Ara
Menü

Bostanzâde Mehmed Efendi

Bostanzâde Mehmed Efendi (942/1535-36–24 Şâban 1006/1 Nisan 1598), Osmanlı tarihinde azledildikten sonra yeniden şeyhülislâmlığa getirilen ilk isimdir. İhyâü ulûmi’d-dîn’i Türkçeye çevirmiş, Mülteka’l-ebhur’u şerhetmiş; manzum fetvaları, şiirleri ve ilmiye teşkilâtındaki etkisiyle tanınmıştır.

Doğum
1535
Vefat
1598
Unvan
İki defa şeyhülislâmlık yapan Osmanlı âlimi, mütercim ve şair
Temalar
Osmanlı ilmiye teşkilâtı, şeyhülislâmlık, fetva, İhyâ tercümesi, Mülteka şerhi, şiir

Kimliği ve ailesi

Bostanzâde Mehmed Efendi, 942/1535-36 yılında İstanbul’da doğdu. Kanûnî devrinin önde gelen ilmiye mensuplarından Tireli Bostan Mustafa Efendi’nin oğludur. Bostanzâdeler adıyla tanınan aile, XVI ve XVII. yüzyıllarda müderris, kadı, kazasker, şeyhülislâm, şair ve müellifler yetiştiren güçlü bir ilmiye hanedanına dönüştü.

Kaynaklarda adı Mehmed b. Mustafa b. Bostan b. Mehmed-i Tirevî şeklinde geçer. Aynı ailede Mehmed, Mustafa ve Yahyâ adlarını taşıyan başka âlimler bulunduğundan eserleri ve görevleri yalnız adına bakılarak birbirine karıştırılmamalıdır.

Tahsili ve mülâzemeti

Garîk Arabzâde Efendi, Kadızâde Ahmed Şemseddin Efendi ve Gül Hoca Çelebi gibi devrin tanınmış âlimlerinden ders aldı. 963/1555-56’da Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alarak Osmanlı ilmiye mesleğine girdi. Bu çevre ona tefsir, fıkıh, Arap dili ve edebiyatı yanında fetva ve yargı geleneğinin uygulamalı tarafını da kazandırdı.

İlk medreseler

966/1558-59’da kırk akçe ile Eski İbrâhim Paşa Medresesi’ne müderris tayin edildi. Rebîülevvel 970/Ekim 1562’de Yeni Ali Paşa Medresesi’ne geçti; Muharrem 975/Temmuz 1567’de Haseki pâyesine yükseldi.

Cemâziyelevvel 976/Ekim 1568’de Sahn-ı Semân medreselerinden birinde, Zilkade 977/Nisan 1570’te Yavuz Sultan Selim Medresesi’nde, Cemâziyelâhir 978/Ekim 1570’te Süleymaniye Medresesi’nde ders verdi. Safer 980/Haziran 1572’de yeni kurulan Edirne Selimiye Medresesi’ne tayini, tedris kariyerinin en yüksek basamaklarından biriydi.

Şam, Bursa, Edirne ve İstanbul kadılıkları

Safer 981/Haziran 1573’te Şam kadısı oldu. Receb 983/Ekim 1575’te Bursa kadılığına getirildi; yaklaşık yirmi gün sonra Edirne’ye nakledildi. Şâban 984/Ekim 1576’da İstanbul kadılığına yükseldi.

Bu hızlı görev silsilesi onun imparatorluğun Arap eyaletleriyle üç büyük Osmanlı şehrindeki hukuk ve idare tecrübesini birleştirdiğini gösterir. Kadılıkları, daha sonra üstleneceği kazaskerlik ve şeyhülislâmlık makamlarının kurumsal zeminini hazırladı.

Anadolu ve Rumeli kazaskerliği

Şâban 985/Ekim 1577’de Anadolu kazaskeri, Rebîülâhir 988/Temmuz 1580’de Rumeli kazaskeri oldu. Safer 989/Mart 1581’de görevden ayrıldı ve yaklaşık iki yıl resmî vazife almadı. Rebîülevvel 991/Mart 1583’te Kahire kadılığına tayin edilerek yeniden faal göreve döndü.

