ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
60 sonuç · “ebû”
01Desûkıyye (Burhâniyye)
Burhâneddin İbrâhim ed-Desûkî'ye nispet edilen; Mısır ve Sudan'da yayılan, Burhâniyye/Burhâmiyye adıyla da bilinen tasavvuf yolu.
Abbâsiyye
Ebü'l-Abbas Ahmed b. Muhammed el-Endelüsî'ye (ö. 1236) nispet edilen kol.
Amûdiyye
Ebû Îsâ Saîd el-Amûdî'ye nispet edilen Medyenî çevre.
Buhûriyye
Buhûriyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Cûybâriyye
Muhammed İslâm Cûybârî ve Kâsânî'nin evlat-halife çevresinde Buhara-Dehbîd hattında gelişen kol; kurucu nispeti tek şahsa indirgenmez.
Dâvûdiyye (Kādiriyye)
Ebû Bekir b. Dâvûd'a nispet edilen Suriye kökenli Kādirî kol.
Esediyye / Yemeniyye
Ebû Muhammed Afîfüddin Abdullah b. Ali el-Esedî’ye (ö. 620/1223) nispet edilen; Yemeniyye adıyla da anılan erken Kādirî şube.
Eşrefiyye
15. yüzyılda İznik ve Bursa çevresinde gelişen Osmanlı Kadirî kolu.
Fâzıliyye
Batı ve Büyük Sahra'da Muhammed Fâzıl'a nispet edilen Kādirî kol.
Gaysiyye
Ebü'l-Gays Saîd'in Ehdelî intisabından doğan alt hat.
Haccâciyye
Ebü'l-Haccâc el-Uksurî'nin Yukarı Mısır merkezli kolu.
Hakkıyye
Atpazârî Osman ve Bursalı İsmâil Hakkı çizgisindeki şube.
Ebû Abdullah Mahmûd en-Nesîmî el-Halvetî el-Kādirî
Ebû Abdullah Mahmûd en-Nesîmî, Halvetî ve Kādirî nisbelerini birlikte taşıyan ve Kādiriyye şube cetvelindeki Nesîmiyye’nin kendisine nispet edildiği, hayat ayrıntıları kaynaklarda sınırlı kalmış sûfîdir.
Ebû Abdullah Muhammed b. Ebû Bekir el-Hikemî
Ebû Abdullah Muhammed b. Ebû Bekir el-Hikemî (ö. 617/1220-21), Harad’dan Uvâce’ye yerleşen, Muhammed el-Becelî’ye hırka veren ve Yemen’deki Hikemiyye şubesinin kendisine nispet edildiği Sâhib-i Uvâce’dir.
Ebû Abdullah Muhammed ed-Dekkāk es-Sicilmâsî
Ebû Abdullah Muhammed ed-Dekkāk es-Sicilmâsî, XII. yüzyılda Sicilmâse ile Fas arasında yaşayan, Murâbıt baskısını gören ve Ebû Medyen’in hırka ile ilk tasavvuf terbiyesinde yer alan Mağrib sûfîsidir.
Ebû Ali el-Fârmedî
Ebû Alî Fazl b. Muhammed el-Fârmedî (401-477/1010-1084), Kuşeyrî’nin öğrencisi, Ebû Saîd-i Ebü’l-Hayr’ın sohbetlerinden etkilenen, seyrüsülûkunu Cürcânî yanında tamamlayan ve sonraki Hâcegân-Nakşibendî silsilesinde iki kolu birleştiren Horasan sûfîsidir.
Ebû Bekir Abdülazîz el-Geylânî
Ebû Bekir Abdülazîz b. Abdülkādir el-Geylânî (532–602/1138–1205-06), Bağdat’ta yetişip el-Cezîre ve Musul havzasında ders ve vaaz veren; Akre’deki türbesi çevresinde kalıcı Kādirî hafıza oluşturan Hanbelî âlimdir.
Ebû Bekir b. Dâvûd el-Kādirî
Ebû Bekir b. Dâvûd (ö. 806/1403), Şam’da Kādirî Dâvûdiyye koluna adını veren, Kāsiyûn eteğindeki zâviyeyi kuran ve toplumsal arabuluculuğuyla tanınan sûfî şeyhidir.
