ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
38 sonuç · “ahkem”
01Bolevî Abdullah Efendi
Bolevî Abdullah Efendi (ö. 1729), Bolu’dan İstanbul’a gelerek beş medrese ve dersiyyede görev yapan; fenn-i sakk uzmanlığıyla Mahmud Paşa Mahkemesi’nin yazı işlerini yöneten Osmanlı âlimidir.
Hâfız Muhammed Şâkir Efendi
Hâfız Muhammed Şâkir Efendi (ö. 1879), Rızâeddin Efendi’nin halifesi; Balat Dergâhı postnişini, Sünbül Efendi Âsitânesi sertarîki ve Dâvudpaşa Mahkemesi başkâtibidir.
Kabûlî Şeyh Mustafa Efendi
Kabûlî Mustafa Efendi (ö. 1825), mahkeme kâtipliğini bırakarak inzivayı seçen; Rifâiyye, İbnü’l-Arabî düşüncesi, hat sanatı, şiir ve telifle meşgul Edirneli şeyhtir.
Kasımpaşalı Salih Efendi
Kasımpaşalı Salih Efendi (ö. 1726), mahkeme kâtipliğinden medrese ve Eyüp kadılığına ilerleyen Osmanlı âlimidir.
Kassâm Kâtibi Damad Mehmed Efendi
Kassâm Kâtibi Damad Mehmed Efendi (ö. 1726), Bolu'dan İstanbul'a gelerek medrese görevleri ve Kısmet-i Askeriyye Mahkemesi kâtipliği yapan Osmanlı âlimidir.
Kassâm Kâtibi Yahyâ Efendi
Kassâm Kâtibi Yahyâ Efendi (ö. 1720), medrese tedrisinin yanında ferâiz ilmindeki uzmanlığıyla Kısmet-i Askeriyye Mahkemesi'nde reisülküttaplık yapan Osmanlı âlimidir.
Kâtib Müftîzâde Mehmed Efendi
Kâtib Müftîzâde Mehmed Efendi (ö. 1722), Germiyan'ın Şeyhli kasabasından İstanbul'a gelerek medrese tedrisi ve Bâb Mahkemesi başkâtipliği yapan Osmanlı âlimidir.
Muallim Mahmud Bosnevî
Muallim Mahmud Bosnevî (ö. 976 sonu/977 başı, 1569), Saraybosna'dan yetişmiş; Şam ve Halep mahkemelerinde görev yaptıktan sonra İstanbul medreselerinde ders vermiş, Süleymaniye vakıflarının tahririyle görevlendirilmiş ve Mısır kadılığı sırasında vefat etmiş Osmanlı âlimidir.
Na‘lbendzâde Ahmed Efendi
Na‘lbendzâde Ahmed Efendi (ö. 1723), Üsküdar Bâb Mahkemesi'nde kâtiplik ve İstanbul medreselerinde müderrislik yapan Osmanlı âlimidir.
Rıfkî Hemşirezâdesi Ahmed Efendi
Rıfkî Hemşirezâdesi Ahmed Efendi (ö. 1726), Mahmud Paşa Mahkemesi kâtipliğinden medrese ve Sofya kadılığına ilerleyen Osmanlı âlimidir.
Üsküdarlı Haffâfzâde Mehmed Efendi
Üsküdarlı Haffâfzâde Mehmed Efendi (ö. 1730), medrese görevinin yanında miras ve belge hukuku alanında çalışan Osmanlı âlimidir.
mahkeme-i şer'iyye
mahkeme-i şer'iyye a. Şerî hükümlere göre bütün hukuk ve ceza davalarma bakmakla görevli mahkemeler.
Bolu
Bolu · Türkiye · Kaynak onu "Anadolu vilâyetinde Bolı kazasından zuhûr" etmiş olarak tanıtır; "Bolevî" nisbesi buradan gelir. İstanbul'a buradan gitmiştir. İlişkili kişi dosyası Bolevî Abdullah Efendi : Bolevî Abdullah Efendi (ö. 1729), Bolu’dan İstanbul’a gelerek beş medrese ve dersiyyede görev yapan; fenn-i sakk uzmanlığıyla Mahmud Paşa Mahkemesi’nin yazı işlerini yöneten Osmanlı âlimidir.
Sofya
Sofya · Bulgaristan · 1137 Şevvalinde kendisine tevcih edilen ve vefatına kadar elinde kalan kadılık; selefi Babadağlı Ali Efendi’dir. İlişkili kişi dosyası Rıfkî Hemşirezâdesi Ahmed Efendi : Rıfkî Hemşirezâdesi Ahmed Efendi (ö. 1726), Mahmud Paşa Mahkemesi kâtipliğinden medrese ve Sofya kadılığına ilerleyen Osmanlı âlimidir.
