Ara
Menü

Amasyalı Karabaş Abdurrahman Efendi

Amasyalı Karabaş Abdurrahman Efendi (ö. 1040/1630-31), Hoca Sâdeddin Efendi’den mülâzemet aldıktan sonra Mekke Süleymaniye Medresesi’nde ders veren; vaazları, Abbâsî kıyafeti ve şehir ileri gelenleri arasındaki yeriyle tanınan Osmanlı âlimidir.

Vefat
1631
Unvan
Mekke Süleymaniye Medresesi müderrisi, vaiz ve şehir ileri geleni
Temalar
Amasya, Hoca Sâdeddin Efendi, mülâzemet, kırk akçeli medrese, Mekke Süleymaniye Medresesi, Vâdî-i Abbâs, Abbâsî kıyafeti, vaaz, Mekke kadılığı itibarı

Kimliği ve adaşlarından ayrılması

Atâyî’nin “eş-Şeyh Abdurrahman (Karabaş Efendi)” başlığıyla anlattığı bu kişi Amasya’dan yetişmiş, hayatının son otuz yılı aşkın bölümünü Mekke’de geçirmiş XVII. yüzyıl âlimidir. İstanbul’daki Karabaş Mescidi’nin bânisi kabul edilen, 940/1533 civarında ölen Abdurrahman Karabaş ile aynı kişi değildir. Daha sonraki Karabaş-ı Velî Ali Alâeddin Atvel de başka bir şahsiyettir.

Amasya ve aile çevresi

Amasya’da doğdu. Kaynak onu sultan muallimi ve güçlü bir âlim olarak tanıttığı Ömer Efendi’nin küçük kardeşi diye kaydeder; fakat bu kısa kayıtta kardeşinin tam künyesini vermez. Bu nedenle mevcut Ömer Efendi kayıtlarından birine tahmine dayanarak bağlanmamıştır.

Rumeli ilmiye meclislerinde yetişmesi

Amasya’dan ayrıldıktan sonra Osmanlı ülkesindeki âlimlerin ders ve sohbet meclislerini dolaştı. Hangi şehirlerde ne kadar kaldığı ve ilk hocalarının kimler olduğu belirtilmez. Bu hareketli tahsil devresi, Amasya’daki ilk birikiminden merkezî ilmiye teşkilâtına geçişini hazırladı.

Hoca Sâdeddin Efendi’den mülâzemet

III. Murad’ın hocası, tarihçi ve daha sonra şeyhülislâm olan Hoca Sâdeddin Efendi’nin hizmet ve ders çevresine girdi; ondan mülâzemet aldı. Buradaki bağ tarikat intisabı değil, Osmanlı ilmiye kariyerine kabul ve hoca-talebe ilişkisidir.

Kırk akçeli medreseler

Mülâzemetin ardından çeşitli medreselerde dinî ilimleri okuttu ve kırk akçeli medrese derecesine kadar yükseldi. Atâyî bu medreselerin adlarını ve tayin tarihlerini tek tek vermez. Dolayısıyla bu devreye belirli kurumlar eklemek yahut görev çizgisini tahminle tamamlamak mümkün değildir.

Mekke Süleymaniye Medresesi

Şâban 1007’de (Şubat-Mart 1599), elli akçe yevmiye ile Mekke’deki Süleymaniye medreselerinden birine tayin edildi. Kaynak hangi medrese bölümünü üstlendiğini ayırmaz. Abdurrahman Efendi bu tayinden sonra Mekke’ye yerleşti ve hayatının kalan kısmını burada geçirdi.

Vâdî-i Abbâs ziyareti ve Karabaş unvanı

Atâyî, Vâdî-i Abbâs’ı ziyaret ettikten sonra Abbâsîlere mahsus sayılan destar ve kıyafeti benimsediğini, vaaz ve nasihatleriyle çevrede tanındığını bildirir. “Karabaş Efendi” unvanıyla şöhret bulmasını da bu kıyafet ve vaaz devresinin ardından kaydeder. Metin belirli bir mürşid, hilâfet veya tarikat silsilesi vermediğinden bu unvan Karabaşiyye aidiyeti sayılmamıştır.

