Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

26 sonuç · “Raks

01
Şahsiyet

Abdullah-ı Berzişâbâdî

Abdullah-ı Berzişâbâdî (789/1387–872/1467-68), Muhammed Pârsâ ve Ya‘kūb-i Çerhî’den Hâcegân-Nakşibendî terbiyesi, İshak Huttalânî’den Kübrevî hilâfeti alan; Horasan’daki irşad hattı daha sonra Zehebiyye silsilelerince geriye dönük olarak sahiplenilen sûfîdir.

02
Şahsiyet

Abdülahad Nûrîzâde Şeyh Mustafa Efendi

Abdülahad Nûrîzâde Şeyh Mustafa Efendi (1636-1691), babası Abdülahad Nûrî Sivâsî’nin terbiyesinde yetişen; onun vefatından sonra yaklaşık kırk yıl Mehmed Ağa Zâviyesi postunu taşıyarak Sivâsî-Nûrî irşad ve kurum hafızasını sürdüren Halvetî şeyhidir.

03
Şahsiyet

Ahmed el-Bedevî

596/1200’de Fas’ta doğan, Mekke’de yetişen ve Irak seyahatinden sonra Tantâ’ya yerleşen Ahmed el-Bedevî, Bedeviyye’nin pîridir. Abdül‘âl b. Fakih’in kurumsallaştırdığı irşad halkası, Tantâ’yı Mısır tasavvuf tarihinin başlıca merkezlerinden birine dönüştürmüştür.

04
Şahsiyet

Ebû Muhammed Yûnus b. Yûsuf eş-Şeybânî el-Buhârî

Ebû Muhammed Yûnus b. Yûsuf eş-Şeybânî (ö. 682/1283-84), Kahire’de hankahı belgelenen Yûnusiyye çevresinin pîri; Sa‘deddin el-Cebâvî’nin baba ve mürşid halkası olarak Sa‘diyye geleneğine bağlanan sûfîdir.

05
Şahsiyet

Fevrî Ahmed b. Abdullah

Fevrî Ahmed b. Abdullah (ö. 978/1571), Draç’tan Osmanlı ilmiye teşkilâtına katılarak Semâniye müderrisliği ve Şam kadılığına yükselen; Türkçe, Arapça ve Farsça şiir, nesir ve hat eserleri veren âlim-şairdir.

06
Şahsiyet

Hâci Muhammed Nevşâh Gencbahş

Pencap'ta yetişen Hâci Muhammed Nevşâh Gencbahş, Şah Süleyman Nûrî Bâlvâlî'den hilâfet alarak Sahenpâl merkezli Nevşâhiyye kolunu kurdu.

07
Şahsiyet

İhramcızâde İsmail Hakkı Toprak

İhramcızâde İsmail Hakkı Toprak (1880–1969), Mustafa Hâki ve Mustafa Takî çevresinde yetişen; Hacı Ahmed Niksârî’nin müridlerini devralan, Sivas’taki irşadı cami, okul, su ve köprü hizmetleriyle birleştiren mürşiddir.

08
Şahsiyet

Kızıklızâde Mehmed Efendi

Kızıklızâde Mehmed Efendi (ö. 1725), Bursa'daki Mevlid-i Süleyman Çelebi Medresesi'nden başlayarak şehrin yüksek dereceli medreselerinde görev yapan Osmanlı âlimidir.

