ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
44 sonuç · “Rahmân”
01Rahmâniyye
Cezayir merkezli Halvetî kol; XIX. yüzyıl Fransız işgaline karşı direniş ve 1871 Mukrânî ayaklanmasındaki zâviye ağıyla öne çıkar.
Buzguşiyye / Necîbiyye
Necîbüddin Ali Buzguş’un Şiraz merkezli irşadıyla gelişen, oğlu Abdurrahman ve sonraki halkalarla devam eden kol.
Niyâziyye-i Kādiriyye
Abdurrahman en-Niyâzî'ye (ö. 1311/1894) nispet edilen, İskenderiye'deki Kādirî tekke çevresi ve Mısır'ın resmî tarikat idaresi içinde görülen Kādiriyye kolu.
Norşin Kolu
Abdurrahman Tâğî'nin Norşin'deki medrese-tekke merkezinden yayılan Hâlidî halka.
Abdurrahman Ali Nûreddin
Abdurrahman Ali Nûreddin, Ahmed el-Bedevî’nin ilk halifesi Abdül‘âl b. Fakih’ten sonra Tanta’daki merkez postunu üstlenen; Bedeviyye’nin kurucu kuşaktan sonraki hizmet ve irşad sürekliliğini temsil eden üçüncü postnişindir.
Abdurrahman Câmî
Abdurrahman-ı Câmî / Molla Câmî (23 Şâban 817 / 7 Kasım 1414, Harcird – 18 Muharrem 898 / 9 Kasım 1492, Herat); Fars şiirinin son büyük üstadı sayılan Nakşibendî şair ve âlim. Nefehâtü'l-üns müellifi; İbnü'l-Arabî'nin vahdet-i vücûdunu Nakşibendiyye ile kaynaştırmıştır .
Abdurrahman en-Niyâzî
Abdurrahman en-Niyâzî (ö. 1311/1894), Kādiriyye'nin Mısır'da teşekkül eden Niyâziyye koluna adını veren pîr ve İskenderiye'deki bir Kādirî tekkenin şeyhidir. Tarihî yeri, Osmanlı derviş dolaşımı ile Mısır'ın resmî tekke idaresinin kesişiminde belirginleşir.
Akşehirli Abdurrahman Gubârî
Akşehirli Abdurrahman Gubârî (ö. 974/1566-67), Şeyh Hamdullah ekolünden hattat, Şeyh Abdüllatif’in müridi, Irakeyn seferi kâtibi, şehzade hocası ve Mekke’de mahmil kadısı olan Nakşibendî şairdir.
Amasyalı Karabaş Abdurrahman Efendi
Amasyalı Karabaş Abdurrahman Efendi (ö. 1040/1630-31), Hoca Sâdeddin Efendi’den mülâzemet aldıktan sonra Mekke Süleymaniye Medresesi’nde ders veren; vaazları, Abbâsî kıyafeti ve şehir ileri gelenleri arasındaki yeriyle tanınan Osmanlı âlimidir.
Babakuşî Abdurrahman Efendi
Babakuşî Abdurrahman Efendi (ö. Zilkade 983/Şubat-Mart 1576), Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alan; Edirne ve İstanbul medreselerinin ardından Sahn pâyesiyle Kefe müftülüğüne getirilen Osmanlı fıkıh âlimidir.
Baldırzâde Abdurrahman Efendi
Baldırzâde Abdurrahman Efendi (ö. Şaban 970/1563), Zenbilli Ali Cemâlî’nin muîdi ve mülâzımı olarak yetişen; İstanbul, Edirne ve Tire medreselerinden sonra Medine ve Halep kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Dede Osman Avnî er-Ruhâvî
Dede Osman Avnî er-Ruhâvî (ö. 1300/1883), Ziyâeddin Abdurrahman Hâlis et-Tâlebânî’nin yanında seyrüsülûkünü tamamlayıp Urfa’ya halife tayin edilen ve Dergâh Camii Zâviyesi’nde yaklaşık yetmiş yıl hizmet eden Hâlisî-Kādirî şeyhidir.
