ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
46 sonuç · “Zâkir”
01Zâkir Abdî Dede
Zâkir Abdî Dede, Anadolu’dan İstanbul’a gelerek Kasımpaşa’da yeni bir zâviye kurmuş; yapının vakıf ve gelir düzenini tamamlamış XVII. yüzyıl dervişidir.
Zâkir Ebû Bekir Efendi
Zâkir Ebû Bekir Efendi (ö. 1077 sonları/1667), Karaağaç Zâviyesi'nde Şeyh Ya‘kub'a intisap eden; Zaferanlık Mescidi'nde imamlık, zikir ve imar hizmetlerini birleştiren Halvetî şeyhidir.
Zâkirzâde Abdullah Efendi
Zâkirzâde Abdullah Efendi (ö. 1068/1658), Aziz Mahmud Hüdâyî’nin başzâkiri Şaban Efendi’nin oğlu; Muk‘ad Ahmed Efendi’den hilâfet alan, Zeyrek ve Ali Paşa zâviyelerinde irşad eden Celvetî şeyhi, vâiz ve Biçâre mahlaslı şairdir.
Zâkirzâde Abdülvehhâb Efendi
Zâkirzâde Abdülvehhâb Efendi (ö. 26 Receb 1133/1721), Gafûrî Mahmud Efendi'den Celvetî terbiyesi alan ve İstanbul'un başlıca camilerinde vaaz veren şeyhtir.
Atpazârî Seyyid Osman Fazlı Efendi
Atpazârî Osman Fazlı Efendi (1632–1691), Şumnu’da doğup Zâkirzâde Abdullah Efendi’nin terbiyesinde yetişen; Aydos, Filibe ve İstanbul’da irşad faaliyetleri yürüten, Ekberî-Konevî çizgide eserler veren ve Mağusa sürgününde vefat eden Celvetî şeyhidir.
Baba Zâkir
Baba Zâkir (ö. 1407 veya 1417), kaynaklarda Ali, mezar taşında Alâaddin adıyla anılan; Emîr Sultan’ın zâkirbaşısı ve halifesi olarak Bursa Namazgâh çevresinde mescid ve zâviye kuran sûfîdir.
Çâker Ağa Şeyhi Abdurrahim Celvetî
Çâker Ağa Şeyhi Abdurrahim Celvetî (ö. 1125/1713), Bursa Mecnun Dede Mahallesi imamı Hattat Abdullah Efendi’nin oğlu; Sun‘ullah Efendi’nin hizmetinde yetişen, Bursa Ulu Camii’nde sabah ve akşam zikir halkası kuran ve hac dönüşünde Maân menzilinde vefat eden Celvetî şeyhidir.
Hâfız Muhammed Cemâleddin Efendi
Hâfız Muhammed Cemâleddin Efendi (d. 1870), Kasımpaşa tekke çevrelerinde zâkirbaşılık yapan; Kādirî-Eşrefî terbiyesi yanında Rifâî ve Bayramî icâzetleri alan mûsikişinas şeyhtir.
Hâfız Muhammed Cemâleddin er-Rifâî
Kasımpaşa Camii Kebîri imam-hatibi ve meşhur zâkirbaşı Muhammed Cemâleddin, Yeşil Tulumba Âsitânesi'nde postnişinlik yaparak İstanbul musiki ve Balkan hilâfet ağlarını birleştirdi.
Hattat Hâfız Osman Efendi
Hattat Hâfız Osman (1642–1698), sülüs ve nesih yazıda Osmanlı hat üslûbunu yenileyen; mushaf ve hilye tertibinde kalıcı tesir bırakan, Sünbül Efendi Hânkāhı’nda zâkirbaşılık yapan sanatkâr ve derviştir.
Muhammed Şerîf Hüseynî
Muhammed Şerîf Hüseynî, Âlim Şeyh'in halifesi; 1697'de vefat eden, Hüccetü'z-zâkirîn'de cehrî zikri savunurken Yesevî şeyhleri ve Orta Asya tarikat çevreleri hakkında geniş malzeme aktaran müelliftir.