995/1586-87’de ikinci defa Rumeli kazaskerliğine getirildi. Böylece medrese, büyük şehir kadılıkları ve iki kazaskerlik dairesindeki uzun tecrübesi, onu fetva makamının en kuvvetli adaylarından biri hâline getirdi.

İlk şeyhülislâmlığı

Şeyhülislâm Müeyyedzâde Abdülkadir Şeyhî Efendi’nin Beylerbeyi Vak‘ası sonrasında azledilmesi üzerine 3 Nisan 1589’da şeyhülislâm oldu. Bu ilk dönem yaklaşık üç yıl sürdü.

Bostanzâde’nin ilmiye tayinlerinde etkin davranması, makamın yalnız fetva veren bir merci değil, ilmiye teşkilâtının merkezî otoritesi hâline gelmesinde etkili oldu. Bununla birlikte dönemin güçlü âlim ve şairleriyle yaşadığı çekişmeler makam çevresindeki siyasî gerilimi de artırdı.

Bâkî ile ihtilâfı ve azli

Azlinin başlıca sebeplerinden biri Anadolu kazaskeri ve büyük şair Bâkî ile yaşadığı sert ihtilâftı. Kaynakların anlatımına göre Bostanzâde, kardeşi İstanbul Kadısı Mustafa Efendi’nin Anadolu kazaskerliğine getirilmesini isterken Bâkî aleyhinde şikâyetler yürüttü; Bâkî de divan toplantısında onu tertipçilik ve insafsızlıkla suçladı.

III. Murad bu gerilim üzerine Bostanzâde ile kardeşini görevden aldı ve meşihata Bayramzâde Zekeriyyâ Efendi’yi getirdi. Sultan Bayezid Medresesi’nde şeyhülislâmların sürdürmesi beklenen dersi ihmal ettiği iddiası da azil sebepleri arasında zikredilir. Bu anlatılar, devrin ilmiye rekabetini gösterir; tek taraflı bir ahlâk hükmü gibi okunmamalıdır.

İkinci şeyhülislâmlığı

Azlinden sonra yeniden Rumeli kazaskerliğine getirildi. Bayramzâde Zekeriyyâ Efendi’nin vefatı üzerine 11 Temmuz 1593’te ikinci defa şeyhülislâm oldu ve ölümüne kadar makamda kaldı. Osmanlı tarihinde azledildikten sonra yeniden şeyhülislâmlığa getirilen ilk kişidir.

İki dönemin toplamı yedi yıl, dokuz ay ve yirmi sekiz güne ulaşır. III. Murad’ın son yılları ile III. Mehmed’in ilk saltanat yıllarını içine alan bu uzun hizmet, şeyhülislâmlığın idarî ağırlığını kalıcı biçimde artırdı.

Şeyhülislâmlık makamına getirdiği uygulamalar

Şeyhülislâmlara düzenli ve belirli miktarda arpalık tahsis edilmesi onun döneminde yerleşti. III. Mehmed’in takdiriyle kendisine otuz mülâzemet kontenjanı verildi; bu sayı daha sonraki şeyhülislâmlar için örnek teşkil etti.

Mübârek gecelerde minarelerde kandil yakılması âdetinin de onun meşihat yıllarında başladığı kaydedilir. Bu uygulama zamanla Osmanlı şehirlerinin dinî ve görsel hafızasının kalıcı unsurlarından biri oldu.

Hoca Sâdeddin ile rekabeti

Bostanzâde’nin Hoca Sâdeddin Efendi ile ilişkisi ilmî ve siyasî rekabet taşıyordu. III. Murad’ın cenaze namazını kıldırmak üzere izin alan Hoca Sâdeddin gecikince namazı Bostanzâde kıldırdı; namazın tekrarı yönündeki teşebbüsler daha sonra yatıştırıldı.

Bu olay, padişah hocası ile şeyhülislâmın saray ve ilmiye içindeki nüfuz alanlarının nasıl kesiştiğini gösteren dikkat çekici bir örnektir. Bostanzâde’nin vefatından sonra şeyhülislâmlığa Hoca Sâdeddin getirildi.

