Ara
Menü

İzzî Süleyman Efendi

İzzî Süleyman Efendi (İstanbul – 18 Cemâziyelâhir 1168 / 1 Nisan 1755); Osmanlı vak'anüvisi, hattat ve mütercim. Nakşibendî; Bahâeddin Nakşibend'in menâkıbına dair Enîsü't-tâlibîn 'i Türkçeye çevirmiştir .

Vefat
1755
Unvan
Vak‘anüvis, teşrifatçı, şair, hattat ve Nakşibendî halifesi

Ailesi ve tahsili

İstanbul'da doğdu. Asıl adı Süleyman olup, daha ziyade şöhret kazandığı İzzî mahlasını muhtemelen Dîvân-ı Hümâyun kâtipliği sırasında almıştır.

Babası, IV. Mehmed'in kızı Hatice Sultan'ın Baltacılar kethüdâsı olan Halil Ağa'dır. Bazı kaynaklarda babasının adı Halil Fehmî olarak zikredilip vak'anüvis Subhi Mehmed ile kardeş olduklarından bahsedilirse de bu bilgi şüphelidir.

Süleyman Efendi, ilk öğrenimini âlim bir zat olduğu anlaşılan babasından görerek Farsça ve Arapça öğrendi. Ardından özel hocalardan dersler alıp tahsilini ilerlettiği gibi, devrin meşhur hattatı Eğrikapılı Hoca Mehmed Râsim Efendi'den sülüs ve nesih yazılarını meşkederek icâzet aldı.

Kalem görevleri

Gerek babasının saraya yakınlığı gerekse yazısının güzelliği, şiir ve inşâdaki kabiliyeti sebebiyle Dîvân-ı Hümâyun kâtipleri arasına girdi, daha sonra kethüdâ kâtipliğinde bulundu.

Silâhdar ve sipahi kâtiplikleri de yaptığı anlaşılan İzzî, 21 Receb 1146'da (28 Aralık 1733) küçük rûznâmçe pâyesiyle reis vekili olarak şark seferi seraskeri Abdullah Paşa'nın yanında yer aldı. Ardından rikâb-ı hümâyun mektupçu kaymakamı iken asaleten küçük rûznâmçeci oldu (1737-1738).

Şevval 1150'de (Şubat 1738) kethüdâ kâtipliği ilâvesiyle Piskopos mukātaacılığı görevinde bulundu ve 1739 Belgrad seferine kethüdâ kâtibi sıfatıyla katıldı; Belgrad'ın yeniden zaptı sırasında ordugâhta hizmet yaptı.

Vak'anüvisliği

Belgrad'ın alınmasından sonra Şevval 1152'de (Ocak 1740) Maliye tezkireciliğine getirildi.

1743'te beylikçiliğe tayin edilen vak'anüvis Subhi Mehmed'in, bu hizmetin ağırlığını ileri sürerek iki görevi bir arada yapamayacağını bildirmesi üzerine, 1 Receb 1158'de (30 Temmuz 1745) onun yerine vak'anüvis oldu. Kendi ifadesine göre bu göreve tayininde Reîsülküttâb Mustafa Efendi'nin önemli rolü olmuştur.

Vak'anüvis olduktan sonra Subhî'nin beylikçilik görevi dolayısıyla yazamadığı 1157 Muharreminden (Şubat 1744) itibaren vak'aların kaydı ile görevlendirildi.

9 Şevval 1159'da (25 Ekim 1746) vak'anüvislik görevine ilâve olarak Küçük Evkaf muhasebeciliğine tayin edildi. Ardından Nâilî Abdullah Efendi'den boşalan teşrifatçılığa getirildi (Ekim 1747). Bir ara mevkūfatçılık da yaptıktan sonra 1753 senesi baharında hacca gidince vak'anüvislik görevi Seyyid Hâkim Mehmed Efendi'ye verildi.

Vefatı

Hacdan döndükten sonra teşrifatçılık vazifesini yürütürken 18 Cemâziyelâhir 1168'de (1 Nisan 1755) vefat ederek, Eyüp'te Nişancılar'da, mensup olduğu ve bazı kira gelirlerini vakfettiği Nakşibendî Şeyh Murad Türbesi'ne defnedildi. Buraya yaptığı vakıflarla ilgili bir defter düzenlediği bilinmektedir.

