ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
29 sonuç · “Daire”
01İzzî Süleyman Efendi
İzzî Süleyman Efendi (İstanbul – 18 Cemâziyelâhir 1168 / 1 Nisan 1755); Osmanlı vak'anüvisi, hattat ve mütercim. Nakşibendî; Bahâeddin Nakşibend'in menâkıbına dair Enîsü't-tâlibîn 'i Türkçeye çevirmiştir .
Sûfî Muhammed Dânişmend
Sûfî Muhammed Dânişmend; Ahmed Yesevî'nin talebesi ve Mir'âtü'l-kulûb 'un müellifi. Yesevîlik öğretisine dair en erken kaynaklardan birini bırakmıştır. Şeyhinin “bir müridim, bir de yarım müridim var” sözündeki “yarım mürid” odur.
Şeyh es-Seyyid Muhammed Ârif Bey
ŞEYH es-SEYYİD MUHAMMED ARİF BEY Hasan Efendi nam zatın oğludur. Şeyh Şerefeddin Efendi hazretlerinin hulefasın dandır. İkinci Ordu ser-baytarı miralay idi. Edirne'de bulunduğu sinin-i medide zarfında Hz. Şeyh'in daire-i irfanına dahil olup, ikmal-i süluka muvaffak olarak hilafet almıştır. 1 324/( 1 906) senesinde Edime'ye azimetimde kendileriyle görüştüm,…
Şeyh Seyyid Ahmed Kerâmeddin
Seyyid Ahmed Kerâmeddin Efendi (1857-58 sonrası), Üsküdar'daki Nasûhiyye Âsitânesi'nde yetişmiş; babası Muhyiddin Efendi'nin ardından post hizmetini üstlenmiş, Meclis-i Meşâyih'te görev yapmış ve Nasûhî geleneğine dair eserler kaleme almıştır.
Daire
x, Çember. Daire-i kevn u fesat, oluş ve bozuluş âlemi. tas. Dünya, madde âlemi (sr), Daire-i vücüp ve imkân Zaruret ve imkân daireleri. Insan iradesinin geçerli ve etkili olmadığı âleme daire-i vücüp, geçerli ve etkili olduğu âleme de daire-i imkân denir, Daire-i vücut r. Varlık alanı. 2. tas. Varlık âlemi, aşk makamı,
Galata Mevlevîhânesi (Kalekapısı Hânkâhı)
İstanbul · Türkiye · 1258/(1842)’de harem dairesinde doğduğu, babasının ve kendisinin postnişinlik ettiği, matbah tâkındaki kitâbeyi hattıyla yazdığı ve babasının lahdine defnedildiği mevlevîhâne. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Atâullâh Efendi : Seyyid Muhammed Atâullah Dede (1842–1910), Galata Mevlevîhânesi’nde doğup babası Kudretullah Efendi’den sonra yaklaşık kırk yıl postnişinlik yapan; mûsiki, hat ve çok dilli tahsiliyle tanınan Mevlevî şeyhidir.
Keşfî Câfer Efendi Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Adıyla anılan Sünbülî dergâhı. Sünbülî âyinlerinin yapıldığı İstanbul dergâhları arasında sayılır; 1764'te Mehmed Nebî Efendi buranın meşihatına tayin edilmiş ve tekke, İstanbul'un en büyük Sünbülî şeyh ailesinin merkezi olmuştur. 1896 Meşihat kaydı Fındıklı’daki Keşfî Cafer Efendi Dergâhı meşihatine tayini talebiyle Şeyh Mehmed Şâkir Efendi’nin Meclis-i Meşâyihe verdiği arzuhal. Bu belge, kurumun 1896 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1907 Meşihat kaydı Fındıklı’da Keşfî Cafer Efendi Dergâhı meşihatine niyâbeten mutasarrıf olan Hafız Şevki Efendi’nin, meşihate asaleten tayini. Bu belge, kurumun 1907 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1918 Meşihat kaydı Meclis-i Meb‘ûsan Dairesi yapılmak üzere istimlak edilecek olan ve Fındıklı’da Seyyid Keşfî Cafer Efendi Dergâhı’nda mezarları olan zatların, nakledilecekleri mahallerin belirlenmesinde Meclis-i Meşâyihin görüşünün alınması. Bu belge, kurumun 1918 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1913: meşihat cihetinin tevcihi 1913 tarihli kayıtta, Fındıklı’daki Keşfî Câfer Efendi Dergâhı meşihat cihetinin Şeyh Kâmil Efendi’ye tevcihi için hazırlanan mazbatanın işlemde olduğu görülür. Bu, kurum görevinin resmî tevcih sürecine dair kayıttır. 1913: görevden rıza ile çekilme ve devir 1913 tarihli kayıtta, Fındıklı’daki Keşfî Câfer Efendi Dergâhı şeyhi Ahmed Şevki Efendi’nin görevden kendi rızasıyla çekilerek meşihatı dergâhın imam ve hatibi olan eniştesi Şeyh Hâfız Mehmed Kâmil Efendi’ye bırakmak istediği görülür. Bu, kurum görevinin devir sürecine dair kayıttır.