Nefes Anbarı Şeyh Osmân Efendi
Nefes Anbarı Osman Efendi (ö. 1095/1684), Kayseri'den İstanbul'a gelen, Abdülehad Nûrî'den hilâfet alıp Şemsi Paşa ve Tercüman Yûnus zâviyelerinde şeyhlik yapan sûfîdir.
Zâkir
Zâkir a. (j£lj) [Ar.] Anan, hatırlayan, dile getiren, zikreden anlamında terim. tas. Tasavvuf ehli arasmda yapüan zikir ayinini yöneten, İlâhîler okuyarak coşku ve heyecanın doruk noktaya ulaşmasma yol açan sufî.
Cerrahî Âsitânesi
İstanbul · Türkiye · Karagümrük'teki Cerrahî Âsitânesi. Pazartesi günü öğleden sonra âyin düzenlenen bu merkezde yetişen zâkirbaşılar arasında Hâfız Mehmed Efendi de sayılır. İlişkili kişi dosyası Tahtaminare Şeyhi Hâfız Mehmed Efendi : Tahtaminare şeyhi Hâfız Mehmed Efendi, 1873'teki vefatına kadar İstanbul Rifâî çevresiyle Cerrâhî Âsitânesi'nin zâkirbaşı-musiki ağını birbirine bağlayan icracılardan biriydi.
Çınarlı köyü
Kuşadası, Aydın · Türkiye · 1774'te doğduğu köy; okuma yazmayı annesinden burada öğrendi. İlişkili kişi dosyası Kuşadalı İbrâhim Efendi : Kuşadalı İbrâhim Efendi (1774–1846), Şâbâniyye'nin Çerkeşiyye hattından doğan İbrâhimiyye kolunun pîri; tekke ve kıyafet yerine sohbeti, iç terbiyeyi ve mânaya yönelişi öne çıkaran Osmanlı sûfîsidir.
Atpazarî Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Beypazarlı Ali Efendi'nin misafir olarak kaldığı tekkedir. Kuşadalı, anlamını çözemediği bir âyeti burada ona sormuş, aldığı yorum üzerine kendisine intisap etmiştir. İlişkili kişi dosyası Kuşadalı İbrâhim Efendi : Kuşadalı İbrâhim Efendi (1774–1846), Şâbâniyye'nin Çerkeşiyye hattından doğan İbrâhimiyye kolunun pîri; tekke ve kıyafet yerine sohbeti, iç terbiyeyi ve mânaya yönelişi öne çıkaran Osmanlı sûfîsidir.
Kaygusuz Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Sultanahmet'te bulunan ve Kādiriyye'nin Rûmiyye (İsmâil Rûmî) koluna bağlı tekkedir. Mimari bakımdan dönemin iddiasız meskenlerini andıran mütevazi bir ev-tekkedir. XIX. yüzyıl sonunda pazar akşamları burada devran yapıldığı, zâkirbaşı Şeyh Hulûsi Efendi'nin haftalık çizelgesinden anlaşılmaktadır.
Ahmediye Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Üsküdar'daki Ahmediye Külliyesi bünyesinde yer alan Rifâî tekkesi. Kayınpederi ve şeyhi Mehmed Efendi'nin vefatı üzerine buranın şeyhi, câmiinin de imam ve hatibi olmuştur. İlişkili kişi dosyası Tığlızâde Mehmed Şevki Bey : Enderun'da musiki öğrenen Tığlızâde Mehmed Şevki Bey, Ahmediye Rifâî Tekkesi postnişinliği yanında İstanbul'un Kādirî, Nakşî ve Rifâî meşk çevrelerinde zâkirbaşılık yaptı.
