ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
38 sonuç · “ümmî”
01Ümmî Sinan
İbrâhim Ümmî Sinan (ö. 976/1568), Halvetiyye'nin Ahmediyye kolundan doğan Sinâniyye'nin pîri; 1551'de Şehremini'de kurduğu tekkeyle İstanbul'da bir yol başlatmış, üç yüz kadar halife yetiştirmiştir. Aynı adı taşıyan Elmalılı Ümmî Sinân (ö. 1657) ile karıştırılmamalıdır.
Ümmî Sinân
Ümmî Sinân / Sinân-ı Ümmî (Yûsuf b. İbrâhim, ö. 25 Cemâziyelâhir 1067 / 10 Nisan 1657), Elmalılı Halvetî şeyhi ve mutasavvıf şair; Niyâzî-i Mısrî'yi dokuz yıl yanında yetiştiren mürşid. Sinâniyye pîri İbrâhim Ümmî Sinan (ö. 976/1568) ile karıştırılmamalıdır.
Ümmî Sinânzâde Şeyh Hasan Efendi
Ümmî Sinânzâde Hasan Efendi (ö. Şevval 1088/1677), aile çevresi ile Eğrikapılı Çukadar Mehmed, Muîdzâde ve Abdülehad Nûrî'den aldığı terbiyeyi Şehremini'ndeki zâviye ve Fatih Camii kürsüsünde sürdüren Halvetî şeyhidir.
Ali el-Havvâs el-Burullusî
Ali el-Havvâs el-Burullusî (ö. 939/1532), İbrâhim el-Metbûlî'nin irşad hattını Kahire'de sürdüren; şeriat–hakikat bütünlüğü, Muhammedî terbiye ve ümmî irfan anlayışı Şa‘rânî'nin eserleriyle günümüze ulaşan Mısırlı sûfîdir.
Buhûrîzâde Mustafa Itrî Efendi
Buhûrîzâde Mustafa Itrî Efendi (ö. 1123/1711), IV. Mehmed devrinde saray hânendesi ve mûsiki hocası olarak çalışan; Rast Na‘t, Segâh Âyin, Segâh Tekbir, Salât-ı Ümmiyye ve Nevâ Kâr gibi eserleriyle cami, Mevlevî ve klasik mûsiki repertuvarlarını birleştiren büyük bestekâr, şair ve ta‘lik hattatıdır.
Debbağ Yunuszâde Şeyh Mustafa Efendi
Debbağ Yunuszâde Mustafa Efendi (ö. 1085/1674-75), Ümmî Sinanzâde Hasan Efendi’nin terbiyesinden geçerek Bursa Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi’nde irşad hizmeti yürüten Halvetî şeyhi ve debbağlık âdâbına dair fütüvvetnâme müellifidir.
Gülâboğlu Muhammed Askerî
Gülâboğlu Muhammed Askerî (yaklaşık 1621–1693), Ümmî Sinan’dan hilâfet alan, Afyonkarahisar’da kırk yıla yakın müderrislik ve irşad yürüten, dört bin beyitlik Dîvân sahibi Halvetî şairidir.
Hariri Şeyh Muhammed Efendi
Kazzâz Muhammed Efendi diye tanınan Harîrî Muhammed, Ümmî Sinan’ın ilk halifesi; Pazar Tekkesi’nde uzun süre irşad hizmeti yürütmüş şeyhtir.
Kemâl Ümmî
Kemal Ümmî (asıl adı İsmâil); mutasavvıf-şair. Tahsil görmeden yetiştiği için şiirlerinde Ümmî Kemal mahlasını kullanmıştır. Halvetî; son durağının Bolu olduğu araştırmalarla anlaşılmıştır.
Kemâl-i Ümmî İsmâil
Kemal Ümmî (asıl adı İsmâil); mutasavvıf-şair. Tahsil görmeden yetiştiği için şiirlerinde Ümmî Kemal mahlasını kullanmıştır. Halvetî; son durağının Bolu olduğu araştırmalarla anlaşılmıştır. [Editör notu: Bu kayıt 1181 numaralı kayıtla mükerrerdir ; CMS'te silinip 1181'e yönlendirilmelidir.]
Muhammed Fenâî Efendi
Muhammed Fenâî Efendi (ö. 1728), Ümmî Sinanzâde Hasan Efendi’nin halifesi; İstanbul’da Akbaba Mescidi çevresinde zikir halkası kuran Sinânî-Halvetî şeyhi ve ilâhi şairidir.
