Ara
Menü

Sayfalar 149–155

1.812 kelime

Envârü’l-Kulûb III · kaynak sayfaları 149–155

yet buyurmasaydın, kendiliğimizden Hak yolunu bulamazdık, bizleri huzurundan mahrum eyleme... Sana ve rizayı ilâhiyyene varan o dosdoğru yolda bizleri sâbit-kadem eyle... Sen, bizlere tâlip olmazsan, bizler sana tâlip olamayız, lûtfen ve tenezzülen biz âciz ve günahkâr kullarını huzuruna kabul buyurmazsan, bizler huzuruna kendiliğimizden varamayız... Bizleri daha önce de kendilerine dünyevi ve uhrevi ni'metler bahş ve ihsan buyurduğun âşıkların, sadıkların ve sâlihlerin takibettikleri o dosdoğru yolda daim ve kaim eyle... Şeytan gibi gazab-ı ilâhiyyene uğrayan ümmetlerden ve kavimlerden; yollarını yöntemlerini şaşırmış ve sapıtmış, dalâlet bataklıklarına saplanıp kalmış şaşkınlardan ve sapıklardan eyleme ilâhi!..

Salât-ü selâmlarımızı, tâzimat ve tekrimatımızı Resûl-üsşakaleyn, Imam-ül-haremeyn, ceddül-haseneyn-il ahseneyn, Habib-i Hüdâ ve şefi-i rûz-i ceza Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin Ravzâ-i pâk-i ıtırnâk-i Muhammediyye'lerine, âline, evlâdina, ezvâcına ve Ehl-i beytine arz ve ithaf eyleriz, şayan-ı kabul eyle yâ Rabbi...

Ilâhi!.. Zât-ı ahaddiyyetine el açtık, vahdaniyyet ve ferdaniyyetine sığınarak saray-ı lâ-mekânına yöneldik, bizleri alelâde bir su damlasından ana rahminde insan şekline koyan, insan elbisesi giydiren, iyman tâcı ile süsleyen, şeri'at kaftanı ile bezeyen, kendine kul, Habib-i edibine ümmet ve tâbi-i sünnet eyleyen ancak sensin, çıplaktık giydirdin, aç idik doyurdun, cahil idik ilim verip okuttun, zelil idik aziz ettin, sana hakkıyle ve lâyıkıyle şükredemeyeceğimizi idrak ve itiraf ede.

riz, bizleri bu izzetten zillete, iymandan küfre, nurdan nâra döndürerek ebediyyen hüsranda kalanlardan eyleme yâ Rabbi…. Iyman ile yaşat, iyman ile öldür, cennetini bahşedip güldür, didârına eriştirerek oldur, aşkınla soldur, Mak'ad-ı sıdk'a erdir ve kulluk makamından bizleri ayırma yâ Rabbi... Kalperimizden aşkullah, muhabbetullah ve muhabbet-i Resûlüllah'tan gayrı bütün muhabbetleri ihraç ederek, nazargâh-ı ilâhi olan gönüllerimizi Kur'an ile, iyman ile, islâm ile tenvir ve tezyin eyle yâ Rabbi... Bizlere Hakkı görecek bir çift göz Hak-

kı ve hakikati dinleyecek bir çift kulak, Hakkı zikredecek Hakkı ve sabrı tavsiye edecek bir dil, hakkı sevecek bir gönül ihsan ve inayet eyle yâ Rabbi... Her nefes alıp verdikçe Muhammed kokusu duyalım, her adım attıkça rizayı ilâniyyene uyalım, kulluk makamına baş koyalım, nefislerimizi bütün çirkin ve kötü giysilerden soyalım, dünya serhoşluğundan ayalım, günah ve isyanlardan cayalım, Muhammed sofrasında doyalım, senden gayrı hiç kimseye muhtaç olmayalım yâ Rabbi...

Seni ve senin sevdiklerini bizlere sevdir, sevmediklerini yerdir, ilâhi sırlarına erdir yâ Rabbi... Rizayı şerifin için tutan, yazan, okşayan ve veren ellere; rizayı ilâhiyyene varacak, huzur-u izzetinde kıyama duracak, kulluk yolunda yorulacak ayaklara sahip olabilmeyi bizlere nasip ve müyesser eyle yâ Rabbi...

