ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
57 sonuç · “âsî”
01Abbâsiyye
Ebü'l-Abbas Ahmed b. Muhammed el-Endelüsî'ye (ö. 1236) nispet edilen kol.
Bektaşiyye
Hacı Bektâş-ı Velî'nin tarihî ve menkıbevî hafızası çevresinde Anadolu abdalları, Rumeli gazi-dervişleri ve XVI. yüzyılda Balım Sultan'ın düzenlediği erkânla teşekkül eden; Babagân ve Çelebiler otorite hatları bulunan tasavvuf geleneği.
Demirtaşiyye
Demirtaşiyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Hâşimiyye
Mustafa Hâşim Baba'ya nispet edilen şube.
Karabaşiyye
Karabaş-ı Velî'nin İstanbul merkezli yayılma ve kurumsallaşma dönemini anlatan nispet. Kaynak, bunu ayrı bir tarikattan çok Şâbâniyye'nin güçlü devamı olarak yorumlar.
Kāsımiyye
Kāsım b. Muhammed el-Kebîr'e nispet edilen Mısır Kādirî kolu.
Kinâsiyye
Kinâsiyye, Mısır Bedeviyye çevresinin tarihî kol listelerinde yer alır; günümüzdeki kurumsal devamı yerel ve güncel kayıtla ayrıca doğrulanmalıdır.
Nâsıriyye
Muhammed b. Nâsır ed-Der‘î çevresinde Fas’ın güneyinde gelişen kol.
Sivâsiyye
Sivâsiyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.
Siyasî Temsil ve Libya Krallığı
İdrîs es-Senûsî'nin diplomatik liderlik ve bağımsız Libya krallığı dönemi; tarikat postuyla devlet görevi ayrılır.
Tavâşiyye
Ali et-Tavâşî'ye nispet edilen Yemen şubesi.
Âfâkıyye / Akdağlık Hâceleri
Hidâyetullah Âfâk Hoca çevresinde Kaşgar ve Doğu Türkistan'da siyasî-mânevî güç kazanan; Akdağlık Hâceleri diye de bilinen Kâsânî kolu.
Âşık Çelebi Pîr Mehmed
Seyyid Pîr Mehmed Âşık Çelebi (926/1520-979/1571-72), Rumeli kadılıklarında bulunan; şairleri şehir, meclis ve şahsî gözlemleriyle anlatan Meşâirü’ş-şuarâ’sıyla Osmanlı edebî biyografi yazıcılığının başlıca temsilcisidir.
A‘mâ Kûsec Mehmed Efendi
A‘mâ Kûsec Mehmed Efendi (ö. Zilkade 1082/1672), Kadızâde Şeyh Mehmed Efendi’den tahsil gören; Bayezid, Süleymaniye ve Ayasofya-i Kebîr kürsülerinde sırasıyla vaizlik yapan Osmanlı âlimidir.
Abalı Hâfız Muhammed Haydar Bergamavî
Muhammed Haydar Efendi; Bergama veya Kırkağaç nispetiyle anılan, Mehmed Emin Kırkağacî’den hilâfet alan, Aksaray Şekerci Sokağı’ndaki dergâhta irşad eden ve Yahyâ Âgâh İstanbulî’ye Zenbûrî mirası aktaran şeyhtir.
Abalı Şeyh Hüsâmeddin-i Sânî
Abalı Şeyh Hüsâmeddin-i Sânî (ö. 1150/1737-38), Bosnalı Mustafa Efendi’nin oğlu; Kasımpaşa Uşşâkî Âsitânesi’nin şeyhi ve türbedarı, Ahmed Hüsâmî Efendi’nin kayınpederidir.
Abdal Mûsâ
Abdal Mûsâ; menkıbeleri Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla ilgili rivayetlere karışan ve Bektaşî an'anesinde önemli bir yeri olan Anadolu abdallarından biri . Kaynak, gerçek şahsiyetinin “çok müphem” olduğunu belirtir.
