ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
40 sonuç · “Atas”
01Bedeviyye (Ahmediyye)
Ahmed el-Bedevî’nin Tantâ’daki irşad halkasından doğan, Abdül‘âl b. Fakih tarafından kurumsallaştırılan; Mısır’dan Suriye, Hicaz ve Osmanlı şehirlerine yayılan ana tasavvuf yolu.
Abdülkuddûs Gengûhî
Abdülkuddûs Gengûhî (yaklaşık 1456–1537), Rudevl’de aldığı Sâbirî terbiyeyi Şâhâbâd ve Gengûh’a taşıyan; Rüşdnâme, Mektûbât-ı Kuddûsî ve Envârü’l-uyûn gibi eserleriyle Kuzey Hindistan tasavvufunun başlıca müellif şeyhlerinden biridir.
Abdülmecid Sivâsî
Abdülmecid Sivâsî (1563-1639), Şemseddin Sivâsî’nin yeğeni ve halifesi; Şemsiyye’yi Sivas’tan İstanbul’a taşıyan, Ayasofya ve Sultan Ahmed kürsülerinde tefsir ve vaaz veren, Sivâsiyye irşad ağını kuran âlim-sûfîdir.
Abdülmecid Şirvânî
Abdülmecid Şirvânî (ö. 1564-65 civarı), Şahkubâd-ı Şirvânî’den aldığı Halvetî terbiyeyi Tokat’a taşıyan; Şemseddin Sivâsî’yi yetiştirip hilâfet vererek Şemsiyye’nin teşekkül zeminini hazırlayan şeyhtir.
Abdürrahîm el-Kınâî
Abdürrahîm el-Kınâî (1127–1196), Mağrib’de yetişip Ebû Medyen çevresinden aldığı irşadı Kınâ’ya taşıyan; Mâlikî ilmi, helâl kazanç, hizmet ve sohbeti birleştirerek Yukarı Mısır’da kalıcı bir tesir oluşturan âlim ve mürşiddir.
Abdüssamed el-Câvî el-Pelimbânî
Abdüssamed el-Câvî el-Pelimbânî, Palembang ile Hicaz arasında kurduğu ilim ve irşad bağı; Gazzâlî'nin eserlerini Malayca yeniden işleyen Hidâyetü's-sâlikîn ve Seyrü's-sâlikîn'i; Semmânî evrâdı ve Nasîhatü'l-müslimîn'iyle XVIII. yüzyıl Güneydoğu Asya tasavvufunun başlıca müelliflerindendir.
Ahmed el-Alevî el-Müstegānimî
Ahmed el-Alevî (1869–1934), Müstegānim'de Muhammed el-Bûzîdî'nin terbiyesinde yetişen; Şâzeliyye-Derkāviyye içindeki Aleviyye kolunu Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Avrupa'ya taşıyan Cezayirli sûfî müelliftir.
Amasyalı Pîr İlyas
Amasyalı Pîr İlyas, Sadreddin Hıyâvî’nin terbiyesinde yetişerek Halvetiyye’yi Şirvan’dan Amasya’ya taşıyan; Gümüşlüoğlu Tekkesi çevresinde Anadolu’daki ilk güçlü Halvetî irşad merkezlerinden birini kuran âlim-sûfîdir.
Aziz Mahmud Hüdâyî
Aziz Mahmud Hüdâyî (1541-1628), Üftâde’nin irfanını Üsküdar merkezli ilim, vaaz, şiir, vakıf ve irşad ağına dönüştüren; Celvetiyye’yi teşkilâtlandırıp Anadolu ve Balkanlara taşıyan mutasavvıf, âlim ve şairdir.
Bahâeddin Veled
Bahâeddin Veled (1151-1231), Belh’in ilim ve vaaz geleneğini Horasan, Irak, Hicaz ve Anadolu güzergâhından Konya’ya taşıyan; Maârif’i, Burhâneddin Tirmizî’ye tesiri ve Mevlânâ’nın ilk hocası oluşuyla Mevlevî hafızanın kurucu halkalarından biri olan âlim ve mutasavvıftır.
Bedr Ata (Bedreddin Muhammed)
Bedr Ata, asıl adıyla Bedreddin Muhammed; Buhara’da Sadr Ata ile tahsil gören, mürşid arayışıyla Taşkent çevresine giderek Zengî Ata’ya intisap eden dört başlıca Yesevî halifeden biridir.
