ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
27 sonuç · toplam 27 · “memnû” · 1/2
01memnû
Yasaklanmış mı şey. bk. haram un memtûre a. [Ar] İslâm l dünyasında İmamiyye Şi'ası p içinde yedinci imam olarak kae bul edilen Musa el-Kâzım (öl. a 183 / 799) m ölümünden sonra p ortaya çıkan bir cemaat. Bu cee maat, uzun süre varhğını sür…
Eserleri ve metinleri
Hacı İmdâdullah Tehânevî · Cenab-ı Hak cümlemizi maz har-ı şefaati buyursun. Nezaket-i beyaniyyesine misal olarak Vahdet-i Vücud Risalesi'nden bir nebze bahs edeceğim: Bunun aslı Farisi lisanı üzre yazılmış, tercümesini zamanımız urefa-yı…
Riza
Sızlanmama, yakınmama; hoşnut ve memnun olma hali. tas. Cüneyd'e göre, iradeyi ortadan kaldırmak; el-Kannâd'a göre, kaderin acı tecellileri karşısında kalbin huzur ve sükun halinde olması; Ibn Atâ'ya göre, Hakk'ın ezeli tercihini gören sâli…
mâşâallah / mâşallah
mâşâallah / mâşallah a. ve ünl. [< Ar.mâ-şâ'a Allah (Allah dileyince her şey olur.)] “Takdir, övgü, şaşma ve memnuniyet” için kullanılan bir terim. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de dört ayette yer almaktadır (“A'râf suresi”; “Yûnus suresi”,; “A'lâ…
Azîzan
Azizler. Kelimenin sonundaki ân takısı Arabça'da ikilik, Farsça'da çokluk ifâde eder. 1. "İki azîz (velî)" mânâsına İslâm âlimlerinin ve evliyânın büyüklerinden Ali Râmitenî hazretlerine verilen lakab. Bir defâsında Ali Râmitenî hazretlerin…
Bahtiyâr
Tâlihli, mes'ûd, mutlu. Bahtiyâr kişi, her zaman bulunduğu hâlden memnun, dâimâ nasîbine râzı ve şükredici olup, kimseye ihtiyâcını arzetmez. (Ahmed Rıfat) Ey mes'ûd ve bahtiyâr kardeşim! Amel ve ibâdet, niyet ile dürüst ve doğru olur. Kâfi…
Necâşî
Habeş hükümdârı. Habeş krallarına verilen isim. Peygamber efendimiz zamânındaki Necâşî'nin adı Eshame idi. Nasrânî (hıristiyan) iken müslüman oldu. Cenâze namazını Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem Medîne'de kıldırdı. (İbn-i Hişâm-Hale…
Hakem (el-Hakem)
1. İki tarafın, hükmüne rızâ göstermek için seçtikleri kimse. Haklı ile haksızın ayrılmasında aracılık eden kimse. Resûlullah efendimiz otuz beş yaşındayken yağmur ve seller Kâbe'nin duvarlarını iyice yıpratmıştı. Bu sebeble Kureyş kabîlesi…
Hamdele
Elhamdülillah veya bu mânâdaki sözler. Elhamdülillah sözünün mânâsı, Allahü teâlâya hamd olsun, ben her hâlimde O'ndan memnûnum demektir. (Bkz. Hamd) Dînî bir kitabı yazarken, va'z u nasîhate veya ders okutmaya başlarken, Besmele, hamdele v…
Şecere-İ Rıdvân
628 (H.6) senesinde yapılan Hudeybiye andlaşmasından önce Medîneli müslümanların, altında Peygamber efendimize ve İslâm dînine bağlı kalacakları husûsunda bağlılık yemîni ettikleri ağaç. Hudeybiye andlaşması imzâlanmadan önce Peygamber efen…
Hırka-İ Sufiyye
Arapça, sûfiyye hırkası demektir. Müridin, iradesine girdiği şeyhin elinden giydiği şey (şeyler) için kullanılan bir tabirdir. Bu, hırka veya taç gibi bir alâmet olurdu. Hırka giymek, tarikata girişi, mürşidle irtibatı sağlamayı ifade eder.…
Sayfalar 159–165
