ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
22 sonuç · “Safâ”
01Mehmed Zekâi Dede Efendi
Mehmed Zekâi Dede Efendi (1825-1897), İsmail Dede Efendi'nin talebesi; beş Mevlevî âyini, dinî ve din dışı besteleri, Dârüşşafaka hocalığı ve yetiştirdiği musikişinaslarla repertuvar aktarımının ana halkalarındandır.
Muhammed Müştâk Kemterî
Edhem Baba'nın halifesi Muhammed Müştâk Kemterî, Vezneciler'de yeniden kurduğu Keşfî Osman Dergâhı ve Hüseyin Vassâf'a verdiği teberrük icazetiyle Müştâkıyye'nin son Osmanlı halkalarındandır.
Şeyh Ebü’s-Safâ Şemseddin Ahmed Hayâlî
Ebü’s-Safâ Şemseddin Ahmed Hayâlî (ö. 977/1569-70), babası İbrâhim Gülşenî’nin ardından Kahire Gülşenî Âsitânesi’nde otuz yedi yıl postnişinlik yapan, silsileyi oğlu Ali Safvetî’ye aktaran şair ve şeyhtir.
Şeyh Şâni İbrâhim Efendi
Şânî İbrâhim Efendi, Gülşenî şeyhi Abdülkerim Efendi’nin halifesi; tasavvufî şiirleri ve Mir’âtü’s-Safâ adlı eseriyle anılan Larendeli mutasavvıftır.
ihvân-ı safâ
GlLa jl^J) bk. ihvânü’s-safâ ve hullânü’l-vefâ ihvânü’s-safâ ve hullânü’l-vefâ a İslam fikir hayatmda, 10. yüzyılda Basra’da ortaya çıkan, Kur’ân-ı Kerîm’e ve Hz. Peygamber’e önem vermeleri yanında Batı fikir hayatından Sokrat, Eflatun, Aristo gibi feylezoflarla da ilgilenmiş olan bir dinî ekol. 353 ikâmet a
Hâce Yûsuf Ziyaretgâhı
Merv · Türkmenistan · Bâmeîn'de defnedildikten sonra İbnü'n-Neccâr adlı bir müridi tarafından Merv'e nakledilen kabrinin bulunduğu yer. Bugün Türkmenistan sınırları içinde, Merv yakınlarındaki Bayramali denilen mevkide Hâce Yûsuf adıyla bir ziyaretgâhtır.
Topkapı içinde Tatlıkapı yakınındaki cami
İstanbul · Türkiye · 1134 Safer'inin yirmi sekizinci çarşamba gecesi vefat eden Nigînî'nin cenaze namazı ertesi gün öğleden sonra Ebü'l-feth Sultan Mehmed Han Camii'nde kılınmış, ardından Topkapı içinde Tatlıkapı yakınındaki caminin sahasına defnedilmiştir.
Bâmeîn
Bağşûr yakınlarındaki yerleşim. Hemedânî, hayatının son yıllarını geçirdiği Herat'tan Merv'e dönerken burada vefat etti (22 Rebîülevvel 535 / 5 Kasım 1140) ve önce buraya defnedildi. İlişkili kişi dosyası Hâce Yûsuf el-Hemedânî : Yûsuf el-Hemedânî (440/1048–535/1140-41), Bağdat, İsfahan, Buhara, Semerkant, Merv ve Herat'ta ilim ve irşadla meşgul olan; Ahmed Yesevî ile Abdülhâlik Gucdüvânî'yi yetiştiren Hanefî fakih, muhaddis ve sûfîdir.
Merv Hankahı
Merv · Türkmenistan · Yûsuf el-Hemedânî’nin Merv’deki irşad merkezi olan hankahtır; Hâcegân geleneğinde bu hankah “Horasan Kâbesi” olarak anılır. İlişkili kişi dosyası Hâce Yûsuf el-Hemedânî : Yûsuf el-Hemedânî (440/1048–535/1140-41), Bağdat, İsfahan, Buhara, Semerkant, Merv ve Herat'ta ilim ve irşadla meşgul olan; Ahmed Yesevî ile Abdülhâlik Gucdüvânî'yi yetiştiren Hanefî fakih, muhaddis ve sûfîdir.
