Envârü’l-Kulûb III · kaynak sayfaları 149–155 yet buyurmasaydın, kendiliğimizden Hak yolunu bulamazdık, bizleri huzurundan mahrum eyleme... Sana ve rizayı ilâhiyyene varan o dosdoğru yolda bizleri sâbit-kadem eyle... Sen, bizlere tâlip olmazsan, bizler sana tâlip olamayız, lûtfen ve tenezzülen biz âciz ve günahkâr kullarını huzuruna kabul buyurmazsan, bizler huzuruna kendiliğimizden varamayız... Bizleri daha önce de kendilerine dünyevi ve uhrevi ni'metler bahş ve ihsan buyurduğun âşıkların, sadıkların ve sâlihlerin takibettikleri o dosdoğru yolda daim ve kaim eyle... Şeytan gibi gazab-ı ilâhiyyene uğrayan ümmetlerden ve kavimlerden; yollarını yöntemlerini şaşırmış ve sapıtmış, dalâlet bataklıklarına saplanıp kalmış şaşkınlardan ve sapıklardan eyleme ilâhi!.. Salât-ü selâmlarımızı, tâzimat ve tekrimatımızı Resûl-üsşakaleyn, Imam-ül-haremeyn, ceddül-haseneyn-il ahseneyn, Habib-i Hüdâ ve şefi-i rûz-i ceza Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin Ravzâ-i pâk-i ıtırnâk-i Muhammediyye'lerine, âline, evlâdina, ezvâcına ve Ehl-i beytine arz ve ithaf eyleriz, şayan-ı kabul eyle yâ Rabbi... Ilâhi!.. Zât-ı ahaddiyyetine el açtık, vahdaniyyet ve ferdaniyyetine sığınarak saray-ı lâ-mekânına…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.