Ara
Menü

Muîd Ahmed Efendi

Muîd Ahmed Efendi (ö. 20 Rebîülevvel 1057 / 25 Nisan 1647); Osmanlı şeyhülislâmı. Bir mevlid cemiyetindeki oturma sırası yüzünden meşihat yoluna girmiş; kararlı kişiliğiyle IV. Murad'a karşı bile geri adım atmamıştır. Doğum yeri hakkındaki yaygın bilgi yanlıştır.

Doğum
1648
Vefat
1725
Unvan
Osmanlı müderrisi ve kadısı

Doğum yeri meselesi

Yûsuf adlı bir kişinin oğludur.

Biyografisini veren kaynakların çoğunda Tokat'a bağlı Kazova'da doğduğu belirtilirse de bu bilgi Şeyhî'de yer alan, “Vilâyet-i Anadolu'da Kazdağı nahiyesinde zâhir ve nümâyan olduğu” ifadesinin yanlış anlaşılmasından kaynaklanmıştır.

Kazdağı bölgesi Tokat'ın Kazova'sı olmayıp Batı Anadolu'da Edremit körfezinin kuzeyinde bulunur.

Adının kaynağı

Tahsil için İstanbul'a giden Ahmed Efendi, Kınalızâde Fehmi Mehmed Efendi'den ders aldı.

Ali Paşa-yı Cedîd (Semiz Ali Paşa) Medresesi'nde onun muîdi olduğu için bu lakapla anıldı.

Cemâziyelâhir 1003'te (Şubat 1595) Kınalızâde'den mülâzemet aldı ve müderrisliğe başladı.

Medrese basamakları

40 akçe medreseden mâzul olduktan sonra sırasıyla Şevval 1021'de (Aralık 1612) Topkapı'da sur içinde Ahmed Paşa Medresesi'ne, Cemâziyelevvel 1023'te (Haziran 1614) Mahmud Paşa Medresesi'ne, Zilhicce 1027'de (Kasım-Aralık 1618) Gazanfer Ağa Medresesi'ne, ahir">Rebîülâhir 1029'da (Mart 1620) Sahn-ı Semân medreselerinden birine, Şâban 1031'de (Haziran 1622) Haseki Sultan Medresesi'ne, Receb 1032'de (Mayıs 1623) Yavuz Sultan Selim Medresesi'ne, Cemâziyelâhir 1033'te (Nisan 1624) Süleymaniye medreselerinden birine, Cemâziyelâhir 1034'te (Mart-Nisan 1625) Süleymaniye Dârülhadisi'ne tayin edildi.

Kadılık ve kazaskerlik

Ardından kadılığa geçti ve Cemâziyelâhir 1035'te (Mart 1626) Şam kadısı oldu. Zilkade 1036'da (Temmuz-Ağustos 1627) azledildi.

Safer 1039'da (Eylül-Ekim 1629) Kahire kadılığına gönderildi ve Receb 1040'a (Şubat 1631) kadar görev yaptı. Buradaki kadılığı sırasında daha sonra sadrazam olan Sultanzâde Mehmed Paşa ile dostluk kurdu. Onun ileride yükselmesinde bu dostluğun önemli rolünün bulunduğu anlaşılmaktadır.

Rebîülevvel 1043'te (Eylül 1633) Edirne ve Receb 1045'te (Aralık 1635 - Ocak 1636) İstanbul kadılıklarına getirildi.

Değnek hadisesi ve azil

Zilkade 1046'da (Nisan 1637) Anadolu kazaskerliğine tayin edilen Ahmed Efendi, IV. Murad'ın Bağdat seferine katılmak üzere hazırlık yaptığı sırada cereyan eden bir olay yüzünden azledildi (5 Muharrem 1048 / 19 Mayıs 1638).

Kaynaklara göre, ordu Üsküdar'da iken Şeyhülislâm Zekeriyyâzâde Yahyâ Efendi'den mülâzemet almış olan Molla Hüseyin adlı bir kişi medreseye tayini için Rumeli kazaskerine dilekçeyle başvurmuş ve Rumeli kazaskeri divanında hakkı olan medresenin kendisine verilmediğini yüksek sesle söylemiş, Ahmed Efendi de sinirlenerek azarladığı bu müderris adayının kendisine karşılık vermesi üzerine onu değnekle dövmüştü.

