Her insan en yüce mertebeden en aşağı varlık alanına, madde âlemine düşmüştür (hubüt); sonra bazıları Allah’a giden yolu tutarak cem ve Ayn-ı cem makamına dönmüş ve ona vâsıl olmuştur (kı). “En güzel surette yaratılan insan en aşağı âleme atılmıştır.” Bu bir firkat ve hicrandır. Buradan geri dönenler tekrar ona ermişlerdir. Tıpkı denizden ayrılan suyun ona dönüşü gibi</li><li>Ruhen Hak'la ittisal halinde olup kendinden geçmek. Sevgiliye kavuşmaya, ona ermeye, onunla olmaya vasl, vuslat, visâl, vusal, ondan ayrı kalmaya hicran, firkat, firak, fas, infisal ve inkita denir. Vaslu’l-vas] Gidişten sonraki dönüş, inişten sonraki çıkış. Her insan en yüce mertebeden en aşağı varlık alanına, madde âlemine düşmüştür (hubüt); sonra bazıları Allah’a giden yolu tutarak cem ve Ayn-ı cem makamına dönmüş ve ona vâsıl olmuştur (kı). “En güzel surette yaratılan insan en aşağı âleme atılmıştır.” Bu bir firkat ve hicrandır. Buradan geri dönenler tekrar ona ermişlerdir. Tıpkı denizden ayrılan suyun ona dönüşü gibi</li></ol>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6903
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
402
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>لت Ey oğul! İlim, edep öğren, her zaman takva üzere bulun, atalarının ardından Sit, sünnilikten ayrılma, Jikih, hadis oku, câhil süfiden uzak dur. (KRE 27; GEV; MV) Süfilerin, vefat etmek üzereyken verdikleri öğürlere de vasiyet denilir. Vasl — Vuslat — Visal — Vusüli. ar. (4,2, - وصلة - وساك - İs)</p><ol><li>Vasl, gâib olana (Hakk’a) ermek; fasl, sevgiliden ayrı düşmektir (sı, 433; KI; Gİ 1:78; İFM). 2. Visal, Sıkıntıda ve rahatken Hak'la birlikte (vahdette) olma makamıdır (115). 3. Ruhen Hak'la ittisal halinde olup kendinden geçmek. Sevgiliye kavuşmaya, ona ermeye, onunla olmaya vasl, vuslat, visâl, vusal, ondan ayrı kalmaya hicran, firkat, firak, fas, infisal ve inkita denir. Vaslu’l-vas] Gidişten sonraki dönüş, inişten sonraki çıkış. Her insan en yüce mertebeden en aşağı varlık alanına, madde âlemine düşmüştür (hubüt); sonra bazıları Allah’a giden yolu tutarak cem ve Ayn-ı cem makamına dönmüş ve ona vâsıl olmuştur (kı). “En güzel surette yaratılan insan en aşağı âleme atılmıştır.” Bu bir firkat ve hicrandır. Buradan geri dönenler tekrar ona ermişlerdir. Tıpkı denizden ayrılan suyun ona dönüşü gibi</li><li>Visal, Sıkıntıda ve rahatken Hak'la birlikte (vahdette) olma makamıdır (115). 3. Ruhen Hak'la ittisal halinde olup kendinden geçmek. Sevgiliye kavuşmaya, ona ermeye, onunla olmaya vasl, vuslat, visâl, vusal, ondan ayrı kalmaya hicran, firkat, firak, fas, infisal ve inkita denir. Vaslu’l-vas] Gidişten sonraki dönüş, inişten sonraki çıkış. Her insan en yüce mertebeden en aşağı varlık alanına, madde âlemine düşmüştür (hubüt); sonra bazıları Allah’a giden yolu tutarak cem ve Ayn-ı cem makamına dönmüş ve ona vâsıl olmuştur (kı). “En güzel surette yaratılan insan en aşağı âleme atılmıştır.” Bu bir firkat ve hicrandır. Buradan geri dönenler tekrar ona ermişlerdir. Tıpkı denizden ayrılan suyun ona dönüşü gibi</li><li>Ruhen Hak'la ittisal halinde olup kendinden geçmek. Sevgiliye kavuşmaya, ona ermeye, onunla olmaya vasl, vuslat, visâl, vusal, ondan ayrı kalmaya hicran, firkat, firak, fas, infisal ve inkita denir. Vaslu’l-vas] Gidişten sonraki dönüş, inişten sonraki çıkış. Her insan en yüce mertebeden en aşağı varlık alanına, madde âlemine düşmüştür (hubüt); sonra bazıları Allah’a giden yolu tutarak cem ve Ayn-ı cem makamına dönmüş ve ona vâsıl olmuştur (kı). “En güzel surette yaratılan insan en aşağı âleme atılmıştır.” Bu bir firkat ve hicrandır. Buradan geri dönenler tekrar ona ermişlerdir. Tıpkı denizden ayrılan suyun ona dönüşü gibi</li></ol>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-13339
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Arap alfabesindeki son harflerden biri. Kaşanî, tümel (küll) deki mutlak yöne vav denir, şeklinde tarif yapar. “Nereye yönelirseniz, Allah’ın vechi (yüzü, yönü) oradadır” (Bakara/115). Eb-ced hesabında vav harfinin değeri, altıdır. Bu altı sayısının altı yöne işaret ettiği söylenir.</p>