Edirne Murâdiye Mevlevîhânesi
Edirne · Türkiye · Neşâtî Ahmed Dede’nin 1085 (1674) yılındaki vefatı üzerine onun yerine şeyh olduğu mevlevîhâne. Kaynak, altmış seneyi bulan şeyhliği sırasında Mevlevî şeyhleri içinde en çok müridi bulunanlardan biri sayıldığını, beş padişah ile yirmi sadrazamın onun mânevî dairesine girdiğinin söylendiğini kaydeder. Yapının kesin konumu kaynakta tarif edilmediğinden koordinat verilmemiştir.
Topkapı Sarayı (Şimşirlik Dairesi)
İstanbul · Türkiye · Şehzadeliğinde on beş yıl kapalı kaldığı, tahttan indirildikten sonra da geri döndüğü daire; en güzel bestelerini ve İlhâmî mahlaslı şiirlerini burada yazmıştır. Arz Odası önünde şehid edilmiştir. İlişkili kişi dosyası III. Selim : III. Selim, Nizâm-ı Cedîd ıslahatları kadar şiir, musiki ve Mevlevîhânelerle kurduğu yakın ilişkiyle de XVIII. yüzyıl sonu kültür hayatının merkezî şahsiyetidir. Mevlevî şeyhi değil, Mevlevî çevrelerini himaye eden bir muhib ve bestekârdır.
Bilâl-i Habeşî kabri civarındaki medfeni
Şam · Suriye · Hac yolculuğunda Şam'da vefat edince Bilâl-i Habeşî'nin kabri dairesinde defnedildi. İlişkili kişi dosyası Miftâhîzâde Ahmed Efendi : Miftâhîzâde Ahmed Efendi (ö. yaklaşık 1072/1661-62), Narlıkapı kale kapıcısının oğlu; üç ayrı şeyhin terbiyesinden geçerek Şah Sultan ve Eyüp camilerinde vaaz ve tefsir hizmeti veren müelliftir.
Üsküdar Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · Bir konaklama zâviyesi Üsküdar Mevlevîhânesi, Sultanzâde Halil Nûman Dede tarafından 1207/1792-93’te kuruldu. Nûman Dede Üsküdar’daki evini tâdil edip semâhâne ekleyerek ilk yapıyı meydana getirdi. Merkezin ayırt edici işlevi, taşradan İstanbul’a gelen veya İstanbul’dan Anadolu’ya geçen Mevlevî dervişlerini ağırlamaktı. Yenilemeler II. Mahmud mevlevîhâneyi 1834-35’te yeniden inşa ettirdi; Abdülmecid döneminde eksikleri tamamlandı. Kaptanıderyâ Ahmed Vesim Paşa’nın 1872’deki ihyası bugünkü ana biçimi belirledi. Son postnişin Ahmed Remzi Akyürek Dede 1919’dan sonra harap bölümleri tamir ettirdi. Mimarî program ve işlev Semâhâne-türbe, selâmlık-mutfak, dedegân ve harem dairelerinden oluşan yapı bir âsitâneden ziyade zâviye niteliğindeydi. Bu sebeple matbahı derviş terbiyesinin bütün kademelerini taşıyan büyük âsitâne mutfaklarından daha küçüktü. Türbenin semâhânenin alt katında bulunması yapının en özgün özelliklerindendir. Yakın dönem Cumhuriyet döneminde terk edilen binalar harem dışında 1975-1980 arasında onarıldı. Kayıt, burada cumartesi günleri mukabele yapıldığını ve XIX. yüzyıl sonunda dervişlerin ikamet ettiğini gösterir.