Şeyhülislâm Yahyâ Efendi, talebesine böyle muamele edilmesinden dolayı üzülmüş, bu gelişmeleri öğrenen IV. Murad ilim erbabına daha nazik davranılmasını, şikâyetlerinin dikkate alınmasını bildirmek üzere musâhibi Hüseyin Paşa'yı Ahmed Efendi'ye göndermiş, Ahmed Efendi ise kendisinin ilmiye ricâlinin tayin ve azli konusunda kurallara hassasiyetle uyduğunu, kimsenin iltimasıyla ve rüşvetle iş yapmadığını sert bir üslûpla ona bildirmiş, paşa da bu cevabı abartılı bir şekilde IV. Murad'a arzetmişti.

Bu durum üzerine Ahmed Efendi, görevden alınıp kadılık ve müftülük verilerek Belgrad'a yollanmıştı.

Dönüş ve şeyhülislâmlık

Ahmed Efendi'nin mâzuliyet dönemi kısa sürdü. Zilkade 1049'da (Mart 1640) ikinci defa Anadolu kazaskeri, Cemâziyelevvel 1051'de (Ağustos 1641) ikinci defa Rumeli kazaskeri oldu. Rebîülevvel 1054'te (Mayıs 1644) emekliye sevkedildi.

Emekliliği döneminde katıldığı bir mevlid cemiyeti sırasında gelişen olaylar ona şeyhülislâmlık yolunu açtı.

Naîmâ'nın belirttiğine göre törende, Anadolu kazaskeri olan Cinci Hüseyin Efendi ilmiye teşrifatına aykırı olarak Muîd Ahmed Efendi'nin üst tarafına oturmuş, bundan rahatsızlık duyan Ahmed Efendi, hâmisi Sadrazam Sultanzâde Mehmed Paşa'ya şikâyette bulunmuş, sadrazam da bunun ancak şeyhülislâm olmakla hallolacağını söylemiştir.

Bunun üzerine Ahmed Efendi paraya büyük zaafı olan Sultanzâde'ye 70 kese vermiş, Sultanzâde onu şeyhülislâm yapmayı başaramamışsa da Silâhdar Yûsuf Paşa'ya tavsiyede bulunmuştur. Ahmed Efendi 30 kese de Yûsuf Paşa'ya vermiş ve sonunda şeyhülislâm olmuştur.

29 Zilkade 1055'te (16 Ocak 1646) Ebûsaid Mehmed Efendi'nin yerine şeyhülislâmlığa getirilen Ahmed Efendi, 20 Rebîülevvel 1057'de (25 Nisan 1647) ölümüne kadar bir yıl üç ay on gün meşihat makamında kaldı.

Vecîhî ve Naîmâ'nın eserlerinde 20 Muharrem olarak verilen ölüm tarihi yanlıştır.

Medresesi

Sağlığında evinin yakınında inşasına başlanan medrese vasiyeti üzerine ölümünden kısa bir süre sonra tamamlandı ve yanında yaptırılan türbeye defnedildi.

Ahmed Efendi'nin kararlı bir kişi olduğu, birçok haksızlığa karşı koyduğu kaynaklarda belirtilmektedir. Çağdaşı Karaçelebizâde Abdülaziz Efendi de onun hakkında genellikle olumlu ifadeler kullanır.

Muîd Ahmed Efendi'nin yaptırdığı medrese, Fâtih Camii'nin Haliç tarafında Kadı Çeşmesi sokağı başında yer almakta olup odalarından sadece biri günümüze kadar gelebilmiştir.

1869 yılındaki tesbite göre medresede bir dersiâm görev yapmakta ve on sekiz talebe ders görmekteydi; 1918'de yangınlarda evleri yananların ikametine tahsis edilmişti.

COĞRAFÎ HAFIZA8 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi8 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 6 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Kazova mı, Kazdağı mı?

Kaynaklara yerleşmiş bir okuma hatası.

Metni gösterMetni daralt

Biyografisini veren kaynakların çoğunda Tokat'a bağlı Kazova'da doğduğu belirtilirse de bu bilgi Şeyhî'de yer alan, “Vilâyet-i Anadolu'da Kazdağı nahiyesinde zâhir ve nümâyan olduğu” ifadesinin yanlış anlaşılmasından kaynaklanmıştır.

