Ara
Menü

Şeyh Seyyid Ahmed Kerâmeddin

Ahmed-i Üsküdar!, Müştak-zade Şeyh Cemal Efendi, Naziki-zade Şeyh Hüsnü Efen di, Ömerü'l-Fuadi-zade Şeyh Ya'kub ve Şeyh İzzet Efendiler, Nasuhi-zade Şeyh Sey yid Ahmed Kerameddin Efendi hazretleri. Müşarünileyh Muhyiddin Efendi edib, haluk, aşık, arif bir zat-ı ali-kadr idi. Tür be-i Pir'de medfûndur. (Kadaesa'lliiJıu sırrahu) /5 1/ BEKİR RÜSTEM PAŞA…

Yol
Halvetiyye
Mekân
1 bağlantı
Unvan
Tasavvuf şahsiyeti

Hayatı ve irşad çevresi

Ahmed-i Üsküdar!, Müştak-zade Şeyh Cemal Efendi, Naziki-zade Şeyh Hüsnü Efen di, Ömerü'l-Fuadi-zade Şeyh Ya'kub ve Şeyh İzzet Efendiler, Nasuhi-zade Şeyh Sey yid Ahmed Kerameddin Efendi hazretleri. Müşarünileyh Muhyiddin Efendi edib, haluk, aşık, arif bir zat-ı ali-kadr idi. Tür be-i Pir'de medfûndur. (Kadaesa'lliiJıu sırrahu) /5 1/ BEKİR RÜSTEM PAŞA Hankah-ı şerif büyük bir harikta yanmış ise de, Bekir Rüstem Paşa isminde bir sahib-i hayr tarafından yeniden inşa olunmuştur. Bu zat türbe-i şerifede medfûn olup, sandukasının baş tarafındaki levhada şöyle yazılıdır: "İş bu türbe-i şerife ile ittisôlinde dergah-ı feyz-penaha vaz'-ı esası himmetle blinl-i sa nı ve delll-i hüsn-i kabU1 olarak civiir-ı Hz. Pır'e mülazemet-i şerlfesiyle dahi şiiyeste-i atı fet-i Rabbani olan Bekir Rüstem Paşa'nın ruhuna el-Fatiha! Sene 1 280/( 1 863-64 ) . " ŞEYH SEYYİD AHMED KERAMEDDİN Nasuhi-zade Şeyh Muhyiddin Efendi sulb-i pakinden 1 274/( 1 857-58) senesinde gehvare-zib-i alem-i şuhud olmuşlardır.

Üsküdar'da hankah-ı şerif, maskat-ı re's-i la tifleridir. İbtidai ve Rüşdi tahsilinden sonra Üsküdar'da Valide Cami' -i şerifinde Ho ca Mustafa Efendi'nin mücazlarından Osman Efendi'den ulum-ı mürettebeyi okuya rak icazet ahzine muvaffak olmuştur. Emr-i intiaş-ı dünya için bi-hasebi'z-zarGre bir daireye intisab lazım gelmekle ev vela Hazine-i Hassa'ya devam edip, bir müddet sonra 1 295/( 1878) senesinde adliyye de bir hizmete geçmiş ve sinin-i medide hıdmet-i adliyyede bulunmuş, muhasebe ka leminde mümeyyizliğe irtika eylemişti. Bir aralık Meclis-i Meşayıh'a a'za intihab ve ta'yin olunmuş ve hayli zaman bu hiz meti de hüsn-i ifaya çalışmış ise de bir me'murun iki yerden maaş alması men' edilince hıdmet-i adliyyede aldığı maaşın fazlalığı hasebiyle a'zalığı terke mecbur olmuş ve müd det-i takaüdiyyesi dolasıya kadar adliyyeye devm ile bi'l-ahare takaüdü icra kılınmıştır. Bundan sonra tekrar Meclis-i Meşayıh a'zalığına ta'yin edilip 1 328/( 1 9 1 0) sene sine kadar a'zalıkta bulunup, ondan da damen-keş-i ferağat olmuştur.