Mekke’de vaaz ve şehir ileri gelenliği

Abdurrahman Efendi yalnız medrese dersleriyle sınırlı kalmadı; vaaz ve nasihatleriyle Mekke’nin dinî hayatında görünür oldu. Atâyî onu daha sonra şehrin en seçkin ileri gelenlerinden ve kıdemli erkânından biri olarak anar. “Şeyh” hitabı bu bağlamda yaş, ilim ve vaaz itibarı taşıyan bir saygı unvanıdır.

Mekke kadılığı itibarıyla taltif

1030 yılı civarında (1620-21), kendisine Mekke kadılığı itibarıyla bir teşrif verildiği ve yüksek vazifeler tahsis edildiği kaydedilir. İfade, kaynakta açık bir fiilî kadılık başlangıcı ve görev süresi biçiminde kurulmadığı için Abdurrahman Efendi’yi doğrudan “Mekke kadısı” diye göstermek yerine, kadılık rütbe ve itibarıyla taltif edildiğini söylemek daha güvenlidir.

Zehirlenerek ölümü

1040 yılı içinde (1630-31) Mekke’de vefat etti. Atâyî ölümünü “mesmûmen intikal eyledi” sözleriyle, yani zehirlenmiş olarak kaydeder. Fail, sebep, soruşturma veya siyasî bağlam verilmediğinden bundan daha ayrıntılı bir suikast hikâyesi kurulamaz. Defin yeri de belirtilmemiştir.

Atâyî’nin şahsiyet tasviri

Kaynak onun açık ve etkili konuşmasıyla, akıcı anlatımıyla, dinî sorumluluk ile dünya işlerini birlikte yürütebilmesiyle tanındığını söyler. Varlıklı fakat şeriat hükümlerine bağlı; Mekke’nin önde gelenleri arasında itibarlı bir âlim ve vaiz olarak tasvir edilir. Tarihî önemi, Osmanlı ilmiye kariyerinin Amasya’dan Hicaz’a uzanan hareketliliğini ve Mekke’de medrese, vaaz ve şehir ileri gelenliği görevlerinin nasıl birleşebildiğini göstermesidir.

COĞRAFÎ HAFIZA5 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi5 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

İstanbul’daki Karabaş Mescidi bânisi değildir

Bu kişi, 940/1533 civarında ölen İstanbul’daki Abdurrahman Karabaş’tan yaklaşık bir asır sonra Mekke’de yaşamıştır; iki dosya birleştirilmemelidir.

Metni gösterMetni daralt

Bu kişi, 940/1533 civarında ölen İstanbul’daki Abdurrahman Karabaş’tan yaklaşık bir asır sonra Mekke’de yaşamıştır; iki dosya birleştirilmemelidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâiku’l-Hakāik fî Tekmileti’ş-Şakāik, haz. Suat Donuk, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, II, s. 1864-1865.
TARİHÎ KAYIT

Hoca Sâdeddin’den mülâzemet

III. Murad’ın hocası Hoca Sâdeddin Efendi’nin hizmet ve ders çevresinden mülâzemet alarak ilmiye mesleğine girdi.

Metni gösterMetni daralt

III. Murad’ın hocası Hoca Sâdeddin Efendi’nin hizmet ve ders çevresinden mülâzemet alarak ilmiye mesleğine girdi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâiku’l-Hakāik fî Tekmileti’ş-Şakāik, haz. Suat Donuk, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, II, s. 1864-1865.
TARİHÎ KAYIT

Şâban 1007 Mekke tayini

Şâban 1007’de elli akçe ile Mekke’deki Süleymaniye medreselerinden birine tayin edildi ve bundan sonra Mekke’de kaldı.