Abdî Dedezâde Seyyid Halil Efendi
Abdî Dedezâde Seyyid Halil Efendi (1024/1615–21 Zilhicce 1088/1678), Kasımpaşa Mevlevîhânesi’nin kurucusu Sırrî Abdî Dede’nin oğlu; ilim tahsiliyle Mevlevî terbiyesini birleştirerek zâviyenin postunu yaklaşık kırk altı yıl sürdüren şeyhtir.
Abdullah Salâhî Uşşâkî
Abdullah Salâhî Uşşâkī (1117/1705, Kesriye – 29 Muharrem 1197 / 4 Ocak 1783, İstanbul); Halvetî-Uşşâkī şeyhi, şair ve şârih. Uşşâkıyye'nin Salâhiyye kolunun pîri ; on iki tarikattan nasip aldığı için “câmiu't-turuk” denmiştir. İbnü'l-Arabî'yi metinden değil ruhaniyetinden istimdadla anladığını söyler.
Abdullah-ı İlâhî
Abdullah-ı İlâhî (Molla İlâhî, Simavî; ö. 896/1491), Ubeydullah Ahrâr'a intisap edip Nakşibendiyye'yi Anadolu ve Rumeli'de yayan mutasavvıf; Şeyh Bedreddin'in Vâridât 'ının ilk şârihidir.
Abdurrahman Ali Nûreddin
Abdurrahman Ali Nûreddin, Ahmed el-Bedevî’nin ilk halifesi Abdül‘âl b. Fakih’ten sonra Tanta’daki merkez postunu üstlenen; Bedeviyye’nin kurucu kuşaktan sonraki hizmet ve irşad sürekliliğini temsil eden üçüncü postnişindir.
Abdurrahman Câmî
Abdurrahman-ı Câmî / Molla Câmî (23 Şâban 817 / 7 Kasım 1414, Harcird – 18 Muharrem 898 / 9 Kasım 1492, Herat); Fars şiirinin son büyük üstadı sayılan Nakşibendî şair ve âlim. Nefehâtü'l-üns müellifi; İbnü'l-Arabî'nin vahdet-i vücûdunu Nakşibendiyye ile kaynaştırmıştır .
Abdurrahman en-Niyâzî
Abdurrahman en-Niyâzî (ö. 1311/1894), Kādiriyye'nin Mısır'da teşekkül eden Niyâziyye koluna adını veren pîr ve İskenderiye'deki bir Kādirî tekkenin şeyhidir. Tarihî yeri, Osmanlı derviş dolaşımı ile Mısır'ın resmî tekke idaresinin kesişiminde belirginleşir.
Abdülahad Nûrî Sivâsî
Abdülahad Nûrî Sivâsî (1594/95-1651), Abdülmecid Sivâsî’nin ilmî ve tasavvufî terbiyesinde yetişen; Midilli’den İstanbul’a uzanan irşadı, Mehmed Ağa Tekkesi, selâtin camilerindeki vaazları, Kadızâdelilere karşı kaleme aldığı risaleleri ve Dîvân-ı İlâhiyyât’ıyla Sivâsiyye’nin Nûriyye koluna adını veren mutasavvıf, vâiz ve şairdir.
Sivâsîler
Halveti şeyhlerinden olup Kadzâdeliler hareketine karşı çıkan Abdülmecid Sivâsî (öl. 1049 / 1639)nin yolundan gidenler.
nâsî
Hadis biliminde, Suhadis rivayet ettikten sonra onu nın unutan kimse. ması rak nâsib a. (j—D [Ar.] Hadis bilige minde, önceden konulmuş şerî lâs bir hükmü ortadan kaldıran bir ile hadis. 2. Bir kitabı veya defteri sa bir başka yere aktaran kimse Nâs için kullanılan terim, müstensih. îh-i Bir kitabı veya defteri sa bir başka yere aktaran kimse Nâs için kullanılan terim, müstensih. îh-i
Kütüb-i tefâsîr
Tefsir kitapları; Kur’ân âyetlerini açıklayan eserler. Rivayet, dirayet, işârî, fıkhî ve dil ağırlıklı farklı tefsir türlerini kapsar.