Tar'ikaten nisbetleri henüz s ığar- ı sinninde iken peder- i ekremleri Şeyh Muhyid d'in Efendi'yedir. İkmal-i süluk ile h ilafetleri de yine müşarünileyhtendir. Pederlerinin 1 3 1 5/( 1 897-98) senesinde alem-i cemale intikalinde, emr-i meşihat kendilerine teveccüh ed ip, elyevm bu hizmeti ifa ile müşerref bulunuyorlar. NasGhiyye-i Şa'baniyye 81 1 325/( 1 907 ) senesinde husule gelen iştiyak-ı azim te'siriyle Kastamonu'ya gide rek Asitane-i Hz. Şa'ban-ı Veli'ye ru-mal olmuş ve ziyaret şerefiyle kam-yab olarak Üsküdar'a avdet eylemiştir. Halen dergahta inziva hayatında olup, sfür tekke meşayıhı cem'iyyetlerde da'vet ettiklerinde da'vete icabetle giderler. Kahvede, gazinoda oturduğunu gören yoktur. Dedikoduya karışmaz, daima kendi halini ümmet-i Muhammed'in selametini düşü nür, gözü yaşlı, aşık bir reh-nüma-yı kerimü'l-fıtrattır. /52/ Seyyid Kerameddin Efendi edip, kamil, sükutiyyü'l-meşreb bir zat-ı ali-kadr dir.

Sıfat-ı meşihatı bi-hakkın muhafaza eder. Laubali hayata meyi etmez, her yere git mez. Hayatını hankah-ı Hz. P'ir'e vakf etmiş, Hz. Nasuh'i'yi pek ziyade hürmet ve mu habbetle ve ulviyyetle sevmiş bir mefhar-ı erbab-ı tarikattır. Endamı mütenasib olup, ale'l-ekser dal arakıyye üzerine beyaz sarık sarar. Özü gibi sakalı da ak, gayet mütevazı' bir haşi'dır. Kendileriyle mine'l-kadim müşerref olageldiğim gibi yazmakta oldukları, Şemsü's-Sahfihi fi-Menakıbı Pir Muhammed en-Nasuhi nam eser-i ali münasebetiy le, temasımız daha yakından ve pek samimi bir şekilde vaki' olmuş idi. Bu eser esas i'ti barıyla Hz. Nasuhi ve sülale-i kiramı hakkındadır. Bi'l-münasebe Hz. Pir Şa'ban-ı Ve li efendimizle hulefası ve ehl-i silsile hakkında da tedkikat-ı mahsusayı cami'dir. matla karşılaştırmak ve her iki tarafın beyanıQda isabet aramak maksadıyla Sefine-i Evliya'yı kendilerine takdim eylemiş idim. T edkikat-ı acizanemi tetebbu' buyurarak ba'zı ilavfü dercine bezl-i inayfü eylemişlerdir.

İş bu eserleri hakkında makam-ı tak rizde bu manzumeyi yazıp, kendilerine ihda ettim. Yegane menfaat-bahşa eser Şemsü's-Sabuhl'dir Hakikat ilminin tefsiridir temsil-i rfthudur Kerameddin Efendi bezl-i himmet eyleyüp yazmış Anın mevzftu mir' at-ı tecella-yı Nasahl'dir Hakayıkdan dakayıkdan bütün esrar-ı tevhidden Dürer-paş olnuula erbab-ı aşka hak fütuhudur Muvaffak eylemiş Mevla o zat-ı nükte-plrayı Bu te'lif-i bihin el-hak anın şekl-i vuzCthudur Muhibb-i kem-teri Vassafma ilham-ı Hak oldu Kitab-ı sırr-ı vahdet metninin şerhu'ş-şurfthudur 82 Sefine-i Evliyi Bu da kendilerini temdihan sünuh etmiştir: Mükerrem şeyh-i a11-cah Kerameddfn-i Şa'ban1 Mübeccel rehbeT--i hoş-hah Kerameddin-i Şa'ban1 NasfJı1 harıkahında şerefbahşa-yı uşşakdır En1s-i Haz:ret·i AlWı Keramedd1n- i Şa'ban1 Kemnü'Mab' sel1mü't,kalb mehasin menbaı bir şeyh Dem-a-dem karı zikru'/Uih Kerameddin-i Şa'ban1 NasfJıl güt,şeninde bir gül-i hoş-bU-yı irfandır Yegane Clşık-ı ewah Keramedd1n-i Şa'ban1 Dah1t,i balJ.. ı ehlu'/Uih olan Vassafma lutfen İden MM feyzu'/Uih Keramedd1n-i Şa'banl Müşarünileyhin dört mahdum-ı müerremleri vardır.