Metni gösterMetni daralt

Şâban 1007’de elli akçe ile Mekke’deki Süleymaniye medreselerinden birine tayin edildi ve bundan sonra Mekke’de kaldı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâiku’l-Hakāik fî Tekmileti’ş-Şakāik, haz. Suat Donuk, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, II, s. 1864-1865.
TARİHÎ KAYIT

Mekke kadılığı itibarı

1030 civarında Mekke kadılığı itibarıyla taltif edilip yüksek vazifeler tahsis edildi; kaynak açık bir fiilî kadılık süresi bildirmez.

Metni gösterMetni daralt

1030 civarında Mekke kadılığı itibarıyla taltif edilip yüksek vazifeler tahsis edildi; kaynak açık bir fiilî kadılık süresi bildirmez.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâiku’l-Hakāik fî Tekmileti’ş-Şakāik, haz. Suat Donuk, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, II, s. 1864-1865.
TARİHÎ KAYIT

Kaynakta zehirlenerek ölüm

Atâyî 1040 yılındaki ölümünü zehirlenme olarak kaydeder; fail veya olayın sebebi hakkında bilgi vermez.

Metni gösterMetni daralt

Atâyî 1040 yılındaki ölümünü zehirlenme olarak kaydeder; fail veya olayın sebebi hakkında bilgi vermez.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâiku’l-Hakāik fî Tekmileti’ş-Şakāik, haz. Suat Donuk, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, II, s. 1864-1865.

Kavram dünyası

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Karabaş unvanının bağlamı

Atâyî unvanı Vâdî-i Abbâs ziyareti, Abbâsî destarı ve vaaz hayatıyla birlikte kaydeder; bunu bir tarikat silsilesine bağlamaz.

Metni gösterMetni daralt

Atâyî unvanı Vâdî-i Abbâs ziyareti, Abbâsî destarı ve vaaz hayatıyla birlikte kaydeder; bunu bir tarikat silsilesine bağlamaz.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâiku’l-Hakāik fî Tekmileti’ş-Şakāik, haz. Suat Donuk, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, II, s. 1864-1865.
TARİHÎ KAYIT

Tarikat nispeti bulunmuyor

Şeyh unvanı, vaaz ve kıyafet kaydı tek başına tarikat intisabı değildir; kaynakta mürşid, hilâfet veya silsile adı yoktur.

Metni gösterMetni daralt

Şeyh unvanı, vaaz ve kıyafet kaydı tek başına tarikat intisabı değildir; kaynakta mürşid, hilâfet veya silsile adı yoktur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâiku’l-Hakāik fî Tekmileti’ş-Şakāik, haz. Suat Donuk, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, II, s. 1864-1865.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

HOCASI / ŞEYHİHoca Sâdeddin EfendiAmasyalı Karabaş Abdurrahman Efendi, Hoca Sâdeddin Efendi’nin hizmet ve ders çevresinden mülâzemet aldı.
Bu bağın kanıt fişi
İlişki kimliği
707
Yön
1544 → 1584
Tür
Hoca-talebe
Hat / varyant
osmanli-ilmiye
Eser / belge
Nev‘îzâde Atâyî, Hadâiku’l-Hakāik fî Tekmileti’ş-Şakāik, haz. Suat Donuk, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, II
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Cilt
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Sayfa
1864-1865
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tarih
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Doğrulama
Konum aktarılmış; özgün nüsha karşılaştırması bekliyor

Kaynakta aktarılan künye: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâiku’l-Hakāik fî Tekmileti’ş-Şakāik, haz. Suat Donuk, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, II, s. 1864-1865

İlişki / dönem açıklaması: Amasyalı Karabaş Abdurrahman Efendi, Hoca Sâdeddin Efendi’nin hizmet ve ders çevresinden mülâzemet aldı.

Her ilişki kendi kimliği ve hattıyla korunur. Künye veya sayfa bulunması, tarihî iddianın bağımsız olarak doğrulandığı anlamına gelmez.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâiku’l-Hakāik fî Tekmileti’ş-Şakāik, haz. Suat Donuk, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, II, s. 1864-1865
Ortak kaynak kataloğunu aç →