HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
Seyyid Şeyh Süleymân Hâce
Belh'de zinet-saz-ı alem-i şuhud olmuştur. "Hace" ta'biri o havalide sadat ve eş raf hakkında isti'mal olunurmuş. Hüseyniyyü'n-nesebdir: Hz.
Hüseyin, lmam Zeynelabidin, lmam Muhammed el-Bakır, Ca'fer es-Sadık, Musa el-Kazım, Ali er-Rıza, Muhammed-i Taki, Seyyid Musa, Müberka', Seyyid Ah med, Seyyid Ahmed- i A'rec, Seyyid Talib, Seyyid Ubeydullah, Seyyid Ubeydullah el Efdal, Seyyid Abdullah, Seyyid Ahmed, Seyyid Muhammed, Şah Hüseyin, Şah Hasan, Seyyid Celaleddin, Seyyid Kemaleddin, Seyyid Burhaneddin Kılıç, Eme binti Eylek padişah-ı şehr-i Özkend min nesli Ebı1bekr es-Sıddik, Seyyid Cemaleddin, Seyyid Na sıruddin, Seyyid Gulameddin, Seyyid Tursun, Seyyid Baki, Seyyid Muhammed-i Ma'n1f, Seyyid lbrahim, Seyyid Muhammed-i Ma'ruf el-müştehir bi-"Baba Hace", Sey yid lbrahim el-meşhı1r bi-Hace Gelan, Seyyid Süleyman.
(Kaddesa'lüihu esrı1rahum) Mahdumları: Seyyid Abdülkadir-i Belhi. Eyüp'de Murad el-Buhari (Dergahı ) şeyhi. Seyyid Ahmed Said. Eyüp'te Kızıl Mescid'de medrun. Seyyid Bahaeddin. Eyüp'te Murad el-Buhari Dergahı'nda medrundur. Seyyid Burhaneddin. Şfür-i meşhur. Seyyid Ali Can. Eyüp'de Murad el-Buhari Dergahı'nda medrundur. Kerimeleri: Bibi Sacide. İrtihali: 1 272/( 1 856), Urfa'da medrunedir, Bibi, "Hanım" ma'nası nadır. Abi Can Bibi. irtihali: 1 282/( 1 865 ) , Urfa'da medrunedir. Haremleri: Bibi Saide. Rıhleti: 1 3 1 1/( 1 893 ). Seyyid Abdülkadir'in validesi. Bibi Seyyide. Rıhleti: 1 284/( 1 867 ).
Seyyid Burhaneddin'in validesi. Silsile,i Tarikatları: Hz. Şah-ı Nakşıbend, Alaeddin-i Attar, Ya'kub-ı Çerhi, Hace Ubeydullan, Mu hammed Zahid, Şeyh Derviş Muhammed, Hacegi Semerkandi, Şeyh Muhammed el . Baki, lmam Rabbani Ahmed-i Faruki, Muhammed el-Ma'sum, Şeyh Yusufuddin, Muhammed-i Bedvani, Şemseddin Habibullah Can-ı Canan, Şeyh Abdullah-ı Deh- !evi, Mevlevi Sahih, Seyyid Muhammed-i Mirza, Seyyid Süleyman. (Kaddesa 'IUJJıu es rarahum) Tahsilleri Bedahşan'dadır.
Belh'deki mezalimin te'siriyle, "Sünnet-i Rasu lu'IUJJı 'dır." diye hicrete karar verip, üçyüz kadar etbaıyla Maveraünnehir'den lran'a geçip, Meşhed-i Mukaddes tarikıyla lrak'a gelmiş, atebat-ı a.liyeyi ziyaretle Bağ dad'dan Konya'ya vasıl olmuştur. Bu seyahat on sene sürmüş; Konya'da dört sene ka lıp, Hz. Şeyh-i Ekber'in hatt-ı destiyle muharrer nüsha-i asliyyeden Fütuhat-ı Mek kiyye'yi ba'de'l-istinsah Bursa ve lstanbul'a revan olmuştur. Konya'da iken çelebiya nın mazhar-ı hürmeti olup, ala-rivayetin kendisine inabe etmişlerdir. lstanbul'a muvasaletleri 1 278/( 1 86 1 -62) senesine müsadifdir.
Sultan Abdülaziz merhum, müşarünileyh hakkında asar-ı ihtiram gösterilmesini emretmiş, yevmi iki binsekizyüz kuruş masraf tahsisiyle beraber Hz. Şeyh için Matbah-ı Amire'den yemek gönderirler imiş. Aksaray'da, Yusuf Paşa'da Haşim Ağa'nın konağı devletçe isticar olunup burada sakin olmuşlardır. Birbuçuk sene kadar ikamf;!tten sonra Hiciz'a azi mete karar verip yine devletçe masarıf-ı seferiyye ve levazım-ı sfüresi ihzar olunduğu sırada, Şeyh Murad el-Buhar! Dergahı meşihatine ta'yin olunması hasebiyle li-zaru retin te'hir-i azimete karar vermişlerdir ( 1 284/1867).