Mustafa Zekâî Efendi
Mustafa Zekâî Efendi (ö. 1812), Simavlı Hasan Efendi ve Nasûhî çevresinde yetişen; İstanbul'da Ümmî Sinan Dergâhı'nda on yedi yıl irşad eden Şâbânî-Halvetî şeyhi ve şairdir.
ümmî
Okuma yazma bümeyen anlamında Kur’ân-ı Kerîm’de geçen bir terim (A'râf suresi, 7 /158). 2. Hz. Peygamber için kullanılan bir sıfat ve terim. Müslümanlığın ilk çıktığı dönemlerde ve Kur’ân-ı Kerîm’in nazil olmaya başladığı sıralarda “ehl-i kitâb” (bk. bu madde) olarak nitelenen Yahudîler, Arapları hiçbir kitaba inanmayan anşammda “ümmî” olarak nitelendiriyorlardı. Bu terimin o dönemde Hz. Peygamber için kullanılması da bu anlayıştan ileri gelmekteydi. Hz. Peygamber için kullanılan bir sıfat ve terim. Müslümanlığın ilk çıktığı dönemlerde ve Kur’ân-ı Kerîm’in nazil olmaya başladığı sıralarda “ehl-i kitâb” (bk. bu madde) olarak nitelenen Yahudîler, Arapları hiçbir kitaba inanmayan anşammda “ümmî” olarak nitelendiriyorlardı. Bu terimin o dönemde Hz. Peygamber için kullanılması da bu anlayıştan ileri gelmekteydi.
Ümmîd (ümîd)
Ummak, arzu, istek. Sebeblere yapıştıktan sonra iyi netice beklemek. (Bkz. Havf ve Recâ) Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Ey günâhı çok olan kullarım! Allahü teâlânın rahmetinden ümîdinizi kesmeyiniz. Allah günâhların hepsini affeder. O, sonsuz mağfiret ve nihâyetsiz merhâmet sahibidir. (Zümer sûresi: 53) Akıllı kendini murâkabe ( kontrol ) edip ölüm sonrası için çalışan kimsedir. Ahmak da nefsinin arzûları peşinden koşup, Allahü teâlâya ümid bağlayan kimsedir. (Hadîs-i şerîf-Tirmizî, İbn-i Mâce) Allahü teâlâdan korkmalı, O'nun rahmetinden ümidi kesmemelidir. Ümid, korkudan çok olmalıdır. Böyle olanın ibâdetleri zevkli olur. Gençlerde korkunun, ihtiyarlarda ve hastalarda ümîdin fazla olması lâzımdır denildi. Korkusuz ümid, ümidsiz korku câiz değildir. (Hâdimî)
Ümmîd Ve Korku
Allahü teâlânın rahmetini ummak ve azâbından korkmak. (Bkz. Havf ve Recâ)
Ü M Mî- İ Sâdık
Arapça, özü, sözü doğru ümmî kişi anlamına gelir. Hz. Muhammed (s), Ümmî-i Sâdık’tır.
Pîr Ümmî Sinan Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Sefîne'nin tarifiyle Topkapı civarında, Kürkçübaşı Ahmed Şemseddin Mahallesi'nde bulunan dergâh. Mustafa Zekâî Efendi 1210/(1795-96)'da buranın meşîhatine tayin edilmiştir; kendisinden önceki şeyh, Ümmî Sinan ahfâdından allâme-i zamân Hasan Efendi'dir. Kesin konum bilinmediği için koordinat verilmedi.
Bolu
Bolu · Türkiye · Müridi Âşık Ahmed'in kaydına göre halkını irşada çalıştığı ve medfun bulunduğu şehir; kaynağın hükmü de son durağının Bolu olduğu yönündedir. İlişkili kişi dosyası Kemâl-i Ümmî İsmâil : Kemâl-i Ümmî İsmâil (ö. 1475), Bahâeddin Erzincânî’nin müridi; Yunus Emre söyleyişini hatırlatan ilâhileri, divanı ve adına yazılan menâkıbnâme ile tanınan Halvetî şairdir.
Simav
Simav · Türkiye · Kaynak onu “Simav kasabasından bir şeyhin soyundan” diye tanıtır. İlişkili kişi dosyası Sinâneddin Yûsuf Ümmî Sinan b. Cafer : Sinâneddin Yûsuf Ümmî Sinan b. Cafer (ö. 1006/1598), Simavlı bir şeyhin oğlu; kadılık ve müderrislik yapmış, hac menâsiki üzerine Türkçe risale yazmıştır.