Saraçhane yakınındaki aile mescidi
İstanbul · Türkiye · Karaman diyarından çıkıp ticaret için uzun yolculuklar yapan büyük dedesi Mehmed b. en-Neccâr'ın İstanbul'a geldiğinde Saraçhane yakınında yaptırdığı mescid; kaynak yazıldığı sırada mahkeme olarak kullanılmaktaydı.
Mahmudpaşa
İstanbul · Türkiye · Uzun yıllar kitâbet hizmetiyle bulunduğu Mahmud Paşa Mahkemesi’nin semti. İlişkili kişi dosyası Rıfkî Hemşirezâdesi Ahmed Efendi : Rıfkî Hemşirezâdesi Ahmed Efendi (ö. 1726), Mahmud Paşa Mahkemesi kâtipliğinden medrese ve Sofya kadılığına ilerleyen Osmanlı âlimidir.
Kastamonu
Kastamonu · Türkiye · Rüşdiye tahsilini yaptığı, hat icâzeti aldığı, mahkeme kâtipliğinden mektupçuluğa uzanan memuriyetine başladığı, vilâyet gazetesinin başmuharrirliğini yaptığı ve Ahmed Mâhir Efendi'ye intisap ettiği şehir; 1312 (1894) tarihli vilâyet salnâmesini burada hazırladı.
Üsküp
Üsküp (Skopje) · Kuzey Makedonya · 1086/1675'te halife olarak gönderildiği ve altı yıl süren mahkeme çekişmesi yaşadığı şehir; harap bir tekke onarılıp kendisine tahsis edilmiş, sonra yeni bir zâviyede irşadını sürdürmüştür. İlişkili kişi dosyası Bursalı İsmâil Hakkı : Bursalı İsmâil Hakkı (1653–1725), Atpazarî Osman Fazlı’nın halifesi; Üsküp, Ustrumca, Bursa, Tekirdağ, Şam ve Üsküdar’da irşad faaliyetinde bulunan; Rûhu’l-beyân başta olmak üzere yüzü aşkın eseriyle Celvetî irfanını tefsir, vaaz, şiir ve şerh geleneği içinde işleyen Osmanlı sûfî-müellifidir.
Herat
Herat · Afganistan · Gençliğinde dinî ilimleri tahsil ettiği ve sonradan iki defa Şâhruh'un huzuruna götürüldüğü şehir; mehdîlik iddiasından vazgeçtiğini burada minberde ilân etmiş, 848/1444'te burada serbest bırakılmıştır.
Ferhâdiye Medresesi
Bursa · Türkiye · 1573'te Mısır dönüşünde müderris tayin edildiği medrese; aynı dönemde Câmi-i Atîk Mahkemesi'ne nâib oldu ve üç yıl sonra bu görevleri bırakıp sülûke girdi. İlişkili kişi dosyası Aziz Mahmud Hüdâyî : Aziz Mahmud Hüdâyî (1541-1628), Üftâde’nin irfanını Üsküdar merkezli ilim, vaaz, şiir, vakıf ve irşad ağına dönüştüren; Celvetiyye’yi teşkilâtlandırıp Anadolu ve Balkanlara taşıyan mutasavvıf, âlim ve şairdir.
Ankara İstiklâl Mahkemesi
Ankara · Türkiye · 7 Aralık 1925'te tutuklanıp getirildiği yer; 26 Ocak ve 3 Şubat 1926 duruşmalarının ardından beraat etti. İlişkili kişi dosyası Tâhirülmevlevî : Tâhirülmevlevî adıyla tanınan Tâhir Olgun, Mesnevî dersleri ve şerhi, edebiyat tarihi çalışmaları, tercümeleri ve dergiciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü Cumhuriyet devrine taşıdı.
Balat Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Balat’taki Sünbülî dergâhı Hâfız Muhammed Şâkir Efendi’nin postnişin olduğu dergâhtır. Sefîne-i Evliyâ kaydında Şâkir Efendi için okunan Fâtiha ibaresi bu dergâhla birlikte anılır; yapının Balat içindeki kesin yeri tarif edilmez. Kişi bağlantısı Şâkir Efendi, Muhammed Rızâeddin Efendi’nin halifesi, Sünbül Efendi Âsitânesi sertarîki ve Dâvudpaşa Şer‘iyye Mahkemesi başkâtibidir. 10 Aralık 1879’da vefat etmiştir.