Zile
Zile (Tokat) · Türkiye · Abdülmecid Sivâsî 971’de (1563) Zile’de doğdu. Babası Muharrem Efendi, Horasan’dan gelip Zile’ye yerleşen Muhammed b. Hacı İlyas Halvetî’nin dört oğlunun en büyüğüdür; ilk tahsilini Halvetî meşâyihinden Abdülmecid Şirvânî’nin halifesi olan babasından almıştır.
Şemsî Dergâhı
Sivas · Türkiye · Sivas valisi Hasan Paşa'nın yaptırdığı cami ile tekkenin imamlık ve şeyhliğini üstlenmesi için Şemseddin Sivâsî davet edilmiş, o da bu davet üzerine Sivas'a gelip yerleşmiş ve vefatına kadar burada hizmet etmiştir. Tekke sonraki yüzyıllarda Şemsî Dergâhı adıyla anılmış, soyundan gelenler burada postnişinlik yapmıştır.
Şemseddin Sivâsî Türbesi, Meydan Camii hazîresi
Sivas · Türkiye · Rebîülevvel 1006'da (Ekim 1597) vefat edip defnedildiği yer; Sivas Valisi Hasan Paşa'nın yaptırdığı ve kendisinin vâizlik ettiği Meydan Camii'nin (Yenicami) hazîresidir. Türbe ölümünden üç yıl sonra inşa edilmiştir ve şehrin önemli ziyaretgâhlarındandır. Konum yaklaşıktır.
Amasya
Amasya · Türkiye · Kaynak, doğum yeri ve tarihinin bilinmediğini açıkça söyler; kişiyi yalnız “Nûh bin Şeyh Muhammed Amâsî” nisbesiyle ve “Osmanlılar devrinde Anadolu'da yetişen evliyânın büyüklerinden” ifadesiyle tanıtır. Bu kayıt, nisbesinin gösterdiği ve Kanûnî'nin kendisine haber ve hediye gönderebildiği yerleşik bulunduğu şehir olarak verilmiştir; kaynakta müstakil bir yer tarifi yoktur. Evinin içinde kazdığı küçük mağarada inzivaya çekildiği de aynı metinde anlatılır, ancak evin yeri belirtilmez.
Semmâsî köyü
Buhara · Özbekistan · Doğduğu, halife olduktan sonra dönüp irşada başladığı, üzüm bağını buduğu ve kabrinin bulunduğu köy; Râmîten kasabasına bağlıdır. Emîr Külâl yirmi yıl boyunca haftada iki gün buraya zikrederek yürümüştür. Konum yaklaşıktır.
Râmîten (Râmeyten)
Buhara · Özbekistan · Doğduğu ve nisbesini aldığı kasaba; Emîr Külâl'in güreşirken Muhammed Baba Semmâsî'nin dikkatini çektiği köy de burasıdır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hâce Ali Râmîtenî : Ali Râmîtenî (ö. 721/1321), Mahmûd Encîrfağnevî’nin halifesi; dokumacılık, helâl kazanç, cehrî-hafî zikir dengesi ve kabiliyete göre terbiye anlayışıyla Hâcegân yolunu Râmîten’den Hârizm’e taşıyan şeyhtir.