Paşmakçı Ali Efendi (Küçük Piyâle) Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Beyoğlu, Kaptanpaşa Mahallesi'nde, Kasımpaşa Zincirlikuyu Caddesi üzerindedir. İlk defa XVI. yüzyıl sonlarında Kurd Kaptan tarafından mescid olarak yaptırılmış, XVII. yüzyıl başlarında tekke olarak yeniden inşa ettirilmiştir. Tekkenin ilk şeyhi Bayramî-Melâmîlerden Paşmakçı Ali Dede'dir; ondan sonra oğlu Seyyid İshak Efendi, ardından Seyyid Pîr Muhammed Efendi ve Seyyid Halil Efendi postnişin olmuştur. Muabbir Tekkesi şeyhi ve Kādirîhâne şeyh vekili Ali el-Vâhidî'nin damadı Abdurrahman Efendi ile birlikte tekke Kādiriyye'ye intikal etmiş, son şeyhi Hâfız Muhammed Cemâleddin (Zâkirbaşı Kasımpaşalı Cemal) Efendi 1910'da tayin edilerek 1925'e kadar burada kalmıştır. Süleyman Safî Efendi'nin şeyhliği döneminde son kez inşa edilen yapının resm-i küşâdı 14 Rebîülâhir 1321 (10 Temmuz 1903) tarihinde yapılmıştır. 1925'ten sonra Vakıflar İdaresi tarafından kiraya verilmiş, 1934'te Kasımpaşa Camikebir imamı Ahmed Kalafat buraya taşınmış ve ailesi günümüze kadar burada oturmayı sürdürmüştür. 1910: son dönem postnişin tayini 6 Temmuz 1910 tarihli kayıtta, Kasımpaşa Küçük Piyâle Mahallesi’ndeki Paşmakçı Ali Efendi Dergâhı şeyhi Süleyman Efendi’nin vefatı üzerine meşihatın Hâfız Mehmed Cemâl Efendi’ye tevcihi ele alınır. Kayıt, dergâhın son dönem post zincirine ait idarî süreklilik bilgisidir.
Sünbül Efendi Âsitânesi (Kocamustafapaşa Sünbülî Dergâhı)
İstanbul · Türkiye · Sünbüliyye'nin merkez tekkesidir; kaynaklarda Sünbül Efendi Tekkesi ve Kocamustafapaşa hankâhı adlarıyla da anılır. Nûreddin Efendi burada âsitânenin on birinci postnişini olarak altmış dokuz yıl yedi ay görev yapmış, bu süre ile âsitânede en uzun süre şeyhlik eden kişi olmuştur. Buhûrîzâde-i Sânî Abdülkerîm Efendi bu tekkede yetişip zâkirbaşı olmuş, halifesi Mehmed Nebî Efendi'nin nesli ise İstanbul'un en büyük Sünbülî ailesini meydana getirmiştir. Vefatının ardından cenaze namazı Fâtih Camii'nde kılınmış, bir müddet sonra mezarının üzerine türbe yaptırılmıştır.
Karacaahmed Kabristanı, Miskinler civarı
İstanbul · Türkiye · Üsküdar'da üzeri açık bir yere defnedilme vasiyeti üzerine gömüldüğü yer; hazîresinde hanımının da medfun olduğuna delâlet eden bir taş bulunur. Koordinat kabristanın genel konumunu gösterir, kabrin tam yerini değil.
Selâmi Ali Efendi Tekkesi, Kısıklı
İstanbul · Türkiye · Yaptırdığı tekkelerden biri; 1103/1691'de vefatında hazîresine defnedildi. Tekke 1912-1917'de yıkılmış, türbesi 1957'de tamir edilmiştir. Konum semt ölçeğinde yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Selâmî Ali Efendi : Selâmî Ali Efendi (ö. 1691), Menteşe'den İstanbul ilmiye çevresine giren, İstanköy müftülüğünden sonra Zâkirzâde Abdullah Efendi'ye intisap eden; Bursa ve Üsküdar'da irşad, tekke, cami, mahalle ve vakıf ağı kuran Celvetî şeyhidir.
Bursa
Bursa · Türkiye · Aklî Ali Efendi Bursa’da doğdu ve ömrünü orada geçirdi; iyi bir tahsil gördü. Tasavvuf, edebiyat ve mûsiki hayatının tamamı bu şehirde geçmiştir. İlişkili kişi dosyası Tablîzâde Aklî Ali Efendi : Tablîzâde Aklî Ali Efendi (ö. 17 Şâban 1116/15 Aralık 1704), Bursa’da yetişmiş; Debbağ Yunuszâde Mustafa Efendi ve Konevî Seyyid Mehmed çevrelerinden geçerek Fenârî Ahmed Paşa Zâviyesi postuna oturmuş zâkir ve şairdir.
