ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
41 sonuç · “Mukabele”
01Mevleviyye
Mevlânâ'nın ilim, sohbet, şiir ve semâ çevresinden doğan; Hüsâmeddin Çelebi, Sultan Veled ve Ulu Ârif Çelebi eliyle Konya merkezli teşkilata dönüşen; matbah, hizmet, Mesnevî, mûsikî ve mukabele geleneğini birleştiren tasavvuf yolu.
Ali el-Arabî Efendi
Ali el-Arabî Efendi (ö. 1008/1599-1600), Antakya’dan İstanbul’a gelerek Bostan Efendi’den mülâzemet alan; Saraybosna ve Hezargrad’da müftülük, İstanbul’da fetva mukabelesi ve Babadağ’da müderrislik yapan Hanefî fakih ve Osmanlı âlimidir.
Mukabele
Kur’ân okumalarında bir kişinin okuyuşunu diğerlerinin metinden takip etmesi; özellikle ramazan ayındaki karşılıklı tilâvet geleneği. Mevlevîlikte âyin-i şerifin semâ, musiki ve selâmlarla icra edilen bütününe verilen ad. İki anlam bağlama göre ayrılmalıdır; Mevlevî mukabelesi yalnız Kur’ân tilâveti değildir.
mukabele kaydı
mukabele kaydı a. Yazma eserle rin kaleme alınma geleneğinde temize çekilen veya baştan sona yazıldıktan sonra kontrol edildi ğini ifade eden ve genellikle de eserin sonundaki “ketebe kay dı” (bk. bu madde) devamına veya onun “der-kenar”ma ekle nen ibare.
mukâbele bi’l-misl
mukâbele bi’l-misl a. [Ar.] fık. İslâm hukukunda, bir davranışa aynıyla veya benzer tarza karşılk verme.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · 1864'te postnişin Osman Selâhaddin Dede tarafından sikkesi “tekbirlendi”; 4 Mayıs 1868'de seyrüsülûkünü tamamlayarak Mevlevî oldu. İntisabından sonra her hafta pazartesi ve perşembe günleri burada âyinhanlar arasında âyine katıldı. Mâye âyini 30 Ocak 1884'te, ısfahan âyini 26 Ocak 1885'te, Arapça sözlü sûzinak âyini 14 Eylül 1885'te burada mukabele edildi. Koordinat şehir düzeyindedir; mevlevîhânenin tam konumu kaynakta tarif edilmemiştir.
Yenicami (Humbarahâne-i Cedîd)
İstanbul · Türkiye · Kendisine verilen mesnevîhanlık görevini yürüttüğü cami; III. Selim buradaki mukabelelere genellikle katılırdı. İlişkili kişi dosyası Şeyh Gâlib : Şeyh Gâlib (1757–1799), Mevlevî dedesi ve Galata Mevlevîhânesi şeyhi; Hüsn ü Aşk mesnevisi ve divanıyla klasik Türk şiirinin son büyük temsilcilerindendir.
Bahariye Mevlevîhânesi
Eyüp, İstanbul · Türkiye · Kudümzenbaşı Ârif Dede'nin ölümünün ardından 18 Haziran 1885'te buranın kudümzenbaşılığına getirildi ve görevi vefatına kadar sürdürdü. 1870'te Mustafa Fâzıl Paşa'nın isteğiyle bestelediği sûzidil âyin ancak 1892'de burada mukabele edilebildi; şeyh Hüseyin Fahreddin Dede'nin kısa bir âyin ricası üzerine bestelediği sabâ-zemzeme âyini de 23 Aralık 1885'te burada okundu. Koordinat semt düzeyindedir; mevlevîhânenin tam konumu kaynakta tarif edilmemiştir.