Yenâbîu’l-yakīn

Bostanzâde, Gazzâlî’nin İhyâʾü ulûmi’d-dîn adlı büyük ahlâk ve tasavvuf klasiğini Yenâbîu’l-yakīn fî İhyâi ulûmi’d-dîn adıyla Türkçeye çevirdi. Eserin bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Fâtih koleksiyonu 2574 numarada kayıtlıdır.

Bu çalışma, İhyâ’nın Osmanlı Türkçesindeki erken ve kapsamlı dolaşım halkalarından biridir. Bostanzâde’nin yalnız idarî bir hukukçu değil, ahlâk ve tasavvuf literatürünü geniş okuyucu çevresine taşıyan bir mütercim olduğunu gösterir.

Fıkıh çalışmaları ve manzum fetvaları

Hanefî fıkhının temel metinlerinden İbrâhim el-Halebî’nin Mülteka’l-ebhur adlı eserini şerhetti. Fetva faaliyetinin edebî cephesi de dikkat çekicidir: mensur cevapların yanında nazmen verdiği fetvalar, fetva ile klasik şiir dilinin kesiştiği seçkin örnekler arasında değerlendirilir.

Şiiri, mersiyesi ve takrizleri

Türkçe ve Arapça şiirler yazdı. Kanûnî Sultan Süleyman’ın vefatı üzerine kaleme aldığı mersiye büyük takdir gördü. Bazı eser ve risalelere yazdığı takrizler, devrin ilmî metin dolaşımı içinde onun onay ve değerlendirme makamını da gösterir.

Şiirlerinde ilmiye mensubunun kavram dünyasıyla divan şiirinin mazmunlarını bir araya getirir. Bostanzâde’nin edebî şahsiyeti, şeyhülislâm şairler geleneğinin XVI. yüzyıldaki önemli halkalarındandır.

Ailesi ve ilmiye ağı

Babası Bostan Mustafa Efendi’den aldığı ilmî miras oğulları ve damatları üzerinden devam etti. Oğlu Bostanzâde Yahyâ Efendi Anadolu ve Rumeli kazaskerliklerine yükseldi; damadı Hocazâde Esad Efendi daha sonra şeyhülislâm oldu. Ailenin başka mensupları da medrese, kaza ve fetva teşkilâtında görev aldı.

Bostanzâdeler bu yönüyle yalnız biyolojik bir aile değil, hocalık, mülâzemet, evlilik ve himaye bağlarıyla genişleyen bir ilmiye ağıydı.

Hayratı

Koca Mustafa Paşa’da, Hacıkadın caddesi üzerinde bir mescid yaptırdı. Yapı günümüze ulaşmamıştır. Bu küçük hayrat, yüksek ilmiye görevlilerinin mahalle ölçeğindeki dinî ve sosyal yapıları destekleme geleneğinin bir örneğidir.

Vefatı ve kabri

24 Şâban 1006’da, 1 Nisan 1598’de İstanbul’da şeyhülislâmlık görevi sürerken vefat etti. “Ders-i ilmin bozuldu bostânı” mısraı ölümü için tarih olarak söylendi.

Şehzade Camii haziresinin caddeye bakan tarafına defnedildi. Mezar taşı, Bostanzâdeler ailesinin İstanbul’daki ilmiye hafızasının bugün görülebilen başlıca izlerinden biridir.

Tarihî yeri

Bostanzâde Mehmed Efendi, uzun medrese ve kaza kariyerini iki dönem şeyhülislâmlıkla tamamlayan XVI. yüzyıl Osmanlı âlimidir. İkinci defa meşihata getirilen ilk şeyhülislâm olması, makamın malî ve meslekî imkânlarını genişletmesi ve ilmiye tayinlerindeki nüfuzu kurumsal tarih bakımından önemlidir.

İhyâ tercümesi, Mülteka şerhi, manzum fetvaları ve şiirleri ise onun yalnız idarî mücadelelerle anılamayacağını; fıkıh, ahlâk, tasavvuf ve edebiyat arasında çalışan çok yönlü bir kalem sahibi olduğunu gösterir.

COĞRAFÎ HAFIZA21 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi21 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Şeyhülislâm ile şairin kavgası

Bâkî'yi tekfirle tehdit eden azil.