Kazdağı bölgesi Tokat'ın Kazova'sı olmayıp Batı Anadolu'da Edremit körfezinin kuzeyinde bulunur.

Çerçeve. Tek bir kelimenin yanlış okunması, bir şeyhülislâmın memleketini Anadolu'nun bir ucundan diğerine taşımıştır. Hata, sonraki bütün biyografi kaynaklarına geçmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muîd Ahmed Efendi”, c. 31.
BİYOGRAFİK KAYIT

Değnekle dövülen müderris adayı

IV. Murad'ın müdahalesi ve azil.

Metni gösterMetni daralt

Ordu Üsküdar'da iken Şeyhülislâm Zekeriyyâzâde Yahyâ Efendi'den mülâzemet almış olan Molla Hüseyin adlı bir kişi medreseye tayini için başvurmuş ve Rumeli kazaskeri divanında hakkı olan medresenin kendisine verilmediğini yüksek sesle söylemiş, Ahmed Efendi de sinirlenerek azarladığı bu müderris adayının kendisine karşılık vermesi üzerine onu değnekle dövmüştü.

Şeyhülislâm Yahyâ Efendi, talebesine böyle muamele edilmesinden dolayı üzülmüş, bu gelişmeleri öğrenen IV. Murad ilim erbabına daha nazik davranılmasını bildirmek üzere musâhibi Hüseyin Paşa'yı Ahmed Efendi'ye göndermiştir.

Ahmed Efendi ise kendisinin ilmiye ricâlinin tayin ve azli konusunda kurallara hassasiyetle uyduğunu, kimsenin iltimasıyla ve rüşvetle iş yapmadığını sert bir üslûpla ona bildirmiş, paşa da bu cevabı abartılı bir şekilde IV. Murad'a arzetmişti.

Bu durum üzerine Ahmed Efendi, görevden alınıp kadılık ve müftülük verilerek Belgrad'a yollanmıştı.

Çerçeve. Azlin sebebi dayak değil, padişahın uyarısına verilen sert cevaptır — üstelik cevabı paşanın abartarak arzettiği kaynakta açıkça kaydedilir. IV. Murad'ın en sert döneminde bunun sonucunun sürgünle sınırlı kalması dikkate değerdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Kâtib Çelebi, II, 193; Naîmâ, III, 312-314.
BİYOGRAFİK KAYIT

Oturma sırası yüzünden şeyhülislâm olmak

Bir mevlid cemiyeti ve 100 kese.

Metni gösterMetni daralt

Naîmâ'nın belirttiğine göre törende, Anadolu kazaskeri olan Cinci Hüseyin Efendi ilmiye teşrifatına aykırı olarak Muîd Ahmed Efendi'nin üst tarafına oturmuş, bundan rahatsızlık duyan Ahmed Efendi, hâmisi Sadrazam Sultanzâde Mehmed Paşa'ya şikâyette bulunmuş, sadrazam da bunun ancak şeyhülislâm olmakla hallolacağını söylemiştir.

Bunun üzerine Ahmed Efendi paraya büyük zaafı olan Sultanzâde'ye 70 kese vermiş, Sultanzâde onu şeyhülislâm yapmayı başaramamışsa da Silâhdar Yûsuf Paşa'ya tavsiyede bulunmuştur. Ahmed Efendi 30 kese de Yûsuf Paşa'ya vermiş ve sonunda şeyhülislâm olmuştur.

Çerçeve. Anlatı bir çelişki taşır: dokuz yıl önce “kimsenin iltimasıyla ve rüşvetle iş yapmadığını” söyleyerek kazaskerlikten olan kişi, bu defa iki paşaya toplam 100 kese vermiştir. Naîmâ'nın kaydı bir vâkıa değil bir rivayettir; buna karşılık çağdaşı Karaçelebizâde Abdülaziz Efendi onun hakkında genellikle olumlu ifadeler kullanır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Naîmâ, Târih, IV, 72-73.
BİYOGRAFİK KAYIT

Kahire'de kurulan dostluk

Sultanzâde Mehmed Paşa hâmiliği.

Metni gösterMetni daralt

Safer 1039'da (Eylül-Ekim 1629) Kahire kadılığına gönderildi ve Receb 1040'a (Şubat 1631) kadar görev yaptı.