Antakya — doğum ve menşe
Antakya · Türkiye · Antakya — doğum ve menşe. Kaynaklar Antakyalı olduğunu bildirir; doğduğu yapı veya mahalle bilinmediğinden şehir merkezi gösterilir. Biyografideki yeri Ali el-Arabî Efendi (ö. 1008/1599-1600), Antakya’dan İstanbul’a gelerek Bostan Efendi’den mülâzemet alan; Saraybosna ve Hezargrad’da müftülük, İstanbul’da fetva mukabelesi ve Babadağ’da müderrislik yapan Hanefî fakih ve Osmanlı âlimidir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Antakya — doğum ve menşe” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
İstanbul — tahsil, mülâzemet ve fetva mukabelesi
İstanbul · Türkiye · İstanbul — tahsil, mülâzemet ve fetva mukabelesi. 960/1553’te geldiği şehir ve daha sonraki fetva mukabelesi hizmetinin merkezidir; kesin ders ve büro yapısı belirlenmemiştir. Biyografideki yeri Ali el-Arabî Efendi (ö. 1008/1599-1600), Antakya’dan İstanbul’a gelerek Bostan Efendi’den mülâzemet alan; Saraybosna ve Hezargrad’da müftülük, İstanbul’da fetva mukabelesi ve Babadağ’da müderrislik yapan Hanefî fakih ve Osmanlı âlimidir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “İstanbul — tahsil, mülâzemet ve fetva mukabelesi” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Saraybosna — dört yıllık müftülük
Saraybosna · Bosna-Hersek · Saraybosna — dört yıllık müftülük. Dört yıl Saraybosna müftülüğü yaptığı kaynaklarla doğrulanır; harita şehir merkezini gösterir. Biyografideki yeri Ali el-Arabî Efendi (ö. 1008/1599-1600), Antakya’dan İstanbul’a gelerek Bostan Efendi’den mülâzemet alan; Saraybosna ve Hezargrad’da müftülük, İstanbul’da fetva mukabelesi ve Babadağ’da müderrislik yapan Hanefî fakih ve Osmanlı âlimidir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Saraybosna — dört yıllık müftülük” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Hezargrad — müftülük ve İbrahim Paşa Medresesi
Razgrad · Bulgaristan · Hezargrad — müftülük ve İbrahim Paşa Medresesi. Bugünkü Razgrad’da müftü ve İbrahim Paşa Medresesi müderrisi olarak görev yaptı; işaret şehir merkezidir. Biyografideki yeri Ali el-Arabî Efendi (ö. 1008/1599-1600), Antakya’dan İstanbul’a gelerek Bostan Efendi’den mülâzemet alan; Saraybosna ve Hezargrad’da müftülük, İstanbul’da fetva mukabelesi ve Babadağ’da müderrislik yapan Hanefî fakih ve Osmanlı âlimidir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Hezargrad — müftülük ve İbrahim Paşa Medresesi” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Babadağ — Sultan Bayezid Medresesi, vefat ve defin
Babadağ · Romanya · Babadağ — Sultan Bayezid Medresesi, vefat ve defin. Son vazife ve defin şehri bugünkü Romanya’daki Babadağ’dır; medrese ve kabrin kesin noktası doğrulanmadığından şehir merkezi gösterilir. Yapıyla ilişkili kişi Ali el-Arabî Efendi (ö. 1008/1599-1600), Antakya’dan İstanbul’a gelerek Bostan Efendi’den mülâzemet alan; Saraybosna ve Hezargrad’da müftülük, İstanbul’da fetva mukabelesi ve Babadağ’da müderrislik yapan Hanefî fakih ve Osmanlı âlimidir. Kayıt, Ali el-Arabî Efendi’in hayat güzergâhındaki bu yapıyla ilişkisini izlemek üzere kişi dosyasına bağlanmıştır.
Şeyh Sırrı
İstanbul · Türkiye · 1924-25'te Kādirî merkez Risâle-i Rifâiyye Şeyh Sırrî adını Rifâî merkezleri arasında verse de Sefîne-i Evliyâ'nın 1924-25 cetveli yapıyı açıkça Kādiriyye başlığı altında gösterir. Postnişin Kapanış arifesindeki şeyhi Abdullah Efendi'dir. Âyin günü cetvelde belirtilmemiştir. Son doğrulanabilir aidiyet esas alınarak ana yol Kādiriyye yapılmış, önceki Rifâî liste kaydı kaynak notunda korunmuştur.
