Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

26 sonuç · “E'ûzü

01
Şahsiyet

Ahmed Yekdest-i Cüryânî

Ahmed Yekdest-i Cüryânî (ö. 1707), Serhend’de Muhammed Ma‘sûm Sirhindî’den hilâfet alıp Mekke’de uzun yıllar irşad eden; Mehmed Emin Tokadî ve Abdürrahîm-i Buhârî üzerinden Müceddidiyye’nin Hicaz ve İstanbul bağlantısını kuran Nakşibendî şeyhidir.

02
Şahsiyet

Bursalı Şeyh Mehmed Eşrefî

Bursalı Şeyh Mehmed Eşrefî (ö. 1060/1650 civarı), İznik’te Eşrefzâde derviş çevresine katılan, Şeyh Sırrî Ali Efendi’nin kızıyla evlenerek Eşrefiyye’ye bağlanan ve Bursa Eşrefiyye Zâviyesi’nde uzun süre zikir ve tevhid hizmeti yürüten âlim ve zâhid şeyhtir.

03
Şahsiyet

Hâce Hasan Endâkî

Hâce Hasan Endâkî (ö. 552/1157), Yûsuf el-Hemedânî’ye uzun süre hizmet eden; Sem‘ânî’nin Merv ve Buhara’da bizzat görüştüğü, Hemedânî rivayetlerini aktaran erken Hâcegân halifesidir.

04
Şahsiyet

Hariri Şeyh Muhammed Efendi

Kazzâz Muhammed Efendi diye tanınan Harîrî Muhammed, Ümmî Sinan’ın ilk halifesi; Pazar Tekkesi’nde uzun süre irşad hizmeti yürütmüş şeyhtir.

05
Şahsiyet

İbrâhim el-Lekānî

İbrâhim el-Lekānî (ö. 1040/1631), Ezher’de uzun yıllar ders vermiş; kelâm, hadis, tefsir ve fıkıh alanlarındaki çalışmalarıyla Mısır’ın önde gelen Mâlikî âlimlerinden biridir.

06
Şahsiyet

Kara Şeyh Mustafa el-Esved

Kara Şeyh Mustafa el-Esved (ö. 975/1567-68), Sünbül Sinan yanında yetişen ve Üsküdar Mihrimah Sultan Camii'nde uzun yıllar vaaz eden Halvetî âlimdir.

07
Şahsiyet

Muhammed Garîbullāh el-Hindî

Muhammed Garîbullāh el-Hindî, Hindistan'da Kādiriyye irşadıyla tanınan; icâzet şeceresi Abdülkādir-i Geylânî'ye ulaştırılan şeyhtir.

08
Şahsiyet

Mustafa Rızâeddin Efendi

Mustafa Rızâeddin Efendi, İsmâil Hakkı Efendi'nin torunu; Muhammed Kâmil Efendi'den hilâfet alan ve elli yılı aşkın irşad postunda kalan Beşiktaşlı Nakşibendî şeyhidir.

09
Şahsiyet

Mustafa Şükrü Efendi

Mustafa Şükrü Efendi (ö. 1907), Ramazan Efendi Dergâhı postnişini; Sünbül Efendi Âsitânesi'nde uzun yıllar pîş-kademlik yapan Sünbülî şeyhidir.

10
Şahsiyet

Nasuh Efendi Ankaralı

Nasuh Efendi (ö. 972/1564-65), Ankara doğumlu; Kadrî Efendi'den mülâzemet alarak Bursa Mollâ Fenârî Medresesi'nde uzun yıllar ders vermiş Osmanlı âlimidir.

11
Şahsiyet

Necmî Efendi

Necmî Efendi (ö. 978/1570), Bursa'da yetişen; Seyyid Ahmed-i Buhârî'nin hizmetinde Nakşibendî terbiyesi gören, Yeni Pazar ve Eyüp çevresinde uzun yıllar ders veren âlim ve şairdir.

12
Şahsiyet

Sa‘deddin Hammûye

Sa‘deddin Hammûye, uzun seyahatleri, Necmeddîn-i Kübrâ çevresindeki terbiyesi ve velâyet, harfler ve varlık anlayışına dair çok sayıdaki eseriyle tanınır.

13
Sözlük

ne'ûzü-billâh

ne'ûzü-billâh cüm. [Ar.] 1. “Allah’a sığınırız veya Allah korusun.” anlamında bir dua sözü.