Kusurlarımızı, isyan ve nisanlarımızı affeyle, bizleri Habib-i edibine bahşeyle yâ Rabbi... Sen, bizlerin mâ budumuzsun, bizler senin kullarınız, bizleri af ve mağfiret buyurursan keremin, merhametin, inayet ve fazlin zuhura gelir, bizlere azap ve ikap edersen elimizden ne gelir? Azap ve kabından bizleri kim ve nasıl kurtarabilir? Nereye ve kimin himayesine sığınabiliriz? Affını niyaza geldik, affı seversin, Rahmetinin gazabını geçtiğini bildiren sensin, kitab-ı keriminde: (Ey nefislerini israf etmekte, kendilerine haksızlık etmekte haddi aşan kullarım!.. Rahmet ve mağfiretimden ümidinizi kesmeyiniz, ben bütün günahlarınızı affederim...) buyurmadın mı? Bu büyük müjde haberini Habib-i edibin ve kitab-ı kerimin vasıtasıyle duyurmadın mı? Kul senin, af senin, kerem ve merhamet senin, dilersen affı mağfiret edersin, dilersen azap ve ikap eylersin, Rahmetine sığındık ilâhi!.. Keremine güvendik AFÜVVÜN KERİM olduğunu bildik, sayısız günah işledik, nefislerimize zulmeyledik, atâ sahibi olduğuna güvendik hatalar işledik, kusurlarımızı ve günahlarımızı kemal-i aczile itiraf ederek merhametini dileniyor, affını ve mağliretini bekliyoruz, bizleri rahmet kapılarından boş çevirme yâ Rabbi... Evet, günalıkârız ve âsiyiz ama, Habib'inin ve mahbub'unun ümmetiyiz, Habib-i edibini sevdiğine göre, ona ait olanı da elbette seversin, onu kendimize şefi edindik, onu kırmayacağını ve

reddetmeyeceğini bildik, Kitab-ı keriminde ona: (VE LE- SEVFE YU'TIKE RABBUKE FE-TERDA - Ey Nebiyyi zişânum, seni razı kılıncaya kadar, sana vereceğim) buyurmadın mı? Bizler onun ümmeti olarak cehennemde yanarken, Habib-i edibin cennette safa sürebilir mi? Ona RA'UF ve RA- HİYM sıfatlarını bahş ve ihsan buyurmadın mı? Mi'râc-ı güzinde bizleri Habib-i edibine bağışlamadın mı? Ne kadar âsi ve günahkâr dahi olsak, Habib-i edibinin ümmetiyiz, ona tevessül ederek affını niyaz ediyoruz, bizleri ondan ayırma yâ Rabbi... Ilâhi! biliriz ve inanırız ki, vâ'dinden dönmezsin, Kelâm-ı kadimin hürmetine, Tevrat, Zebur ve Incil ile yüz suhuf devletine, Habib-i edibin izzetine Cebrail, Azrail, Israfil ve Mikâil aleyhimüsselâm'ın okudukları tevhid ve tesbih rif'atine, arşını yüklenen ve arşını tavaf eden Melâ'ike-i mukarreoiyn heybetine, yedi kat göklerde bulunan bütün melekler ve onların ibadet ve tâ'atleri saffetine, Arş - Kürsi - Sidre-i müntehâ - Beyt-il-mâ'mur - Ummül-kitab - Levh-i mahfuz azametine, Kudüs, Kâ'be-i Muazzama, zemzem, Merve ve safa, Medine-i münevvere ve Ravza-i mutahhara ulviyyetine ümmet-i Muhammed'i affınla dilşâd, ehl-i islâmı lûtfunla ber-murad, biz âciz ve günahkâr kullarına Rahmaniyyetinle imdad eyle yâ Rabbi..