09
Şahsiyet

Şeyh Abdullah Dede Efendi

Şeyh Abdullâh Dede Efendi Mahmûd Dede’den sonra bir müddet Galata Mevlevîhânesi’nde icrâ-yı meşîhat etti. Buraya şârih-i Mesnevî İsmâîl-i Ankaravî hazretleri ta’yîn olununca Abdi Dede, Kâsımpaşa’da mâlik olduğu bostânda bu mevlevîhâne binâsına muvaffak olarak orada seccâde-pîrâ-yı meşîhat oldular. Şeyh Âdem Dede Efendi (166. sahîfede tercemesi geçti.), müşârünileyhi istihlâf eyledi. Şu târîh vefâtını müş’irdir: Âdem Dede raks eyleyerek…

10
Şahsiyet

Şeyh Ebü’l-İşrâk Seyyid Hacı Mustafa Beyzâde el-Ahıskavî

Ahıskalı Beyzâde Mustafa Efendi (ö. 1199/1785), on sekiz yıllık tedrisin ardından Nakşibendî sülûkunu tamamlayan; Murad Molla Hânkâhı’nın ilk postnişini ve Arapça eserler müellifidir.

11
Şahsiyet

Şeyh Şâkir Efendi

Şeyh Şâkir Efendi, Sefîne-i Evliyâ'nın 1924-25 İstanbul tekke cetvelinde aksaray ebu'l-hayr tekkesi'nin 1924-25 postnişini olarak kaydedilir.

12
Sözlük

Raks

Dans. tas. Sema, deveran. Topluca zikir yapılır ve ilahiler okunurken bir halka oluşturan dervişlerin oturarak veya ayakta yaptıkları ritmik hareketler. “Ashab-ı kiram sürür vaktinde raks ederdi. Fukaranın raksı dahi bu kabildendir.” Az olur ki bazı sâdikin raks ederler.” “Ol raks hüsn-i niyetle ibadet olur” (aHs 5-7). Bu anlamdaki raksa bâlişzeden, hareket, kıyam, deveran, hadra, ısdırap, sallanmak, pâkübi adı da verilir. Raks ve devr kelimeleri bazen dervişle- 3 rin ve meşayihin ölümlerini tarihlemek için kullanılan ifadelerde de geçer. Mevlevi dedelerin ölüm tarihlerine iki örnek: Adem Dede raks ederek erdi cinâne; Baki Dede devr ederek gitti bekaya. Ran — Reyn i. ar. (cx 5 — (را ث Pas, paslanma. tas. Nefsin türlü şekillere girmesinden meydana gelen ve kalple kutsiyet âlemi arasına çekilen perde. Rububiyetin nurlarını tamamıyla perdeleyen maddi karanlık kiri (cr; x1). Kalbin paslanması. Kalbin perdeleri üçtür: hatm ve tab', kâfirler için; reyn ve kasvet münafıklar için; sade ve gışâve (paszâr) müminler için. Bkz. Gayn.

13
Mekân

Behnesâ

Beni Süveyf çevresi · Mısır · İbn Hacer'e göre def ve şebbâbe çalan câriyelerinin bulunduğu evinin olduğu yer; zaman zaman gidip ezgilerini dinler ve raksederek kendinden geçerdi. İlişkili kişi dosyası İbnü’l-Fârız : İbnü’l-Fârız (1181–1235), ilâhî aşkı ve seyrüsülûk tecrübesini Arap şiirinin en güçlü örnekleri arasında yer alan el-Kasîdetü’t-tâiyye ve el-Hamriyye ile anlatan Mısırlı sûfî şairdir.

14
Makale

Seyyahların Gözüyle Mevlevî Mukabelesi ve Osmanlı Musikisi

Dış gözlemcinin imkânı ve sınırı Seyyah günlükleri mukabele mekânını, saz topluluğunu, kıyafeti ve hareket düzenini çağdaş bir gözle kaydeder; fakat “raks”, “orkestra” veya çalgı adları çoğu zaman gözlemcinin kendi dilidir. Bu terimler Mevlevî erkânının iç kavramları yerine geçirilmez. XVII. yüzyıl tanıklıkları Pietro

15
Eser

SEMÂ HAKKINDA SÛFİLERİN GÖRÜŞÜ

Avârifü’l-Maârif · 22. bölüm · Allahu Teâlâ buyurmuştur ki "Sözü dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! Onlar Allah’ın hidâyete ulaştırdığı kimselerdir. Ve onlar, gerçek akıl sahipleridir.” (Zümer (39),