Sarı Nâib Naîm: Divan, Hamse ve Tevhid Dili
Naîm İsmail Efendi'nin medrese ve nâiblik hayatını, divan ve hamse kaydını, kaynakta korunan şiirlerini ve tasavvufî söz varlığını birlikte sunar.
SÛFÎ OLMADIKLARI HALDE SÛFÎLERE NİSBET EDİLENLER
Avârifü’l-Maârif · 9. bölüm · Kendilerini bazen “Kalenderi” bazen de “Melâmetî” diye isimlendiren bir grup, sûfiler arasında zikredilmektedir. Az önceki bölümde melâmetînin hâlini zikrettik. Onların hâlinin şer
SEMAÎ REDDEDENLER
Avârifü’l-Maârif · 23. bölüm · Önceki bölümde, semâ’ın sahih olan şeklini ve sıdk ehli için lâyık olan kısmını açıkladık. Artık (zaman ve niyetler değişti ve) semâ yoluyla fitneler çoğaldı. Ondaki sâfiyet (ve ra
SEMÂA İHTİYAÇ DUYMAYANLARIN HÂLİ
Avârifü’l-Maârif · 24. bölüm · Bil ki vecd, daha önce kaybedilen bir şeyin bulunduğunu gösterir. Kaybetmeyen bulamaz. Kulun kalbindeki İlâhî neşe ve aşkı kaybetmesi; rûhî varlığının, beşerî ve nefsî sıfatlarla s
SÛFİLERİN AHLÂKI
Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo
GÜNLÜK İBÂDET VE ZİKİRLERİN TAKSİMİ
Avârifü’l-Maârif · 50. bölüm · Mü’minin gündüze âit olarak yapacağı amellerden birisi; sabah namazını kıldığı yerde kıbleye karşı oturup zikirle meşgul olmasıdır. Ancak, özel ibâdet yerine gitmeyi, herhangi bir
SOHBET VE KARDEŞLİĞİN EDEBLERİ
Avârifü’l-Maârif · 55. bölüm · Ebû Hafs Haddad’a müridin sohbet ve arkadaşlıktaki edebi sorulunca şöyle demiştir: “Mürşid ve büyüklere hürmet etmeye, kardeşleriyle iyi geçinmeye, küçüklere nasihat etmeye, büyükl
Sayfalar 128–133
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ben sana şartımı söyledim ve sen de kabul ettin. Zannetme ki ben ilmin başının sabır olduğunu sana şu anda ögretmiş vaziyetteyim. Bilâkis, bunu sana öğretmeye tâ bir sene evvelinde
Sayfalar 159–167
Muzaffer Ozak Külliyatı · ben: «Yâ Resûlallah, kıyâmet ne vakit kopacaktır?» diye suâl etti. Efendimiz bu zâta cevap vermeden namaza kalktı. Namaz dan sonra bize dönerek: «O soruyu soran kimdir?» dedi. Arâb
Sayfalar 225–232
Muzaffer Ozak Külliyatı · Külû veşrebû heni'en bimâ esleftüm fil'eyyam-il-hâliyeh. Hakka sûresi: 24 Mânayı şerifi: Onlara; geçmiş günlerde işlediğiniz iyi işlerin mükâfatı olarak âfiyetle yiyiniz, içiniz de
Sayfalar 255–263
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Yâ Âdem (A.S.) bu üç zulmete sor... İsimleri nelerdir? Mekânları nelerdir? Vazifeleri nelerdir? Hazreti Adem (A.S.) birinci zulmete sordu: — Ne kadar çirkinsin. Ismin nedir? Mekâ
Sayfalar 321–330
Muzaffer Ozak Külliyatı · zâlim kişi bu âsî kavime Allah tarafından musallat edilir. O kavmin yaptığı fenalığı neticesini, o zülmü işleyen kavime, millete muhakkak tattırır. Allah celle, zulumden munezzenti
Sayfalar 344–349
Muzaffer Ozak Külliyatı · neti» lâkabını almışlardı. Diğer imamlar da âbid, zâhid ve âşık kişilerdi. Hepsinin faziletini yazmak için denizler mürekkep, ağaçlar kalem, bütün melekler kâtip olsalar yine bu ze