Ara
Menü

Gümüşlüoğlu Abdurrahman Çelebi

Gümüşlüoğlu Abdurrahman Hüsâmî Çelebi (yaklaşık 1387–XV. yüzyıl ortaları), Amasya müftüsü, Şeyh Zekeriyyâ’nın halefi ve tasavvuf şairidir.

Doğum
1387
Unvan
Amasya müftüsü, Halvetî şeyhi ve Hüsâmî mahlaslı şair

Kimliği: Abdurrahman-ı Hüsâmî

Gümüşlüoğlu Abdurrahman Çelebi, kaynaklarda Abdurrahman b. Hüsâmeddin ve Abdurrahman-ı Hüsâmî adlarıyla anılan XV. yüzyıl Amasya âlimi, Halvetî şeyhi ve şairidir. Babası Molla Hüsâmeddin, annesi Pîr İlyas’ın kızıdır. Böylece Pîr İlyas onun anne tarafından dedesidir; kaynaklardaki açık nesep bağı “akraba” veya “damat” şeklinde belirsizleştirilmemelidir.

Doğum tarihi ve vakfiye tanıklığı

Yakup Paşa Çilehanesi’nin vakıf kaydı, Abdurrahman-ı Hüsâmî’nin 814/1412’de yaklaşık yirmi beş yaşında ve Amasya müftüsü olduğunu bildirir. Bu çağdaş belge esas alındığında doğumu yaklaşık 788/1387’ye yerleştirilebilir. Tarih kesin gün ve yıl olarak değil, vakfiyedeki yaş bilgisinden çıkarılan yaklaşık değer olarak tutulmalıdır.

Amasya müftülüğü

Henüz yirmili yaşlarının ortasında Amasya müftüsü olması, yalnız tekke çevresinde yetişen bir derviş değil, şehir uleması içinde hukukî ve ilmî otorite taşıyan bir şahsiyet olduğunu gösterir. Müftülük kaydı, sonraki menâkıb ve tezkire anlatılarından önceye giden en eski tarihî çekirdektir.

Gümüşlüoğlu nisbesinin sınırı

Taşköprülüzâde ve onu izleyen kaynaklar “Gümüşlüoğlu” lakabını babası Hüsâmeddin’in Amasya’nın Gümüş kasabasından oluşuyla açıklar. Modern vakıf araştırması ise bu nisbenin aile hafızasında Abdurrahman-ı Hüsâmî etrafında belirginleştiğine dikkat çeker. Gümüş, babanın menşeidir; Abdurrahman’ın belgeli seyahat durağı gibi haritaya eklenmemiştir.

Şeyh Zekeriyyâ’dan aldığı terbiye

Pîr İlyas’ın vefatından sonra Amasya’daki topluluğun başına geçen Şeyh Zekeriyyâ el-Halvetî, Abdurrahman Çelebi’nin mürşididir. Abdurrahman tasavvuf terbiyesini ondan aldı; Zekeriyyâ’nın ölümünden sonra dedesinden kalan irşad çevresinin başına geçti. Bu bağ hem şeyh-talebe hem de post halefiyeti niteliğindedir.

Erken Amasya Halvetî çevresindeki yeri

Abdurrahman-ı Hüsâmî’nin liderliği, Pîr İlyas’ın kurduğu Amasya merkezli topluluğun yeniden aile çevresine dönmesini sağladı. Ancak XV. yüzyılın ilk yarısında Halvetiyye ve Zeyniyye kimlikleri daha sonraki yüzyıllardaki kadar katı ve kurumsal değildi. Modern araştırma, topluluğun 1430’larda Merzifon’daki Zeynî varlığıyla rekabet ve temas içinde kimliğini belirginleştirdiğini gösterir.

Şiiri, semâ ve rüya tabiri

Taşköprülüzâde onu âşık meşrepli, semâı seven ve rüya tabirinde mahir bir şeyh olarak tanıtır. Aşk, vecd ve tasavvufî hâlleri konu alan Türkçe manzumeler söylediği bildirilir. Şiirlerinde babası Hüsâmeddin’e nispetle “Hüsâmî” mahlasını kullandı; bazı geç kataloglardaki “Hasmî” okuyuşu doğru kabul edilmez.

Eser meselesi

Kaynaklar onun şiir söylediğini açıkça kaydetse de müstakil bir divan, risale veya belirli nüsha adı vermez. Bu nedenle dağınık manzumelerinden hareketle kayıp bir divan yahut telif listesi üretilmemiştir. Şairliği, kaynakların tanıklık ettiği tasavvufî şiirlerle sınırlı tutulmuştur.