16
Eser

SEMAÎ REDDEDENLER

Avârifü’l-Maârif · 23. bölüm · Önceki bölümde, semâ’ın sahih olan şeklini ve sıdk ehli için lâyık olan kısmını açıkladık. Artık (zaman ve niyetler değişti ve) semâ yoluyla fitneler çoğaldı. Ondaki sâfiyet (ve ra

17
Eser

HALVETTE ZUHÛR EDEN MA’NEVÎ FETİHLER

Avârifü’l-Maârif · 27. bölüm · Bir grup insan, halvet ve çilehâneye girmenin usulünde hatâ ettiler. Kelime ve mânaları değiştirip bozdular; içlerine şeytan girdi ve kendilerine gurur kapısı açıldı. Çünkü onlar,

18
Eser

ORUCUN FAZİLET VE FAYDASI

Avârifü’l-Maârif · 39. bölüm · Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz, şöyle buyurmuştur: “Sabır imanın yarısıdır.” “Oruç da sabrın yarısıdır.”341 Denilmiştir ki: “Kıyâmet günü insanoğlunun bütün amelleri, zulmettiği kims

19
Eser

Sayfalar 33–39

Muzaffer Ozak Külliyatı · bir tahta parçası üzerinde sağ ve sâlim kaldı. anası boğuldu. Işte, o öksüz yavrunun annesinin ruhunu acıyarak aldım. Allahu zül-celâl tekrar buyurdu: — Yâ Azrail.. Ruhunu sevinere

20
Eser

Sayfalar 57–65

Muzaffer Ozak Külliyatı · İRŞAD ONIKINCİ DERS MÜNDERECAT: Ramazana ait mev'ize, âyeti kerime ve hadisi şerifler, meâlleri ile; Oruç ve teravihin faziletiyle verilen ilâhi ecirler ve insanlara ibret verecek

21
Eser

Sayfalar 65–72

Muzaffer Ozak Külliyatı · ninle mezarda kalmak istemez. Hattâ, ruhunu teslim eder etmez, seni evinde bile tutmazlar, alelacele yıkatıp bir kefene sarar, tabuta koyar, önce musallâ taşına ve daha sonra da dü

22
Eser

Sayfalar 114–119

Muzaffer Ozak Külliyatı · lim, çünkü, hiçbir şey yoktur ki, dünyâda, âhiretin bir nümuncsi olmasın. Yâni, âhirette ne varsa onun bir ifadesi, bir nümunesi, bir örneği ve bir işareti mutlaka ve mutlaka dünya

23
Eser

Sayfalar 109–115

Muzaffer Ozak Külliyatı · şi Nemrud'un ve kavminin üzerlerine savurup onları yakmayı ve yağmurlarla ateşi söndürmeyi teklif etti. Ibrahim aleyhisselâm, bu teklifi reddettiği gibi, yardımına gelen Cebrail al

24
Eser

Sayfalar 166–172

Muzaffer Ozak Külliyatı · Innallâh'ester& min-el-mü miniyne enfüsehüm ve emv&lehum bi-enne le hüm-ül-cenneh yukatilûne fi sebilillahi fe-yaktülüne ve yuktelûne vâ'den aleyhi hakkan fit-Tevrati vel-inciyli v

25
Eser

Sayfalar 159–167

Muzaffer Ozak Külliyatı · ben: «Yâ Resûlallah, kıyâmet ne vakit kopacaktır?» diye suâl etti. Efendimiz bu zâta cevap vermeden namaza kalktı. Namaz dan sonra bize dönerek: «O soruyu soran kimdir?» dedi. Arâb

26
Eser

Sayfalar 224–230

Muzaffer Ozak Külliyatı · - 224.bulunabilmek fırsatını bana bahş ettigi için Rabbime hamd-ü senâ ettim. Sözün ucunu kaçırdık, biz gelelim Süleymaniye'de ölüm döşeginde yatan gencin hikâyesine: Evet, bu genç