Adem safiyullah hürmetine, ehl-i islâma saffet ihsan buyur yâ Rabbi... Nuh neciyullah hürmetine bizlere necât ihsan buyur yâ Rabbi... İbrahim halilullah hürmetine, bizlere haliliyet elbisesi giydir yâ Rabbi... Musa kelimullah hürmetine bizleri din ve devlet düşmanlığına karşı galip kılarak, din ve Allah düşmanı Fir'avnı ordusuyla garkeylediğin gibi Türk ve islâm düşmanlarını da kahr-u perişan eyle yâ Rabbi... Îsa Ruhullah hürmetine, derecelerimizi yükselt, Meryem aleyhisselâm gibi ırzımızı, iffetimizi muhafaza buyur yâ Rabbi...

ilâhi! Yüz on üç peygamber-i âlişan hürmetine, Yakub'un gözyaşı ve hasret ateşi himmetine, Yusuf'un cemali melâhatine, Eyyub'un sabrı, Circis'in çilesi gayretine ehl-i islâmı bütün dertlerden, tasalardan, kaygulardan, tasallûtlardan, sıkıntılar-

dan, kazalardan, belâlardan hitz-u emin eyle yâ Rabbi... Tecelli eden celâlini, cemal-i ilâhiyyene tebdil buyurarak ehl-i islâma yönelen tehlike ve tehditleri bertaraf eyle yâ Rabbi...

Kendisini yeryüzünün ilâhı ilân etmek bedbahtlığında bulunan Nemrud'u bir topal sivri sinekle, (ENE RABBÜKÜM- UL-A'LA - Ben, sizin yüce Rabbinizim) demek küstahlığında bulunan Fir'avunu asai musa bir sopa ile kahrettiğin gibi, islâm ve müslüman düşmanlarını da zât-1 ahadiyyetine mahsus sonsuz kudret ve azametinle kahr-u perişan eyle yâ Rabbi...

Mazlûm olarak şehid edilen Mâşite ve körpecik yavrularının kanı hürmetine, bizleri nefs-i emmârenin baskısından kurtulan ve rizayı ilâhiyyene vasıl olan has kulların zümresine ilhak eyle yâ Rabbi... Şekavetimizi saadete, kendi ellerimizle hazırladığımız felâketi selâmete, zilletimizi izzete, nikbetimizi ni'mete, kuvvet ve kudretimizi ibadet ve tâ'ate tebdil ve tahvil eyle yâ Rabbi...

Cenab-ı Hazret-i Hak'tır rahiyınin yâ Resûlallah, Habibullah'tır nûr-u aziymin yâ Resûlallah!..

Niyazı ile zât-ı risâletpenahilerine tevessül ederek şefkat ve merhamet kanatları altına sığındığımız, Sebeb-i hilkat-i kâ'inat ve bâis-i vücud-u mümkinat, efdal-ül-Enbiyâ, eşref-ül-asfiyâ, imâm-ül-etkiyâ, Habib-i edib-i Kibriyâ olan ve kadr-i âlileri (Fe-kâne kabe kavseyni ev ednâ...) (Inneleziyne yübâyi'uneke innemâ yübâyi 'unallah..) (Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lil-âlemiyn) âyet-i celileleri ile beyan ve ilân buyurulan Seyyidül-Enâm aleyhi ve âlihi ekmel-üt-tahiyyete ves-selâm efendimizin BEŞİR, NEZİR, SİRÂC-I MÜNİR ve mü'minlere karşı RA'UF ve RAHİYM sıfatları hürmetine, ehl-i islâmı içinde bulunduğu ağır şartlardan ve sıkıntılardan kurtararak (Ve yansurekâllahu nasran azizâ) sırrına mazhar eyle yâ Rabbi. İslâm dâvasına ve bütün müslümanlara yardım ve hizmet edenleri, bu uğurda ter dökenleri, mücahede edenleri, kalemleriyle, kılıçlarıyla, bilekleri ve yürekleriyle islâmı savunanları iki cihanda aziz eyle yâ Rabbi... Bütün zorluklarımızı kolaylığa, sıkın-

tılarımızı ve üzüntülerimizi ferahlığa, karanlıklarımızı aydınlığa tebdil buyurarak hayırlı dileklerimizi ve isteklerimizi bahş ve ihsan eyle yâ Rabbi...