Şairliği

Hayatından bahseden tezkirelere göre inşâ ve nesirde yetenek sahibi olan İzzî iyi bir şair değildi. Çeşitli vesilelerle düşürdüğü tarihlere kendi eserinde ve ondan bahseden şuarâ tezkirelerinde sık sık rastlanır.

Şem'dânîzâde, Nâsır-ı Bahrî adlı geminin denize indirilişi münasebetiyle tarih düşüren İzzî'nin, Mekke Kadısı Kazâbâdî Ahmed Efendi'nin ölümü için düşürdüğü tarihin beğenilmediğini ve tenkide uğradığını yazar.

Târih'i

İzzî'nin en önemli eseri vak'anüvisliği devrine ait Târih'idir. 1157 Muharreminden (Şubat 1744) itibaren telifine başladığı bu eserini önce 1160 (1747) yılı sonlarına kadar getirip I. cilt saymış, ardından 1161 (1748) yılı başlarından 1165 (1752) yılı sonlarına kadar yazdığı kısmı II. cilt olarak nitelemiş, ancak 1161 yılı hadiseleriyle başlamayı tasarladığı III. cildi yazamamıştır.

Görev dönemine ait dokuz yıllık tarihî olayları kaydeden İzzî, resmî tarihçilik geleneğini sürdürdüğü eserinin önsözünde, sadece İstanbul'da değil bütün Osmanlı ülkesinde meydana gelen hadiseleri elinden geldiği kadar yazmaya çalıştığını ifade ederek tarihçilik anlayışını, “kıssadan hisse” düsturu çerçevesinde gelecek nesillere ve devlet adamlarına ders almak üzere yâdigâr bırakmak, onları olaylardan haberdar etmek şeklinde özetlemiştir.

İnşâ sanatındaki yeteneğini yer yer eserinde göstermekle birlikte, olayların nakli sırasında döneminin ağır ve secili üslûbuna nisbetle daha anlaşılır ve açık bir ifade tarzını tercih etmiştir.

Çeşitli yazma nüshaları bulunan eser, I. Abdülhamid döneminde yeniden faaliyete geçen Matbaa-i Âmire'de ilk basılan kitaplar arasında yer almaktadır (İstanbul 1199).

COĞRAFÎ HAFIZA6 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi6 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 4 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

İki görevi birden yapamayan selef

Vak'anüvisliğe gelişi.

Metni gösterMetni daralt

1743'te beylikçiliğe tayin edilen vak'anüvis Subhi Mehmed'in, bu hizmetin ağırlığını ileri sürerek iki görevi bir arada yapamayacağını bildirmesi üzerine, 1 Receb 1158'de (30 Temmuz 1745) onun yerine vak'anüvis oldu.

Kendi ifadesine göre bu göreve tayininde Reîsülküttâb Mustafa Efendi'nin önemli rolü olmuştur.

Çerçeve. Görev boşta kalmamıştır: Subhî'nin beylikçilik dolayısıyla yazamadığı 1157 Muharreminden (Şubat 1744) itibaren vak'aların kaydı ile görevlendirilmiştir — yani bir buçuk yıllık geriye dönük bir telif yükü devralmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “İzzî Süleyman Efendi”, c. 23, s. 565-566.
BİYOGRAFİK KAYIT

Beğenilmeyen tarih

Şem'dânîzâde'nin kaydettiği tenkit.

Metni gösterMetni daralt

Hayatından bahseden tezkirelere göre inşâ ve nesirde yetenek sahibi olan İzzî iyi bir şair değildi.

Şem'dânîzâde, Nâsır-ı Bahrî adlı geminin denize indirilişi münasebetiyle tarih düşüren İzzî'nin, Mekke Kadısı Kazâbâdî Ahmed Efendi'nin ölümü için düşürdüğü tarihin beğenilmediğini ve tenkide uğradığını yazar.

