HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hasan Can'ın oğlu
943/1536'da İstanbul'da doğdu. Babası Hasan Can, Yavuz Sultan Selim'in yakın çevresinde bulunmuştu. Karamanlı Mehmed Efendi ve devrin diğer âlimlerinden ders aldı; Ebüssuûd Efendi'nin yanında tahsilini tamamlayıp 963/1556'da mülâzemet aldı.
Müderrislikten sultan hocalığına
Murad Paşa, Bursa Yıldırım, Bursa Sultâniye ve Sahn-ı Semân medreselerinde ders verdi. Manisa'da Şehzade Murad'ın hocası İbrahim Efendi ölünce 981/1573'te onun yerine tayin edildi. Şehzadenin 982/1574'te III. Murad olarak tahta çıkmasıyla hoca-i sultânî sıfatıyla ilmiye tayinlerinde ve devlet meselelerinde etkili bir danışman konumuna geldi.
III. Mehmed devri ve Haçova
III. Murad'ın vefatından sonra III. Mehmed döneminde de nüfuzunu sürdürdü. 1004/1596 seferinde padişahla birlikte bulundu. Haçova Muharebesi öncesinde geri çekilmeye karşı çıkıp savaşın sürdürülmesini savundu; bu tavrı kaynaklarda Osmanlı ordusunun toparlanmasıyla ilişkilendirilir. 1005/1597'de saray içi mücadeleler sebebiyle devlet işlerinden uzaklaştırıldıysa da ertesi yıl yeniden öne çıktı.
Şeyhülislâmlığı
Bostanzâde Mehmed Efendi'nin vefatı üzerine Şâban 1006/Nisan 1598'de şeyhülislâm oldu. Sultan hocalığı ile şeyhülislâmlığı aynı şahısta birleştiren etkili bir örnek olarak, fetva ve ilmî meclis görevlerini birlikte yürüttü. Cuma günleri Ayasofya'da kendisine yöneltilen ilmî sorulara Arapça, Farsça ve Türkçe cevaplar verdiği aktarılır.
Vefatı ve vakıf eseri
12 Rebîülevvel 1008/2 Ekim 1599'da Ayasofya'daki mevlid toplantısına hazırlanırken ansızın vefat etti. Fatih Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Eyüp'te yaptırdığı dârülkurrânın haziresine defnedildi.