Nev‘îzâde Atâyî'nin 1135 hâl tercemeli Şakāik zeylini hangi bilgi türleriyle kurduğunu ve eserin tasavvuf tarihi için nasıl okunması gerektiğini açıklar.
Bir zeyilden fazlası
Atâyî'nin eseri Taşköprizâde geleneğini kronolojik olarak sürdürürken Osmanlı âlimleri, kadıları, şairleri ve meşâyihini aynı biyografya haritasında buluşturur.
Yerinde gözlem
Lofça'dan Üsküp'e uzanan kadılık görevleri, yerel mezarları, vakıfları, aileleri ve mahkeme kayıtlarını görmesini sağladı. Eserin coğrafi genişliği yalnız kitap bilgisinden doğmaz.
Yazma ve belge denetimi
Atâyî müellif hattı nüshaları, kitap kenarlarındaki kayıtları, vakıf muhasebelerini ve sicilleri incelediğini sık sık belirtir. Bu kayıtlar modern araştırmacı için haberin dayanağını tartmaya yarar.
Meşâyih biyografileri
Şeyh ve dervişlere ayrılan maddeler tarikat tarihi için zengindir; fakat menkıbe, aile hafızası, görev kaydı ve müellif gözlemi aynı kesinlikte değildir. Site aktarımında bu katmanlar ayrı tutulur.
Vefat tarihi örneği
Müellifin kendi vefat yılı dahi kaynaklarda ihtilaflıdır. Revan dönüşü şiirleri 1635 sonrasında yaşadığını gösterirken 1636-37 kuvvetli ihtimal olarak kalır. Bu örnek, tabakat metninin eleştirel karşılaştırmayla okunması gerektiğini gösterir.