Çerçeve. Buna rağmen çeşitli vesilelerle düşürdüğü tarihlere kendi eserinde ve ondan bahseden şuarâ tezkirelerinde sık sık rastlanır; tarih düşürme, vak'anüvisin resmî işinin bir parçasıydı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Şem'dânîzâde, Müri't-tevârîh, I, 141, 154.
BİYOGRAFİK KAYIT

Hacca gidince elinden alınan görev

1753'teki nöbet değişimi.

Metni gösterMetni daralt

Bir ara mevkūfatçılık da yaptıktan sonra 1753 senesi baharında hacca gidince, vak'anüvislik görevi Seyyid Hâkim Mehmed Efendi'ye verildi.

Hacdan döndükten sonra teşrifatçılık vazifesini yürütürken 18 Cemâziyelâhir 1168'de (1 Nisan 1755) vefat etti.

Çerçeve. Târih'inin II. cildi 1165 (1752) sonunda biter; tasarladığı III. cildi yazamamasının sebebi büyük ölçüde bu görev değişikliğidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “İzzî Süleyman Efendi”, c. 23, s. 565-566.
BİYOGRAFİK KAYIT

Vakfettiği kira gelirleri

Şeyh Murad Türbesi'ne bağlılığı.

Metni gösterMetni daralt

Eyüp'te Nişancılar'da, mensup olduğu ve bazı kira gelirlerini vakfettiği Nakşibendî Şeyh Murad Türbesi'ne defnedildi.

Buraya yaptığı vakıflarla ilgili bir defter düzenlediği bilinmektedir.

Çerçeve. Şeyh Murad Buhârî, Muhammed Ma'sûm Sirhindî'nin İstanbul ve Şam'da irşadı sürdüren halifesidir; İzzî'nin mensubiyeti, XVIII. yüzyıl İstanbul Müceddidîliğinin devlet kalemlerine kadar uzandığını gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “İzzî Süleyman Efendi”, c. 23, s. 565-566.

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Târih

Dokuz yıllık resmî kayıt, iki cilt.

Metni gösterMetni daralt

1157 Muharreminden (Şubat 1744) itibaren telifine başladığı eserin I. cildi 1160 (1747) sonuna, II. cildi 1161 (1748) başından 1165 (1752) sonuna kadar gelir; tasarladığı III. cildi yazamamıştır.

Çeşitli yazma nüshaları bulunan eser, I. Abdülhamid döneminde yeniden faaliyete geçen Matbaa-i Âmire'de ilk basılan kitaplar arasında yer almaktadır (İstanbul 1199).

Babinger kitaptan bazı parçaların Almancaya tercüme edildiğini yazar; söz konusu parçalardan birini Hammer Almancaya çevirmiştir (1822).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: İzzî Târihi, İstanbul 1199 (Matbaa-i Âmire).
TARİHÎ KAYIT

Enîsü't-tâlibîn tercümesi

Bahâeddin Nakşibend menâkıbının Türkçesi.

Metni gösterMetni daralt

İzzî, Nakşibendî tarikatına mensubiyeti dolayısıyla, Salâh b. Mübârek el-Buhârî'nin Nakşibendî tarikatının kurucusu Bahâeddin Nakşibend'in menâkıbına dair Farsça Enîsü't-tâlibîn adlı eserini Türkçeye çevirmiştir.

Eser basılmış (İstanbul 1328) ve oldukça ilgi çekmiştir.

Çerçeve. Enîsü't-tâlibîn, Bahâeddin Nakşibend hakkındaki en eski menâkıbnâmedir; Türkçeye kazandırılması bir vak'anüvisin eliyle olmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Enîsü't-tâlibîn, İstanbul 1328.
ESER / METİN

Bulunamayan divan ve bir mecmua

Kendi hattıyla yazı örnekleri.

Metni gösterMetni daralt

İzzî'nin şiirlerini topladığı mürettep bir divanının olduğu, ondan bahseden hemen hemen bütün tezkirelerde yer almaktaysa da bunun mevcudiyeti hakkında şimdilik herhangi bir bilgi yoktur.