Ebû Bekir el-Ayderûs
Fahrüddin Ebû Bekir b. Abdullah el-Ayderûs (851-914/1447-1508), Terîm’den Aden’e yerleşerek Bâ Alevî irşadını liman şehrinin sosyal hayatına taşıyan, Ayderûsiyye’ye adını veren sûfî, şair ve toplum önderidir.
Ebû Bekir el-Kefevî
Takıyyüddin Ebû Bekir el-Kefevî (ö. 970/1562-63), Kefe’de yetişip Kahire’de Kādirî terbiyesini tamamlayan, Abdî Çelebi Zâviyesi’ni kurarak Karadeniz’in kuzeyinde irşad faaliyeti yürüten sûfî şeyhidir.
Ebû Bekir en-Nessâc et-Tûsî
Ebû Bekir en-Nessâc et-Tûsî (ö. 487/1094), Ebü’l-Kāsım el-Gürgânî’nin halifesi, Ahmed el-Gazzâlî’nin Nîşâbur’daki mürşidi ve Cüneydî irfanın sonraki Sühreverdî-Kübrevî silsilelere aktarılmasında kilit Horasan sûfîsidir.
Ebû Bekir eş-Şiblî
Ebû Bekir eş-Şiblî (247-334/861-946), Abbâsî devlet görevlerini bırakarak Hayr en-Nessâc ve Cüneyd’in terbiyesine giren; mârifet, tevhid, aşk ve şathiyeleriyle Bağdat tasavvufunun kavramsal gelişimine yön veren sûfîdir.
Ebû Îsâ Saîd b. Îsâ el-Amûdî
Ebû Îsâ Saîd b. Îsâ el-Amûdî, XIII. yüzyılda Hadramut’ta yaşayan; Abdullah es-Sâlih üzerinden Ebû Medyen’in irşad mirasına bağlanan ve Amûdiyye’nin kendisine nispet edildiği sûfîdir.
Ebû İshak Şâmî el-Çiştî
Ebû İshak Şâmî el-Çiştî (ö. 329/940-41), Bağdat’ta Mumşâd ed-Dîneverî’nin yanında yetişip Çişt’e gönderilen, Ebû Ahmed Abdal’ı yetiştirerek Çiştiyye nispetinin erken çevresini kalıcılaştıran sûfîdir.
Zebûr
Kur’ân’da Hz. Dâvûd’a verildiği bildirilen ilâhî kitap. Kelime “yazılı metin ve kitap” anlamıyla ilişkilidir. İslâmî kaynaklarda Zebûr, Hz. Dâvûd’un dua, hikmet ve münâcâtlarını içeren vahiy olarak anılır; bugünkü Mezmurlar kitabıyla ilişkisi dinler tarihi ve metin tarihi çerçevesinde ayrıca incelenir.
ebû Müslim Destanı
ebû Müslim Destanı a. Dinîdestanî halk hikâyesi; Türk edebiyatında Kıssa-i Ebû Müslim ve Ebû Müslim-nâme olarak da bilinmektedir. Bu hikâyenin kahramanı Ebû Müslim-i Horasanî (öl. H. 137 / M. 755), yönetimin Emevî devletinden Abbasîlere geçmesinde önemli rol oynamış olan tarihî bir şahsiyettir. Halk arasmda da yaygın olan bu destan-hikâyenin özünde, daima hakkı ve halkı savunan, zulme ve zalimlere karşı çıkan bir kişilik olarak yaratılan Ebû Müslimi Horasanî, Asya’da İran’dan Özbekistan, Türkistan ve Dağıstan yöresine kadar uzanan bir coğrafyada tanmmış; fakat asıl şöhretini Anadolu’da hem yiğit bir kahraman hem de mübarek bir şahsiyet olarak kazanmıştır. Bu da destanın Türkler arasmda daha çok tanmdığını ve tutunduğunu başta yeniçeri teşkilâtı olmak üzere fütüvvet ocaklarmda, Şiî-Alevî toplumunda, Bektaşî ile ahî zümreleri yanında esnaf teşkilâtı içinde halk kahveleri ve köy odalannda da okunması ve anlatılması onun Hz. Ali, Hz. Hamza ve öteki din büyüklerinin adları etrafmda oluşan destansı hikâyelerin yanında önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. Destanm konusu Hz. Ali taraftarları ile Muaviye’yi savunanlar arasında başlayıp Ebû Müslim-i Horasanî’nin olaylar zincirine katılması ile genişler. Sonunda zafer Abbasîlerin lehinde sonuçlanır. Ebû Müslim-i Horasanî’nin ölümünden sonra da halk arasında yayılmaya devam eden destan, halk anlatıcılarınm eklemeleriyle olay örgüsü zenginleştirilerek ve bir kahramanlık öyküsü olarak bir fetih ve İslâmî kahra manlık kimliğini kazanmış; yüz yıllar boyu hem halk arasmda dilden dile dolaşmış hem de Türk edebiyatma kaynaklık et miştir.