Metni gösterMetni daralt

Bostanzâde, kardeşi İstanbul Kadısı Mustafa Efendi'yi Anadolu kazaskerliğine getirmek için Bâkî aleyhinde bazı kadılara şikâyetler yaptırır. Bâkî de bir divan toplantısında şeyhülislâmı tertipçilik ve insafsızlıkla suçlar.

Bu konuşmadan haberdar olan Bostanzâde, Bâkî'nin bazı beyitlerinin küfrü mûcip olduğunu, azledilmediği takdirde kendisinin şeyhülislâmlığı bırakıp başka ülkeye gideceğini söyler.

Bu durumdan rahatsız olan III. Murad Bostanzâde'yi ve kardeşini azlederek şeyhülislâmlığa Bayramzâde Zekeriyyâ Efendi'yi getirir.

Çerçeve. Padişah ikisi arasında değil, ikisinin de aleyhinde karar vermiştir: tekfir tehdidini kullanan şeyhülislâm, tehdidiyle birlikte gitmiştir. Kaynak bu anlatıyı bir vâkıa olarak değil, “kaynaklarda azil sebebi olarak … gösterilir” kaydıyla aktarır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Bostanzâde Mehmed Efendi”.
TARİHÎ KAYIT

Derse gitmeyen şeyhülislâm

Azil için ikinci bir sebep.

Metni gösterMetni daralt

Azil sebepleri arasında, vakfiyesi gereği İstanbul Sultan Bayezid Medresesi'nde şeyhülislâmların ders vermeleri âdet olduğu halde Bostanzâde'nin bunu uzun süre ihmal edip derse gitmemesi de gösterilmektedir.

Çerçeve. Bu ikinci sebep, birincisinden farklı bir şey söyler: azil, kişisel bir çekişmenin sonucu olabileceği gibi, vakıf şartının ihlâli gibi kurumsal bir gerekçeye de dayandırılabilmektedir. İki rivayet birbirini dışlamaz — ikisi de aynı azlin farklı yüzü olabilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Bostanzâde Mehmed Efendi”.
BİYOGRAFİK KAYIT

Geç kalınan cenaze namazı

III. Murad'ın namazı üzerinden bir rekabet.

Metni gösterMetni daralt

III. Murad'ın cenaze namazını kıldırmak için Sâdeddin Efendi vezîriâzamdan izin almış, ancak geç kaldığından cenaze namazı Bostanzâde tarafından kıldırılmıştır.

Sâdeddin Efendi ve oğulları namazın tekrar kılınması için uğraşmışlarsa da mesele yatıştırılmıştır.

Çerçeve. Bir padişahın cenaze namazını kıldırmak, ilmiye hiyerarşisinde protokol üstünlüğünün en görünür ilânıdır. Hoca Sâdeddin Efendi padişahın hocası ve Tâcü't-tevârîh müellifidir; iznini almış olmasına rağmen makamı fiilen kaybetmesi, izinden çok orada bulunmanın belirleyici olduğunu gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Bostanzâde Mehmed Efendi”.
BİYOGRAFİK KAYIT

Azledilip geri dönen ilk şeyhülislâm

Osmanlı ilmiyesinde bir ilk.

Metni gösterMetni daralt

Osmanlı Devleti'nde azledildikten sonra ikinci defa şeyhülislâmlığa getirilen ilk kişi Bostanzâde Mehmed Efendi'dir.

Azledildikten hemen sonra aynı yıl içinde üçüncü defa Rumeli kazaskerliğine getirilmiş, 11 Temmuz 1593'te de Zekeriyyâ Efendi'nin vefatı üzerine yeniden şeyhülislâm olmuştur.

Toplam olarak şeyhülislâmlıkta kaldığı süre yedi yıl, dokuz ay, yirmi sekiz gündür.

Çerçeve. Azlin ardından doğrudan Rumeli kazaskerliğine getirilmesi, düşüşün bir gözden çıkarılma değil, makamlar arası bir yer değiştirme olduğunu gösterir. Bir kez azledilmiş olmanın artık dönüşe engel sayılmaması, sonraki yüzyıllarda sık tekrarlanacak bir teamül hâline gelmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Bostanzâde Mehmed Efendi”.
BİYOGRAFİK KAYIT

Minarelerde kandil yakılması

Onun döneminde başlayan âdet.