Buradaki kadılığı sırasında daha sonra sadrazam olan Sultanzâde Mehmed Paşa ile dostluk kurdu. Onun ileride yükselmesinde bu dostluğun önemli rolünün bulunduğu anlaşılmaktadır.

Çerçeve. On beş yıl sonra şeyhülislâmlığa giden yol da bu dostluktan geçecektir. Osmanlı ilmiyesinde taşra kadılıkları, ilerideki ittifakların kurulduğu yerlerdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muîd Ahmed Efendi”, c. 31.
BİYOGRAFİK KAYIT

Bir yıl üç ay on gün

Kısa süren meşihat.

Metni gösterMetni daralt

29 Zilkade 1055'te (16 Ocak 1646) Ebûsaid Mehmed Efendi'nin yerine şeyhülislâmlığa getirilen Ahmed Efendi, 20 Rebîülevvel 1057'de (25 Nisan 1647) ölümüne kadar bir yıl üç ay on gün meşihat makamında kaldı.

Vecîhî ve Naîmâ'nın eserlerinde 20 Muharrem olarak verilen ölüm tarihi yanlıştır.

Çerçeve. Bunca çabayla ulaştığı makamda kalış süresi on beş aydır ve azille değil ölümle sona ermiştir. Aynı yıllar Girit seferinin başladığı, sadrazamların hızla değiştiği çalkantılı bir dönemdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muîd Ahmed Efendi”, c. 31.
BİYOGRAFİK KAYIT

Vasiyetle tamamlanan medrese

Ölümünden sonra biten yapı.

Metni gösterMetni daralt

Sağlığında evinin yakınında inşasına başlanan medrese vasiyeti üzerine ölümünden kısa bir süre sonra tamamlandı ve yanında yaptırılan türbeye defnedildi.

Muîd Ahmed Efendi'nin yaptırdığı medrese, Fâtih Camii'nin Haliç tarafında Kadı Çeşmesi sokağı başında yer almakta olup odalarından sadece biri günümüze kadar gelebilmiştir.

1869 yılındaki tesbite göre medresede bir dersiâm görev yapmakta ve on sekiz talebe ders görmekteydi; 1918'de yangınlarda evleri yananların ikametine tahsis edilmişti.

Çerçeve. Medrese iki asır boyunca işlemiş, sonunda felâketzedelere barınak olmuştur. Bugün tek bir oda kalmıştır — bir şeyhülislâmın arkasında bıraktığı yapıdan geriye kalan.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muîd Ahmed Efendi”, c. 31.

Eserleri ve metinleri

İlk 3 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Muîd Ahmed Efendi Medresesi

Geriye kalan tek oda.

Metni gösterMetni daralt

Muîd Ahmed Efendi'nin yaptırdığı medrese, Fâtih Camii'nin Haliç tarafında Kadı Çeşmesi sokağı başında yer almakta olup odalarından sadece biri günümüze kadar gelebilmiştir.

1869 yılındaki tesbite göre medresede bir dersiâm görev yapmakta ve on sekiz talebe ders görmekteydi; 1918'de yangınlarda evleri yananların ikametine tahsis edilmişti.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Kütükoğlu (naklen), s. 197.
ESER / METİN

Hakkındaki kaynaklar

Kâtib Çelebi, Naîmâ, Şeyhî.

Metni gösterMetni daralt

Hayatına dair bilgilerin ana kaynakları Kâtib Çelebi (Fezleke, II, 193), Naîmâ (Târih, III, 312-314; IV, 72-73, 164), Şeyhî (Vekāyiu'l-fuzalâ) ve Karaçelebizâde Abdülaziz Efendi'dir.

Çerçeve. Kaynaklar hem hata kaynağıdır hem tashih vesilesi: doğum yeri yanlışı Şeyhî'nin bir ifadesinin yanlış okunmasından, ölüm tarihi yanlışı ise Vecîhî ile Naîmâ'nın kaydından gelir — “20 Muharrem olarak verilen ölüm tarihi yanlıştır.”

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muîd Ahmed Efendi”, c. 31.
ESER / METİN

Telifi yok

Kalem değil karar bırakan bir şeyhülislâm.

Metni gösterMetni daralt

Kaynakta ona ait bir telif zikredilmez; arkasında bıraktığı bir medrese, bir türbe ve on beş aylık bir meşihattır.