Emr-i ta'yin şu suretle vakı' olmuştur: Şeyh Murad Dergahı şeyhi Feyzullah Efendi merhum fazla olarak Meclis-i Meşa yıh Reisi idi. Meşayıh-ı zaman, Seyyid Süleyman Efendi hazretlerinin uluvv-i kema latını takdir ederek, gerek meşihati, gerek riyaseti kabı11 etmesini rica etmişler. On lar da meşihati kabı11, riyasetten istinkaf buyurmuşlardır. Burada dokuz seneden fazla bir müddet icra-yı meşihat edip, 1 294 senesi şehr-i Şa'banının altıncı ( 16 Ağustos 1877) Perşembe günü azim-i dar-ı karar olmuşlardır. Asarı: 1 . Yenabiu'l-Mevedde. 2. İ 'cazu'l-Kur'an. 3. Meşrekü'l-Ekvan (l) IŞ':ll .'.l _r-- ) . 4.
Gıbtatü'l-Eman. Arab, Fürs ve Çağatay lisanlarına bi-hakkın vakıf olup, her üç lisanda kudret-i şi'riyyesi de yüksek idi. Asarından Yenabiu'l-Mevedde matbu'dur. Ulema-yı zamandan birçoğu müşarünileyhden tefsir ve hadis okumuşlar dır. Asarı manzumdur. Dergah-ı mezkfir haziresinde medffindur. Vasiyyetleri üzerine lbnü'l-Emin Seyyid Ahmed Tevfik Bey 40 1 kabrine taş yaptırılmamıştır. Şöhretten fevka'l-ade müctenib, ehl-i dil bir zat-ı keri mü's-sıfat idi. (Kaddesa 'llahu sırrahu). ŞEYH SEYYİD ABDÜLKADİR EFENDİ 1 25 5/( 1 839) senesinde Belh'de kadem-zen-i alem-i dünya olmuşlardır.
Pederle ri, müşarünileyh Seyyid Süleyman hazretleridir. Maskat-ı re'sleri, Belh civarında, "Kunduz" denilen mahaldeki hankahdır. Dört yaşında iken pederleriyle hicret etmişlerdi. Demek ki, Belh'den pederleri nin hareketi 1 259/( 1 843 ) senesine müsadiftir. Hz. Mevlana Celaleddin-i Rumi dahi dört yaşında iken Belh'den pederleri maiyyetinde hicret ettiği gibi, kendilerinin de aynı sinde hicret etmelerini, Mevlana-yı müş§rünileyhe nisbet-i ma'neviyye eseri ad detmişlerdir. Hatta atide yazacağım vechle, kırkbin beyitten ibaret Yenabiu'l-Hikem ve Gülşen-i Esrar bu nisbet mahsulü olarak yazılmıştır.
lstanbul'a geldiklerinde pederlerinden tahsil-i kemalat edip maddi, ma'nevi maz har-ı feyz olmuşlardır. Büyük pederleri, müşarünileyhe "Gulain-ı Kadir" tesmiye et mişlerse de, lstanbul'a hicrette buranın şivesine göre, "Alxlülkadir" denilmiştir. Belh'de iken bir ceylanı var imiş.
Bu ceylan kafile ile lstanbul'a kadar gelmiş, hatta lran'da Feridüddin-i Attar hazretlerinin kabrini ararlarken, bu hayvan daha ev velden koşup türbenin şebekesi üstüne çıkmış; kafilenin gelmesine intizar ve kafile nin vürudunda aranılan merkad-i mukaddesin orası olduğunu ma'nen ihtar eylemiş tir ki, bu sebeble, bu hayvan ölesiye kadar dikkatle bakılmıştır. Hatta öleceğine ka rib, Seyyid Süleyman hazretlerinin ayaklarına yüzünü sürerek düşmüş, ölmüş. Der gahda defn olunarak, boynuzları yadigar olarak hıfz edilmiştir. Pederinin irtihalinde, Seyyid Alxlülkadir otuzdokuz yaşında idi.
1 294/( 1 87 7 ) se nesinde Murad el-Buhari Dergahı meşihatine nail oldular. Müddet-i meşihati kırkye di senedir. Seksenaltı sene muammer oldular. İrtiballeri 2 7 Receb 1 34 1 /1 5 Mart 1 339/( 1 923) Perşembe günü saat dokuzdadır. Na'ş-ı mübareklerini gasl eden, Eyüp meş§yıhı huzuruyla, Şeyh Ceylan Efen di 'dir. Medfeni mübarekleri pederlerinin yanındadır. Onların da üzerine hiç bir şey yapılmamıştır. Vasiyyetleri böyle imiş. Cenazelerinde bulunmuş idim. Hz. Halid'e getirdiler. Azim kalabalık vardı. Ru haniyyet-i mahsı1saları herkesin kalbini leb-riz etmiş idi.