Beyâzîzâde Hafîdi Seyyid Ahmed Mâil Efendi
Beyâzîzâde Hafîdi Seyyid Ahmed Mâil Efendi (ö. 1729), İstanbul’da doğan; Galata Sarayı’ndan Vâlide Sultan Dârülhadisi’ne uzanan müderrislik görevlerinin ardından Erzurum kadılığına tayin edilen Osmanlı âlimi ve divan şairidir.
Bolevî Ali Efendi
Bolevî Ali Efendi (ö. 1725-26), Bolu’dan İstanbul’a gelerek Trabzonî Mehmed Efendi’den mülâzemet alan; Galata Sarayı’ndan Hüsrev Kethüdâ Medresesi ve Sahn derecesine ilerleyen Osmanlı müderrisidir.
Atas
1, Susuzluk, teşne olma. 2. tas, a Umulana düşkün ve onun tesiri altında bulunma. b Şevk ve hasret halinin galebe çalması. c Şiddetli bir arzuyla muradın hararetli bir biçimde aranması,, Tasavvufta içmeye şürb, kanmaya reyy, kendinden geçmeye sekr ve susuz kalmaya ataş denir, İste peykânın gönül hecrinde şevkim teskin et Susüzem bir kez bu sahrada benimçün ara su Umduğum odur ki rüz-i haşr mahrum olmayam Cesme-i vaslın vere ben teşne-i didâre su Fuzüli Atebât-ı aliyye Şii ziyaret yerleri.
Necib Efendi Dergâhı
Zihni Efendi'nin intisap ettiği dergâh. Sefîne dergâhın Cellâd Çeşmesi yakınında bulunduğunu ve komşusunun Bostan Camii olduğunu söyler; bulunduğu şehir ve semt metinde açıkça belirtilmez. İlişkili kişi dosyası Mehmed Zihni Efendi : Mehmed Zihni Efendi (1846–1913), Matbaa-i Âmire musahhihliği ile Galatasaray ve Mülkiye hocalığını birleştiren; Arapça öğretimi, ilmihal, hadis ve biyografi alanlarında kalıcı eserler veren, Şeyh Muhammed Necib Efendi’ye intisaplı Osmanlı âlimidir.
Velî Dede Gülşenî Dergâhı
Edirne · Türkiye · Babası Mehmed Seyfullah Efendi'nin şeyhi olduğu ve 1864'ten itibaren kendisinin meşihatını üstlendiği dergâh; vefatında hazîresinde beşinci kuşak atası Ahmed Müsellem Efendi'nin kabri yanına defnedilmiştir. Konum şehir merkezine göre yaklaşıktır.
Erdebil
Erdebil · İran · 650/1252'de doğduğu ve ömrünün büyük kısmını geçirdiği şehir; halkının çoğu kendisine mürid olmuştu. Safevî hânedanının çıktığı yerdir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Safiyyüddin-i Erdebîlî : Safiyyüddin-i Erdebîlî (1252–1334), Zâhid-i Geylânî’nin halifesi, Erdebîl merkezli Safeviyye tarikatının pîri ve daha sonraki Safevî hanedanının atasıdır.
Mekteb-i Sultânî (Galatasaray)
İstanbul, Beyoğlu · Türkiye · Mehmed Zihni Efendi 1879'da Galatasaray Mekteb-i Sultânîsi ulûm-i Arabiyye ve dîniyye muallimliğine getirildi. Babanzâde Ahmed Naim, Ali Nazîmâ, Kenan Rifâî, Hanbelîzâde Muhammed Şâkir ve Abdülhak Şinasi Hisar gibi isimler buradaki ve Mekteb-i Mülkiyye'deki hocalığı sırasında yetişen talebeleri arasında sayılır. Eylül 1889'da Stockholm'de toplanan Müsteşrikler Kongresi'ne gönderdiği matbu eserleri sebebiyle kendisine verilen altın madalya bugün Galatasaray Lisesi Müzesi'nde muhafaza edilmektedir.
Beyazıt Devlet Kütüphanesi
İstanbul, Fatih · Türkiye · Arap, Türk ve İran dil ve edebiyatlarına vâkıf olan Mehmed Zihni Efendi, 1025 kitaptan oluşan şahsî kitaplığını bu kütüphaneye bağışlamıştır. İlişkili kişi dosyası Mehmed Zihni Efendi : Mehmed Zihni Efendi (1846–1913), Matbaa-i Âmire musahhihliği ile Galatasaray ve Mülkiye hocalığını birleştiren; Arapça öğretimi, ilmihal, hadis ve biyografi alanlarında kalıcı eserler veren, Şeyh Muhammed Necib Efendi’ye intisaplı Osmanlı âlimidir.