Kûfe
Kûfe · Irak · Ebû Hanîfe'nin yanında uzun yıllar hadis ve fıkıh okuduğu, sonra evine kapanıp zühde çekildiği ve harap evinde Kur'an okurken vefat ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Dâvûd et-Tâî : Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.
Belh
Belh · Afganistan · Horasan'daki doğum şehri; bütün servetini burada bırakıp yola çıktı. Riyâzetini bu şehirdeki Budizm'e bağlayan görüşün tutarsızlığı ortaya konmuştur. İlişkili kişi dosyası İbrâhim b. Edhem : İbrâhim b. Edhem (ö. 161/778 [?]), Belh’ten ayrılarak Şam ve Hicaz çevresinde zühd, helâl kazanç ve halka hizmet esaslı bir hayat süren ilk dönem sûfîlerindendir.
Mescid-i Nebevî
Medine · Suudi Arabistan · Hicretin ardından Medine'de mescid yapılırken Resûlullah ile birlikte çalıştı; kaynak onun hiçbir hizmetten ve fedakârlıktan geri kalmadığını kaydeder. Resûlullah'ın son hastalığında burada üç gün imamlık yaparak on yedi vakit namaz kıldırdı; üç vaktinde Resûlullah da ona uyarak arkasında namaz kıldı.
Ebü'l-Abbâs es-Sebtî Zâviyesi
Merakeş · Fas · Muvahhidî Sultanı Ebû Yûsuf el-Mansûr'un 580'de (1184-85) onun adına Merakeş'te yaptırdığı zâviye. Yanında bir de medrese yaptırılmış, ayrıca kendisine bir ev tahsis edilmiştir; bu tarihten sonra burada ders okutmuş ve mürid yetiştirmiştir.
Tûs
Meşhed · İran · Ebü'l-Kāsım el-Cürcânî'ye intisap için gittiği ve 477/1084'te vefat ettiği şehir; Sem'ânî kabrini defalarca ziyaret ettiğini kaydeder. Gazzâlî de buralıdır. İlişkili kişi dosyası Ebû Ali el-Fârmedî : Ebû Ali Fazl b. Muhammed el-Fârmedî (1010/11–1084), Kuşeyrî’nin öğrencisi, Ebû Saîd-i Ebü’l-Hayr ve Ebü’l-Kāsım el-Cürcânî çevrelerinden faydalanan; Yûsuf el-Hemedânî’nin mürşidi Horasanlı sûfîdir.
Hîre (Nîşâbur yakını)
Nişabur · İran · Zehebî'nin kaydına göre kabrinin bulunduğu, Nîşâbur yakınındaki yer. Konum yaklaşık verilmiştir. İlişkili kişi dosyası Hamdûn el-Kassâr : Ebû Sâlih Hamdûn b. Ahmed el-Kassâr (ö. 271/884), Nîşâbur’da ihlâs, nefsin ithamı ve manevî hâlleri gizleme ilkelerini keskin biçimde temsil eden fakih, hadis râvisi ve erken Melâmetî pîrdir.
Markus
Markus · Mısır · Aşağı Mısır'da, 633'te (1235) doğduğu yerleşim. Doğumu için 644 (1246) veya 653 (1255) rivayetleri de vardır. İlişkili kişi dosyası Burhâneddin İbrâhim ed-Desûkī : Burhâneddin İbrâhim ed-Desûkī (633-676/1235-1277), Kur’an ve Şâfiî fıkhı tahsilinden sonra Rifâiyye, Sühreverdiyye, Şâzeliyye ve Ebû Medyen irşad çevrelerinden nasip alan; Desûk’ta uzun halvet ve irşad hayatı yaşayan, kardeşi Şeyh Mûsâ vasıtasıyla Desûkıyye-Burhâniyye adıyla teşekkül eden yolun pîridir.