Orta boylu, buğday renkli, mutavassıt beyaz ve sık sakallı, kara gözlü, gü zel sözlü, pak özlü idi. Hafif söylerdi. Tab'ı cemale nazır, rahm u şefkatleri galib idi. Dergah-ı şerifde Cuma geceleri zikr- i şerif cem'iyyeti olur, erbab-ı muhabbetle dolar idi. Adab-ı Muhammediyye ile müeddeb, şeriat-ı mutahhara ile mühezzeb idi. Sevdiklerine, "kuzum" ta'birini kullanırlar idi. Sohbetleri daima ilmi, irfani idi. Tarikaten nisbetleri ve hilafetleri pederlerindendir. Arabi, Farisi, Çağatay! ve Türki lisanlarına vakıf idi. Şiirde neş'esi yüksek olup, asarını nazmen te'lif buyurmuşlardır.
Son zamanlarında üç sene kadar istiğrak hali zuhur edip, makam-ı hayrette kal mışlardı. Lakırdı söylemez olmuşlardı. Ba'zan sevdiklerini huzuruna kabul ettikçe, tev di'-i esrar ederlerdi. Bu halde iken evladları ona, büyük dikkatle hizmet etmişlerdir. İr tihallerinden bir ay evvel, biraderleri Seyyid Burhaneddin Efendi'yi isteyerek, "Bur han-ı can" diye hitab edip, elleriyle işaret ederek kucaklamışlar ve parmağıyfa alem-i vahdete yol göründüğünü ima ile aile halkı ağlaşmaya başlayınca birdenbire lakırdı söyleyerek, "Allôh'a ısmarlodık, cümlenizi Rabbl'ye emanet ettik." buyurmuşlardır.
Rical-i Hamzavi'den olup, İdris-i Muhtefi namıyla meşhfir ve tersane arkasında ki tepede makbur olan Hace Ali er-Rumi hazretleri, müşarünileyhi ma'nen mazhar-ı feyzi edip, esrar tevdi' etmekle şiddet-i tesettür neş'esi uyandırmışlardı. Fi'l-hakika hal- i hayatlarında müşarünileyhi kimse tadir edememiştir. Meşayıh-ı rüsum dergah larına gelen meşayıhın tekkelerine giderler, adetleri böyledir. Bir şeyh diğer meşayıh tekkelerine gitmezse, veliyy-i zaman olsa onun tekkesine kimse gitmez. Abdülkadir Efendi, hiç bir yere gitmediğinden, ona da kimse gelmezdi.
Azizimin damadı Şeyh Hazmi Efendi nakl eyledi: Mesnevi-i şerifin ebydt-ı gdmızasından bir beyt-i şerifin tevcih ve te'vll ma'nfumda, gerek şürrah, gerek urraf &iz kalmışlardır. Bu beyit hakk ında Galata Mevlevlhanesi şeyhi, urefd-yı Mevleviyye'den Ahmed Efendi'ye mektUbla müracaata karar venniş ise de , nasıl sa muvaffak olamadığından, huzitH Şeyh Abdülkadir' de iken bu beyt-i şerlfden bahs açıp, Kule Kapısı mevlevl şeyhinin kendisine bir mektUb yazıp bunu nasıl anladığım sormuş , "Ben böyle düşünüyorum. " diye her şdrihin fevkinde tevdh-i ına'nada bulunmuşlar dır. Bundan çıkan neticenin bir ciheti, Hz.
Şeyh'in keşf-i kalbiye ınalik olması , diğeri kud ret-i irfdniyyesinin ne mertebe yüksek bulunınasıdır. Asarı: 1 . Şems-i Rahşan. 2. Yenabiu'l-Hikem. 3. Künfizu'l-Arifin. 4. Şumfis-ı Envar. lbnü'l-Emin Seyyid Ahmed Tevfik Bey 403 5. Sünuhiit-ı İ lahiyye. 6. İlhiimat-ı Rabbaniyye. 7. Oivan-ı Belhi. o 8. Gülşen-i Esrar. 9. Esraru't-Tevhid. Bunlardan Esraru't-Tevhid matbu'dur. Şuaradan Nazım Paşa, nazmen tercüme eylemiştir. Burhan-ı Belhi, fakire Hz. Şeyh'in hatt-ı dest-i mübiirekleriyle yazılmış bir nüshayı ihda buyurdular. Buraya aynen telsik eyledim.29 1 Bu acize ihdası eser-i feyz dir.