Tokat Mevlevîhânesi
Tokat · Türkiye · Tokat’taki eski Mevlevî hafıza Tokat’ta Mevlevî varlığı XIII-XIV. yüzyıllara kadar izlenir. Muînüddin Süleyman Pervâne’nin Fahreddîn-i Irâkī için hankah yaptırdığı, Sultan Veled ve Ulu Ârif Çelebi’nin şehre halifeler gönderdiği aktarılır. 1455 tahriri bir Mevlevî hankahı ve otuz iki hânelik Mevlevîhâne mahallesini kaydeder. Muslu Ağa ve yeniden kuruluş Evliya Çelebi 1656’da haftada iki gün âyin yapılan gelişmiş bir Tokat Mevlevîhânesinden söz eder. Son şeyh Mehmed Hâdi Dede’nin 1911 tarihli mektubu, Muslu Ağa’nın 1048/1638’de bir tekke kurduğunu bildirir. 1115/1703 tarihli hüccet ise bu yapının yıkıldığını ve Müderris Mehmed Efendi b. Dânişî Ali Efendi tarafından yeniden inşa edildiğini gösterir. Bugünkü yapının katmanları Günümüze ulaşan ahşap mevlevîhâne Soğukpınar mahallesindedir ve ağırlıkla XVIII-XIX. yüzyıl yapı katmanlarını taşır. Semâhâne, şeyh dairesi, odalar, hamam ve kütüphane bölümlerindeki ahşap işçiliği ve kalem işi tavanlar Anadolu tarikat mimarisinin seçkin örneklerindendir. Yaşayan miras Yapı günümüzde Mevlevîhâne Müzesi adıyla kültür ve sergi faaliyetlerinde kullanılmaktadır. Bu güncel işlev, XIII. yüzyıldan itibaren görülen şehirdeki Mevlevî varlığının bütün dönemlerinin aynı bina içinde geçtiği anlamına gelmez; erken hankahlar ile mevcut yapı ayrı tarih katmanlarıdır. 1883: postnişin ailesinin başvurusu 30 Ağustos 1883 tarihli kayıtta, Tokat Mevlevîhânesi şeyhi Ali Rıza Efendi’nin vefatı sonrasında eşi Tayyibe Hanım’ın makamlar arasında havale edilen arzuhali yer alır. Belge, aile talebinin içeriğini özetlemez; Mevlevîhâne çevresindeki hane ve kurum hafızasına ait bir başvuru kaydı olarak değerlendirilmiştir.
Halvetî Devranı ve Zikir Meclisi
Kuud, kıyam, ilahi, ritim ve gülbank. Tez ve çevrilen yazma metin karşılaştırılarak hazırlanmış editoryal inceleme.
Semâhâne ve Semâdaki Sembol Haritası
Meydan, post, mutrib ve hareket düzeni. Metin ve görsel kaynaklar birlikte değerlendirilerek hazırlanmış editoryal inceleme.
Semâ Kaynakları ve Tören Düzeni
Semâ Hakkında Malumat belgesindeki tarih, meydan ve icra bilgilerini mevcut Mevlevî âyin dosyasıyla karşılaştıran kaynak notu.
Mevlevîhâne Mimarisi ve Dergâh Hayatı
Mevlevîhâneyi yalnız semâ salonundan ibaret görmeden eğitim, barınma, mutfak, ziyaret ve gündelik hayat birimleriyle açıklayan mimari dosya.
İzzî Tarihi’nde Hırka-i Saâdet Odası’nın 1747 Tezyinatı
İzzî Tarihi’nin 1747 kaydından Hırka-i Saâdet Dairesi’nin yenilenmesini; mekân, emanet, harcama ve hanedan söylemini birbirinden ayırarak inceler.