Çerçeve. Şeyhülislâmların bir kısmı — Bostanzâde, Zekeriyyâzâde Yahyâ, Kemalpaşazâde — kalemleriyle de anılır; Muîd Ahmed Efendi ise yalnız görevleriyle. Bu, XVII. yüzyıl ortasında meşihatın giderek idarî bir makama dönüştüğünün de işaretidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muîd Ahmed Efendi”, c. 31.

Kavram dünyası

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Muîd

Adının geldiği görev.

Metni gösterMetni daralt

Muîd, medresede müderrisin dersini talebeye tekrar eden, bugünkü asistanlığa benzer görevdir.

Tahsil için İstanbul'a giden Ahmed Efendi, Kınalızâde Fehmi Mehmed Efendi'den ders aldı. Ali Paşa-yı Cedîd (Semiz Ali Paşa) Medresesi'nde onun muîdi olduğu için bu lakapla anıldı.

Çerçeve. Şeyhülislâmlığa kadar yükselmiş bir kişinin, ilmiye yolunun en alt basamağındaki görevle anılması dikkate değerdir; lakap, elli yılı aşan bir kariyer boyunca üzerinde kalmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muîd Ahmed Efendi”, c. 31.
TARİHÎ KAYIT

Mülâzemet

İlmiyeye giriş.

Metni gösterMetni daralt

Mülâzemet, medrese tahsilini bitiren adayın müderrislik veya kadılık sırasına girmesidir; kimden alındığı ilmiyedeki bağlılığı da belirler.

Cemâziyelâhir 1003'te (Şubat 1595) Kınalızâde'den mülâzemet aldı ve müderrisliğe başladı.

Çerçeve. Kariyerini bitiren hadise de bir mülâzemet meselesidir: dövdüğü Molla Hüseyin, Şeyhülislâm Zekeriyyâzâde Yahyâ Efendi'den mülâzemet almış biriydi; şeyhülislâmın üzülmesinin sebebi de talebesinin kendi mülâzımı olmasıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muîd Ahmed Efendi”, c. 31.
TARİHÎ KAYIT

İlmiye teşrifatı

Oturma düzeninin anlamı.

Metni gösterMetni daralt

Teşrifat, resmî merasimlerde rütbe sırasına göre yer alma düzenidir; ilmiyede bu sıra makam ve kıdemle belirlenir.

Törende, Anadolu kazaskeri olan Cinci Hüseyin Efendi ilmiye teşrifatına aykırı olarak Muîd Ahmed Efendi'nin üst tarafına oturmuştur.

Çerçeve. Ahmed Efendi o sırada emeklidir ve iki defa Rumeli kazaskerliği yapmıştır; Cinci Hüseyin ise IV. Mehmed'in hocası olarak hızla yükselen, kıdemsiz bir isimdir. Meselenin bir minder değil, ilmiye düzeninin bozulması olduğu buradan anlaşılır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Naîmâ, Târih, IV, 72-73.
KAVRAM

Medrese basamakları

Kırk akçeden Dârülhadis'e.

Metni gösterMetni daralt

Osmanlı ilmiyesinde müderrislik, günlük akçe yevmiyesine göre derecelenir; en üst basamak Süleymaniye Dârülhadisi'dir.

Ahmed Efendi'nin sırası: 40 akçe medrese → Ahmed Paşa (1612) → Mahmud Paşa (1614) → Gazanfer Ağa (1618) → Sahn-ı Semân (1620) → Haseki Sultan (1622) → Yavuz Sultan Selim (1623) → Süleymaniye (1624) → Süleymaniye Dârülhadisi (1625).

Çerçeve. On üç yılda dokuz basamak — mülâzemetten Dârülhadis'e geçiş normal seyrindedir. Kadılığa ancak bundan sonra, Şam ile başlayarak geçmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muîd Ahmed Efendi”, c. 31.
KAVRAM

Kararlılık mı, sertlik mi?

Kaynakların hükmü.

Metni gösterMetni daralt

Ahmed Efendi'nin kararlı bir kişi olduğu, birçok haksızlığa karşı koyduğu kaynaklarda belirtilmektedir.

Çağdaşı Karaçelebizâde Abdülaziz Efendi de onun hakkında genellikle olumlu ifadeler kullanır.