Diyarbakır — Şa‘bân-ı Şifâî'nin kadılık çevresi
Diyarbakır · Türkiye · Kadılık Şa‘bân-ı Şifâî Ekim 1703'te Diyarbakır kadısı oldu; Temmuz 1704'te görevden alındı. Biyografideki yeri Şa‘bân-ı Şifâî (ö. 1705), Ayaş'tan İstanbul'a giderek saray hekimliğine ve ilmiye mesleğine giren; doğum, yenidoğan ve çocuk sağlığına dair Tedbîrü'l-mevlûd başta olmak üzere Türkçe tıp eserleri yazan müderris, kadı ve şairdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Diyarbakır — Şa‘bân-ı Şifâî'nin kadılık çevresi” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Akhisar — Doğum Çevresi
Akhisar · Türkiye · Mustafa Efendi’nin kadılık güzergâhı Akhisarlı Mustafa Efendi’nin doğduğu şehir. Harita işareti tarihî mahkeme binasını değil, kaynakta adı geçen şehir merkezini gösterir. Biyografideki yeri Akhisarlı Şeyhzâde Mustafa Efendi (ö. 6 Zilkade 1137/17 Temmuz 1725), Feyzullah Efendi’den mülâzemet aldıktan sonra Siroz, Belgrad, Lefkoşa, Kütahya, Erzurum, Kayseri ve Eyüp kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Akhisar — Doğum Çevresi” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Nev‘îzâde Atâyî ve Hadâ’iku’l-Hakā’ik'te Biyografi Usulü
Nev‘îzâde Atâyî'nin 1135 hâl tercemeli Şakāik zeylini hangi bilgi türleriyle kurduğunu ve eserin tasavvuf tarihi için nasıl okunması gerektiğini açıklar.
Sarı Nâib Naîm: Divan, Hamse ve Tevhid Dili
Naîm İsmail Efendi'nin medrese ve nâiblik hayatını, divan ve hamse kaydını, kaynakta korunan şiirlerini ve tasavvufî söz varlığını birlikte sunar.
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 25–30
Muzaffer Ozak Külliyatı · ner, bunlara sahip bulunanların mevki ve makamlarını, mal ve mülklerini yerinde, hak rizasına uygun ve kelimenin tam mânasıyla iyi kullanabilmeleridir. Bu bakımdan, gururluya karşı
Sayfalar 42–50
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle celâluhu; bu âyet-i celillerle, kâfirlerin cehennemde görecekleri şiddetli âzabı beyan buyurmakta ve diğer bir âyet-i kerimede de: «innâ a'tednâ lil-kâfiriyne selasile
Sayfalar 37–42
Muzaffer Ozak Külliyatı · birligine şehadet ederler, hakkı tesbih, tekbir ve tahmid eylerler. Sen de, hakkı birle! Hakkın varlıgına ve birligine şehadet et! Bu şehadetin aslâ boşa gitmez, hak da senin şehad
Sayfalar 51–57
Muzaffer Ozak Külliyatı · her yaptıgını görür, her söylediğini işitir, her niyetini bilir. Onun için, sen de ona ibadet, tâ'at, sadakat, hayır ve hasenât ile yaklaş ki, Habib-i edib-i Kibriyâ'ya lûtfolunan
Sayfalar 71–77
Muzaffer Ozak Külliyatı · silmişti. Insanlardan kaçıyor, daima tenhalarda dolaşıyor. Anası, bu hâle vâkıf olup meseleyi babasına açtı. Baba divanı toplayıp, Habbâbı divana dâvet etti. Habbâb divana geldiğin
Sayfalar 73–79
Muzaffer Ozak Külliyatı · lâdına dehşetli bir düşmandır. Şeyh şeklinde görünür ve seni namazından, niyazından alıkoyar. Şeytan, mü'mine şu şekilde vesvese verir: — Namaz da ne imiş? der. — Yatıp, kalkmaktan
Sayfalar 109–116
Muzaffer Ozak Külliyatı · için Rabbil-âlemiyne dua ederler. Onlar, iyi bilirler ki, dua Allahu tealâ'ya, Resûl-ü müctebâ'ya ve âhiret gününe iyman edenlerin tek merci'i Cenab-ı vâcib-il vücud ve sahib-il ke
Sayfalar 104–110
Muzaffer Ozak Külliyatı · verip, duyma nasibi olanlar hemen bu islâm gemisine iltica eylemede. Bu geminin ipi Kur'an, merdiveni ise âmâli-sâlihadır. Bu misali, sizlere anlatmak için söyledim. Allah celle di
Sayfalar 130–136
Muzaffer Ozak Külliyatı · nice mâ'murlar harap olmuştur, gelen gidiyor ve giden bir daha geri dönmüyor. Sana ve bana da bu sonsuz yolculuk çok yaklaştı, bizleri aldatıp avutan dünyadan ayrılmamız çok yakınd
Sayfalar 123–127
Muzaffer Ozak Külliyatı · - 123 -— şilerin ruhlarını alıp onları sizlerden ayırmak ve onların ölümlerinin acılarını size tattırmakla, meyvalarızı, mahsullerinizi elinizden almakla, yahud nefsinizin meyvası
Sayfalar 149–155
Muzaffer Ozak Külliyatı · yet buyurmasaydın, kendiliğimizden Hak yolunu bulamazdık, bizleri huzurundan mahrum eyleme... Sana ve rizayı ilâhiyyene varan o dosdoğru yolda bizleri sâbit-kadem eyle... Sen, bizl