Ancak çeşitli mektup sûretleriyle Mevlânâ Sâib'in kasidesine yazdığı tahmîs ve düşürdüğü tarihlerden örnekleri ihtiva eden, ona ait olduğu tahmin edilen bir mecmua Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'nde bulunmaktadır. Burada nesih ve ta'lik yazı örnekleri muhtemelen onun kaleminden çıkmıştır.

Aynı mecmuanın içinde Belgrad'ın geri alınışı hakkında bir risâlesi de vardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TSMK, Hazine, nr. 1139.
ESER / METİN

Belgrad risâleleri

Sofya'da başlanan bir istinsah.

Metni gösterMetni daralt

Belgrad'ın geri alınışı hakkında bir risâlesi, ona ait olduğu tahmin edilen mecmuanın içindedir.

Bu konuyla ilgili bir başka risâlesi de, katıldığı Belgrad seferi sırasında Sofya'da iken yeniden zaptına vesile olması temennisiyle istinsahına başladığı — Kanûnî Sultan Süleyman'ın ilk fethettiği şehir olan Belgrad'dan itibaren gazâlarını anlatan — Karaçelebizâde Abdülaziz Efendi'nin Süleymannâme'si sonunda yer almaktadır.

Çerçeve. Sefere kethüdâ kâtibi olarak katılmış, Belgrad'ın yeniden zaptı sırasında ordugâhta hizmet yapmıştır. İki yüz yıl önceki fethin kitabını, yeni fethin arefesinde kopyalaması anlamlıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TSMK, Emanet Hazinesi, nr. 1395.

Kavram dünyası

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Vak'anüvislik

Resmî tarihçilik makamı.

Metni gösterMetni daralt

Vak'anüvis, devletin resmî tarihçisidir; görevi olayları kaydetmek ve seleflerinin bıraktığı yerden devam etmektir.

İzzî'nin tarihçilik anlayışı önsözünde yer alır: “kıssadan hisse” düsturu çerçevesinde gelecek nesillere ve devlet adamlarına ders almak üzere yâdigâr bırakmak, onları olaylardan haberdar etmek.

Kapsam iddiası da vardır: sadece İstanbul'da değil bütün Osmanlı ülkesinde meydana gelen hadiseleri elinden geldiği kadar yazmaya çalıştığını söyler.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “İzzî Süleyman Efendi”, c. 23, s. 565-566.
TARİHÎ KAYIT

Kalem hiyerarşisi

Rûznâmçe, mukātaa, mevkūfat, teşrifat.

Metni gösterMetni daralt

Hayatı Osmanlı maliye ve divan kalemlerinin bir listesi gibidir: Dîvân-ı Hümâyun kâtipliği, kethüdâ kâtipliği, silâhdar ve sipahi kâtiplikleri, küçük rûznâmçecilik, Piskopos mukātaacılığı, Maliye tezkireciliği, Küçük Evkaf muhasebeciliği, teşrifatçılık, mevkūfatçılık.

Çerçeve. Vak'anüvislik bu görevlerin yanında yürütülen bir vazifedir — nitekim selefi Subhî, beylikçilikle birlikte götüremeyeceğini bildirerek bırakmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “İzzî Süleyman Efendi”, c. 23, s. 565-566.
TARİHÎ KAYIT

Secili üslûptan kaçınmak

Tarih dilinde tercih.

Metni gösterMetni daralt

İnşâ sanatındaki yeteneğini yer yer eserinde göstermekle birlikte, olayların nakli sırasında döneminin ağır ve secili üslûbuna nisbetle daha anlaşılır ve açık bir ifade tarzını tercih etmiştir.