Çerçeve. Aynı mizaç iki farklı sonuç doğurmuştur: bir müderris adayını dövmesine ve padişahın elçisine sert cevap vermesine sebep olan tavır, kaynaklarda “haksızlığa karşı koyma” olarak da kaydedilir. Karaçelebizâde'nin şahitliği, döneminin en tenkitçi kalemlerinden birinden gelmesi bakımından değerlidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Muîd Ahmed Efendi”, c. 31.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeMuîd Ahmed Efendi Medresesi ve TürbesiFâtih Camii'nin Haliç tarafında Kadı Çeşmesi sokağı başında, sağlığında inşasına başlanıp vasiyeti üzerine ölümünden sonra tamamlanan medrese; yanındaki türbeye defnedilmiştir. Bugün odalarından sadece biri ayaktadır. Konum yaklaşıktır.Balıkesir · TürkiyeKazdağıŞeyhî'nin ifadesine göre asıl memleketi olan, Edremit körfezinin kuzeyindeki bölge; kaynakların çoğunda yanlışlıkla Tokat'ın Kazova'sı gösterilmiştir. Konum bölge merkezine göredir. İlişkili kişi dosyası Muîd Ahmed Efendi : Muîd Ahmed Efendi (1648-1725), İstanbul medreselerinden Diyarbakır, Galata ve Edirne kadılıklarına yükselen; Mekke kadılığı yolunda vefat eden Osmanlı âlimidir.İstanbul · TürkiyeSüleymaniye DârülhadisiCemâziyelâhir 1034'te (Mart-Nisan 1625) tayin edildiği, Osmanlı medrese hiyerarşisinin en üst basamağı. İlişkili kişi dosyası Muîd Ahmed Efendi : Muîd Ahmed Efendi (1648-1725), İstanbul medreselerinden Diyarbakır, Galata ve Edirne kadılıklarına yükselen; Mekke kadılığı yolunda vefat eden Osmanlı âlimidir.İstanbul · TürkiyeSemiz Ali Paşa MedresesiKınalızâde Fehmi Mehmed Efendi'nin muîdi olarak çalıştığı ve “Muîd” lakabını aldığı medrese. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Muîd Ahmed Efendi : Muîd Ahmed Efendi (1648-1725), İstanbul medreselerinden Diyarbakır, Galata ve Edirne kadılıklarına yükselen; Mekke kadılığı yolunda vefat eden Osmanlı âlimidir.Kahire · MısırKahire1039-1040 (1629-1631) arasında kadılık yaptığı ve sonradan sadrazam olacak Sultanzâde Mehmed Paşa ile dostluk kurduğu şehir. İlişkili kişi dosyası Muîd Ahmed Efendi : Muîd Ahmed Efendi (1648-1725), İstanbul medreselerinden Diyarbakır, Galata ve Edirne kadılıklarına yükselen; Mekke kadılığı yolunda vefat eden Osmanlı âlimidir.Dımaşk · SuriyeŞamCemâziyelâhir 1035'te (Mart 1626) tayin edildiği ilk büyük kadılık; on sekiz ay sonra azledilmiştir. İlişkili kişi dosyası Muîd Ahmed Efendi : Muîd Ahmed Efendi (1648-1725), İstanbul medreselerinden Diyarbakır, Galata ve Edirne kadılıklarına yükselen; Mekke kadılığı yolunda vefat eden Osmanlı âlimidir.Belgrad · SırbistanBelgrad1048/1638'de Anadolu kazaskerliğinden alınıp kadılık ve müftülük verilerek gönderildiği yer; mâzuliyeti kısa sürmüştür. İlişkili kişi dosyası Muîd Ahmed Efendi : Muîd Ahmed Efendi (1648-1725), İstanbul medreselerinden Diyarbakır, Galata ve Edirne kadılıklarına yükselen; Mekke kadılığı yolunda vefat eden Osmanlı âlimidir.İstanbul · TürkiyeÜsküdarIV. Murad'ın Bağdat seferi için ordunun konakladığı, değnek hadisesinin geçtiği yer. İlişkili kişi dosyası Muîd Ahmed Efendi : Muîd Ahmed Efendi (1648-1725), İstanbul medreselerinden Diyarbakır, Galata ve Edirne kadılıklarına yükselen; Mekke kadılığı yolunda vefat eden Osmanlı âlimidir.