SÛFÎ OLMADIKLARI HALDE SÛFÎLERE NİSBET EDİLENLER
Avârifü’l-Maârif · 9. bölüm · Kendilerini bazen “Kalenderi” bazen de “Melâmetî” diye isimlendiren bir grup, sûfiler arasında zikredilmektedir. Az önceki bölümde melâmetînin hâlini zikrettik. Onların hâlinin şer
RIBAT VE TEKKELERDEKİ SÛFİLERİN ÖZELLİKLERİ
Avârifü’l-Maârif · 15. bölüm · Bil ki; rıbat ve tekkelerin (mânevi bir eğitim müessesesi olarak) te’sisi, hidayet üzerindeki İslâm ümmetinin bir süsü (iftihar tablosudur). Rıbat ve tekkelerde yaşayan sûfilerin,
MÂNEVÎ FETİHLER VE İLÂHÎ İHSANLAR
Avârifü’l-Maârif · 20. bölüm · Sûfinin, Allahu Teâlâ ile meşguliyeti kemâle erince ve içinde bulunduğu vaktin hukukuna tam riâyetle takvâda ilerleyip zühdü tamam olunca, sebeplere sarılmayı terk eder. Kendisine
HALVETTE ZUHÛR EDEN MA’NEVÎ FETİHLER
Avârifü’l-Maârif · 27. bölüm · Bir grup insan, halvet ve çilehâneye girmenin usulünde hatâ ettiler. Kelime ve mânaları değiştirip bozdular; içlerine şeytan girdi ve kendilerine gurur kapısı açıldı. Çünkü onlar,
Sayfalar 26–33
Muzaffer Ozak Külliyatı · SEJ prati El Mukaddimü Celle Sanühu İstediğini ileri geçiren, öne alan. (YÂ MUKADDIMÜ ism-i celilini savaş alanında veya korkulacak bir yerde okuyanlara hiç bir zarar gelmez.) El M
Sayfalar 33–40
Muzaffer Ozak Külliyatı · Cenabı erham-er-râhimiyn, cümlemize tevfikini ihsan buyursun, âf ve magfiretiyle sâd eylesin ve bizleri necata erdirsin. Kötü ve çirkin huylarımızı Kur'an ahlâkına ve ahlâk-ı Ahmed
Sayfalar 49–56
Muzaffer Ozak Külliyatı · Birinci tevhid; ehl-i şeriatin ve avamın, tkinci tevhid; ehl-i ilmin ve havassın, Ücüncü tevhid; ehl-i hakikatin yani havassül - havassın tevhidleridir. MÜRŞİD KIMDEN OLUR? Sâlik-i
Sayfalar 57–62
Muzaffer Ozak Külliyatı · yemeğe başlar, âşıkan da mürşidi takip ederler. Yemek esnasında, pilâva kadar konuşulmaz. Bazı tekkelerde, yemekten sonra su dahi içmezler. Yemekten sonra, şeyh evvelâ ellerini yık
Sayfalar 88–94
Muzaffer Ozak Külliyatı · ve radıyallahu anh efendimize sevgi gösterisinde bulunanların mekr-ü hiyleleri, bugün sadakat ve samimiyete ve Imam-i müşârünileyhe gerçek muhabbete dönüşmüştür. Vaktiyle, Imam-ı H
Sayfalar 110–115
Muzaffer Ozak Külliyatı · dir. Dünya zorluğu mukabilinde, dünya ve âhiret kolaylığını ihsan buyurur. Hastalık karşılığı sıhhat ve âfiyyet veya günaha kefaret yahut derecâta nailiyyet kolaylığı verilir. Küfü
Sayfalar 96–103
Muzaffer Ozak Külliyatı · - 96 _ yaklaştığında mübarek bir zatın kendisine havzı nebiyden bir kâse doldurup uzattığında «Kimsiniz?» diye sorar. O zatı muhterem de «Ben ol kişiyim ki, Resûlü-Ekreme büyüklerd
Sayfalar 130–136
Muzaffer Ozak Külliyatı · nice mâ'murlar harap olmuştur, gelen gidiyor ve giden bir daha geri dönmüyor. Sana ve bana da bu sonsuz yolculuk çok yaklaştı, bizleri aldatıp avutan dünyadan ayrılmamız çok yakınd