Metni gösterMetni daralt

Mübârek gecelerde minarelerde kandil yakılması âdeti onun zamanında çıkmıştır.

Çerçeve. Türkçe'de mübârek gecelerin bugünkü adı olan kandil kelimesi, doğrudan bu uygulamadan gelir; gecelerin kendisi çok daha eskidir, adı ise XVI. yüzyıl sonunun İstanbul'undan kalmadır. Kaynak, âdeti onun ihdas ettiğini değil, onun zamanında çıktığını söyler.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Bostanzâde Mehmed Efendi”.

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Yenâbîu'l-yakīn fî İhyâi ulûmi'd-dîn

Gazzâlî tercümesi.

Metni gösterMetni daralt

İhyâü ulûmi'd-dîn'i Yenâbîu'l-yakīn fî İhyâi ulûmi'd-dîn adıyla tercüme etmiştir (Süleymaniye Ktp., Fâtih, nr. 2574).

Çerçeve. Gazzâlî'nin İhyâ'sı, tasavvufu Sünnî ilimler düzenine yerleştiren temel eserdir. Bir şeyhülislâmın onu Türkçe'ye çevirmesi, XVI. yüzyıl Osmanlı ilmiyesinin tasavvufa mesafesinin sanıldığı kadar uzak olmadığını gösteren en somut delillerdendir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Bostanzâde Mehmed Efendi”.
ESER / METİN

Mülteka'l-ebhur şerhi

Fıkıh sahasındaki çalışması.

Metni gösterMetni daralt

Mülteka'l-ebhur'u şerhetmiştir.

Çerçeve. İbrâhim el-Halebî'nin Mülteka'l-ebhur'u, Osmanlı mahkemelerinin fiilen başvurduğu Hanefî fıkıh muhtasarıdır. Bir şeyhülislâmın bu metni şerhetmesi, doğrudan uyguladığı hukukun kaynağına yönelmesi demektir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Bostanzâde Mehmed Efendi”.
ESER / METİN

Şiirleri ve Kanûnî mersiyesi

İki dilde şairlik.

Metni gösterMetni daralt

Türkçe ve Arapça şiirler yazan Bostanzâde'nin Kanûnî için yazdığı mersiye çok beğenilmiştir.

Çerçeve. Kanûnî'ye yazılan mersiyelerin en meşhuru, sonradan onun en büyük rakibi olacak Bâkî'nin “Ey pây-bend-i dâmgeh-i kayd-ı nâm ü neng” matlalı terkib-i bendidir. İkisi de aynı ölüme mersiye yazmış, otuz yıl sonra bir azille karşı karşıya gelmişlerdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Bostanzâde Mehmed Efendi”.
ESER / METİN

Samatya'daki mescid

Ayakta kalmayan hayratı.

Metni gösterMetni daralt

Koca Mustafa Paşa (Samatya) Hacıkadın caddesinde bugün mevcut olmayan bir de mescid yaptırmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Bostanzâde Mehmed Efendi”.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Arpalık

Şeyhülislâmlara bağlanan gelir.

Metni gösterMetni daralt

Arpalık, ilmiye ve seyfiye mensuplarına görevleri dışında veya mâzuliyet hâlinde bağlanan gelir kaynağıdır.

Şeyhülislâmlara düzenli olarak ve muayyen miktarda arpalık verilmesi ilk defa onun şeyhülislâmlığı döneminde gerçekleşmiştir.

Çerçeve. Bu düzenleme, azlin mâlî cezalandırma olmaktan çıkmasını sağlar — bir kez azledilenin geri dönebilmesiyle aynı kurumsallaşmanın parçasıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Bostanzâde Mehmed Efendi”.
TARİHÎ KAYIT

Mülâzemet

İlmiyeye giriş kontenjanı.

Metni gösterMetni daralt

Mülâzemet, medrese tahsilini bitiren adayın müderrislik veya kadılık sırasına girmesidir; kimin kaç aday takdim edebileceği, ilmiye içindeki nüfuzun ölçüsüdür.