Aziz Mahmud Hüdâyî Âsitânesi
İstanbul · Türkiye · Celvetiyye'nin pîr makamı; 1090/1679'da yedinci postnişin olarak irşada başladığı, 1091/1680'de azledilip 1684-85'te hatt-ı hümâyunla döndüğü âsitâne. İlişkili kişi dosyası Selâmî Ali Efendi : Selâmî Ali Efendi (ö. 1691), Menteşe'den İstanbul ilmiye çevresine giren, İstanköy müftülüğünden sonra Zâkirzâde Abdullah Efendi'ye intisap eden; Bursa ve Üsküdar'da irşad, tekke, cami, mahalle ve vakıf ağı kuran Celvetî şeyhidir.
Debbağzâde Tekkesi
Bursa · Türkiye · Halvetiyye’den Debbağ Yûnuszâde Mustafa Efendi’nin şeyhi olduğu tekke; Aklî Ali Efendi buraya intisap etti. Yahyâ Efendi (Mühtedî) ve diğer mûsikişinaslardan dinî eserler meşkederek yetişti, güzel sesi ve zikre hâkimiyetiyle kısa zamanda tekkenin zâkirbaşılığına getirildi. Yapının kesin konumu kaynakta tarif edilmediğinden koordinat verilmemiştir.
Kadirî Tekkesinde Hizmet
Şeyhten meydancıya görevler. Tezden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Celvetî Zikrinde Devrân Meselesi
Sükûn, sınırlı hareket ve tarih içinde değişen uygulama. Ecvibe ve karşılaştırmalı makaleden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Halvetî Devranı ve Zikir Meclisi
Kuud, kıyam, ilahi, ritim ve gülbank. Tez ve çevrilen yazma metin karşılaştırılarak hazırlanmış editoryal inceleme.
Cerrâhî Âsitânesinde Mukabele ve Hizmet Düzeni
Zikir halkası, devran, gülbank ve tekke görevleri. Envâr ve Tabakāt metninin ilgili bölümlerinden hazırlanmış kaynaklı inceleme.
XIX. Yüzyıl Anadolu Tasavvuf Haritası
On dokuzuncu yüzyıl Anadolu tasavvufunu yalnız tekke sayılarıyla değil; tarikat kolları, şehir ağları, göçler, cami ve hâne tekkeleri, Meclis-i Meşâyih, ulema, mûsiki ve gündelik hizmet kurumları üzerinden okuyan kapsamlı dönem dosyası.
İstanbul'dan Balkanlar'a Rifâî-İzzeddînî Silsilesi
İstanbul Rifâî âsitânelerini, postnişin zincirlerini, zâkirbaşı-musiki çevresini ve Balkan dergâhlarını kişi–mekân ilişkileriyle izleyen ayrıntılı ağ dosyası.
Sa‘dî Âyini: Evrâddan Kıyamî Zikre
Başlangıç Dervişler oturarak halka kurar; şeyhin Fâtiha'sı ve özel bestesiyle topluca Sa‘dî evrâdı okunur. Tevhid ve kıyam Kelime-i tevhid, dua ve Fâtiha'dan sonra ayağa kalkılarak kıyam zikrine geçilir. Nefes, beden hareketi, zâkirlerin usulü ve topluluk düzeni tek bir ritmik bütün oluşturur. Kalbî zikir ve nazar Bazı
Yesevî Halifeleri ve Türkistan İrşad Ağı
Mansûr Ata, Dânişmend, Hakîm Ata ve Zengi Ata çevrelerinin coğrafî ve metinsel devamı.
İstanbul Kādiriyyesi: Kādirihâne, Rûmiyye ve Eşrefiyye
İsmâil Rûmî'nin İstanbul faaliyetini, Kādirihâne'nin postnişin ve musiki çevresini, Eşrefiyye ve sonraki kolları birlikte inceler.