Şemseddin, Dördüncü Alaeddin, Fazlullah ve İbrahim Rükneddin beyefendilerdir. Fazlullah Efendi harb-i ahirde nail-i rütbe-i şehadet olup, nefs-i münifi Çanakkale'den (Keşan'dan)40 hanka ha getirilmiştir. Peder-i elem-dideleri bu iftiraktan pek dil-hilndur. /53/ Müşarünileyh bir gün hem-sohbet olduğum sırada atideki ma'lumatı inayet eylediler: Tarik-ı Şa'bani'de dört nev' tac vardır: 1 . Sarığı yeşil tepesi yeşil. Buna yol tacı derler. İsm-i Hu'ya çıkan salike çelebi ler ile bi'z-zat meşihatta bulunanlar tarafından giydirilir. 2. Sarığı yeşil veya beyaz, tepesi beyaz. Bunu dördüncü esmaya çıkanlar giyerler ki, tarikaten ta'bir ve teselliye muktedir olanlardır. 3. Tepesi beyaz, sarığı beyaz, risalesi siyahtır. Tarikımızda müntehi olanlar giyer. 4. Tepesi beyaz, sarığı siyah, risalesi beyazdır. Nail-i rütbe-i velayet olanlara mahsustur. Hz. Nasuhi'nin tac-ı şeriflerinde mücerred kendilerine mahsus ol mak üzere bir düğme vardır.

Sırr-ı vahdete, nokta-i ehadiyyete işarettir. Bir de "dal arakıyye" ta'bir olunur ki, yeşili ve beyazı vardır. Hz. Pir efendimiz es na-yı zikr-i şerifte giyerlerdi. Bizler de o esere tebean giyiyoruz. İşte bir nümunesi: 40. Bu "Keşan'dan" notu yazma nüshaya Sayın Orhan Nasuhoğlu tarafından günümüz alfabesiyle yazıl mıştır. ( H ) Nası'.ihiyye-i Şa'baniyye 83 Fakat ortadaki halka iki değil birdir. Hz. Şa'ban-ı Veli'nin, Hz. NasOh'i'nin, Karabaş-ı Ve li'nin arakıyyelerinin köşelerinin başı açıktır. Köşelerin kapanması ya Şeyh Alaeddin Efen di'nin veya Çerkez Mustafa Efendi'nin zamanla rında vaki' olmuştur. Çünkü Alaeddin ve Çerkez Mustafa Efendilerin tac-ı Şa'bani'de ictihadları olduğunu Ümmi Ahmed Efendi hazretlerinin der gahında manzurum olan bir eserde mütalaa ettim. Hulefası olup olmadığını sorduğumuzda, "Henüz kendim mazhar-ı irfan olamadım . Nerede kaldı ahara hilii.fet verebileyim .