Habib-i edibinin naz-ü niyazı, Hak yolundaki gazası, iyman ve Kur'an dâvasındaki ihlâsı, düşmanlarından bile esirgemediği sehâsı hürmetine, Uhud'da şehit edilen dişi, Tâ'ifte küffâr-ı hâkisar tarafından atılan taşla yaralanıp kanayan ayağı, kanla dolduğu halde (Allahım! Sen kavmime hidayet buyur, onlar Hak ve hakikati bilemiyorlar...) niyazında bulunan mübarek dudağı izzetine, Mi'râc-ı güzin devletine, onun kryam, kıraat, rükû, secde, dua ve senâsı ve gözü yaşı re'fetine Bizleri Resûl-ü zişândan ayırma ve ehl-i islâmı Mahbubun ve mergubun olan Mustafa'na bahşeyle yâ Rabbi...

Resûl-ü müctebâ'nın âli, evlâdı, ezvacı, Ehl-i beyti, ashap ve ensarı, ahbap ve yâranı hürmetine son sözlerimizi Kelime-i tevhid ve Kur'an-ı mecid eyleyerek Allah... Allah... Lâ ilâhe ilallah - Muhammedün Resülüllah diyerek emanetini teslim etmeyi nasip ve müyesser kıl yâ Rabbi...

Hatice't-ül-Kübrâ, Fatıma't-üz-Zehrâ, Â'işe-i Sıddıyka ve ezvâcı tâhirattan olan diğer validelerimizin iffet ve ismetleri, Habib-i edibine olan hizmetleri devletine, Hamse-i âl-i aba, vâlideyn-i Mustafa, ceddi emced-i musaffâ, Cihâr yâr-ı güzin-i bâsafa Hz. Ebu-Bekir-is-Sıddıyk, Hz. Omer-ül-Faruk, Hz. Osman-ı Zinnûreyn ve Fâtih-il-Hayberi, zevc-i Fatıma't-üz-Zehri, vâris-i ulûm-u Nebevi Hz. Ali rıdvanullahi tealâ aleyhim ecma'ıyn rif'atine bizleri umduklarımıza nail ve korktuklarımızdan emin eyle yâ Rabbi...

Ol şemseyn-il kamereyn-il bedreyn-il Haseneyn-il ahseneyn Hz. İmam-ı Hasan-il müctebâ ve Hz. İmam-ı Hüseyin şehid-i deşt-i Kerbelâ ridvanullahi tealâ aleyhim ema'ıyn hürmetine, Kerbelâ şehitlerinin izzetine, kalplerimize muhabbet ve meved-.

det telkin buyurarak bizleri birbirimize düşmekten, dağılıp parçalanmaktan, korkaklaşıp zayıflamaktan koru ve kurtar yâ Rabbi...

Hz. Zübeyir Ibn-i Avvam, Esed-ür-Resûl Hz. Hamza ile"

Uhud şehitleri Bedir, Hendek, Huneyn, Tebük gazileri hürmetine, Halid ibn-i Zeyd Ebâ Eyyub-el-Ensari, Huzeyfe t-ül-Yemani, Abdullah-il Ensari, Selman-ı Farisi, Süheyl-i Rumi izzetine bizleri din-i mübiyn-i islâma canla başla hizmet eden, bu uğurda canını, malını, evlât ve ıyâlini fedadan çekinmeyen muhlisler zümresine ilhak eyle yâ Rabbi...

Veys-el-Karani, Hasan-iil-Basri, Habib-i â'cemi, Mâ'ruf-u Kerhi, Dâvud-u tâ'i, Süreyr-i sakati, Cüneyd-i Bağdadi himmetine bizleri islâm mefküresini tâmim, ehl-i islâma hakikati islâmiyye ve hakikati Muhammediyye'yi talim, zât-1 ahadiyyetine ve Habib-i edibine hakkiyle ve lâyikiyle tâ'zim eden âşıklardan eyle yâ Rabbi...

On iki imam, ondört mâ'sum, on yedi kemer- beste hürnetine, Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere, Horasan, Türkistan, Buhara, Semerkand, Iran ve Turan, Anadolu ve Rumeli erenleri, üçler, yediler, kırklar, yetmişler, yediyüzler devletine, Imam-1 â'zâm Ebu-Hanife, Imam-1 Şâfi'i, Imam-1 Ahmed bin Hanbel, İmam-ı Malik ve mezheplerinde bulunan veliler, salihler, âşıklar, şehitler re'fetine kâmil bir iyman, hâlis bir itikat ve iykan, ilm-ü irfan ile dünya ve âhiretimizi mâ'mur ve abâd eyle yâ Rabbi...