SÛFÎ KELİMESİNİN KÖKÜ
Avârifü’l-Maârif · 6. bölüm · Hz. Enes b. Mâlik (r.a) demiştir ki: “Rasûlullah (s.a.v), bir kölenin bile dâvetine gider, merkebe biner ve yün elbise giyerdi.” 31 Sûfîler, bu hadis-i şerife uyarak hem daha yumuş
Sayfalar 37–42
Muzaffer Ozak Külliyatı · birligine şehadet ederler, hakkı tesbih, tekbir ve tahmid eylerler. Sen de, hakkı birle! Hakkın varlıgına ve birligine şehadet et! Bu şehadetin aslâ boşa gitmez, hak da senin şehad
Sayfalar 42–50
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle celâluhu; bu âyet-i celillerle, kâfirlerin cehennemde görecekleri şiddetli âzabı beyan buyurmakta ve diğer bir âyet-i kerimede de: «innâ a'tednâ lil-kâfiriyne selasile
Sayfalar 125–133
Muzaffer Ozak Külliyatı · -erara000-o006-00.00 s000 Ve âlâ melâ'iketik-el mukarrebiyn Ve âlâ ibâdillah-is sâlihiyn Min ehl-is semâvat-i ve ehl-il-ardıyne Küllemâ zekerek-ez-zâkirûn Ve gafele an zikrik-el ga
Sayfalar 134–145
Muzaffer Ozak Külliyatı · VE EZKÂ TAHİYYATİKE FADLEN VE ADEDEN Tahiyyatının sayı ve fazilet bakımlarından en pâk ve arınmışını ALÂ EŞREF-İL HALÂ'İK-İL İNSANİYYETİ İnsan olarak yaratılmışların en şereflisi V
Sayfalar 136–143
Muzaffer Ozak Külliyatı · tekrar yanan deriye kavuşamaz. Ruhu hayvanisi ile bu azabı daima duyacaktır. 2) Yanan veya balıklara yem olan cesetlerin, bu âyeti celileye nazaran tekrar tekrar azaba duçar olması
Sayfalar 147–161
Muzaffer Ozak Külliyatı · el-lâtifü, eş-şekûrü, el-aliyyü, el-kebirü, el-hafizü, el-mukiytü, el-hasiybü, el-celilü, el-cemilü, el-kerimü, er-rakıybü, el-müciybü, el-vâsi'ü, el-hakimü, el-vedûdü, el-mecidü,
Sayfalar 169–175
Muzaffer Ozak Külliyatı · le ya erham-er-râhimiyn.. Ehl-i-beyt-i Mustafa hürmetine, rahmet ve bereketinle bizleri islâh eyle ey ulu Allah! Ey Ehl-i-beyt! Allahu teâlâ, sizden bütün kirlilikleri (Günalları)
Sayfalar 194–208
Muzaffer Ozak Külliyatı · nanenAw ya berrü, yâ tevvâbü, yâ mün'ımü, yâ müntekımü, yâ afüvvü, yâ râ'ufü, ya mâlik-el-mülki, yâ zel-celâli vel-ikrami, yâ Rabbi, yâ muksitü, yâ câmiü yâ ganiyyü, yâ mugni, ya m
Sayfalar 232–246
Muzaffer Ozak Külliyatı · BOCT 90 0004 mu'azzamü sübhaneke yâ kayyûm-ül mükerremü sübhaneke yâ bâ'isü sübhaneke yâ vârisü sübhaneke yâ muktedirü sübhaneke yâ âlim-es-sırrı vel-hafiyyat sübhaneke yâ bâ'ise m
Sayfalar 362–369
Muzaffer Ozak Külliyatı · «TEVHIDE GEL!» Âkılim diyen kişi, revhide gel tevhide.. Ucmadan bu can kuşu Tevhide gel tevhide.. Arifler tevhid eder, Yönelir hakka gider, Bir kez Allah de, yeter; Tevhide gel tev
Sayfalar 426–433
Muzaffer Ozak Külliyatı · Mazhar-1 sırrı Hudâ, Mesher-i feyz-i atâ, Meş'ar-i pûş-i hata, Pir sultan Abdülkadir.. İns-ü cin oldu hayran, Melekler kıldı devran, Arsı eyledi seyran, Pir sultan Abdülkadir.. Ber