Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

39 sonuç · “hicr

01
Şahsiyet

Cemâleddîn Gazi-Kumukî

Cemâleddîn Gazi-Kumukî (ö. 1286/1869), Muhammed Yeragî’nin halifesi olarak Nakşibendiyye-Hâlidiyye’yi Dağıstan’da yayan; Gazi Muhammed ile Şeyh Şâmil’in mânevî çevresinde yer alan; 1859’dan sonra Kars üzerinden Üsküdar’a hicret eden âlim, mürşid ve müelliftir.

02
Şahsiyet

Hz. Ebû Bekir es-Sıddîk

Hz. Ebû Bekir es-Sıddîk (ö. 13/634), ilk müslümanlardan, hicret yolculuğunda Resûlullah’ın arkadaşı ve Hulefâ-yi Râşidîn’in ilkidir; Nakşibendî aktarım geleneğinde silsilenin Hz. Peygamber’den sonraki halkası kabul edilir.

03
Şahsiyet

Osman Nûreddin Şemsî Efendi

Müessisi, beyne’l-urefâ Osmân Şemsi Efendi nâmıyla meşhûr olan zât-ı âlî-kadrdir. 1229 sene-i hicriyyesi şehr-i Rabîu'l-âhirinin birinci (23 Mart 1814) Çarşamba günü sâat dörtte riyâz-ı imkâna zînet vermiştir. Maskat-ı re’s-leri, İstanbul’da, Bâb-ı Âlî civârında, Hocapaşa Mahallesi’nde kâin hâneleridir. Peder-i ekremleri, Mâliye Nezâreti Eshâm Kalemi ser-âmedânından ve muammerînden ve tarîk-ı âlî-i Nakşibendî’den, “Hoca Emîn

04
Şahsiyet

Seyyid Ahmed-i Buhâri

SEYYİD AHMED-İ BUHARI Bir Ahmed-i Buhari daha vardır. Emin-i Buhari'den tefrik için buna "Ahmed-i Buhari" derler. lstanbul'da Unkapanı civarında "Yeşiltulumba" denilen mahallin yakınındadır. Sene-i hicriyyenin 950/( 1 543 ) veya 960/( 1 55 3 ) tarihinde Buhara'dan lstanbul'u teşrif buyurmuşlar ve elyevm medfûn bulundukları mahalde kain hanelerinde imrar-ı…

05
Şahsiyet

Seyyid Süleyman Belhî

Seyyid Süleyman Belhî (ö. 1877), Belh’ten uzun bir hicret yolculuğuyla İstanbul’a gelen; Şeyh Murad Tekkesi’nde postnişinlik yapan Nakşibendî-Müceddidî şeyhi ve müelliftir.

06
Şahsiyet

SÜLEYMÂN HİLMÎ EFENDİ

SÜLEYMÂN HİLMÎ EFENDİ Bedreddîn İzzî Efendi merhûmun halîfesidir.102 Aydosludur 1270 sene-i hicriyesinde (1854) Hoca İbrâhîm Efendi sulbünden dünyâya gelmiştir. On yaşına kadar Aydos’ta bulunup tahsîl için 1280/(1863)'de İstanbul’a gelmiştir. Çarşamba’da Vâlide Sultân Medresesi’nde ibtidâî tahsîlden sonra Hoca Hâfız Priştineli İbrâhîm Efendi'nin…

07
Şahsiyet

Şeyh Muhammed Atâullâh Efendi

Şeyh Seyyid Muhammed Atâullâh Dede Efendi Galata Mevlevîhânesi şeyhi idi. Pederi mezkûr mevlevîhâne şeyhi Seyyid Muhammed Kudretullâh Efendi; onun pederi Yenikapı Mevlevîhânesi aşcıbaşısı Sahîh Ahmed Dede; onun pederi Ömer Dede ki, Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi Ebû Bekir Efendi’nin birâderidir. Hulefâ-yı Mevleviyye’den Ziyâ Bey tarafından zabt u tahrîr edilen terceme-i hâline nazaran 1258 sene-i hicriyyesinde (1842), Kalekapısı Hânkâh-ı…

08
Sözlük

Hicran

veya Hecr Ayrılık, ırak olma. tas. Zahiren veya bâtınen Hak'tan başkasına iltifat etme. Âşıkın sevgilisinden ayrı ve uzak düşmesi ki, son derece acı ve dayanılması güç bir haldir. Bkz. Vuslat. Fenn-i aşka başladım dikkatle gördüm bir nice bâb Metni dert u faslı hicrân ile dolmuş bir kitâb Nişâni Canları hasret oduna yandırır ayrılık âh ayrılık Lezzetinden âlemin usandırır ayrılık âh ayrılık Aziz Mahmud Hüdâi