Ümmî Sinan Camii ve Türbesi
Elmalı, Antalya · Türkiye · Doğduğu, irşad ettiği ve defnedildiği yer. Vakıf defterlerinde “Şeyh Ümmî Sinan Camii”, Evliya Çelebi'de “Ümmî Sinan Efendi Camii” olarak geçer. 1926'da yıkılan yapı 1959'da yeniden inşa edilmiştir. İlişkili kişi dosyası Ümmî Sinân : Ümmî Sinân (ö. 1657), Elmalı merkezli Halvetî şeyhi; Niyâzî-i Mısrî, Muslihuddin Mustafa Uşşâkī, Çavdaroğlu Müftî Derviş ve Eroğlu Nûrî gibi isimlerin yetiştiği irşad çevresinin merkez şahsiyetidir.
Çavuşlar Sultan Mezarlığı
Afyonkarahisar · Türkiye · Afyonkarahisar'da vefat ettiği ve buraya gömüldüğü rivayet edilen mezarlık. İlişkili kişi dosyası Gülâboğlu Muhammed Askerî : Gülâboğlu Muhammed Askerî (yaklaşık 1621–1693), Ümmî Sinan’dan hilâfet alan, Afyonkarahisar’da kırk yıla yakın müderrislik ve irşad yürüten, dört bin beyitlik Dîvân sahibi Halvetî şairidir.
Bolu
Bolu · Türkiye · Müridi Âşık Ahmed'in kaydına göre halkını irşada çalıştığı ve medfun bulunduğu şehir; kaynağın hükmü de son durağının Bolu olduğu yönündedir. İlişkili kişi dosyası Kemâl Ümmî : Kemâl Ümmî, Şeyh Hâmid-i Velî ve Hoca Ali Erdebîlî çevreleriyle ilişkili XV. yüzyıl mutasavvıf şairidir. Kaynakların çoğu onu Halvetî kabul eder; erken Erdebil-Safevî ocağıyla bağı ve Kemâllü adı verilen çevrenin niteliği ayrıca tartışmalıdır.
Ümmî Sinan Tekkesi (Şehremini / Arpa Emini)
İstanbul · Türkiye · 958 (1551) yılında kurduğu ve vefatına kadar irşad ettiği tekke; Kanlı Bostan sokağında. Sonradan Zekâî Tekkesi adıyla anıldı. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Ümmî Sinan : İbrâhim Ümmî Sinan (ö. 976/1568), Halvetiyye’nin Ahmediyye gövdesinden gelişen Sinâniyye kolunun pîri; Eyüp’teki âsitâne ve halifeleri vasıtasıyla XVI. yüzyıl İstanbul irşad hayatında etkili olan şeyhtir.
Fenâyî Mescidi (Akbaba Mehmed Efendi Mescidi)
İstanbul · Türkiye · Molla Gürânî Mahallesi’nde Akbaba Mehmed Efendi tarafından yaptırılan mescit. Vefatında bu mescidin yanına defnedilmiş, bu sebeple mescit sonradan Fenâyî Mescidi olarak anılmaya başlanmıştır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Fenâî Efendi : Muhammed Fenâî Efendi (ö. 1728), Ümmî Sinanzâde Hasan Efendi’nin halifesi; İstanbul’da Akbaba Mescidi çevresinde zikir halkası kuran Sinânî-Halvetî şeyhi ve ilâhi şairidir.
Eyüp Düğmeciler Tekkesi (türbesi)
İstanbul · Türkiye · Halifesi Nasuh Efendi'nin yaptırdığı tekke; kabri burada olduğu için Sinâniyye'nin âsitânesi sayıldı. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Ümmî Sinan : İbrâhim Ümmî Sinan (ö. 976/1568), Halvetiyye’nin Ahmediyye gövdesinden gelişen Sinâniyye kolunun pîri; Eyüp’teki âsitâne ve halifeleri vasıtasıyla XVI. yüzyıl İstanbul irşad hayatında etkili olan şeyhtir.
Azdavay
Kastamonu · Türkiye · 1240/1825'te doğduğu ilçe; ilk tahsilini burada, memleketinin âlimlerinden yapmıştır. Babası Ümmî Abdullah Efendi'dir. İlişkili kişi dosyası Hasan Hilmi Efendi : Hasan Hilmi Efendi (1825–1911), Azdavaylı; Gümüşhaneli Ahmed Ziyâeddin’in yaklaşık elli yıllık hizmetinde yetişen, iki defa vekilliğini ve ardından Gümüşhânevî Dergâhı postnişinliğini üstlenen Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir.