Bostanzâde III. Mehmed'in takdirini kazanmış, bunun sonucu olarak kendisine otuz mülâzemet kontenjanı tanınmış, daha sonra şeyhülislâmlar için bu uygulama âdet olmuştur.

Kendisi de 1556'da mülâzım olmuş, kırk akçelik bir medreseden başlayarak yolun tamamını yürümüştür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Bostanzâde Mehmed Efendi”.
KAVRAM

Beylerbeyi Vak'ası

Onu makama taşıyan kriz.

Metni gösterMetni daralt

Şeyhülislâm Müeyyedzâde Abdülkadir Efendi'nin, paranın değerinin düşürülmesiyle çıkan ve tarihlerde Beylerbeyi Vak'ası olarak geçen olaylar sebebiyle azledilmesi üzerine 3 Nisan 1589'da şeyhülislâm oldu.

Çerçeve. Vak'a, ayarı düşürülmüş akçeyle ulûfe alan kapıkulu askerinin ayaklanmasıdır; sorumlu tutulan devlet adamlarının başları istenmiştir. Bostanzâde'nin göreve gelişi de gidişi de dönemin siyasî çalkantılarına bağlıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Bostanzâde Mehmed Efendi”.
TARİHÎ KAYIT

Bostanzâdeler

Bir ilmiye ailesi.

Metni gösterMetni daralt

Kanûnî devri âlimlerinden Tireli Kazasker Bostan Mustafa Efendi'nin oğludur.

Kardeşi İstanbul Kadısı Mustafa Efendi'dir; onu Anadolu kazaskerliğine getirme çabası, kendi azlinin sebepleri arasında sayılır — III. Murad ikisini birden azletmiştir.

