Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

35 sonuç · “Karar

01
Şahsiyet

Hüseyin Hüsnü Sarıer Ceyhun

Zileli Hacı Bekir Baba'nın halifesi Hüseyin Hüsnü Sarıer Ceyhun, Meclis-i Meşâyih kararıyla Üsküdar Rifâî Âsitânesi'nin son postnişini oldu.

02
Şahsiyet

Muîd Ahmed Efendi

Muîd Ahmed Efendi (ö. 20 Rebîülevvel 1057 / 25 Nisan 1647); Osmanlı şeyhülislâmı. Bir mevlid cemiyetindeki oturma sırası yüzünden meşihat yoluna girmiş; kararlı kişiliğiyle IV. Murad'a karşı bile geri adım atmamıştır. Doğum yeri hakkındaki yaygın bilgi yanlıştır.

03
Sözlük

Karar

Bir hâlin hakikati hakkındaki tereddüdün ortadan kalkması; kalbin şüphe ve kararsızlıktan kurtularak mânevî sükûna ermesi.

04
Mekân

Hasîrîzâde Dergâhı

İstanbul · Türkiye · İstanbul’daki en meşhur Sa‘dî dergâhlarından biri olan bu tekkenin son şeyhidir. 1880’den 1925’e kadar burada şeyhlik yapmış, Mesnevî, şemail, hadis ve dinî ilimleri okutmuş; II. Abdülhamid’in iradesiyle 1887’de yeniden inşa edilen binaların mimarlığını da kendisi üstlenmiştir.

05
Mekân

Serez (idam ve ilk kabir)

Serres · Yunanistan · Padişahın huzuruna getirildiği, kurulan ilim heyetinin kararıyla 1420'de idam edilip defnedildiği şehir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Bedreddin-i Simâvnâvî : Şeyh Bedreddin (ö. 1420), Simavna kadısının oğlu; Kahire’de fıkıh tahsil eden, Hüseyin Ahlâtî’ye intisap eden, Musa Çelebi’nin kazaskerliğini yapan ve eserleri etrafında yoğun tartışmalar doğuran Osmanlı âlimidir.

06
Mekân

Sinân-ı Erdebîlî Zâviyesi

İstanbul · Türkiye · Sefîne'ye göre Sinân-ı Erdebîlî'nin sülûkünü tamamladıktan sonra kendi kazancından artan varidatı biriktirerek Ayasofya civarında bina ettiği ve irşadla meşgul olduğu zâviye; kaynak dergâhın Ayasofya Câmi-i şerîfinin karşısında bulunduğunu belirtir. Vakfını da kendisi tayin etmiştir. Vassâf'ın devrinde yeniden inşa edilmiş ve meşîhatine Şeyh Sırrı Efendi tayin edilmiştir. Koordinat Ayasofya karşısı tarifine göre yaklaşık değerdir. 1910 Meşihat kayıtları Ayasofya-i Kebîr çevresindeki Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı için 1910’da vekâlet, tahsisat ve meşihat cihetine dair ayrı Meclis-i Meşâyih kararları vardır. Bu olaylar, pîrin biyografisi değil dergâhın sonraki kurumsal işleyişi olarak okunur. 1890 Meşihat kaydı Büyük Ayasofya’daki Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı Vakfının Çorlu’daki hâsılatından, dergâhın şeyhi Mustafa Safvet Efendi’nin hissesinin usule uygun bir şekilde verilmesi. Bu belge, kurumun 1890 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1892 Meşihat kaydı Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı’na meşruta olan Çorlu’da Kemahlı karyesi öşür hâsılatının; meşihat hissedarları olan dergâhın şeyhi Mustafa Safvet Efendi ile biraderi Rıza ve amcazâdesi Rifat efendilere pay edilmesinin Çorlu niyâbetine tebliği. Bu belge, kurumun 1892 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1893: vakıf geliri ve dergâh masrafları 1893 tarihli kayıtta, Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı’na bağlı Çorlu Kemahlar köyü âşâr gelirinin bir bölümünün dergâhın taamiye masrafına ayrıldığı; kalan hisselerin ise kayıtta adı geçen görevliler arasında paylaştırıldığı belirtilir. Bu kayıt, kurumun vakıf gelir düzenine dairdir. 1896: vakıf gelir paylaşımının yeniden düzenlenmesi 1896 tarihli kayıtta, Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı’na bağlı Çorlu gelirleriyle ilgili önceki paylaşımın masrafları karşılamadığı belirtilir; dergâh giderleri ve kayıtta geçen hissedarlar için yeni bir dağıtım kararı ele alınır. Bu, vakıf idaresine ilişkin kurum kaydıdır. 1909: vekâlet sırasında tayinatın sürdürülmesi 1909 tarihli kayıtta, Ayasofya’daki Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı meşihatı hakkındaki dava sonuçlanıncaya kadar Sırrî Efendi’nin resmî vekil tayin edildiği ve dergâh açık olduğundan ekmek ile diğer tayinatın sürdürülmesinin istendiği görülür. Bu, geçici vekâlet ve kurum işleyişi kaydıdır.