Sücâs (Sincâs)
Zencan · İran · Nisbesini aldığı, Zencan çevresindeki yerleşim. Silsilenâmede vefat yeri kaydedilmemiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Rükneddin Sincâsî : Rükneddin Sincâsî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin sühreverdî halkası halkalarındandır. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Van
Van · Türkiye · Zâhirî ilimleri tahsil ettikten sonra tasavvufa yönelen Sıbgatullah Arvâsî, Van'a giderek Seyyid Muhyiddîn Efendi'nin hizmetine girdi. Uzun yıllar süren riyâzet ve mücâhede devresini burada geçirdi; hocasının “vefat etmiş velîlerden istifade edecek makama geldin” sözü de bu dönemin sonuna aittir. Koordinat şehir düzeyindedir; kaynak Van'da hangi medrese veya tekkede bulunduğunu belirtmez.
Mescid-i Nebevî
Medine · Suudi Arabistan · Hicretin ardından Medine'de mescid yapılırken Resûlullah ile birlikte çalıştı; kaynak onun hiçbir hizmetten ve fedakârlıktan geri kalmadığını kaydeder. Resûlullah'ın son hastalığında burada üç gün imamlık yaparak on yedi vakit namaz kıldırdı; üç vaktinde Resûlullah da ona uyarak arkasında namaz kıldı.
Arvas köyü
Van · Türkiye · 1241/1825'te doğduğu, ecdadının kurduğu medresede okuduğu, irşad ettiği ve 1313/1895'te vefat edip defnedildiği köy; Van'ın Müküs (Bahçesaray) ilçesine bağlıdır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Fehim Arvâsî : Seyyid Fehim Arvâsî (1826/27-1895), Seyyid Tâhâ Nehrî'nin halifesi; Arvâs Medresesi'ni yeniden imar edip ilmî tahsil ile tasavvuf terbiyesini birleştiren âlim ve mürşiddir.
Bağdat (Merzübâniyye Hankahı)
Bağdat · Irak · Müderrislik yaptığı, müderrisliği bırakıp Rükneddîn-i Sücâsî'ye intisap ettiği şehir. 632'de (1234) halifenin daveti üzerine dönüp Merzübâniyye Hankahı'na şeyh tayin edildi ve 21 Mart 1238'de burada vefat etti.
Karaviyyîn Camii
Fas · Fas · Fas'ta hocaların ders halkalarına devam ettiği başlıca yer; İnâniyye Medresesi ile birlikte tahsil çevresini oluşturdu. Fıkıh ve hadis ilimlerine ilgisi buradaki derslerde başladı; Karaviyyîn'in ileri gelen hocalarından Ebû Abdullah Muhammed b. Kasım el-Kavrî ile samimi ilişkiler kurdu.
Bahâeddin Nakşibend: Hayatı, Yolu ve Kaynakları
Bahâeddin Nakşibend'in hayatını, Hâcegân geleneği içindeki yerini ve öğretisinin ana kavramlarını üç farklı nitelikteki kaynağı birbirine karıştırmadan ele alan kaynaklı giriş.
Şihâbeddin Ömer es-Sühreverdî’nin hayatı, eserleri ve kamu görevi
Sühreverdî’yi yalnız tekke şeyhi değil, âlim, vaiz, müellif ve diplomatik görevler üstlenen tarihî bir şahsiyet olarak ele alan dosya.
Nehrî'den Yayılan Kollar
Gayda, Norşin, Sûrsûre, Küfrevî, Arvâs ve Bârzân bağlantıları. Mehmet Saki Çakır'ın doktora tezinden hazırlanmış özgün editoryal dosya.
Halvetiyye'nin Zâhidiyye Kökü
Ebheriyye ve Zâhidiyye'den Safeviyye ile Halvetiyye'nin ayrıldığı tarihî kavşak. Reşat Öngören'in ders kitabı mevcut Halvetiyye monografileriyle karşılaştırılarak hazırlandı.
Halvetiyye'nin Anadolu ve Osmanlı Yayılışı
Pîr İlyas'tan Yahyâ Şirvânî'nin halifelerine ve İstanbul tekke ağına. Reşat Öngören'in ders kitabı mevcut Halvetiyye monografileriyle karşılaştırılarak hazırlandı.