Asar-ı mezkfireden Yenabiu'l-Hikem, 644 sahifelik manzum bir eserdir. Mesne vi-i şerif tarzındadır. Şöyle başlar: 1...1,:.:. wl>.- ..:r- )i ._s ı ..:r-)İ ı_,... \.. .;..z ..:-!S' \ j j 1 r-f.! ..:..ı J ..u ..l.!. ıJIJ CY r ..1$- jl .)J iJ. r ı ı:ı ı..; .)y. ...v l.l.ı ..:..ıJ..u ıJ \.,,ç- J .)ş ..ÜJ..u ..:r-1 \_,.:. 29 1 . B u Farsça metin risale halinde Sefine·i Evliya'ya konulmuştur. Ancak b u metin anlatılan zatın il mi ve edebi derecesini göstermek üzere konulmuş bir örnektir.
235 beyitlik bu uzun Farsça metin, eserin esas amacına hizmet edecek nitelikte olmaması sebebiyle, bu kadar metni koyup da tercü me etmeyi uygun görmedik. Sadece bölüm başl ıklarını yazmakla yetindik: 1 - 14. Beyitler: Başlangıç. 1 5 - 28. Beyitler: Der-beyan-ı alem-i insani guyed. 30 - 44. Beyitler: Der-beyan-ı esrar-ı hakikat guyed. 45 - 52. Beyitler: Der-beyan-ı hudus u kıdem. 53 - 60. Beyitler: Der-beyan-ı tevhid g(iyed. 6 1 - 95. Beyitler: Der-beyan-ı esrar-ı ilahi an Hazret (salla'llahu aleyhi ve selem) 96 - 1 06. Beyitler: Der-beyan-ı sıbga-i ilahiye mi-guyed. 1 07 - 1 2 1 .
Beyitler: Der-beyan-ı fırak-ı beyne ehl-i hal ü kal mi-guyed. 1 22 - 1 46. Beyitler: Der-beyan-ı "Ene medinetü'l-ilm ve Ali babuhıi" mi-guyed. 1 47 - 1 84. Beyitler: Der-beyan-ı alem-i insıinl ve ez-hakikat-ı an mi-guyed. 1 85 - 205. Beyitler: Der-beyan-ı tabayı' guyed. 206 - 2 10. Beyitler: Der-beyan-ı hakkiyyet guyed. 2 1 1 - 2 1 8. Beyitler: Der-beyan-ı nariyyet guyed. 2 1 9 - 235. Beyitler: Der-beyan-ı mili vü türabi guyed. (H) 404 Sefine-i Evliyi .:.1-} .l!. .::. .) ..:...:. .::. J..ıi 292 .:o-- j J "t,.; ı...i " )i Nihayetlerinden: ..li ly..ı t.. y l:S" .:.1-' ui .ı" .... ..li J 1...\.,.:. ui Jü-. ..lil.c.
.... r r }a;.. J J>- u r li .:.J. ı .l!. p ı l:.t ..fil:S" hı .)J1 ...u.AJ ı J r J.) l> .l!. l u ..::- I ..:...:ı Cf J I; J .) IS"' i,;e 293 ..::- ı ı u j Gülşen-i Esrar da 382 sahifelık bir kitab-ı manzumdur. Mukaddimesinden: 4>. ..li J u...:. ui r l.:ı ..::- ı ur ..::- ı -. -"" ..:-.;. J ı j>. 45" Ll::! J J u4>. .l!. .::.J..ıi j 294 .,. .l!. .::. J..ıi J J- .).r. j Nihayetinden: "ii" jl -1.ı.t ..:...:ı 45" 29s " J J.;-i j l .l!. r tcı .:.1- ı 45" 292. "Allah'ın rii hu olan yaratıklarına aferin olsun. Misivinın nakşı senden ortaya çıktı. Yaratma kudreti dalgakıran oldu.
Bütün her şey yokluktan zuhiir etti. Yaratma kudreti zitında gizli idi. istersen.bu kudretini izhir edersin. Sıfatın kudreti cömertliğine delildir. Yeri ve gökleri sen yarattın." ( H ) 293. "Bu kitabı okuyan herkes onun ezberlenmesini sihibine bıraktı. Hakk'ın yardımıyla bu manzüme halka ulaştı. Bu ismin aşkına hüküm tebliğ oldu. Kitaba başlama zaminı Zi'l-ka'dedir, bitiş zıiminı da Şa'bin-ı muazzam ayının sonudur.• (H) 294. '' , O cihinın sihibinin adıyla ... Ki O'ndan başkası yoktur. Her ne varsa O'dur. Dünyi ve bütün mevcüdat O'nun kudretinden zuhür etti.
O'nun cömertliğinden Sun' ve Kudret sıfatları tecelli etti." (H) 295. "Bu kitap, Cenib-ı BAri'nin .fazlıyla, 1 323/( 1 905 ) tir'ihinde tamimlandı. • ( H )
