Ara
Menü

Seyyid Süleyman Belhî

Seyyid Süleyman Belhî (ö. 1877), Belh’ten uzun bir hicret yolculuğuyla İstanbul’a gelen; Şeyh Murad Tekkesi’nde postnişinlik yapan Nakşibendî-Müceddidî şeyhi ve müelliftir.

Vefat
1877
Unvan
Şeyh Murad Tekkesi postnişini, Nakşibendî-Müceddidî şeyhi ve müellif

Belh ve tahsil

Belh’te doğdu. “Hâce” unvanının bölgedeki seyyid ve ileri gelenler için kullanıldığı belirtilir. Hüseynî nesep iddiası aile şeceresiyle aktarılır. Tahsilini Bedahşan’da yaptı; Arapça, Farsça ve Çağataycaya vâkıftı.

Nakşibendî-Müceddidî silsilesi

Kaynakta silsilesi Şah-ı Nakşibend, Alâeddin Attâr, Ya‘kūb Çerhî, Ubeydullah Ahrâr, Muhammed Zâhid, Derviş Muhammed, Bâkī Billâh, İmâm-ı Rabbânî, Muhammed Ma‘sûm, Can-ı Canân ve Abdullah-ı Dehlevî üzerinden kendi mürşidlerine ulaşır.

On yıllık hicret

Belh’teki siyasî baskılar sebebiyle yaklaşık üç yüz müridiyle Mâverâünnehir’den İran’a geçti; Meşhed, Irak ve Bağdat üzerinden Konya’ya ulaştı. On yıl süren yolculuğun ardından Konya’da dört yıl kaldı ve Fütûhât-ı Mekkiyyenin bir nüshasını istinsah etti.

İstanbul ve Şeyh Murad Tekkesi

1278/1861-62’de İstanbul’a geldi. Sultan Abdülaziz’in himayesiyle Aksaray’da ikamet etti. Hicaz’a gitmek üzereyken Şeyh Murad Tekkesi meşîhatine tayin edildi; Meclis-i Meşâyih reisliğini kabul etmedi. 1867’den itibaren dokuz yılı aşkın süre tekkede irşad ve ders hizmeti yürüttü.

Eserleri

Yenâbîu’l-mevedde, İ‘câzü’l-Kur’ân, Meşrikü’l-ekvân ve Gıbtatü’l-emân kaynakta anılan eserleridir. Tefsir ve hadis okuttu; üç dilde şiir söyledi.

Vefatı ve ailesi

6 Şâban 1294/16 Ağustos 1877’de vefat ederek Şeyh Murad Tekkesi hazîresine defnedildi. Vasiyeti üzerine mezarına taş konulmadığı aktarılır. Oğlu Seyyid Abdülkādir-i Belhî tekkenin sonraki büyük postnişinidir; diğer çocuk ve eşleri ayrı kişi kayıtlarına taşınmalıdır.

COĞRAFÎ HAFIZA2 coğrafî bağlantı
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi2 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Demek ki, Belh'den pederleri­ nin hareketi 1 259/( 1 843 ) senesine müsadiftir. Mevlana Celaleddin-i Rumi dahi dört yaşında iken Belh'den pederleri maiyyetinde hicret ettiği gibi, kendilerinin de aynı sinde hicret etmelerini, Mevlana-yı müş§rünileyhe nisbet-i ma'neviyye eseri ad­ detmişlerdir. Hatta atide yazacağım vechle, kırkbin beyitten ibaret Yenabiu'l-Hikem ve Gülşen-i Esrar bu nisbet mahsulü olarak yazılmıştır. lstanbul'a geldiklerinde pederlerinden tahsil-i kemalat edip maddi, ma'nevi maz­ har-ı feyz olmuşlardır.

Metni gösterMetni daralt

Demek ki, Belh'den pederleri­ nin hareketi 1 259/( 1 843 ) senesine müsadiftir. Mevlana Celaleddin-i Rumi dahi dört yaşında iken Belh'den pederleri maiyyetinde hicret ettiği gibi, kendilerinin de aynı sinde hicret etmelerini, Mevlana-yı müş§rünileyhe nisbet-i ma'neviyye eseri ad­ detmişlerdir. Hatta atide yazacağım vechle, kırkbin beyitten ibaret Yenabiu'l-Hikem ve Gülşen-i Esrar bu nisbet mahsulü olarak yazılmıştır. lstanbul'a geldiklerinde pederlerinden tahsil-i kemalat edip maddi, ma'nevi maz­ har-ı feyz olmuşlardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Öğütleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Söz ve öğüt

Bu halde iken evladları ona, büyük dikkatle hizmet etmişlerdir. İr­ tihallerinden bir ay evvel, biraderleri Seyyid Burhaneddin Efendi'yi isteyerek, "Bur­ han-ı can" diye hitab edip, elleriyle işaret ederek kucaklamışlar ve parmağıyfa alem-i vahdete yol göründüğünü ima ile aile halkı ağlaşmaya başlayınca birdenbire lakırdı söyleyerek, "Allôh'a ısmarlodık, cümlenizi Rabbl'ye emanet ettik." buyurmuşlardır. Rical-i Hamzavi'den olup, İdris-i Muhtefi namıyla meşhfir ve tersane arkasında­ ki tepede makbur olan Hace Ali er-Rumi hazretleri, müşarünileyhi ma'nen mazhar-ı feyzi edip, esrar tevdi' etmekle şiddet-i tesettür neş'esi uyandırmışlardı.

Metni gösterMetni daralt

Bu halde iken evladları ona, büyük dikkatle hizmet etmişlerdir. İr­ tihallerinden bir ay evvel, biraderleri Seyyid Burhaneddin Efendi'yi isteyerek, "Bur­ han-ı can" diye hitab edip, elleriyle işaret ederek kucaklamışlar ve parmağıyfa alem-i vahdete yol göründüğünü ima ile aile halkı ağlaşmaya başlayınca birdenbire lakırdı söyleyerek, "Allôh'a ısmarlodık, cümlenizi Rabbl'ye emanet ettik." buyurmuşlardır. Rical-i Hamzavi'den olup, İdris-i Muhtefi namıyla meşhfir ve tersane arkasında­ ki tepede makbur olan Hace Ali er-Rumi hazretleri, müşarünileyhi ma'nen mazhar-ı feyzi edip, esrar tevdi' etmekle şiddet-i tesettür neş'esi uyandırmışlardı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2
Ortak kaynak kataloğunu aç →