ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
25 sonuç · “Envar”
01Abdülkuddûs Gengûhî
Abdülkuddûs Gengûhî (yaklaşık 1456–1537), Rudevl’de aldığı Sâbirî terbiyeyi Şâhâbâd ve Gengûh’a taşıyan; Rüşdnâme, Mektûbât-ı Kuddûsî ve Envârü’l-uyûn gibi eserleriyle Kuzey Hindistan tasavvufunun başlıca müellif şeyhlerinden biridir.
Ahmed-i Bîcân
Ahmed-i Bîcân (ö. 870/1466’dan sonra), Gelibolu’da Hacı Bayrâm-ı Velî’nin irşad çevresinde yetişen; Envârü’l-âşıkīn başta olmak üzere Türkçe dinî, tasavvufî ve ansiklopedik eserleriyle Anadolu ve Balkan halk kültürünü etkileyen müelliftir.
İBRÂHÎM-İ DESSÛKÎ HAZRETLERİ
İBRÂHÎM-İ DESSÛKÎ HAZRETLERİ Mısbâh-ı esrâr-ı tarîkat, miftâh-ı envâr-ı hakîkat, kutbu’l-aktâb İbrâhîm ed-Dessûkî hazretleri, eâzım-ı ulemâ-yı İslâmiyye’den ve ecille-i ricâl-i tarîkat-ı aliyyeden olup, aktâb- ı erbaa sırasına girmiş ve silsile-i nesebleri Hz. Ali efendimize müntehî bulunmuştur. İbrâhîm b. Ebi’l-Mecd b. Ali Kureyş b. Muhammed et-Tayyib…
Molla Gürânîli Ömer Efendi
Molla Gürânîli Ömer Efendi (1683–1744), Fütûhât-ı Mekkiyye’den geniş seçmeleri Türkçeye tercüme ve şerh eden; vâridât, mektup ve tasavvufî kavram açıklamaları bırakan İstanbul sûfî-müellifidir.
Seyyid İbrâhim Fahreddin Şevkî Erenden
Seyyid İbrâhim Fahreddin Şevkî Erenden (1885–1966), Cerrâhiyye Âsitânesi’nin 18. postnişini; tekke arşivini ve erkânını Envâr ile Tabakāt’ta kayda geçiren, âsitâneyi kapanış sonrasında koruyan müellif ve şeyhtir.
ŞEYHÜ’L-İSLÂM ZENBİLLİ ALİ EFENDİ
ŞEYHÜ’L-İSLÂM ZENBİLLİ ALİ EFENDİ Sultân Bâyezîd-i sânî ve Selîm-i evvel ve Süleymân-ı Kânunî devirlerinde, yirmi dört sene meşîhat-ı İslâmiyye’yi idâre eden fâzıl-ı bî-müdânî Zenbilli Ali Efendi hazretleri, Şeyh Vefâ’nın sohbetine yetişmiş ve mazhar-ı feyzi olmuştur. Müşârünileyhin tercüme-i hâli bir çok âsârda tafsîlen vardır. Sarf-ı nazar olundu.…
Tâceddin İbrâhim b. Hamza
Tâceddin İbrâhim b. Hamza (ö. yaklaşık 970/1562-63), zâhirî ve bâtınî ilimleri bir arada tahsil eden; Edirne Noktacı Camii'nde vaaz, hadis ve tefsir dersleri veren müelliftir.
Yahyâ bin Mustafa Efendi
Yahyâ b. Mustafa, Emîr Sultan’ın halifelerinden; siyer, dört halife ve Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin’in hayatlarını konu alan Envârü’l-Kulûb adlı manzum eserin müellifidir.
Envar
نوا ر) ( 4 Nur x. Nürlar, ışıklar. 2. tas. Envar-ı ezeli. Ulvi âlemin madde âlemindeki ışıltıları. Envar-ı hidayet Hidayet nurları. Gönülleri parlatan gaybın ilhamlan ve tecellileri. Bu nurlar vasıtasıyla insan hakikati bulur.
Envar-ı seba
Yedi nur. tas Halvetiye tarikatine göre, nefsin yedi mertebesinde görülen nurlar mavi, sarı, kırmızı, siyah, yeşil, beyaz, renksizdir (sme 35). Er x. Recul, erkek, mert. tas. Ricalullah ve merdan-i Huda'dan olan zat, Allah adamı, veli, ermiş, mürşit. Er elini aldınısa ere gönül verdinise Ikrar ile geldinise pes ere inkâr gerekmez - Hak ere benim dedi, varlığın er'de kodu Erenlerin himmeti yerden göğe direktir tee Kendi bilişiyle kisi hiç irişe mi menzile Allah’a iremez, kalır er eteğin dutmayınca Yünus
nûrü’l-envâr
tas. Tasavvuf inancında Allah için kullanılan terim.
Bûlenvâr
Mali · Kaynak: 2 Şevval 1241'de (10 Mayıs 1826) vefat etti ve babasının Bûlenvâr'daki mezarının yanına defnedildi. Yerin bugünkü konumu kaynakta tarif edilmediği için koordinat verilmemiştir. İlişkili kişi dosyası Muhammed b. Muhtâr el-Küntî : Muhammed b. Muhtâr el-Küntî, babası Sîdî Muhtâr’ın ilmî ve tasavvufî mirasını Batı Sahra’da sürdüren; Künte toplulukları arasında irşad, hukuk ve siyasî arabuluculuğu bir arada yürüten Kādirî şeyhidir.
Envâr ve Tabakāt-ı Cerrâhiyye Nasıl Okunmalı?
On sekiz fasıl, kaynaklar ve anlatı katmanları. Envâr ve Tabakāt metninin ilgili bölümlerinden hazırlanmış kaynaklı inceleme.
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 13–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme
Sayfalar 14–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi
Sayfalar 13–18
Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g
Sayfalar 21–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · Evet, Hz. Musa aleyhisselâm sadrının şerholunmasını, işlerinin kolaylaştırılmasını, lisanındaki tutukluğun giderilmesini, sözünün daha iyi anlaşılmasını, ehlinden ve akrabasından b
Sayfalar 21–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu
Sayfalar 19–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · çimleri dar, vakitleri dar, ömürleri acı bir zarar içinde geçer. Onlar, daha burada hamiym suyundan içer. Her ne ka dar zâhiren, yani dış görünüşleri itibariyle rahat ve huzur için
Sayfalar 25–30
Muzaffer Ozak Külliyatı · ner, bunlara sahip bulunanların mevki ve makamlarını, mal ve mülklerini yerinde, hak rizasına uygun ve kelimenin tam mânasıyla iyi kullanabilmeleridir. Bu bakımdan, gururluya karşı
Sayfalar 29–36
Muzaffer Ozak Külliyatı · haremeyn, ceddüs-sıbteyn, imam-ül-Enbiyâ, imam-ül-etkiyâ, tâcül-asfiyâ, sahib-üs-seyf, sahib-ül-kitab, münzel-ül-Kur'an, sahibül-mi'râc, şefi-ul-müznibiyn, Resûlüllah, Habibullah,
Sayfalar 29–35
Muzaffer Ozak Külliyatı · rulan cennet ve cemale ererler ve bu yüce mükâfata bir ân önce kavuşabilmek için de tabutlarının içinde cemaatlerine (KADDIMUNI... KADDIMÜNI...) diye seslenirler. Kâfirler, münafık