Ancak usal i tarik üzere ilbas-ı tile ü hırka eyledigim ba'zı zevat vardır. " diye iltizam-ı asar-ı mahviy yet buyurdular. Büyük Piyale Dergahı şeyhi lbrahim Bey, mahdumları Şeyh Muhammed Şemsed din Efendi, Rumeli Hisarı şeyhi Halil Efendi, Yakacık Tekkesi şeyhi Reşid Efendi, Na ziki-zade Şeyh Hilmi ve Tahsin Efendiler( in onun halifeleri) olduğunu söylediler. Kuşadalı hazretlerine nakl-i kelam olundukta buyurdular ki: "Kuşadalı hazretleri, Hz. Pir Nasuhi (kuddise s ırrUhu ' l-i'lli) 'yi ziyaret kasdıyla bir gün Üsküdar'a azim olmuşlar. Beraberlerinde Zeyrek'teki Kilise Camii kayyımı Hacı Efendi bulunur imiş. Kayıkla Kız Kulesi civarına geldiklerinde, /54/ "Hacı! Edebini ta kın. Zira Hz. Plr"in köyüne yaklaştık. " buyurmuşlar. Hankah-ı şerife vusullerinde cüm le kapısının önünde ayakkabılarını çıkarıp, mest ile içeri girerler imiş. Ne zaman Hz. Pir Nasuhi ve Hz. Mevlana'nın esami-i mübarekeleri yad olunsa alınlarında bir da mar zuhOr edip vecd zuhura gelir imiş ve "Bunların esfüni-i şerifesi mesmuum olunca kendimi gaib ederim . " buyururlar imiş.

Hz. Fatih türbe-darı Amiş Efendi merhumda da bu hali gördüm. Ziyaretine gir dim. Benim evlad-ı Pir'den olduğuma muttali' oldukta, vecd zuhura geldi ve bana hi taben, "Sen mlrfuyedisin , senden korkarım . " dediler. Dahası var, fakat bu kadar elverir.

* * * Şu na't- ı şerif ile nutuk kendilerinindir: Günilh-karım garibim dil-harabım Ya Rasula'llah Eslr-i nefs-i bed-hU pür-hicabım Ya RasUla'llah Fakat gönlümde aşk-ı pak-ı zatın müncelidir hep Senin aşkınladır bu incizabım Ya RasUla'llilh 84 Set'ine-i Evliya Gönül dUJfıH pür-envarının meftun u hayranı Ümld-i vuslatınla kam-ylibım Ya RasUla'lliih Büyüksün şiin-ı ulviyyet-nişanın pek muazzamdır Der-i ihsanına var intisabım Ya RasUla'lliih Fakirin alık.arın muhtac-ı lutfundur Kerameddin Kerem kıl merhamet şefkııt-melibım Ya RasUla'lliih ** * Feyz-i pak-i evliyau'lliih ile rUşen-diliz Alem-i fanide sahib-intibah Şa'banileriz Dôimd Kur'an u imdn yar-ı can olmuş bize Can u dilden aşk ile hem-rah Şa'banileriz Alem-i faniye yokdur iltifdt u meylimiz Tarik-i dünya fena fi'lliih Şa'blinileriz Rah-ı Hak' da oldu aşk sermdyemiz ey nur-ı ayn Mazhar-ı sırr-ı beka bi'lliih Şa'blinileriz Neş' e-i vahdetle kalben pür-safayız aşıkız Hamdü li'lliih arif-i bi'lliih Şa'banileriz Her taraf mir'dt-ı vahdetdir ene'l-Hak söylüyor Nükte-dan-ı "semme '1echu'Udh" Şa'blinileriz41 Nefy ü isbatın ledünniyydtını arif gönül Vakıf-ı esrar-ı illli ' lliih Şa' blinileriz Peykiyiz hurşld-i tliblin-ı tarlkın dtiima Halveti erkanına şeh-rah Şa' ba1ıileriz Farz u sünnet reh-nüma-yı has olmuşdur bize Slilikan-ı aşk için can-gah Şa'banileriz ,,.

, .. ...,,., ( ill i ...,._ J r..:i l}y 4ü)" . . .

Nereye yönelirseniz Allah'ın vechi (zatı ) işte oradadır . . . " z . Bakara sure- ... ... ş .... . 41. s i, 1 1 5. ( H ) Nasuhiyye-i Şa'baniyye 85 Halka-i tevhfdimizde cezbe vü hlll1i.t ile Hizb-i zikre müşteğıl pür-ah Şa'banlleriz Levh-ı dilde ril-nüma oldu Kerdmeddin'e yar Sırru'l-esrara baslret-gl'ih Şa'banlleriz Hz. Pir'in Risale-i Fahriyyesi'ni Arabçadan Türkçeye tercüme buyurdukları gi bi, sual ve cevab tarzında bir de usul ve adab-ı tarikata dair eseri vardır. /55/ Ahmed Kerameddin Efendi'nin ba'zı nutukları vardır. Bir Divançe halinde gördüm.