09
Sözlük

Hicret

Göç, sefer. tas. a Kişinin beden memleketinden ayrılıp ruhaniler vatanına göç etmesi. b Sâlikin kötü huy ve sıfatlarından ayrılıp iyi huy ve sıfatlar yurduna gitmesi, yani ahlakını güzelleştirmesi. Safi nefesten kalbe, kalpten sırra, sırdan ruha, ruhtan Hakk’a hicret eder. Nefes Islam, kalp iman, sır marifet, ruh tevhit menzilidir (sr).

10
Mekân

Mescid-i Nebevî

Medine · Suudi Arabistan · Hicretin ardından Medine'de mescid yapılırken Resûlullah ile birlikte çalıştı; kaynak onun hiçbir hizmetten ve fedakârlıktan geri kalmadığını kaydeder. Resûlullah'ın son hastalığında burada üç gün imamlık yaparak on yedi vakit namaz kıldırdı; üç vaktinde Resûlullah da ona uyarak arkasında namaz kıldı.

11
Mekân

Şeyh Emîn-i Tevfîkî Efendi Dergâhı (Samatya, İmrahor)

İstanbul · Türkiye · Hüseyin Hakkı Baba'nın İstanbul'a geldiğinde misafir olduğu, halifesi Şeyh Emîn-i Tevfîkî Efendi'nin Samatya'da İmrahor'da bulunan dergâhı. Metin dergâhın adını ve tam konumunu vermediği için koordinat verilmemiştir.

12
Mekân

Sazlı köyü

Hezârgrad (Razgrad) · Bulgaristan · Feyzullah Efendi kendi anlatımında doğum yerini “Silistre eyâletine bağlı Hezârgrad kasabasına üç saat mesâfede bulunan Sazlı köyü” olarak verir; 1220/1805'te burada doğdu. Babası, Kulzâde diye bilinen tanınmış bir aileden Ali b. Hasan'dır. 1224/1809'da bölgenin Rus istilâsına uğraması üzerine aile Vidin'e hicret etmiştir. Köyün bugünkü karşılığı doğrulanamadığından koordinat verilmemiştir. Sayfadaki mevcut biyografi doğum yerini doğrudan Hazergrad olarak kaydeder; kaynak ise kasabayı değil ona üç saat mesafedeki köyü gösterir.

13
Mekân

Üsküp

Üsküp · Kuzey Makedonya · Babasının hicret edip mescid yaptırdığı şehir; ilk tahsilini buranın ulemâsından ve yine Üsküplü İshak Efendi'nin dârülifâdesinde aldı. İlişkili kişi dosyası Dülgerzâde Mehmed Efendi : Dülgerzâde Mehmed Efendi (ö. 977/1569), Üsküp'te yetişip Anadolu ve Rumeli medreselerinde ders veren, Bağdat kadılığı yapan; Türkçe-Arapça şiirleri, hattı ve kitap istinsahıyla tanınan Osmanlı âlimidir.

14
Mekân

İnegöl

Bursa · Türkiye · Cerrâhî silsilenâmesine göre 941/1534'te vefat ettiği kasaba. İlişkili kişi dosyası Mehmed Kâsım Lârendevî : Mehmed Kâsım Lârendevî (ö. 941/1535), Antakya ve Bursa çevrelerinde bulunan, İzzeddin Ali el-Karamânî’nin halifesi olarak İnegöl’de irşad hizmeti yürüten Cevâhirü’l-ahbâr müellifidir.

15
Mekân

Manisa

Manisa · Türkiye · “Manisalı iki sûfî şair” olarak İbn Îsâ Akhisarî ile birlikte anıldığı şehir; XVII-XVIII. yüzyılda mevlevîhâne etrafında bir şair muhiti barındırmıştır. İlişkili kişi dosyası Birrî Mehmed Dede : Birrî Mehmed Dede (1080/1669-70–1128/1715-16), Manisa Mevlevîhânesinde bin bir günlük çilesini tamamlayan; attarlıkla geçindiği için Attâr Birrî diye anılan, Dîvân ve Bülbüliyye müellifi Mevlevî şairdir.

