ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
14 sonuç · “Vav”
01Prizren Rifâî Çevresi
Yakova ve Prizren dergâhları üzerinden Balkanlarda sürdürülen Rifâî erkân, yayın ve meşâyih ağı.
Ali er-Rızâ
Ali er-Rızâ (yak. 153/770 – 203/818), Medine'de ilim meclisi kurup yirmi yaşında fetva vermeye başlayan Ehl-i beyt âlimi; Halife Me'mûn tarafından istemeye istemeye veliaht ilân edilmiş, iki yıl sonra Tûs'ta âniden ölmüş ve gömüldüğü yer Meşhed adını almıştır.
Kākülperîşân Şeyhî Efendi
Kākülperîşân Şeyhî Efendi (ö. 1010/1601-02), Eyüp’te doğmuş; Ebüssuûd Efendi’nin fetva, mektup ve münşeâtını derleyen kâtip olarak çalışmış, ardından medrese ve kadılık görevleri yürütmüş âlimdir.
Mehmed Hayâtî Efendi
Mehmed Hayâtî Efendi (ö. 1766), Horasan-Buhara kökenli; Edirne, Serez, Kırçova ve Ohri hattında yetişip hizmet eden ve Ramazâniyye'nin Hayâtiyye koluna adını veren Halvetî şeyhidir.
Seyyid Muhammed Sâlih ez-Zevâvî
Hicazlı âlim Seyyid Muhammed Sâlih ez-Zevâvî, Müceddidî öğretinin Haremeyn'deki ilmî ve tasavvufî dolaşımında önemli bir temsilci olarak kaydedilir.
Şeyh Mahmud Hayrân-ı Zeynî
Mahmud Hayrân-ı Zeynî, II. Bayezid devrinde Bursa Zeynîler Zâviyesi’nde inziva ve tevhid zikriyle yaşayan, aynı zâviye çevresine defnedilen Zeynî dervişidir.
Zeynelibâd Efendi
Zeynelibâd Efendi (ö. Şevval 984/Ocak 1577), İbrahim Tennûrî ailesinden gelen; İstanbul medreselerinden sonra yaklaşık on yıl Amasya'da fetva ve ders hizmeti yürüten bir Osmanlı âlimidir.
Vav
لت Ey oğul! İlim, edep öğren, her zaman takva üzere bulun, atalarının ardından Sit, sünnilikten ayrılma, Jikih, hadis oku, câhil süfiden uzak dur. (KRE 27; GEV; MV) Süfilerin, vefat etmek üzereyken verdikleri öğürlere de vasiyet denilir. Vasl — Vuslat — Visal — Vusüli. ar. (4,2, - وصلة - وساك - İs) Vasl, gâib olana (Hakk’a) ermek; fasl, sevgiliden ayrı düşmektir (sı, 433; KI; Gİ 1:78; İFM). 2. Visal, Sıkıntıda ve rahatken Hak'la birlikte (vahdette) olma makamıdır (115). 3. Ruhen Hak'la ittisal halinde olup kendinden geçmek. Sevgiliye kavuşmaya, ona ermeye, onunla olmaya vasl, vuslat, visâl, vusal, ondan ayrı kalmaya hicran, firkat, firak, fas, infisal ve inkita denir. Vaslu’l-vas] Gidişten sonraki dönüş, inişten sonraki çıkış. Her insan en yüce mertebeden en aşağı varlık alanına, madde âlemine düşmüştür (hubüt); sonra bazıları Allah’a giden yolu tutarak cem ve Ayn-ı cem makamına dönmüş ve ona vâsıl olmuştur (kı). “En güzel surette yaratılan insan en aşağı âleme atılmıştır.” Bu bir firkat ve hicrandır. Buradan geri dönenler tekrar ona ermişlerdir. Tıpkı denizden ayrılan suyun ona dönüşü gibi Visal, Sıkıntıda ve rahatken Hak'la birlikte (vahdette) olma makamıdır (115). 