Erzurûmîzâde Abdürrahim Aziz Efendi
Erzurûmîzâde Abdürrahim Aziz Efendi, 1098/1686-87’de mülâzemet alan; Hızır Çelebi, Ali Efendizâde Dârülhadisi, Abdurrahman Paşa ve Nişancı Paşa-yı Atîk medreselerinde görev yapan Osmanlı müderrisidir. 1131/1719’da ağır hastalığı sebebiyle emekliye ayrılmış, daha sonra kaybolmuş; ölüm tarihi bilinmemektedir.
Ezelîzâde Abdurrahman b. İbrâhim
Ezelîzâde Abdurrahman b. İbrâhim (ö. 972/1565), Şeyh Cemâl Efendi’den Halvetî terbiyesi alan; Konya Sâhib Ata Zâviyesi’nde zâhirî ve bâtınî ilimleri okutan, Vişne Efendi’nin irşadını tamamlayan ve Bahrü’l-ulûm adlı tefsiri kaleme alan âlim-şeyhtir.
Gümüşlüoğlu Abdurrahman Çelebi
Gümüşlüoğlu Abdurrahman Hüsâmî Çelebi (yaklaşık 1387–XV. yüzyıl ortaları), Amasya müftüsü, Şeyh Zekeriyyâ’nın halefi ve tasavvuf şairidir.
Hâfız Abdurrahman Tevfîk (Büyük) Efendi
Büyük Tevfîk Efendi, 1865-1898 arasında Üsküdar Rifâî Âsitânesi postunda bulunan; Ziyâ Molla’nın babası ve mürşidi olan Rifâî şeyhidir.
Rahmân
Rahmeti bütün yaratılmışları kuşatan. Allah’a özgü güzel isimlerden biri. Rahmân ismi ilâhî merhametin dünyada mümin-kâfir ayrımı olmadan bütün varlıklara ulaşan genişliğini anlatır. Tasavvuf ahlâkında kulun bu ismin tecellisinden payı, yaratılmışlara merhamet, şefkat ve koruyuculuk göstermesidir.
tecellî-i rahmânî
tecellî-i rahmânî a. (^[«.j ^ tas. Allah’ın varlıklara bahşettiği tecellî.
hâtır-ı rahmânî
Allah sevgisi ve coşkusu
Tekirdağ
Tekirdağ · Türkiye · Sefîne, silsilede adı geçen zâtlarla birlikte Tekirdağ'da medfun olduklarının kuvvetle tahmin edildiğini yazar; ancak Vassâf şehirde kabir, taş veya türbe izine rastlamadığını belirtir. Kesin bir defin yeri tespiti yoktur.
Fethullah Verkânisî Türbesi
Bitlis · Türkiye · 1317/1899 Cemâziyelevvel'inin 21. salı günü vefat ettiği ve türbesinin bulunduğu vilâyet merkezi. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Fethullah Verkânisî : Fethullah Verkânisî (1846-1899), Abdurrahman Tâğî'nin halifesi; Norşin postunu Muhammed Ziyâeddin'e bıraktıktan sonra Ohin ve Bitlis'te medrese-tekke hizmeti kuran âlim ve müelliftir.
Verkanis köyü, Minar
Siirt · Türkiye · Doğduğu ve nisbesini aldığı köy; doğum tarihi kaynakta bilinmiyor olarak kaydedilir (CMS kaydında 1846 verilmektedir). Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Fethullah Verkânisî : Fethullah Verkânisî (1846-1899), Abdurrahman Tâğî'nin halifesi; Norşin postunu Muhammed Ziyâeddin'e bıraktıktan sonra Ohin ve Bitlis'te medrese-tekke hizmeti kuran âlim ve müelliftir.
Nurşin (Güroymak)
Bitlis · Türkiye · Abdurrahmân Tâgî'nin tekkesinde iki yıl tasavvuf tahsil edip Kürtçe öğrendiği ve icâzet aldığı merkez. İlişkili kişi dosyası Muhammed Şâmî Efendi : Muhammed Şâmî Efendi, Sefîne-i Evliyâ'da Akşemseddin'in halifeleri arasında adı kaydedilen erken Bayramî-Şemsî şahsiyettir.