16
Mekân

Harput

Elazığ · Türkiye · Doğduğu şehir; Celâlî isyanları sebebiyle buradan Bursa'ya hicret etmek zorunda kalmıştır. İlişkili kişi dosyası Hasan Burhâneddin Cihângîrî : Hasan Burhâneddin Cihângîrî (yaklaşık 1592–Kasım 1663), Perçenç’ten Bursa’ya giderek Ya‘kūb-ı Fânî’den hilâfet alan; İstanbul Cihangir Camii yanında tekke kuran Halvetî şeyhidir.

17
Mekân

Hücre-i Saâdet

Medine · Suudi Arabistan · Hicretin 13. (634) yılında, Cemâziyelâhir ayının yedisinde hastalanıp on beş gün yattıktan sonra altmış üç yaşında vefat etti. Cenaze namazını Hz. Ömer kıldırdı ve Peygamber efendimizin kabrinin bulunduğu Hücre-i Saâdet'e defnedildi. Kaynak, Resûlullah'tan sonra onun türbesine defnolunmada da “ikincisi” olmasını yakınlığının delillerinden sayar.

18
Mekân

Vidin

Vidin · Bulgaristan · Ailenin Rus istilâsından sonra hicret ettiği ve üç yıl kaldığı şehir. Feyzullah Efendi burada Vidin valisi Molla İdris Paşa'nın isyanı sırasındaki çatışmayı, uzun süre yer altı sığınağında yaşamayı ve ardından çıkan veba salgınını anlatır. Silistre'ye dönüp iki buçuk yıl kaldıktan sonra 1232/1816'da yeniden Vidin'e yerleştiler; babası ve iki kardeşiyle kale neferliğine kaydolurken gündüzleri mektebe devam etti, Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye'nin kurulması üzerine askerî eğitimlere katıldı. 1262/1845'te memleketi olarak Vidin'e döndüğünde üç ay kalmış ve burada pek çok kişinin yola girmesine vesile olmuştur.

19
Mekân

Kesriye (Kastorya)

Kastoria · Yunanistan · 1117/1705'te doğduğu ve tahsile başladığı şehir; Balıkesir'de doğduğu yolundaki kayıt doğru değildir. Babası Saraybosna'dan buraya hicret etmiştir. İlişkili kişi dosyası Abdullah Salâhî Uşşâkî : Abdullah Salâhî Uşşâkî (1705–1783), Tâhir Ağa Tekkesi’ndeki meşihatı, çok yönlü telif ve şerh faaliyeti ve Uşşâkîliğin Salâhiyye koluyla XVIII. yüzyıl tasavvuf hayatının merkez şahsiyetlerindendir.

20
Mekân

Mekke

Mekke · Suudi Arabistan · 1843'te hac için gitti; Muhammed İshak Dihlevî ve Seyyid Kudretullah Benâresî gibi âlimlerden istifade etti. 1857 ayaklanmasının ardından iki yıla yakın gizlendikten sonra 1859'da buraya hicret ederek ömrünün sonuna kadar burada yaşadı; Ziyâü'l-kulûb'unu ve Mevlânâ'nın Mesnevî'sini burada okuttu. “Muhâcir Mekkî” nisbesi bu ikametten gelir.

21
Mekân

Niksar'da yaptırdığı cami ve tekke

Niksar · Türkiye · Sefîne'ye göre Erzurum'dan hicret ettiği Niksar'da bir cami ve bir tekke yaptırmıştır. Yapıların adı metinde geçmez. İlişkili kişi dosyası Keşfî Osman Efendi : Keşfî Osman Efendi (ö. 1127/1715), Erzurum’dan Niksar ve İstanbul’a uzanan hayatında Fenâyî Mehmed Cennet Efendi’den hilâfet alan; Niksar, Edirne ve İstanbul’da cami ve tekkeler kuran Celvetî şeyhidir.

22
Makale

Tasavvuf Tarihinin Üç Dönemi

Tasavvuf tarihini zühd, tasavvuf ve tarikat dönemleri üzerinden okuyan; dönemlerin birbirinden kesin duvarlarla ayrılmadığını hatırlatan giriş metni.

23
Makale

Menâkıb-i Şerîf'in Müellifi, Nüshaları ve Değeri

Yusuf b. Yakub'un Kocamustafapaşa hafızası. Tez ve çevrilen yazma metin karşılaştırılarak hazırlanmış editoryal inceleme.