لت

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

لت Ey oğul! İlim, edep öğren, her zaman takva üzere bulun, atalarının ardından Sit, sünnilikten ayrılma, Jikih, hadis oku, câhil süfiden uzak dur. (KRE 27; GEV; MV) Süfilerin, vefat etmek üzereyken verdikleri öğürlere de vasiyet denilir. Vasl — Vuslat — Visal — Vusüli. ar. (4,2, - وصلة - وساك - İs)

  1. Vasl, gâib olana (Hakk’a) ermek; fasl, sevgiliden ayrı düşmektir (sı, 433; KI; Gİ 1:78; İFM). 2. Visal, Sıkıntıda ve rahatken Hak'la birlikte (vahdette) olma makamıdır (115). 3. Ruhen Hak'la ittisal halinde olup kendinden geçmek. Sevgiliye kavuşmaya, ona ermeye, onunla olmaya vasl, vuslat, visâl, vusal, ondan ayrı kalmaya hicran, firkat, firak, fas, infisal ve inkita denir. Vaslu’l-vas] Gidişten sonraki dönüş, inişten sonraki çıkış. Her insan en yüce mertebeden en aşağı varlık alanına, madde âlemine düşmüştür (hubüt); sonra bazıları Allah’a giden yolu tutarak cem ve Ayn-ı cem makamına dönmüş ve ona vâsıl olmuştur (kı). “En güzel surette yaratılan insan en aşağı âleme atılmıştır.” Bu bir firkat ve hicrandır. Buradan geri dönenler tekrar ona ermişlerdir. Tıpkı denizden ayrılan suyun ona dönüşü gibi
  2. Visal, Sıkıntıda ve rahatken Hak'la birlikte (vahdette) olma makamıdır (115). 3. Ruhen Hak'la ittisal halinde olup kendinden geçmek. Sevgiliye kavuşmaya, ona ermeye, onunla olmaya vasl, vuslat, visâl, vusal, ondan ayrı kalmaya hicran, firkat, firak, fas, infisal ve inkita denir. Vaslu’l-vas] Gidişten sonraki dönüş, inişten sonraki çıkış. Her insan en yüce mertebeden en aşağı varlık alanına, madde âlemine düşmüştür (hubüt); sonra bazıları Allah’a giden yolu tutarak cem ve Ayn-ı cem makamına dönmüş ve ona vâsıl olmuştur (kı). “En güzel surette yaratılan insan en aşağı âleme atılmıştır.” Bu bir firkat ve hicrandır. Buradan geri dönenler tekrar ona ermişlerdir. Tıpkı denizden ayrılan suyun ona dönüşü gibi
  3. Ruhen Hak'la ittisal halinde olup kendinden geçmek. Sevgiliye kavuşmaya, ona ermeye, onunla olmaya vasl, vuslat, visâl, vusal, ondan ayrı kalmaya hicran, firkat, firak, fas, infisal ve inkita denir. Vaslu’l-vas] Gidişten sonraki dönüş, inişten sonraki çıkış. Her insan en yüce mertebeden en aşağı varlık alanına, madde âlemine düşmüştür (hubüt); sonra bazıları Allah’a giden yolu tutarak cem ve Ayn-ı cem makamına dönmüş ve ona vâsıl olmuştur (kı). “En güzel surette yaratılan insan en aşağı âleme atılmıştır.” Bu bir firkat ve hicrandır. Buradan geri dönenler tekrar ona ermişlerdir. Tıpkı denizden ayrılan suyun ona dönüşü gibi

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arap alfabesindeki son harflerden biri. Kaşanî, tümel (küll) deki mutlak yöne vav denir, şeklinde tarif yapar. “Nereye yönelirseniz, Allah’ın vechi (yüzü, yönü) oradadır” (Bakara/115). Eb-ced hesabında vav harfinin değeri, altıdır. Bu altı sayısının altı yöne işaret ettiği söylenir.

Sözlüğe dön ←