14
Sözlük

E'ûzü

E'ûzübillâhimineşşeytânirracîm sözü. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: (Ey Habîbim!) Kur'ân-ı kerîm okuyacağın zaman E'ûzü... söyle (Nahl sûresi: 98) Kur'ân-ı kerîme saygı göstermek, E'ûzü okuyarak başlamakla olur... (Hadîs-i şerîf-Tefsîr-i Ya'kûb-ı Çerhî) Allahü teâlâya yaklaşmak isteyenler, E'ûzü'ye yapışmakta, O'ndan korkanlar da, E'ûzü'ye sarılmaktadır. Günâhı çok olanlar E'ûzü'ye sığınmıştır. E'ûzü'nün mânâsı; "Allah'ın rahmetinden uzak olan ve gazâbına uğrayarak dünyâda ve âhirette helâk olan şeytandan, Allahü teâlâya sığınırım, korunurum, O'ndan yardım beklerim. O'na yalvarır, imdâd isterim" demektir. (Ya'kûb-ı Çerhî)

15
Eser

Sayfalar 4–13

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist

16
Eser

Sayfalar 3–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista

17
Eser

Sayfalar 57–62

Muzaffer Ozak Külliyatı · yemeğe başlar, âşıkan da mürşidi takip ederler. Yemek esnasında, pilâva kadar konuşulmaz. Bazı tekkelerde, yemekten sonra su dahi içmezler. Yemekten sonra, şeyh evvelâ ellerini yık

18
Eser

Sayfalar 73–79

Muzaffer Ozak Külliyatı · lâdına dehşetli bir düşmandır. Şeyh şeklinde görünür ve seni namazından, niyazından alıkoyar. Şeytan, mü'mine şu şekilde vesvese verir: — Namaz da ne imiş? der. — Yatıp, kalkmaktan

19
Eser

Sayfalar 77–84

Muzaffer Ozak Külliyatı · Yunus Isa Uzeyir incil Lokman Zülkarneyn » Muhammed Mustafa aleyhissalâtü ves-selâm (Kur'an-1kerimde ismi geçmemekle beraber Şit aleyhisselâma da 50 suhuf nâzil olmuştur.) Lâm Bunl

20
Eser

Sayfalar 85–92

Muzaffer Ozak Külliyatı · inkâr ederse, kâfir olur. Zira, farzlar kesin delillerle sabit olmuştur. Vâcipler ise zanni delillerle sübut bulmuştur. Bundan dolayı vâcibi inkâr eden kâfir olmaz, fakat işlemeyen

21
Eser

Sayfalar 90–96

Muzaffer Ozak Külliyatı · gibi tövbe suyu da, insanda mâ'siyyet, günah ve yüz karası olan kotulüklerı tathır eder. Netekim, Kibar-1 evliya 'ullah: (Tövbe, öyle bir sabundur ki, günahları yıkar ve temizler v

22
Eser

Sayfalar 106–111

Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle bir âlem açılır ki, bu âlemi seyr-ü temaşa ederken ölüm acısını duymazlar. Zira, âşıklara ölüm bâbında vuslât-ı cemal, hayatlarında ise makam-ı kemal vardır. Bunun için, mü'mi

23
Eser

Sayfalar 112–123

Muzaffer Ozak Külliyatı · yüzünü daima ilm-i Ledünni sahibi ve âşık-ı didâr-ı ilâhi olan kibar-ı Evliyâ'ullah'ın isrinden ve eşiği türabından ayırma yâ Rabbi.. Onların bastıkları toprağın tozu ile alınlarım

24
Eser

Sayfalar 130–136

Muzaffer Ozak Külliyatı · nice mâ'murlar harap olmuştur, gelen gidiyor ve giden bir daha geri dönmüyor. Sana ve bana da bu sonsuz yolculuk çok yaklaştı, bizleri aldatıp avutan dünyadan ayrılmamız çok yakınd

25
Eser

Sayfalar 134–145

Muzaffer Ozak Külliyatı · VE EZKÂ TAHİYYATİKE FADLEN VE ADEDEN Tahiyyatının sayı ve fazilet bakımlarından en pâk ve arınmışını ALÂ EŞREF-İL HALÂ'İK-İL İNSANİYYETİ İnsan olarak yaratılmışların en şereflisi V

26
Eser

Sayfalar 145–151

Muzaffer Ozak Külliyatı · Kısaca özetlemeğe çalıştığımız bu âlem-i ervahtan sonra, dört anâsır ile Hz. Adem aleyhisselâmın vücud-u şeriflerini yaratarak bütün cesetlere onu miftah eylemiştir. Netekim, bütün