Muzaffer Ozak Külliyatı · Üdebali'ye tâbir ettirerek memnun ve mesrur oradan ayrıldı. (Bu kıssayı, evvelce de belirttiğimiz gibi IRAD'ın ikinci cildinde teferruatıyla ve bu risâlemizde de hulâsatan arz etmi
Sayfalar 322–328
Muzaffer Ozak Külliyatı · Az yemek, az uyumak, az söylemek ve doğru olmaktır. Böyle yaparsan, ruhunu azaptan korur ve onu en büyük hediyen ile memnun etmiş olursun. Dönüp, dolaşıp varacağın yer kabirdir. Or
SÛFİLERİN AHLÂK ANLAYIŞI
Avârifü’l-Maârif · 29. bölüm · Sûfiler, Rasûlullah (a.s) Efendimize uyma konusunda insanların en ileride bulunanları ve O’nun sünnetini ihyaya en fazla lâyık olanlarıdır. Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) ahlâkı ile ahl
Sayfalar 17–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · Inned-diyne indallâh-il-islâm Al-i-Imran: 19 Allah katında makbul olan din, Islâmdır. Yüz suhuf, dört kitap, Hazret-i Adem'den beri gelen bütün Enbiyânın talimini ve neş'esini, kul
Sayfalar 23–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · bağlayıp, bıçağı onun körpe gerdanına nasıl vuracaksın? Bu güle, oynaya giden yavrunun sence hiçbir değeri yok mu?» dediğinde hak nebi, Allahın Halili, Iblise hitaben şöyle söyledi
Sayfalar 134–139
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey mümin! Bâzı kimseler vardır ki, onlara hiç kıymet vermeyiz. Onlar gizli birer hazinedir. Onlar âhiret sultanlarıdır. Insanların kurtarıcısıdır. Bunlar, köylü kıyafeti ile dolaşı
Sayfalar 153–158
Muzaffer Ozak Külliyatı · anh Resûlüllah Aleyhisselâmın ayaklarına kapanarak: (Yâ Nebiyallah! Ummetinin menzillerini gördün. Ben kuluna ise cennet makam olmuş) Peygamberimiz Aleyhisselâm da Bilâl'e: «Yâ Bil
Sayfalar 204–209
Muzaffer Ozak Külliyatı · ğimiz mallarımız sevmediklerimize kalır. Hergün bir melek söyle hitap ediyor, şöyle nida ediyor: «Doğun, ölmek için. Binalar yapın, harab olmak için» Harab olacaktır, sonu ölüm ve
Sayfalar 347–352
Muzaffer Ozak Külliyatı · daha iyi duydukları bu Hadis-i şerif ile sabit iken, Diyanet İşleri Başkanlığının Allahın velilerine nasıl dili varıp ta ÖLÜ diyebildigi cidden şaşılacak ve acınacak bir haldir. Di
Sayfalar 298–303
Muzaffer Ozak Külliyatı · - 298 -- İhtiyar, hangi kasaba ve köyden olduğunu söyledi ve aradarında şöyle bir konuşma oldu: — Ne iş yaparsın? — Susamdan yag çıkarırım. — Bir okka susamdan ne kadar yağ çıkar?
Sayfalar 410–416
Muzaffer Ozak Külliyatı · olsun. İşte nefsim! Ne istersen eyle! İlle ümmetim!» diye münacâat eylediginde, bizleri Habibine bagışlayıp, livail-hamd altında lûtfunla, rahmetinle, cem'eyle. Ahır ve âkıbetimizi
Sayfalar 417–423
Muzaffer Ozak Külliyatı · ortadadır. O halde, bu hadis-i-geriflere inanıp, itaat etmeyerek, kendi bâtıl fikirlerini ileriye sürmek: (Ve men yuti-ir-resule fekâd eta allah. ) Nisâ sûresi: 80 (Muhakkak ki, Re
Sayfalar 412–417
Muzaffer Ozak Külliyatı · huzur ve selâmet beldesine sefer ettigini bilirler. Orada, Allahü teâlâ'nın kendilerini yalnız bırakmayacağına, korkutmayacağına ve üzmeyeceğine iyman etmişlerdir. Şu halde, dosta