Remli
İstanbul · Türkiye · Dönemsel aidiyet Remlî Dergâhı Risâle-i Rifâiyye'nin 56 merkezlik listesinde Rifâî adıyla geçer. Buna karşılık Hüseyin Vassâf'ın kapanış arifesindeki 1924-25 cetveli dergâhı Kādiriyye başlığı altında kaydeder. Son şeyh ve âyin günü Bu cetvelde postnişin Hâfız İlhâmî Efendi, âyin günü Çarşamba'dır. Vassâf ayrıca İlhâmî Efendi'yi Gavsî Efendi'nin halifesi olarak anar. Editoryal karar Erken Rifâî bağlantısı silinmedi; fakat son doğrulanabilir kurumsal durum esas alınarak ana aidiyet Kādiriyye'ye taşındı ve Rifâî evresi kaynak ihtilafı olarak korundu.
Hulvi Efendi
İstanbul · Türkiye · Sünbülî ve Gülşenî kuruluş katmanı Cemâleddin Mahmud Hulvî, Şehremini'ndeki baba evini tekkeye dönüştürdü. Kendisi Sünbülî terbiyesi görmüş, Mısır'da Gülşeniyye icazeti almıştı; yapı bu ilk dönemde Gülşenî tekke olarak tanındı. Rifâî meşihatına geçiş Vassâf, dergâh meşihatının daha sonra Rifâî bir zata verildiğini bildirir. 1924-25 cetvelinde de yapı Rifâiyye başlığı altında “Şehremini Hulvî Efendi Tekkesi” adıyla yer alır. Mekânın tarihini doğru okumak Ana aidiyet kapanış dönemindeki Rifâî durumu gösterir; Sünbülî ve Gülşenî kuruluş hafızası silinmez. Bu kayıt, İstanbul tekkelerinin aynı binada birden fazla irşad hattını ardışık taşıyabildiğinin açık örneğidir.
Şeyh Hulvânî
İstanbul · Türkiye · Ad ve yer eşleşmesi Risâle-i Rifâiyye merkez adını Şeyh Hulvânî, yerini Bozdoğan Kemeri olarak verir. İstanbul mukabele cetvelinde “Bozdoğan” Rifâîlerin Pazar günü toplandığı merkezlerden biridir. Doğrulanan bilgi İki kaynak birlikte tekkenin Rifâî kullanımını ve haftalık mukabele gününü doğrular. Şeyh Hulvânî'nin açık biyografisi ve post zinciri bulunmadığından yalnız addan kişi dosyası üretilmemiştir.
Eşrefî ve Rûmî Ayinleri
Kuud, kıyam, devrân ve musiki. Tezden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Cerrâhî Âsitânesinde Mukabele ve Hizmet Düzeni
Zikir halkası, devran, gülbank ve tekke görevleri. Envâr ve Tabakāt metninin ilgili bölümlerinden hazırlanmış kaynaklı inceleme.
Mevlevî Âyin-i Şerifinin Mûsiki Mimarisi
Mevlevî mukabelesinin tam akışı; icracıları, mekân düzeni, makam ve usûl örgüsü, dört selâmı, terennümleri, sembolik yorumları ve sahne icrasından farklarıyla birlikte.
Mevleviyye'nin Kuruluşu ve Kurumsallaşması
Mevlânâ çevresinden Konya merkezli tarikat teşkilatına. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.
Matbah-ı Şerif ve Binbir Günlük Mevlevî Çilesi
Saka postundan hücre sahibi dedeliğe hizmet yolculuğu. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.
Mevlevîlikte Semâ Meşki
Çivili tahta, çark, denge, zikir ve meydana çıkış. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.
Semâ Mukabelesi: Safhalar ve Sembol Dünyası
Meydanın hazırlanışından dört selâma, Kur'an ve gülbanka. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.
Mevlevî Âyin-i Şerif: Musiki, Erkân ve Sembol
Âyinin musiki mimarisi ile mukabele erkânını birbirine karıştırmadan okuma TDV İslâm Ansiklopedisi maddeleri mevcut monografilerle karşılaştırılarak özgün biçimde hazırlanmıştır.
İstanbul Tekkelerinde Tarikat Değişimi
Bir tekke binasının yüzyıllar boyunca farklı meşihat, zikir ve irşad hatlarına hizmet edebilmesini dört İstanbul örneği üzerinden açıklayan kurum tarihi dosyası.
Mevlevî Âyin Repertuvarı ve Bestekârlar
Makam adıyla anılan büyük form, meşk zinciri ve bestekâr çevreleri
Semâ Kaynakları ve Tören Düzeni
Semâ Hakkında Malumat belgesindeki tarih, meydan ve icra bilgilerini mevcut Mevlevî âyin dosyasıyla karşılaştıran kaynak notu.