Nurşin (Güroymak)
Bitlis · Türkiye · Şeyhi Abdurrahmân Tâgî'nin (ö. 1886) vefat edip defnedildiği ve halifesi Muhammed Ziyâeddin Nurşînî'nin otuz dört yıl irşad ettiği merkez; kolun adı buradan gelir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Fethullah Verkânisî : Fethullah Verkânisî (1846-1899), Abdurrahman Tâğî'nin halifesi; Norşin postunu Muhammed Ziyâeddin'e bıraktıktan sonra Ohin ve Bitlis'te medrese-tekke hizmeti kuran âlim ve müelliftir.
Nehrî, Şemdinli
Hakkâri · Türkiye · Silsilenin başındaki Seyyid Tâhâ-yı Hakkârî'nin merkezi; Doğu Anadolu Hâlidîliğinin çıkış noktasıdır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Fethullah Verkânisî : Fethullah Verkânisî (1846-1899), Abdurrahman Tâğî'nin halifesi; Norşin postunu Muhammed Ziyâeddin'e bıraktıktan sonra Ohin ve Bitlis'te medrese-tekke hizmeti kuran âlim ve müelliftir.
Gayda köyü
Hizan, Bitlis · Türkiye · İrşad faaliyetinin ve son yıllarının merkezi. Talebeleriyle sohbet, teveccüh ve murakabe meclisleri burada kuruldu; Abdurrahmân Tâhî'nin (Tâgî) intisabı, oğlu Behâeddîn'e yaptığı vasiyet ve vefatı öncesindeki hastalık günleri kaynakta bu çevrede anlatılır. Köyün konumu kaynakta tarif edilmediği için koordinat verilmemiştir.
Usba köyü, Hizan
Bitlis · Türkiye · Kızağını çektirdiği ve halefi olacak Muhammed Ziyâeddin Nurşînî'nin 1855'te doğduğu köy. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Fethullah Verkânisî : Fethullah Verkânisî (1846-1899), Abdurrahman Tâğî'nin halifesi; Norşin postunu Muhammed Ziyâeddin'e bıraktıktan sonra Ohin ve Bitlis'te medrese-tekke hizmeti kuran âlim ve müelliftir.
Muş
Muş · Türkiye · Nurşin kolunun Bitlis ile birlikte en yaygın olduğu vilâyet; kışın kızakla irşâda çıktığı köylerin bulunduğu havza. İlişkili kişi dosyası Şeyh Fethullah Verkânisî : Fethullah Verkânisî (1846-1899), Abdurrahman Tâğî'nin halifesi; Norşin postunu Muhammed Ziyâeddin'e bıraktıktan sonra Ohin ve Bitlis'te medrese-tekke hizmeti kuran âlim ve müelliftir.
Erzurum Rüşdiyesi
Erzurum · Türkiye · Muallim-i evvel olarak dört yıl kadar görev yaptığı ve istifa ederek Nurşin'e gittiği okul; Abdurrahmân Tâgî'yi kendisine tanıtan PTT müdürü İsmâil Efendi ile burada tanışmıştır. Konum şehir merkezine göredir.
Şirvan
Siirt · Türkiye · Şeyhi Abdurrahmân Tâgî'nin 1831'de doğduğu yer; Verkanis köyü de aynı havzadadır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Fethullah Verkânisî : Fethullah Verkânisî (1846-1899), Abdurrahman Tâğî'nin halifesi; Norşin postunu Muhammed Ziyâeddin'e bıraktıktan sonra Ohin ve Bitlis'te medrese-tekke hizmeti kuran âlim ve müelliftir.
Rahmâniyye ve Cezayir'de Halvetî Direnişi
Halvetî zâviye ağının Fransız işgali ve 1871 Mukrânî ayaklanmasındaki yeri. Reşat Öngören'in ders kitabı mevcut Halvetiyye monografileriyle karşılaştırılarak hazırlandı.