II. Murad ve şehzade Mehmed anlatısı

Evliya Çelebi’nin geç tarihli anlatısında II. Murad’ın oğullarıyla Hüsâmî’yi ziyaret ettiği, şehzade Mehmed’in onun ayağını öptüğü ve Hüsâmî’nin gelecekte İstanbul’a hizmet edeceğine dair söz söylediği aktarılır. Bu anlatı tarihî biyografinin kesin olayı değil, Hüsâmî’nin sonraki yüzyıllarda kazandığı manevî itibarı gösteren menkıbe katmanıdır.

Ölüm ve türbe kimliği problemi

Abdurrahman-ı Hüsâmî’nin kesin ölüm tarihi belirlenemez; çağdaş ve erken kaynakların toplamı XV. yüzyıl ortalarını düşündürür. Çilehane’deki 903/1497-98 tarihli ve altmış üç yıllık ömür bildiren kitabe ona ait olamaz: 1412’de yirmi beş yaşında olan kişi bu tarihte yaklaşık yüz on yaşında olurdu. Kitabenin aynı aileden bir oğul veya toruna ait olması daha güçlü ihtimaldir.

Defin rivayetleri ve Çilehane

Erken biyografi geleneği mezarını Amasya Sevâdiye’deki Yakup Paşa Zâviyesi’nin Çilehane bölümünde gösterir; vakfiye de burada onun için bir türbe alanı ayırır. Modern araştırma ise mevcut kitabenin başka bir Gümüşlüoğlu şeyhine ait olduğunu ve yerel tarihçinin Hüsâmî’yi Pîr İlyas yanında gösterdiğini belirtir. Haritada Çilehane, kesin mezar taşı teşhisi değil tarihî türbe-vakıf hafızası olarak işaretlenmiştir.

Tarihî önemi

Gümüşlüoğlu Abdurrahman Çelebi, Amasya’da ilmiyeyi ve erken Halvetî irşadını aynı şahsiyette birleştirir: müftü, mürid, post halefi ve Hüsâmî mahlaslı şairdir. Onun dosyasında en önemli editoryal sınır, vakfiye ile sabit 1412 tarihli kişiyi 1497-98 kitabeli daha geç aile mensubundan ayırmaktır.

COĞRAFÎ HAFIZA4 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi4 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

II. Murad ziyareti

Evliya Çelebi’nin geç anlatısı menkıbe katmanında tutuldu.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Evliya Çelebi’nin geç anlatısı menkıbe katmanında tutuldu.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Taşköprülüzâde, eş-Şakāiku’n-nu‘mâniyye, s. 136; Hasan Karataş, The City as a Historical Actor, s. 74-75; TEİS Hüsâmî.

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Müstakil eser bilinmiyor

Tasavvufî Türkçe şiirleri anılır; divan veya risale nüshası sabit değildir.

Metni gösterMetni daralt

Tasavvufî Türkçe şiirleri anılır; divan veya risale nüshası sabit değildir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Taşköprülüzâde, eş-Şakāiku’n-nu‘mâniyye, s. 136; Hasan Karataş, The City as a Historical Actor, s. 74-75; TEİS Hüsâmî.

Kavram dünyası

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Kendisi için kurulan tekke ve sonraki post sırası

Amasya’daki Halvetî tekkesini Ankara Beylerbeyi Yâkub Paşa doğrudan onun için yaptırıp vakfetmiş; meşihat ondan sonra damadına, ardından oğluna ve “silsiletü’z-zeheb” denilen zincire geçmiştir.

Metni gösterMetni daralt

Amasya’nın Pîrler semtinde 815/1412’de kurulan ve halk arasında Çilehâne Tekkesi diye anılan Halvetî tekkesi, Ankara Beylerbeyi Pazarlıoğlu Yâkub Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kayıt, tekkenin kimin için kurulduğunu açıkça yazar: müftü olan bu zat için yaptırılıp vakfedilmiştir. Vakfiye 815 Zilkadesinde Amasya kadısı tarafından tescil edilmiş, halifesi Şemseddin Mehmed Buhârî de mütevelliliği üstlenmiştir.

Tekkenin meşihatı ondan sonra Amasya halkının “silsiletü’z-zeheb” dediği bir sıraya geçmiştir: önce damadı Pîr Abdurrahman Çelebi, ardından Pîr Şemseddin Mehmed Buhârî, sonra oğlu Pîr Celâleddin Abdurrahman Çelebi ve devamındaki şeyhler.

Aynı kayıt onun ölümünü 903/1497-98 olarak verir; bu tarih, 814/1412’de yirmi beş yaşında olduğunu bildiren vakıf kaydıyla bağdaşmamaktadır ve çözülmüş değildir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Taşköprülüzâde, eş-Şakāiku’n-nu‘mâniyye, s. 136; Hasan Karataş, The City as a Historical Actor, s. 74-75; TEİS Hüsâmî
  2. [2]Kişi kaynak denetimi — Gümüşlüoğlu Abdurrahman Çelebi
Ortak kaynak kataloğunu aç →