Malatya’dan Mısır, Elmalı, Bursa, Rodos ve Limni’ye uzanan hayatı; eserleri, irşadı ve şiirlerinin yorum tarihini birlikte ele alan dosya.
Malatya’dan tasavvuf yolculuğuna
Niyâzî-i Mısrî Malatya’da doğdu; ilk tahsil ve intisap arayışlarının ardından Mısır’a gitti. Anadolu’ya dönüşünde Elmalı’da Ümmî Sinan’a bağlandı, çile ve hizmet devresinden sonra hilâfet aldı.
Bursa ve irşad çevresi
Uşak, Kütahya ve çevresindeki hizmetlerinden sonra Bursa’ya yerleşti. Dergâhı, şiirleri ve sohbetleri Mısriyye diye anılan Halvetî kolunun merkezini oluşturdu. Tekkelerin kapatılması ve yeniden kurulması gibi hadiseler, onun devlet ve şehir idaresiyle ilişkisinin değişkenliğini gösterir.
Sürgünler
Vaazları, siyasî ve dinî yorumları sebebiyle Rodos ve Limni’ye sürüldü; dönüş ve ikinci sürgün safhaları hayatının büyük bölümünü belirledi. Menkıbevî açıklamalarla arşivlenebilir sürgün kronolojisi birbirinden ayrılmalıdır.
Eserleri
Mevâidü’l-irfân, çeşitli risaleleri, mektupları, hatıra kayıtları ve Türkçe Dîvân’ı geniş bir külliyat meydana getirir. Dîvân’daki ilâhiler bestelenmiş, sohbet ve zikir çevrelerinde yüzyıllarca okunmuştur.
Şerh geleneği
İsmâil Hakkı Bursevî, Hasan Sezâî-i Gülşenî, Abdullah Salâhaddîn-i Uşşâkî ve Hüseyin Vassâf başta olmak üzere çok sayıda yazar Mısrî’nin gazellerini şerh etti. Böylece şiirler yalnız edebî metin değil, cem‘-fark, fenâ-bekā, vücûd mertebeleri ve vakit gibi kavramların öğretim metni oldu.