24
Makale

Tarikatların Müşterek Unsurları

Pîr, pîr-i sânî, şeyh, halife, mürid, silsile, zikir, halvet, seyrüsülûk ve tekke kavramlarını tek biçime indirmeden açıklayan kurum haritası

25
Makale

Zühdden Tarikata: Tasavvufun Tarihî Dönemleri

İlk zâhid çevrelerinden tasavvuf dilinin teşekkülüne ve XII. yüzyıl sonrasında kurumsal yolların yaygınlaşmasına uzanan tarih çizgisi

26
Makale

Tulûb-i Nevbe: Tekke Mûsikisinde Ritim, Merasim ve Hafıza

Rifâî, Kādirî, Bedevî ve Sa‘dî tekke çevrelerinde görülen nevbe merasimini; kelime, saz, icracı ve kaynak boyutlarıyla ele alan dosya.

27
Makale

Hacı Evhad Şeyhi Seyyid Hüseyin ve İstanbul Vaaz Hattı

Seyyid Hüseyin Efendi'nin Abdülahad Nûrî çevresindeki Halvetî terbiyesini, Hacı Evhad Zâviyesi şeyhliğini ve İstanbul'un selâtin camilerindeki vaaz görevlerini birlikte ele alır.

28
Eser

SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI

Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e

29
Eser

SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI

Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims

30
Eser

SÛFÎ KELİMESİNİN KÖKÜ

Avârifü’l-Maârif · 6. bölüm · Hz. Enes b. Mâlik (r.a) demiştir ki: “Rasûlullah (s.a.v), bir kölenin bile dâvetine gider, merkebe biner ve yün elbise giyerdi.” 31 Sûfîler, bu hadis-i şerife uyarak hem daha yumuş

31
Eser

Sayfalar 13–20

Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme

32
Eser

Sayfalar 41–47

Muzaffer Ozak Külliyatı · Esteizü billâh: « Ve yetûfu aleyhim vildanün muhalledüne iza reeytehüm hasibtehüm lü'lüen men süra» sadakallahulaziym. Insan sûresi: 19-20 Meâli şerifi: «Cennet ehlinin etrafında h

33
Eser

Sayfalar 52–58

Muzaffer Ozak Külliyatı · her kim Allah resûlü bildi ve ona iyman etti, gönül verdi, iki cihan saadetine erdi. Hatırıma gelmişken söylemeden geçemeyeceğim: Resûl-ü zişânı rü'yâsında görmek saadetine erenler

34
Eser

Sayfalar 59–65

Muzaffer Ozak Külliyatı · lallahu aleyhi ve sellem efendimizle müşerref olur. Efendimiz kendisine sorar: — Sana tevdi olunan emaneti neden yerine getirmedin? — Hangi emaneti yâ Resûlallah? — Bağdat'ta alış-

35
Eser

Sayfalar 57–64

Muzaffer Ozak Külliyatı · Rabbi... Tâbi'in, tabe-i tâbi'in, eimme-i müctehidiyn, ule ma-i din-i mübiyn, şehitler, gaziler, Pirân-ı-izâm ve evliya-i kiraının feyizleriyle bizleri şadân-ü handan eyle yâ Rabbi

36
Eser

Sayfalar 73–80

Muzaffer Ozak Külliyatı · uyandırmaktan gayrı hiçbir işe yaramayan bu iddianızla, Resûl-ü zişânı incittiğiniz gibi, din ve peygamber düşmanlarının ekmeklerine yağ sürdüğünüzün de farkında mısınız? Allahu te

37
Eser

Sayfalar 81–87

Muzaffer Ozak Külliyatı · o ll Sebilss Ve min-en-nâsi men yeşriy netseh-ubtiga e merdatillahi vallahu râ 'utun bil-ibâd... El-Bakara: 201 (Insanların öylesi vardır ki, Allahu tâlâ'nın rizası uğruna öz nefsi

38
Eser

Sayfalar 93–99

Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle ise, ELLi DÖRT' FARZ'1 mutlaka öğrenelim, icabını yerine getirelim, Hakkın rizasına erelim, cennetine girelim ve cemalini görelim. ELLİ DÖRT FARZ şunlardır: bilmek, ria gire o

39
Eser

Sayfalar 96–103

Muzaffer Ozak Külliyatı · - 96 _ yaklaştığında mübarek bir zatın kendisine havzı nebiyden bir kâse doldurup uzattığında «Kimsiniz?» diye sorar. O zatı muhterem de «Ben ol kişiyim ki, Resûlü-Ekreme büyüklerd