Halvetiyye Silsilesi ve Kollar Haritası
Halvetiyye'nin ortak erken silsilesi, Zâhidiyye kavşağı, dört ana kolu ve doğrulanmış alt şubeleri tek bir ayrıntılı ağda gösterilir.
Cüveynî'yi Okumak: Zafer Anlatısı ve Kaynak Eleştirisi
Bir tarihçinin konumu Atâ Melik Cüveynî Moğol idaresinde görevli Sünnî bir devlet adamı ve tarihçiydi. Alamut'un düşüşünü eserinin zirvesi yaparken Bağdat'ın yıkımı ve Abbâsî halifesinin öldürülmesini aynı ağırlıkla anlatmaması, metnin siyasî bağlamını gösterir. Tanıklık tek başına yeter mi? Olaylara yakınlık önemli olmakla birlikte tanığ
Hâcegân Yolunun Teşekkülü
Hâcegân yolunun tarihî çevresini, erken halkalarını ve Bahâeddin Nakşibend’e ulaşan irşad ağını kaynak karşılaştırmasıyla ele alan geniş dosya.
XVII. Yüzyıl Anadolu Tasavvuf Ağları
Bir yüzyılı nasıl okumalı? XVII. yüzyıl Anadolu tasavvufu yalnız pîrlerin hayatlarından ibaret değildir. İstanbul, Bursa, Konya, Kastamonu, Sivas, Diyarbakır ve başka merkezlerde tekke, medrese, saray, esnaf ve hac yolları birbirine temas eden fakat aynı yapıya dönüşmeyen ağlar kurdu. Yollar ve şubeler Halvetiyye'nin çok sayıdaki kolu, Celvetiyye, Bayramî-Me
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
SEMÂ ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 25. bölüm · Bu bölüm, semâ’ın edeblerini, sema yaparken düşen hırkayı parçalamanın hükmünü, bu hususta büyüklerin işâretlerini, bu konuda tavsiye edilen ve sakındırılan durumları içine almakta
Sayfalar 1–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA
Sayfalar 201–207
Muzaffer Ozak Külliyatı · Mustafa müctebaya gönül veren o hakkın sevgilisini, her şeyinden, malından, canından, anasından, babasından, evlâdından ziyade seven mü'minler, sâdıklar, âşıklar, Allahın Resûlünün
Sayfalar 231–238
Muzaffer Ozak Külliyatı · rerken, Fahr-i Alemin haberi olmadan nâra sevkedilip, adalet yerini bulacaktır. HÛ! Semalar yarılıp açılıverir, Gök kubbe bir anda düşer derine, Yıldızlar savrulup saçılıverir, Sür
Sayfalar 272–278
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Siz hangi Peygamberin kızı, yahud hangi Nebinin zev. cesisiniz? deyince: — Hani!.. Bir hanım gelip kızını görmek için sizden dua ve niyaz öğrenmiş idi. Işte o hâtunun kızıyım. De
Sayfalar 321–330
Muzaffer Ozak Külliyatı · zâlim kişi bu âsî kavime Allah tarafından musallat edilir. O kavmin yaptığı fenalığı neticesini, o zülmü işleyen kavime, millete muhakkak tattırır. Allah celle, zulumden munezzenti
Sayfalar 351–356
Muzaffer Ozak Külliyatı · siz olarak haşrolunur. Bana, ümmetimin günahları arzolundu. Kur'anı unutanın günahından daha büyük bir günah görme. dim!) buyurdular. Çocuğa Kur'anı öğrettikten sonra, ilmihalini,
Sayfalar 510–512
Muzaffer Ozak Külliyatı · kuma gelip gözlerimizden perde kalktıgında, amelimizle yüz yüze geldiğimizde, el el ile; ayak ayak ile; sair azalarımız birbirleri ile «Elveda, Elfirâk» dediginde, karşımızda Hz. A