Gerçi şiir nokta-i nazarından şayan-ı iltifat değilse de, bezm-i muhabbete na zır olarak söylenmiş olması ona bir kıymet verir.

Bir iki misali: Sevdim seveli sen güzeli gitdi şuurum Bir meh-veş idin yandı tenim bitdi gururum Firkat-zedeyim nerde benim eski sürurum Feryad iderim var mı benim bunda kusurum Kanilt1-1 kazii böyle imiş hükm-i kaderde Öyle yazılı çaresi yok seyr ü seferde Bir diir-ı safa yok mu aceb baht-ı beşerde Mahv oldu bütün rahat-ı esbiib- ı huzilrum Pür-neş' e idim meclis-i uşşiik-ı vefada Böyle kalınır sanmış idim zevk u safada Uyardı felek tiiliimi sahn-ı cefada Efsane imiş şu görünen cism-i zuhurum Arz itdi bütün derdini esrarını Ahmed Lutf u kerem it halime ey şah ser-amed Eyler mi güzeller acaba ehl-i gamı red Mahşerde beni şad idegör ey yüzü nurum * * * Bir gün geçerek gül-şen-i kasr-ı emelden Binlerce safa kasrı da gam-haneye dönmüş Bülbül ötecek sanına gönül bag-ı İrem' den Her dala hazan irdi ki bum-haneye dönmüş Yadımda bütün eyledilim zevk u safalar Ya var imiş ya yok imiş efsdneye dönmüş Yıkılsa reva ahım ile seng ü dırahtı Berbad olacak ahiri viraneye dönmüş Mes'Ud idecek sanma sakın katre,i sahra Neş' e yerine gam dolu peymaneye dönmüş Sabrım tükenüp yeter cefaya hedef oldum Gözler açılup kanlıca dil,haneye dönmüş Bu nazın ile Ahmed yine dil,hun olacaksın Gufran,ı Huda neş'esi kaşaneye dönmüş ** * "Ya'kUb Han, pederimle mülaki olduğu sırada, Hz.

Pir Seyyid NasUhl efendimizin mektubaH aliyyeleridir ki, beyne'l,ihvı1n, "Mürcisefdt,ı Pir" diye meşhur olan eserlerinin mütalaas ını ı1rzil etmiş ve pederim de göstermiştir. Hfn,i mütalaada vecd zuhuruyla bir mik, dar sonra sükunet buldukta, "Ben bunun emsalini görmedim ve tesadüf etmedim. Bu mek, tUbat mecmila,i irfandır. Meşı1yıh,ı ızam ve salik,i rah,ı Huda için bir hazine,i girı1n,baJıii, dır. " demiştir. Kerameddin"

COĞRAFÎ HAFIZABüyük Piyale DergahıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi1 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

T edkikat-ı acizanemi tetebbu' buyurarak ba'zı ilavfü dercine bezl-i inayfü eylemişlerdir. İş bu eserleri hakkında makam-ı tak­ rizde bu manzumeyi yazıp, kendilerine ihda ettim. Yegane menfaat-bahşa eser Şemsü's-Sabuhl'dir Hakikat ilminin tefsiridir temsil-i rfthudur Kerameddin Efendi bezl-i himmet eyleyüp yazmış Anın mevzftu mir' at-ı tecella-yı Nasahl'dir Hakayıkdan dakayıkdan bütün esrar-ı tevhidden Dürer-paş olnuula erbab-ı aşka hak fütuhudur Muvaffak eylemiş Mevla o zat-ı nükte-plrayı Bu te'lif-i bihin el-hak anın şekl-i vuzCthudur Muhibb-i kem-teri Vassafma ilham-ı Hak oldu Kitab-ı sırr-ı vahdet metninin şerhu'ş-şurfthudur 82 Sefine-i Evliyi Bu da kendilerini temdihan sünuh etmiştir: Mükerrem şeyh-i a11-cah Kerameddfn-i Şa'ban1 Mübeccel rehbeT--i hoş-hah Kerameddin-i Şa'ban1 NasfJı1 harıkahında şerefbahşa-yı uşşakdır En1s-i Haz:ret·