Ebû Bekir eş-Şiblî'nin merkadi (İmâm-ı Âzam civarı)
Bağdat · Irak · Sefîne'ye göre Ebû Bekir eş-Şiblî'nin kabri Bağdat'ta İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe'nin türbesinin bulunduğu civardadır. Koordinat, metinde işaret edilen İmâm-ı Âzam Külliyesi çevresi için yaklaşık olarak verilmiştir; kabrin tam yeri metinde belirtilmemiştir.
Ebû Zekeriyyâ ez-Zevâvî Camii
Bicâye · Cezayir · Hac dönüşü Bicâye'ye yerleşen Ebû Medyen'in ders vermeye başladığı camidir; sabah namazlarından sonra burada yaptığı tasavvufî sohbetler büyük ilgi görmüş, uzak beldelerden ziyaretçi çekmiştir. İlişkili kişi dosyası Ebû Medyen Şuayb el-Ensârî : Ebû Medyen Şuayb el-Ensârî (yaklaşık 1121–1198), Endülüs'ten Mağrib'e uzanan ilim ve irşad hayatıyla Medyeniyye'ye adını veren, Kuzey Afrika tasavvufunun etkili sûfîsidir.
Bâbülerec Medresesi
Bağdat · Irak · Bağdat'ta Bâbülerec'deki medresesi. Kaynakta "hocası Ebû Saîd'in kendisine tahsis ettiği Bâbülerec'deki medrese" diye anılır: fıkıh talebesi Abdülkādir-i Geylânî burada hadis, tefsir, kıraat, fıkıh ve nahiv okutmuş ve vaaz vermeye başlamıştır.
Dîrînî Camii
Dîrîn (Neberuh) · Mısır · Doğduğu ve vefatında defnedildiği, Garbiye vilâyetine bağlı Neberuh’un doğusundaki Dîrîn köyünde yaptırılan ve adına nisbet edilen camidir. Cami ile çevresindeki binalar zamanla harap olmuşsa da çeşitli dönemlerde tamir edilerek ibadete açık tutulmuştur. Bugün de burada cumartesi günleri zikir, safer ayında ise bir anma (mevlid) töreni düzenlenmektedir.
Müşellel (Kudeyd)
Mekke-Medine yolu · Suudi Arabistan · Yetmiş-yetmiş iki yaşında, bir hac veya umre yolculuğu sırasında Kudeyd mevkiinde vefat edip Müşellel'de defnedildiği yer. Konum çok yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir : Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir (yaklaşık 657–725), Hz. Âişe’nin yanında yetişen, Medine’nin yedi fakihinden sayılan güvenilir hadis râvisi; bazı tasavvuf silsilelerinde Ca‘fer es-Sâdık’tan önce yer alan tâbiî âlimidir.
Melâmîlik: Üç Devre, Ortak Bir Tavır
Kassâriyye, Bayrâmî Melâmîliği ve Nûriyye arasındaki devamlılık ve farklar üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Şihâbeddin Ömer es-Sühreverdî’nin hayatı, eserleri ve kamu görevi
Sühreverdî’yi yalnız tekke şeyhi değil, âlim, vaiz, müellif ve diplomatik görevler üstlenen tarihî bir şahsiyet olarak ele alan dosya.
Şâzeliyye silsile varyantları nasıl okunmalı?
Sefîne’deki dört farklı diziyi tarihî öğretmen ilişkisi, Ehl-i beyt nispeti ve gelenek hafızası bakımından ayıran okuma notu.
Mevlevî Silsileleri ve Kübrevî Temaslar
Tek zincir yerine silsile varyantları, irşad çevresi ve post devamı. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.
Kübreviyye Silsile Varyantları
Ammâr-ı Yâsir, İsmâil el-Kasrî ve Ehl-i beyt hatlarını birbirine karıştırmadan okumak. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Kādiriyye'nin Sınır Kayıtları
Ayrıntılı kaynakları sınırlı dört Kādirî adlandırmayı güven düzeyleri ve ad karışıklıklarıyla açıklayan editoryal dosya.