07
Mekân

Beşir Ağa Dergâhı

İstanbul · Türkiye · Şeyhi Tâhâ el-Harîrî'nin vefatını hac dönüşünde öğrenip İstanbul'a gitmeye karar veren Esad Efendi'nin şehre geldiğinde bir süre misafir olarak kaldığı dergâh. İlişkili kişi dosyası Muhammed Esad Erbîlî : Muhammed Esad Erbîlî (1847–1931), Erbil Hâlidî çevresinden İstanbul’a gelerek Kelâmî ve Selimiye dergâhlarında irşad faaliyetini sürdüren; Cem‘iyyet-i Sûfiyye ile Meclis-i Meşâyih’te görev alan Nakşibendî-Hâlidî şeyhi, şair ve müelliftir.

08
Mekân

Cend

Cend · Kazakistan · Cendî'nin doğduğu şehir; nisbesi buradan gelir. Doğum tarihi, ailesi ve ilk yılları hakkında bilgi yoktur. Nisbesinin bazı kaynaklarda “Cenedî” biçiminde kaydedilmesi yanlıştır — Cened, Yemen'de bir kasabanın adıdır. Tasavvufa yönelme kararından sonra annesinden kalan mirası babasına bağışlayıp hanımına mehrini ödeyerek hacca gitmek üzere buradan ayrıldı. Tarihî şehrin bugünkü yeri kesinleştirilmediğinden koordinat verilmemiştir.

09
Mekân

Edirne

Edirne · Türkiye · Kaynak, Câhidî Ahmed Efendi'nin Edirne'de doğduğunu, Kitâbü'n-Nasîha 'dan Rumelili bir aileden geldiğinin ve babasının adının Muhammed olduğunun anlaşıldığını bildirir. Muhtemelen Halvetî-Uşşâkī hilâfetini de burada almıştır.

10
Mekân

Dizec Tekkesi ve Medresesi

Urumiye · İran · İran’a geçtikten sonra Mergever mıntıkasında Dizec köyünde karar kılarak kurduğu tekke ve medrese; Nehrî kolunun yeni merkezi burası olmuştur. Cenazesi de Dizec’e götürülmek üzere uğurlanmıştır. Tekkeye sonraki dönemde ailesi bakmıştır.

11
Mekân

Sokullu Mehmed Paşa Külliyesi Tekkesi

İstanbul · Türkiye · Kadırga'daki Sokullu Mehmed Paşa Külliyesi'nin tekke bölümüne postnişin olarak görev alması kararlaştırılmıştı; inşaat bitirilmeden 981 (1574) yılında vefat etti. Bu ölüm, tekkenin cami ve medreseye göre daha geç tamamlandığını gösteren bir işaret sayılır. Aynı avluyu paylaşan cami-medrese ikilisi 979 (1572) yılında tamamlanmış, arazinin daha yüksek kotundaki tekke ise güneydeki Su Terazisi sokağına açılan bağımsız bir girişle donatılmıştır.

12
Mekân

Hasîrîzâde Dergâhı ile Mahmud Ağa Camii arasındaki hazîre

İstanbul · Türkiye · 3 Ocak 1927 Pazartesi günü vefat ettiğinde, tekkesiyle Mahmud Ağa Camii arasındaki hazîreye defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Hasîrîzâde Muhammed Elîf Efendi : Hasîrîzâde Muhammed Elîf Efendi (1850–1927), Sütlüce Sa‘dî Dergâhı’nın şeyhi; Mesnevî ve Şemâil dersleri, çoklu icazetleri, Meclis-i Meşâyih reisliği ve eserleriyle son dönem İstanbul tasavvuf hayatının güçlü âlimlerinden biridir.

13
Mekân

Câhidî Ahmed Efendi Tekkesi

Çanakkale · Türkiye · Hilâfet aldıktan sonra Çanakkale'ye giderek Kilitbahir'de bir tekke kurdu ve irşad faaliyetini burada sürdürdü. Kaynak tekkenin Kilitbahir'de bulunduğunu söyler, mevkiini tarif etmez. İlişkili kişi dosyası Edirneli Câhidî Ahmed Efendi : Câhidî Ahmed Efendi (ö. 1070/1659-60), Kilitbahir'de kurduğu tekke çevresinde irşad eden, Câhidiyye'ye adını veren Halvetî-Uşşâkî şeyhi ve mutasavvıf şairdir.

14
Mekân

Câhidî Ahmed Efendi Türbesi

Çanakkale · Türkiye · Türbesi Çanakkale'nin önemli ziyaret yerlerindendir ve kendi adıyla anılan mescidin ön tarafında yer alır. Kaynak, halk arasında yanlışlıkla “Câhide Sultan” diye anıldığını da kaydeder. İlişkili kişi dosyası Edirneli Câhidî Ahmed Efendi : Câhidî Ahmed Efendi (ö. 1070/1659-60), Kilitbahir'de kurduğu tekke çevresinde irşad eden, Câhidiyye'ye adını veren Halvetî-Uşşâkî şeyhi ve mutasavvıf şairdir.