Çerçeve. XVIII. yüzyıl Osmanlı nesrinde secili (kafiyeli) inşâ hâkimdi; bir vak'anüvisin bunu bilerek sadeleştirmesi, tarihin okunmak için yazıldığı bilincini gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “İzzî Süleyman Efendi”, c. 23, s. 565-566.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeŞeyh Murad Türbesi, Nişancılar (Eyüp)1 Nisan 1755'te vefat edip defnedildiği yer; mensup olduğu bu Nakşibendî türbesine bazı kira gelirlerini vakfetmiş ve vakıflarıyla ilgili bir defter düzenlemiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası İzzî Süleyman Efendi : İzzî Süleyman Efendi (ö. 1755), 1744-1752 olaylarını yazan Osmanlı vak‘anüvisi; Şeyh Ali Efendi’den Nakşibendî hilâfeti alan ve Şeyh Murad Tekkesi için 1748’de kapsamlı bir vakıf kuran bürokrat, şair ve hattattır.İstanbul · TürkiyeİstanbulDoğduğu şehir; babası IV. Mehmed'in kızı Hatice Sultan'ın Baltacılar kethüdâsıydı. Dîvân-ı Hümâyun kâtipliğinden vak'anüvisliğe uzanan bütün kariyeri burada geçmiştir. İlişkili kişi dosyası İzzî Süleyman Efendi : İzzî Süleyman Efendi (ö. 1755), 1744-1752 olaylarını yazan Osmanlı vak‘anüvisi; Şeyh Ali Efendi’den Nakşibendî hilâfeti alan ve Şeyh Murad Tekkesi için 1748’de kapsamlı bir vakıf kuran bürokrat, şair ve hattattır.Belgrad · SırbistanBelgrad1739 seferine kethüdâ kâtibi sıfatıyla katıldığı ve yeniden zaptı sırasında ordugâhta hizmet yaptığı şehir; hakkında iki risâle yazmıştır. İlişkili kişi dosyası İzzî Süleyman Efendi : İzzî Süleyman Efendi (ö. 1755), 1744-1752 olaylarını yazan Osmanlı vak‘anüvisi; Şeyh Ali Efendi’den Nakşibendî hilâfeti alan ve Şeyh Murad Tekkesi için 1748’de kapsamlı bir vakıf kuran bürokrat, şair ve hattattır.Sofya · BulgaristanSofyaBelgrad seferi sırasında bulunduğu ve şehrin yeniden zaptına vesile olması temennisiyle Karaçelebizâde'nin Süleymannâme 'sini istinsaha başladığı yer. İlişkili kişi dosyası İzzî Süleyman Efendi : İzzî Süleyman Efendi (ö. 1755), 1744-1752 olaylarını yazan Osmanlı vak‘anüvisi; Şeyh Ali Efendi’den Nakşibendî hilâfeti alan ve Şeyh Murad Tekkesi için 1748’de kapsamlı bir vakıf kuran bürokrat, şair ve hattattır.Mekke · Suudi ArabistanMekke1753 baharında hacca gittiği şehir; bu yolculuk sırasında vak'anüvislik görevi Seyyid Hâkim Mehmed Efendi'ye verilmiştir. İlişkili kişi dosyası İzzî Süleyman Efendi : İzzî Süleyman Efendi (ö. 1755), 1744-1752 olaylarını yazan Osmanlı vak‘anüvisi; Şeyh Ali Efendi’den Nakşibendî hilâfeti alan ve Şeyh Murad Tekkesi için 1748’de kapsamlı bir vakıf kuran bürokrat, şair ve hattattır.Buhara · ÖzbekistanBuharaTürkçeye çevirdiği Enîsü't-tâlibîn 'in konusu olan Bahâeddin Nakşibend'in şehri; müellifi Salâh b. Mübârek el-Buhârî de buralıdır. İlişkili kişi dosyası İzzî Süleyman Efendi : İzzî Süleyman Efendi (ö. 1755), 1744-1752 olaylarını yazan Osmanlı vak‘anüvisi; Şeyh Ali Efendi’den Nakşibendî hilâfeti alan ve Şeyh Murad Tekkesi için 1748’de kapsamlı bir vakıf kuran bürokrat, şair ve hattattır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “İzzî Süleyman Efendi”, c. 23, s. 565-566
  2. [2]Şem'dânîzâde, Müri't-tevârîh, I, 141, 154
  3. [3]İzzî Târihi, İstanbul 1199 (Matbaa-i Âmire)
  4. [4]Enîsü't-tâlibîn, İstanbul 1328
  5. [5]TSMK, Hazine, nr. 1139
  6. [6]TSMK, Emanet Hazinesi, nr. 1395
  7. [7]Kişi kartı kaynak paketi — İzzî Süleyman Efendi
Ortak kaynak kataloğunu aç →