Hüseyniyye Silsile Varyantları ve Coğrafyası
İki yerel silsile nüshasını, ortak Nakşibendî-Müceddidî gövdeyi ve Buhara'dan Güney Kazakistan-Fergana hattına geçişi karşılaştıran dosya
Tarih Sahnesinden Çekilen Yollar Nasıl İzlenir?
Kâzerûniyye ve Zeyniyye örnekleri üzerinden kurum sona erse de kişi, vakıf, yapı ve yer adlarında kalan izleri okuma yöntemi
Ebû Medyen'in Öğretisi: Tevhid, Tevekkül ve Şöhretten Sakınma
Metinlerle kurulan tasavvuf Ebû Medyen Kuşeyrî'nin Risâle 'sini yanında taşır, Gazzâlî'nin İhyâ 'sını üstün tutar ve Muhâsibî'nin Riâye 'sini okurdu. Öğretisi fıkıh, ahlâk ve tasavvufu ayırmaz. Tevhid ve tevekkül Tevekkül sebepleri bırakmak değil, kalbin sebeplere bağımlılığını çözmektir. Helâl kazanç ve yoksula hizmet
Medyeniyye'den Şâzeliyye'ye Mağrib İrşad Hattı
Doğrudan ve dolaylı bağ Ebû Medyen'in halife çevresinden Abdüsselâm b. Meşîş'e, ondan Ebü'l-Hasan eş-Şâzelî'ye uzanan hat, iki yol arasındaki en güçlü tarihî köprüdür. Yeni kurumsal dil Şâzeliyye Medyeniyye'nin yalnız ad değiştirmiş devamı değildir. Medyenî tevhid, tevekkül ve hizmet mirasını Mağrib, Tunus ve Mısır'da
Ebû Medyen ve İbnü'l-Arabî: Görüşmeden Kurulan Mânevî Bağ
Doğrudan görüşme yok İbnü'l-Arabî ile Ebû Medyen'in yüz yüze görüştüğünü gösteren sağlam kayıt yoktur. İbnü'l-Arabî, onun müridleriyle görüştü, sözlerini dinledi ve mânevî etkisini benimsedi. Fütûhât'taki yeri el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye 'de Ebû Medyen en sık anılan şeyhlerdendir. “Ricâl-i zâhir” kavramı, nimet ve ibadetin
Tilimsân Ubbâd'da Ebû Medyen Külliyesi
Vefat ve ziyaret Ebû Medyen Merakeş'e giderken Ubbâd'da vefat etti ve burada defnedildi. Kabri kısa zamanda Mağrib'in büyük ziyaret merkezlerinden oldu. Merînî mimarisi Sîdî Bû Medyen Camii XIV. yüzyılda Merînî Sultanı Ebû Ya‘kūb Yûsuf tarafından Endülüs mimari üslubunda yaptırıldı. Türbe, cami ve medrese çevresi pîrin
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI
Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims
TASAVVUFUN MÂHİYETİ
Avârifü’l-Maârif · 5. bölüm · Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sa
SÛFÎ KELİMESİNİN KÖKÜ
Avârifü’l-Maârif · 6. bölüm · Hz. Enes b. Mâlik (r.a) demiştir ki: “Rasûlullah (s.a.v), bir kölenin bile dâvetine gider, merkebe biner ve yün elbise giyerdi.” 31 Sûfîler, bu hadis-i şerife uyarak hem daha yumuş
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 17–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · Inned-diyne indallâh-il-islâm Al-i-Imran: 19 Allah katında makbul olan din, Islâmdır. Yüz suhuf, dört kitap, Hazret-i Adem'den beri gelen bütün Enbiyânın talimini ve neş'esini, kul
Sayfalar 25–30
Muzaffer Ozak Külliyatı · ner, bunlara sahip bulunanların mevki ve makamlarını, mal ve mülklerini yerinde, hak rizasına uygun ve kelimenin tam mânasıyla iyi kullanabilmeleridir. Bu bakımdan, gururluya karşı
Sayfalar 36–43
Muzaffer Ozak Külliyatı · yüz mü çevireyim? Hayır!.. Ne kadar kötü ve günahkâr bir kul olsam da, Rabbimle münasebetimi kesmem ve kulluğumu unutmam, der ve oradan uzaklaşır. Bir kaç yıl sonra, Şeyh Şibli haz