Metni gösterMetni daralt

T edkikat-ı acizanemi tetebbu' buyurarak ba'zı ilavfü dercine bezl-i inayfü eylemişlerdir. İş bu eserleri hakkında makam-ı tak­ rizde bu manzumeyi yazıp, kendilerine ihda ettim. Yegane menfaat-bahşa eser Şemsü's-Sabuhl'dir Hakikat ilminin tefsiridir temsil-i rfthudur Kerameddin Efendi bezl-i himmet eyleyüp yazmış Anın mevzftu mir' at-ı tecella-yı Nasahl'dir Hakayıkdan dakayıkdan bütün esrar-ı tevhidden Dürer-paş olnuula erbab-ı aşka hak fütuhudur Muvaffak eylemiş Mevla o zat-ı nükte-plrayı Bu te'lif-i bihin el-hak anın şekl-i vuzCthudur Muhibb-i kem-teri Vassafma ilham-ı Hak oldu Kitab-ı sırr-ı vahdet metninin şerhu'ş-şurfthudur 82 Sefine-i Evliyi Bu da kendilerini temdihan sünuh etmiştir: Mükerrem şeyh-i a11-cah Kerameddfn-i Şa'ban1 Mübeccel rehbeT--i hoş-hah Kerameddin-i Şa'ban1 NasfJı1 harıkahında şerefbahşa-yı uşşakdır En1s-i Haz:ret·

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Öğütleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Söz ve öğüt

Büyük Piyale Dergahı şeyhi lbrahim Bey, mahdumları Şeyh Muhammed Şemsed­ din Efendi, Rumeli Hisarı şeyhi Halil Efendi, Yakacık Tekkesi şeyhi Reşid Efendi, Na­ ziki-zade Şeyh Hilmi ve Tahsin Efendiler( in onun halifeleri) olduğunu söylediler. Kuşadalı hazretlerine nakl-i kelam olundukta buyurdular ki: "Kuşadalı hazretleri, Hz. Pir Nasuhi (kuddise s ırrUhu ' l-i'lli) 'yi ziyaret kasdıyla bir gün Üsküdar'a azim olmuşlar.

Metni gösterMetni daralt

Büyük Piyale Dergahı şeyhi lbrahim Bey, mahdumları Şeyh Muhammed Şemsed­ din Efendi, Rumeli Hisarı şeyhi Halil Efendi, Yakacık Tekkesi şeyhi Reşid Efendi, Na­ ziki-zade Şeyh Hilmi ve Tahsin Efendiler( in onun halifeleri) olduğunu söylediler. Kuşadalı hazretlerine nakl-i kelam olundukta buyurdular ki: "Kuşadalı hazretleri, Hz. Pir Nasuhi (kuddise s ırrUhu ' l-i'lli) 'yi ziyaret kasdıyla bir gün Üsküdar'a azim olmuşlar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

TARİHÎ MEKÂNBüyük Piyale DergahıBüyük Piyale Dergahı , Sefîne-i Evliyâ kişi kayıtlarında 1 ayrı bağlamda anılır. Büyük Piyale Dergahı şeyhi lbrahim Bey, mahdumları Şeyh Muhammed Şemsed din Efendi, Rumeli Hisarı şeyhi Halil Efendi, Yakacık Tekkesi şeyhi Reşid Efendi, Na ziki-zade Şeyh Hilmi ve Tahsin Efendiler( in onun halifeleri) olduğunu söylediler. Bağlantılı şahsiyetler: Şeyh Seyyid Ahmed Kerâmeddin.