Siyâvrud (Lâhîcân)
Gîlân · İran · Şeyhi İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin vasiyeti üzerine kendisini getirdiği ve şeyhin iki hafta sonra vefat ettiği yer; Geylân'daki yirmi beş yıllık hizmeti bu havzadadır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Safiyyüddin-i Erdebîlî : Safiyyüddin-i Erdebîlî (1252–1334), Zâhid-i Geylânî’nin halifesi, Erdebîl merkezli Safeviyye tarikatının pîri ve daha sonraki Safevî hanedanının atasıdır.
Galatasaray Sultânîsi
İstanbul · Türkiye · Öğrenimini tamamladığı mektep; Muallim Nâci, Muallim Feyzi, Recâizâde Mahmud Ekrem ve Zihni Efendi buradaki Türk hocalarındandır. Fransızcayı burada öğrenmiştir. İlişkili kişi dosyası Ken‘an Rifâî : Ken‘an Rifâî (1867–1950), Osmanlı maarif teşkilâtında müdür, müfettiş ve öğretmen olarak çalışan; Medine’de Hamza er-Rifâî’den icâzet alan, Hırka-i Şerif’teki dergâhında Mesnevî okutan mutasavvıf ve müelliftir.
Merâga
Doğu Azerbaycan · İran · Şeyhinin irşad göreviyle gönderdiği ilk şehir; Erdebil dergâhı meşihatı bundan sonradır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Safiyyüddin-i Erdebîlî : Safiyyüddin-i Erdebîlî (1252–1334), Zâhid-i Geylânî’nin halifesi, Erdebîl merkezli Safeviyye tarikatının pîri ve daha sonraki Safevî hanedanının atasıdır.
Kırım
Kırım · Ukrayna · Müridleriyle birlikte gidip halkı irşada çalıştığı bölgelerden biri; Deştikıpçak ile birlikte kuzeydeki en uzak menzilidir. Konum bölgeye göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Safiyyüddin-i Erdebîlî : Safiyyüddin-i Erdebîlî (1252–1334), Zâhid-i Geylânî’nin halifesi, Erdebîl merkezli Safeviyye tarikatının pîri ve daha sonraki Safevî hanedanının atasıdır.
Amasya
Amasya · Türkiye · Taşköprizâde'ye göre halifelerinden Şeyh Abdurrahman Erzincânî'nin yakınında tekke kurup faaliyet gösterdiği şehir; Anadolu'daki mürid havzasının merkezlerindendir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Safiyyüddin-i Erdebîlî : Safiyyüddin-i Erdebîlî (1252–1334), Zâhid-i Geylânî’nin halifesi, Erdebîl merkezli Safeviyye tarikatının pîri ve daha sonraki Safevî hanedanının atasıdır.
Sincar
Ninova · Irak · Büyük dedesi Zerrinkülâh Fîrûzşah'ın “es-Sincânî el-Kürdî” nisbesiyle kaydedilmesine dayanarak Azerbaycan'a göç ettiği ileri sürülen bölge; soy tartışmasının dayanaklarındandır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Safiyyüddin-i Erdebîlî : Safiyyüddin-i Erdebîlî (1252–1334), Zâhid-i Geylânî’nin halifesi, Erdebîl merkezli Safeviyye tarikatının pîri ve daha sonraki Safevî hanedanının atasıdır.
Galata Sarayı Medresesi — Şa‘bân-ı Şifâî'nin müderrisliği
İstanbul · Türkiye · Müderrislik Şa‘bân-ı Şifâî Mart 1688'de Sarây-ı Galata Medresesi'ne tayin edildi. İşaret tarihî kurum çevresini yaklaşık gösterir. Yapıyla ilişkili kişi Şa‘bân-ı Şifâî (ö. 1705), Ayaş'tan İstanbul'a giderek saray hekimliğine ve ilmiye mesleğine giren; doğum, yenidoğan ve çocuk sağlığına dair Tedbîrü'l-mevlûd başta olmak üzere Türkçe tıp eserleri yazan müderris, kadı ve şairdir. Kayıt, Şa‘bân-ı Şifâî (Ahmed Şa‘bân Efendi)’in hayat güzergâhındaki bu yapıyla ilişkisini izlemek üzere kişi dosyasına bağlanmıştır.
Tomâr-ı Turuk Nasıl Okunmalı?