Kutb-ül-aktâb Gavs-ül-â'zam Abdülkadir Geylâni, sâki-i aşk-ı Habib-i Hüdâ Ahmed-er-Rüfa'i, Ebül-ayneyn Ahmed-el-Bedevi, Ebün-nesebeyn Ibrahim Düssuki, Vâris-i hayder-i kerrâr Sadüddin-i Cibavi, Eb-ül- Hasan-il Şazeli, Ebu Medyen-il Magribi, Abdüsselâm-ül Esmeri hürmetine kara, deniz ve hava ordularımıza, her nereye yönelirlerse daima kâfirler üzerine galibiyetler, zaferler, şanlar ve şerefler nasip ve müyesser eyle yâ Rabbi Mevlâna Celâleddin-i Rumi, Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli, Şah Muhammed Baha'üddin-i Nakşibendi, Niyazi-i Mısri, Seyyid Yahya, Cemal Halveti, Hacı Şaban-ı Veli, Hacı Bayram-ı Veli, Akşemseddin, Kara Şemseddin, Sadreddin-i Konevi, Aziz Mahmud Hüdâ'i, Ismail-i Rumî, Eşref oğlu Rumi, Aliyyül Köstendili, Ramazan-1 Mahfi, Şeyh Selâmi Ali, Muhammed Nasu-

hi, Beşiktaş'lı Şeyh Yahya, Seyyid Nizam, Seyyid Seyfullah, Müt tiyyüs-sakaleyn Kemal Paşa zade, Sünbül Sinan, Merkez Musa Muslihiddin hürmetine ümmet-i Muhammed'in âsilerini islâh eyle yâ Rabbi...

Vatanımızı, milletimizi, dinimizi, mukaddesatımızı, ırz ve iffetimizi, hürriyet ve istiklâlimizi sevdiğin has kulların hürmetine zâlimlerden, müfsitlerden, şerirlerden hıfz-u emin eyle vâ Rabbi...

Hâtem-il-müctehidiyn Muhammed Nureddin Cerrahi hürmetine, on iki tarikten gelip geçen veliler, ârifler, âşıklar hürmetine Maşâyih-i kirâm, dervişân, âşıkan, nâşidan, meczubân izzetine bizlere adlinle değil affınla tecelli buyurarak levhidinde daim, tahmidinde kaim eyle yâ Rabbi...

Bütün erenler, veliler, azizler, âbidler, zâhidler, yürekleri aşk-ı ilâhi ile yanıklar, seher vaktine kadar uyanıklar, adl-ü adalet ile hükmedenler, mazlüma yardımı vazife bilenler, gözyaşı silen ve yetim başı okşayan eller, gönül alan ve zikirle dönen diller, Hakkı seven gönüller, âlimler, hâtızlar, kurrâlar, gaziler, hacılar, garipler, yoksullar, sabreden fakirler, şükreden zenginler, hürmetine bizleri yatırıp kapılara baktırma, dert verip derman arattırma, merde nâmerde muhtaç eyleme yâ Rabbi...

Bizleri, rizayı ilâhiyyene muvafık meclislerde, cemaatlerde, sohbetlerde topladığın gibi ceza günü olan o yüce mahkeme huzurunda korkmadan ve incinmeden Habib-i edibinin sancağı altında ve Resûl-ü zişânın etrafında cem'eyle yâ Rabbi...

Resûl-ü zişânın mübarek elleriyle Kevser şarabından içen, arşın gölgesinde gölgelenen ve serinlenen, cennet elbiselerinden giyen ve cennet ni'metleri ikram edilen, Bürak'a bindirilerek cennete gönderilen zümre-i nâciyyeye bizleri ilhak ve id hal eyle yâ Rabbi...

Mahşer gününün dehşet ve şiddetiyle gözleri yuvalarından fırlamış, nefislerinin derdine düşmüş, cehennem ateşini

Sayfalar 149–155 · Envârü’l-Kulûb III — tarikat.org