15
Mekân

Medine

Medine · Suudi Arabistan · Hayatının ilk devresini babası Ca'fer es-Sâdık'ın yanında geçirdiği ve Hârûnürreşîd'in hilâfetine kadar (170/786) kaldığı şehir; Mescid-i Nebevî'de verilen kararla buradan tutuklanarak götürüldü. İlişkili kişi dosyası Mûsâ el-Kâzım : Câfer es-Sâdık'ın oğlu; sabrı, öfkesini yenmesi, ibadeti ve hadis rivayetiyle tanınan Ehl-i beyt büyüğü.

16
Makale

Mevlevî Âyin-i Şerifinin Mûsiki Mimarisi

Mevlevî mukabelesinin tam akışı; icracıları, mekân düzeni, makam ve usûl örgüsü, dört selâmı, terennümleri, sembolik yorumları ve sahne icrasından farklarıyla birlikte.

17
Makale

Meclis-i Meşâyıh: Tekke İdaresinin Kurumsallaşması

1866'dan 1925'e merkezileşme, ehliyet ve tevcih. Yeni OCR kaynaklarının sayfa ve başlık denetimiyle hazırlandı.

18
Makale

Matbah-ı Şerif ve Binbir Günlük Mevlevî Çilesi

Saka postundan hücre sahibi dedeliğe hizmet yolculuğu. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.

19
Makale

XIX. Yüzyıl Anadolu Tasavvuf Haritası

On dokuzuncu yüzyıl Anadolu tasavvufunu yalnız tekke sayılarıyla değil; tarikat kolları, şehir ağları, göçler, cami ve hâne tekkeleri, Meclis-i Meşâyih, ulema, mûsiki ve gündelik hizmet kurumları üzerinden okuyan kapsamlı dönem dosyası.

20
Makale

Semâ Mukabelesi: Safhalar ve Sembol Dünyası

Meydanın hazırlanışından dört selâma, Kur'an ve gülbanka. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.

21
Makale

İstanbul'dan Balkanlar'a Rifâî-İzzeddînî Silsilesi

İstanbul Rifâî âsitânelerini, postnişin zincirlerini, zâkirbaşı-musiki çevresini ve Balkan dergâhlarını kişi–mekân ilişkileriyle izleyen ayrıntılı ağ dosyası.

22
Makale

Kādiriyye'nin Afrika ve Güneydoğu Asya Ağları

Küntiyye, Sokoto, Mürîdiyye ve Sambasî terkibi üzerine kişi, eser, mekân ve silsile bağlantılarını birleştiren ayrıntılı dosya.

23
Makale

Çiştî Hankahında Mutfak, Misafir ve Hizmet

Açık kapı Hankah yolcu, yoksul, öğrenci, şair ve şehir halkına açık tutuldu. Yemek dağıtımı yalnız yardım değil, eşitlik ve misafirperverlik terbiyesiydi. Fütuh ve mülkiyet İlk şeyhler özel servet biriktirmeye ve saray bağışına mesafeli durdu; kendiliğinden gelen fütuh günlük ihtiyaç ve misafirler için harcandı. Siyasî

24
Eser

SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI

Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e

25
Eser

TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ

Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne

26
Eser

Sayfalar 2–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,

27
Eser

Sayfalar 4–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1

28
Eser

Sayfalar 4–13

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist

29
Eser

Sayfalar 1–8

Muzaffer Ozak Külliyatı · eSSz ELHAC MUZAFFER OZAK İR$ÂD 152 0 3.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALAH

30
Eser

Sayfalar 1–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA

31
Eser

Sayfalar 14–20

Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi

32
Eser

Sayfalar 10–15

Muzaffer Ozak Külliyatı · katre, güneşlerden bir zerre olarak Allahın bize ihsanı kadar anlatabilecegiz. Zira, kelimatullahı; denizler mürekkep, agaçlar kalem, yerler ve gökler kâğıt ve defter, insan ve mel

33
Eser

Sayfalar 9–16

Muzaffer Ozak Külliyatı · Okuduğum âyet-i celile, işte o günü yani ölüm gününü, başka bir tâ'birle zâlimin mazlûmun eline geçeceği kıyâmet gününü anlatmaktadır. Bu şiddetli ve dehşetli günün başlangıcı düny

34
Eser

Sayfalar 16–22

Muzaffer Ozak Külliyatı · attı. Biz narı gülzar eyledik. Bizim için nara düşene nâr nûr olur. Bizim iznimiz olmadıkça ateş yakmaz. Suretperestler ateşi yakar zannederler. Işte Nemrud öyle zannetmişti. Ateş,

35
Eser

Sayfalar 19–24

Muzaffer Ozak Külliyatı · çimleri dar, vakitleri dar, ömürleri acı bir zarar içinde geçer. Onlar, daha burada hamiym suyundan içer. Her ne ka dar zâhiren, yani dış görünüşleri itibariyle rahat ve huzur için