Nevşâhiyye: Pencap'tan Keşmir, Kâbil ve Kandehar'a
Sahenpâl merkezi, aile postu ve bölgesel halifeler üzerine kişi, eser, mekân ve silsile bağlantılarını birleştiren ayrıntılı dosya.
SÛFİLERÎN SEFER VE İKÂMET ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 16. bölüm · Sefer konusunda meşâyih-ı kirâm, değişik hâl ve görüşlere sahiptirler. Bir kısmı, sülûkun başında sefere çıkıp nihâyetinde ikâmeti tercih ederken; bir kısmı, hidâyetinde ikâmet edi
SÛFİLERE GÖRE EVLİLİK VE BEKARLIK
Avârifü’l-Maârif · 21. bölüm · Sûfi, Allah için bekarlığı tercih ettiği gibi; Allah için de evliliğe adım atar. Bekarlığın bir maksat ve dönemi olduğu gibi, evliliğin de bir gaye ve zamanı vardır. Sâdık bir müri
SEMÂA İHTİYAÇ DUYMAYANLARIN HÂLİ
Avârifü’l-Maârif · 24. bölüm · Bil ki vecd, daha önce kaybedilen bir şeyin bulunduğunu gösterir. Kaybetmeyen bulamaz. Kulun kalbindeki İlâhî neşe ve aşkı kaybetmesi; rûhî varlığının, beşerî ve nefsî sıfatlarla s
NAMAZIN FAZİLETİ VE YÜCELİĞİ
Avârifü’l-Maârif · 36. bölüm · Abdullah b. Abbas (r.a), Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir: “Allahu Teâlâ, Adn cennetini yarattığı zaman, orada hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitme
YEMENİN FAYDA VE ZARARLARI
Avârifü’l-Maârif · 42. bölüm · Sûfinin niyetinin güzelliği, maksadının sağlamlığı, ilminin derinliği ve amellerdeki edebe tam riâyeti sâyesinde, âdet gibi görülen işleri ibâdet olur. Sûfi, bütün vaktini ve hayat
GECE KALKMAYA YARDIMCI SEBEPLER VE UYKU ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 46. bölüm · Gece kalkmayı kolaylaştıracak sebeplerden bir kısmı şunlardır: 1-Akşamdan hazırlıklı olmak. Kul, güneş batarken abdestini tazeleyerek geceyi karışlar. Abdestini aldıktan sonra kıbl
Sayfalar 1–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA
Sayfalar 29–34
Muzaffer Ozak Külliyatı · Dikkat edilirse; evlât, ana ve babasına itaât edecek, hem de Hz. Ismail gibi boynunu verircesine, canını ortaya koyarak, itaât edecek. Fakat şart; Allah yolunda, Allah'ın emirlerin
Sayfalar 182–190
Muzaffer Ozak Külliyatı · millet uğruna çalışanları iki cihanda âbâd eyle. Bizi kâfire esir etme. Istiklâlimizi kıyamete kadar pâyidâr eyle. Bizi, dini islâmdan kovma. Açlıkla terbiye etme. Evlâtlarımızla b
Sayfalar 192–200
Muzaffer Ozak Külliyatı · amellerinden dolayı, âhirette olanlar sevinirler veya azap duyarlar. Fakat, geride bıraktıklarını, kötülüklerden menetmeğe veya iyi ameller işlemeğe hali hayatlarındaki gibi zorlam
Sayfalar 239–246
Muzaffer Ozak Külliyatı · yada ve âhirette lânete uğramışlardır. Onlara, büyük bir azap vardır. Kıyamet gününde iftiracıların aleyhlerinde olarak, kendi dilleri, elleri ve ayakları, bütün yaptıklanna şahitl
Sayfalar 364–372
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey Hz. Ömer'in aleyhinde konuşan! Senin iyman ile göçecegin şüpheli iken, bu iltifatı nebiyye mazhar olan Hz. Omer kadıyallahu anh hakkında ne cesaretle ilerı gerı konuşabılırsin?