Sâdık Vicdânî'nin büyük silsile projesini, Lütfiye Tezer'in karşılaştırmalı tenkidi eşliğinde; güvenilir omurga, tarihî tasnif ve ihtilaflı kol adı katmanlarına ayırır.
Mevlevî Çelebilik Makamı ve Post Devamı
Hüsâmeddin Çelebi'den Sultan Veled ve Ulu Ârif'e; soy, hilâfet ve idarî merkezin ayrımı
HAKİKİ HİZMET EHLİ VE ONA BENZEYENLER
Avârifü’l-Maârif · 11. bölüm · Allahu Teâlâ, Hz. Dâvud’a (as) şöyle vahyetmiştir: “Ya Dâvud! Beni taleb eden (benim rızâmın peşine düşen) birisini gördüğün zaman, ona hizmetçi ol.” Hakk yolunda gidenlere hizmet
MÂNEVÎ FETİHLER VE İLÂHÎ İHSANLAR
Avârifü’l-Maârif · 20. bölüm · Sûfinin, Allahu Teâlâ ile meşguliyeti kemâle erince ve içinde bulunduğu vaktin hukukuna tam riâyetle takvâda ilerleyip zühdü tamam olunca, sebeplere sarılmayı terk eder. Kendisine
Sayfalar 33–39
Muzaffer Ozak Külliyatı · bir tahta parçası üzerinde sağ ve sâlim kaldı. anası boğuldu. Işte, o öksüz yavrunun annesinin ruhunu acıyarak aldım. Allahu zül-celâl tekrar buyurdu: — Yâ Azrail.. Ruhunu sevinere
Sayfalar 57–62
Muzaffer Ozak Külliyatı · yemeğe başlar, âşıkan da mürşidi takip ederler. Yemek esnasında, pilâva kadar konuşulmaz. Bazı tekkelerde, yemekten sonra su dahi içmezler. Yemekten sonra, şeyh evvelâ ellerini yık
Sayfalar 66–72
Muzaffer Ozak Külliyatı · ME'de, islâm ordularının bu hareketine HAMLE-I ARAP yani arap saldırısı, islâm mücahitleri de ÇIPLAK AYAKLI BIR KA- VIM olarak vasıflandırıldıktan sonra bir beyitte de aynen şöyle
Sayfalar 69–76
Muzaffer Ozak Külliyatı · rın ve bulunduranların da şefaatlerine nail olacağı herkesçe malümdur. MAKAMAT-I-SADIYYE namındaki kitapta beyan olunmuştur ki, Enbiyâ ve rüsül-ü kiram ile, şehitlerin, salihlerin
Sayfalar 81–87
Muzaffer Ozak Külliyatı · içindedirler. Allahu sübhanebu ve tealâ hazretlerinin, Kitab-ı keriminde medh-ü senâ eylediği o zevât-ı âlişan ki, Allahu tealâ'nın kendilerinden ve kendilerinin de Allahu azim-üş-
Sayfalar 88–94
Muzaffer Ozak Külliyatı · ve radıyallahu anh efendimize sevgi gösterisinde bulunanların mekr-ü hiyleleri, bugün sadakat ve samimiyete ve Imam-i müşârünileyhe gerçek muhabbete dönüşmüştür. Vaktiyle, Imam-ı H
Sayfalar 106–113
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Bu harfler, müteşâbihattandır.. Bunları öğrenmek sana lâzım değildir, buyurarak tefsir ve tafsil etmek istememişler. Hz. Huzeyfe't-ül-Yemani, bu zata sormuşlar: - Sen, bu harfler
Sayfalar 122–128
Muzaffer Ozak Külliyatı · kötü ve çirkin fiil ve amellerinle, suçların ve kabahatlerinle, irili ufaklı günahlarınla başbaşa kalacaksın. Acaba, o korkunç ânı, ölüm acılarını, pişmanlık sancılarını, o karanlı
Sayfalar 116–121
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Haydi, şimdi bana işledigin günahı söyle! buyurdu. O genç, gözyaşlarıyla konuşmağa başladı: — Yâ Resülallah! Ben, alçak ve igrenç bir insanım. Benim işlediğim günahı, hayvanlar b
Sayfalar 169–175
Muzaffer Ozak Külliyatı · le ya erham-er-râhimiyn.. Ehl-i-beyt-i Mustafa hürmetine, rahmet ve bereketinle bizleri islâh eyle ey ulu Allah! Ey Ehl-i-beyt! Allahu teâlâ, sizden bütün kirlilikleri (Günalları)