Uşak
Uşak · Türkiye · Niyâzî-i Mısrî'nin kendisine intisap ettiği yer; birlikte buradan Elmalı'ya gittiler. Halifelerinden Ahmed Matlaî de Uşaklıdır. İlişkili kişi dosyası Ümmî Sinân : Ümmî Sinân (ö. 1657), Elmalı merkezli Halvetî şeyhi; Niyâzî-i Mısrî, Muslihuddin Mustafa Uşşâkī, Çavdaroğlu Müftî Derviş ve Eroğlu Nûrî gibi isimlerin yetiştiği irşad çevresinin merkez şahsiyetidir.
Aladağ ve Bozarmut (Bolu çevresi)
Bolu · Türkiye · Âşık Ahmed'e göre Anadolu'ya geldikten sonra yaşadığı yerler. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Kemâl Ümmî : Kemâl Ümmî, Şeyh Hâmid-i Velî ve Hoca Ali Erdebîlî çevreleriyle ilişkili XV. yüzyıl mutasavvıf şairidir. Kaynakların çoğu onu Halvetî kabul eder; erken Erdebil-Safevî ocağıyla bağı ve Kemâllü adı verilen çevrenin niteliği ayrıca tartışmalıdır.
Vâhib Ümmî Dîvânı ve Elmalı İrfan Çevresi
Vâhib Ümmî'nin dîvânını, silsilesini ve Elmalı'da oluşan şiir-irfan halkasını birlikte okumak için giriş.
Niyâzî-i Mısrî Dosyası
Hayat, sürgün, eser, şiir ve Mısriyye çevresi. Sefîne-i Evliyâ - Cilt 5 tam metni üzerinden hazırlanmış editoryal dosya.
Tasavvuf Klasikleri İçin Okuma Rotası
Tabakat, âdâb, menâkıb, mektubat, divan ve tarikat tarihi eserlerini işlevlerine göre bir araya getiren kaynak haritası
Niyâzî-i Mısrî: Hayat, Sürgün, Eser ve Tesir
Malatya’dan Mısır, Elmalı, Bursa, Rodos ve Limni’ye uzanan hayatı; eserleri, irşadı ve şiirlerinin yorum tarihini birlikte ele alan dosya.
Dîvân Arşivinde Nüsha, OCR ve Yayın İlkeleri
OCR asıl metin değildir OCR, on binlerce sayfayı aramaya açan bir keşif katmanıdır. Osmanlıca imlâ, birleşik harfler, vezin, Arapça-Farsça ibare ve sütun düzeni sebebiyle şiiri kendiliğinden yayıma hazır hâle getirmez. Kimlik denetimi İlmî, Enis, Hâşim ve Himmet gibi tekrar eden mahlaslarda önce şahıs ayrımı yapılır. T
Kemâl Ümmî: Halvetîlik, Erdebil Ocağı ve Kemâllü Çevresi
Kaynakların ortak noktası Şeyh Hâmid ve Hoca Ali Erdebîlî’ye bağlılık Dîvânın kendi şiirleriyle desteklenir. Osmanlı biyografi kaynakları Kemâl Ümmî’yi Halvetî sayar; erken Erdebil ocağı bağlantısı bu tasnifle bütünüyle çelişmez. Anakronizm tehlikesi Hoca Ali dönemindeki Erdebil yolu, Şeyh Cüneyd ve Şah İsmail sonrasın
Seyyid Nizamoğlu Dîvânı ve Sinâniyye Hafızası
Üç nüshalı tenkitli metin Çalışma üç geniş yazmayı esas alır; diğer nüshaların şiir sayısı ve tertibi farklıdır. Bu nedenle Dîvân tek bir değişmez sıra halinde dolaşmamıştır. Manzum silsile Nizamoğlu, Halvetî silsilesini Hz. Ali'den Ümmî Sinan'a kadar şiir içinde sayar. Bu, gelenek içi icazet hafızasıdır; zincirdeki erken isimlerin XVI. yüzyıldaki Sinâniyye
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
HALVETTE ZUHÛR EDEN MA’NEVÎ FETİHLER
Avârifü’l-Maârif · 27. bölüm · Bir grup insan, halvet ve çilehâneye girmenin usulünde hatâ ettiler. Kelime ve mânaları değiştirip bozdular; içlerine şeytan girdi ve kendilerine gurur kapısı açıldı. Çünkü onlar,
Sayfalar 186–191
Muzaffer Ozak Külliyatı · böyle olan kullarına rahmetini saçar; sevdikleri arasına bunları dahil eder.) buyurdular. Bu hadis-i şeriften anlaşılıyor ki, ana ve babasına iyilik edenler, bu dünyadan îman ile g