Çerçeve. XVI. yüzyıl sonunda ilmiye, babadan oğula geçen bir aileler düzenine dönüşmüştür; “-zâde” unvanı bu düzenin adıdır. Rakibi Hoca Sâdeddin Efendi'nin oğullarının da tartışmaya karışması aynı yapının başka bir görüntüsüdür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Bostanzâde Mehmed Efendi”.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeŞehzade Camii Hazîresi24 Şâban 1006 (1 Nisan 1598) tarihindeki vefatının ardından defnedildiği yer; kaynak “cami avlusunun caddeye bakan tarafı” diye tarif eder. İlişkili kişi dosyası Bostanzâde Mehmed Efendi : Bostanzâde Mehmed Efendi (942/1535-36–24 Şâban 1006/1 Nisan 1598), Osmanlı tarihinde azledildikten sonra yeniden şeyhülislâmlığa getirilen ilk isimdir. İhyâü ulûmi’d-dîn’i Türkçeye çevirmiş, Mülteka’l-ebhur’u şerhetmiş; manzum fetvaları, şiirleri ve ilmiye teşkilâtındaki etkisiyle tanınmıştır.İstanbul · TürkiyeSüleymaniye MedresesiMüderrislik yaptığı medreselerden biri; Sahn-ı Semân, Yavuz Sultan Selim ve Edirne Selimiye medreseleriyle birlikte anılır. İlişkili kişi dosyası Bostanzâde Mehmed Efendi : Bostanzâde Mehmed Efendi (942/1535-36–24 Şâban 1006/1 Nisan 1598), Osmanlı tarihinde azledildikten sonra yeniden şeyhülislâmlığa getirilen ilk isimdir. İhyâü ulûmi’d-dîn’i Türkçeye çevirmiş, Mülteka’l-ebhur’u şerhetmiş; manzum fetvaları, şiirleri ve ilmiye teşkilâtındaki etkisiyle tanınmıştır.İstanbul · TürkiyeSultan Bayezid MedresesiVakfiyesi gereği şeyhülislâmların ders vermesi âdet olan medrese; buraya uzun süre gitmemesi azil sebepleri arasında sayılır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Bostanzâde Mehmed Efendi : Bostanzâde Mehmed Efendi (942/1535-36–24 Şâban 1006/1 Nisan 1598), Osmanlı tarihinde azledildikten sonra yeniden şeyhülislâmlığa getirilen ilk isimdir. İhyâü ulûmi’d-dîn’i Türkçeye çevirmiş, Mülteka’l-ebhur’u şerhetmiş; manzum fetvaları, şiirleri ve ilmiye teşkilâtındaki etkisiyle tanınmıştır.İzmir · TürkiyeTireBabası Kazasker Bostan Mustafa Efendi'nin memleketi; ailenin “Tireli” nisbesi buradan gelir. İlişkili kişi dosyası Bostanzâde Mehmed Efendi : Bostanzâde Mehmed Efendi (942/1535-36–24 Şâban 1006/1 Nisan 1598), Osmanlı tarihinde azledildikten sonra yeniden şeyhülislâmlığa getirilen ilk isimdir. İhyâü ulûmi’d-dîn’i Türkçeye çevirmiş, Mülteka’l-ebhur’u şerhetmiş; manzum fetvaları, şiirleri ve ilmiye teşkilâtındaki etkisiyle tanınmıştır.Dımaşk · SuriyeŞam1573'te tayin edildiği ilk büyük kadılık; Bursa, Edirne ve İstanbul kadılıkları bunu izlemiştir. İlişkili kişi dosyası Bostanzâde Mehmed Efendi : Bostanzâde Mehmed Efendi (942/1535-36–24 Şâban 1006/1 Nisan 1598), Osmanlı tarihinde azledildikten sonra yeniden şeyhülislâmlığa getirilen ilk isimdir. İhyâü ulûmi’d-dîn’i Türkçeye çevirmiş, Mülteka’l-ebhur’u şerhetmiş; manzum fetvaları, şiirleri ve ilmiye teşkilâtındaki etkisiyle tanınmıştır.Kahire · MısırKahire1580'deki Rumeli kazaskerliğinin ardından kısa bir mâzuliyetten sonra 1583'te getirildiği kadılık. İlişkili kişi dosyası Bostanzâde Mehmed Efendi : Bostanzâde Mehmed Efendi (942/1535-36–24 Şâban 1006/1 Nisan 1598), Osmanlı tarihinde azledildikten sonra yeniden şeyhülislâmlığa getirilen ilk isimdir. İhyâü ulûmi’d-dîn’i Türkçeye çevirmiş, Mülteka’l-ebhur’u şerhetmiş; manzum fetvaları, şiirleri ve ilmiye teşkilâtındaki etkisiyle tanınmıştır.Edirne · TürkiyeEdirne Selimiye MedresesiMüderrislik yaptığı medreselerden; ayrıca 1575 sonrası kısa süre Edirne kadılığında da bulunmuştur. İlişkili kişi dosyası Bostanzâde Mehmed Efendi : Bostanzâde Mehmed Efendi (942/1535-36–24 Şâban 1006/1 Nisan 1598), Osmanlı tarihinde azledildikten sonra yeniden şeyhülislâmlığa getirilen ilk isimdir. İhyâü ulûmi’d-dîn’i Türkçeye çevirmiş, Mülteka’l-ebhur’u şerhetmiş; manzum fetvaları, şiirleri ve ilmiye teşkilâtındaki etkisiyle tanınmıştır.İstanbul · TürkiyeKoca Mustafa Paşa (Samatya)Hacıkadın caddesinde bugün mevcut olmayan bir mescid yaptırdığı semt. Konum semt ölçeğinde yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Bostanzâde Mehmed Efendi : Bostanzâde Mehmed Efendi (942/1535-36–24 Şâban 1006/1 Nisan 1598), Osmanlı tarihinde azledildikten sonra yeniden şeyhülislâmlığa getirilen ilk isimdir. İhyâü ulûmi’d-dîn’i Türkçeye çevirmiş, Mülteka’l-ebhur’u şerhetmiş; manzum fetvaları, şiirleri ve ilmiye teşkilâtındaki etkisiyle tanınmıştır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Bostanzâde Mehmed Efendi”
  2. [2]TDV İslâm Ansiklopedisi, Bostanzâde Mehmed Efendi
  3. [3]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik
  4. [4]TDV İslâm Ansiklopedisi — Bostanzâde Mehmed Efendi
  5. [5]Kişi kartı kaynak paketi — Bostanzâde Mehmed Efendi
Ortak kaynak kataloğunu aç →