Tulûb-i Nevbe: Tekke Mûsikisinde Ritim, Merasim ve Hafıza
Rifâî, Kādirî, Bedevî ve Sa‘dî tekke çevrelerinde görülen nevbe merasimini; kelime, saz, icracı ve kaynak boyutlarıyla ele alan dosya.
Sayfalar 18–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · ğunu ileri sürmesine benzerler. Babasının kim olduğu bilinmeyen ve bir fahişeden dünyaya gelen ne idüğü belirsiz bir piçe, böyle bir zat: (Evlâdım...) diyebilir mi, bilmem? Insan,
Sayfalar 17–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · Inned-diyne indallâh-il-islâm Al-i-Imran: 19 Allah katında makbul olan din, Islâmdır. Yüz suhuf, dört kitap, Hazret-i Adem'den beri gelen bütün Enbiyânın talimini ve neş'esini, kul
Sayfalar 44–50
Muzaffer Ozak Külliyatı · O salih ve ârif zat-1 şerifin ruhu kabzolununca, beşyüz rahmet meleği cesedinin yanında kalırlar, yakınları kendisini gasletmeden melekler o velinin cesedini yıkarlar, cennetten ge
Sayfalar 40–47
Muzaffer Ozak Külliyatı · mur etmiştir. Hâlet-i-ihtizardaki mü'mine, sağ tarafında cennetteki makamına nazar ettirir. Cennetteki makamını ve ona verilecek hurileri, sarayları, derecatı, hizmet ehli olan cen
Sayfalar 51–57
Muzaffer Ozak Külliyatı · her yaptıgını görür, her söylediğini işitir, her niyetini bilir. Onun için, sen de ona ibadet, tâ'at, sadakat, hayır ve hasenât ile yaklaş ki, Habib-i edib-i Kibriyâ'ya lûtfolunan
Sayfalar 63–68
Muzaffer Ozak Külliyatı · bından, celâlinden korkmadan, O'nu hakkıyle tanımadan Zât-1 ülühiyyetinden şefkat ve merhamet umarsın? O'nu hakkıyle tanı ki, şefkat ve merhamet olunasın. Allahu teâlâ da, kullar d
Sayfalar 88–95
Muzaffer Ozak Külliyatı · -- Yâ Resûl.. Benim dostlarım da on sınıf kimsedir: Birincisi, zâlim hükümdar ve beylerdir, halkın üzerine âmir olanlardır. Ikinci dostlarım, kibirlilerdir. Üçüncüsü, zâlimlere uşa
Sayfalar 96–102
Muzaffer Ozak Külliyatı · peygamberler o güneşten nur alan ay ve yıldızlar gibidirler. Nebiyyi ins-ü can aleyhi ve âlihi salâvatullah-ir-Rahman, ruh mesâbesinde ve bütün diger peygamberler vücuttaki diger u
Sayfalar 96–105
Muzaffer Ozak Külliyatı · ve felâketlere ma'ruz kalır mı idik? Artık, ilelebet burada kalacak, bu korkunç azabı tadarak yanacağız. Bizi sen idlâl ettin, hak yolundan sen alıkoydun, ebedî saadetten mahrum et
Sayfalar 109–116
Muzaffer Ozak Külliyatı · için Rabbil-âlemiyne dua ederler. Onlar, iyi bilirler ki, dua Allahu tealâ'ya, Resûl-ü müctebâ'ya ve âhiret gününe iyman edenlerin tek merci'i Cenab-ı vâcib-il vücud ve sahib-il ke
Sayfalar 114–119
Muzaffer Ozak Külliyatı · lim, çünkü, hiçbir şey yoktur ki, dünyâda, âhiretin bir nümuncsi olmasın. Yâni, âhirette ne varsa onun bir ifadesi, bir nümunesi, bir örneği ve bir işareti mutlaka ve mutlaka dünya
Sayfalar 122–128
Muzaffer Ozak Külliyatı · kötü ve çirkin fiil ve amellerinle, suçların ve kabahatlerinle, irili ufaklı günahlarınla başbaşa kalacaksın. Acaba, o korkunç ânı, ölüm acılarını, pişmanlık sancılarını, o karanlı