3. Ruhen Hak'la ittisal halinde olup kendinden geçmek. Sevgiliye kavuşmaya, ona ermeye, onunla olmaya vasl, vuslat, visâl, vusal, ondan ayrı kalmaya hicran, firkat, firak, fas, infisal ve inkita denir. Vaslu’l-vas] Gidişten sonraki dönüş, inişten sonraki çıkış. Her insan en yüce mertebeden en aşağı varlık alanına, madde âlemine düşmüştür (hubüt); sonra bazıları Allah’a giden yolu tutarak cem ve Ayn-ı cem makamına dönmüş ve ona vâsıl olmuştur (kı). “En güzel surette yaratılan insan en aşağı âleme atılmıştır.” Bu bir firkat ve hicrandır. Buradan geri dönenler tekrar ona ermişlerdir. Tıpkı denizden ayrılan suyun ona dönüşü gibi Ruhen Hak'la ittisal halinde olup kendinden geçmek. Sevgiliye kavuşmaya, ona ermeye, onunla olmaya vasl, vuslat, visâl, vusal, ondan ayrı kalmaya hicran, firkat, firak, fas, infisal ve inkita denir. Vaslu’l-vas] Gidişten sonraki dönüş, inişten sonraki çıkış. Her insan en yüce mertebeden en aşağı varlık alanına, madde âlemine düşmüştür (hubüt); sonra bazıları Allah’a giden yolu tutarak cem ve Ayn-ı cem makamına dönmüş ve ona vâsıl olmuştur (kı). “En güzel surette yaratılan insan en aşağı âleme atılmıştır.” Bu bir firkat ve hicrandır. Buradan geri dönenler tekrar ona ermişlerdir. Tıpkı denizden ayrılan suyun ona dönüşü gibi
devâvînü’s-sitte
Hadis biliminde, Buhârî ve Müslim’in “el- Câmi'ü’s-Sahîh” adlı kitapları, Ebû Dâvud, Nesâ'î, Tirmizî ile İbn Mâce’nin “Sünen” adlı kitapları için kullanılan terim. Bunların hepsi altı eser etmektedir.
Vavsız Evliya
Vav, Arap alfabesinin son harflerinden biri. Evliya kelimesindeki vav atılınca geriye e(v)liya: Eliya kalır ki bu bir Hıristiyan adıdır. Mutasavvıflar, evliya olduğunu öne süren, boşa iddiada bulunan, ancak davasını mânâya ulaştıramıyan, hareket ve halleri, evliyanın hareket ve hallerine benzemeyen, şekilci hırsızlara vavsız evliya derler.
Ebû Zekeriyyâ ez-Zevâvî Camii
Bicâye · Cezayir · Hac dönüşü Bicâye'ye yerleşen Ebû Medyen'in ders vermeye başladığı camidir; sabah namazlarından sonra burada yaptığı tasavvufî sohbetler büyük ilgi görmüş, uzak beldelerden ziyaretçi çekmiştir. İlişkili kişi dosyası Ebû Medyen Şuayb el-Ensârî : Ebû Medyen Şuayb el-Ensârî (yaklaşık 1121–1198), Endülüs'ten Mağrib'e uzanan ilim ve irşad hayatıyla Medyeniyye'ye adını veren, Kuzey Afrika tasavvufunun etkili sûfîsidir.
Sayfalar 200–206
Muzaffer Ozak Külliyatı · dar şehzade diye bilinen çingene oğlanı da bütün kırlar ve ormanlar üzerine âmir tayin ederek eline ferman vermiş ve saraydan uzaklaştırmıştı. Kanarya kafesine girmiş, o zamana kad
Sayfalar 231–238
Muzaffer Ozak Külliyatı · rerken, Fahr-i Alemin haberi olmadan nâra sevkedilip, adalet yerini bulacaktır. HÛ! Semalar yarılıp açılıverir, Gök kubbe bir anda düşer derine, Yıldızlar savrulup saçılıverir, Sür
Sayfalar 498–503
Muzaffer Ozak Külliyatı · âlâya yüksel! Bu gece, senin de miracındır. Akil isen her gece miraç ve her miracın bir evvelinden yüksek olsun. Senin kadrin yücedir. Senin sahibin Muhammeddir. O Allahın sevgili